Bu iki hazin olayı birbirine çok benzetirim.
Şehit Kemal bey ile Şehit Sinan Olayını.
Ne demişti Şehit Sinan Ateş Öldürülmeden bir kaç gün önce
“Benim kalemimi kırmışlar diyor.“
Ne demişti Şehit Kemal bey
"Sevgili vatandaşlarım, ben bir Türk memuruyum.
ve saç traşı tas kafalı olanları grup halinde gezenleri sokaklarda sorgulayacak ve bir araya gelmelerini bu şekilde engellemeli. Bu denetimler sokakların hürriyeti için gerekli oldu.
Son haftalar da yaşanan okullardaki olumsuz öğrenci tutumları ile alakalı. Devlet en az 6 ay sokaklarda sıkı denetim yapmalı ki insanların bilinçlerinde otursun. Ortalıkta gezinen öğrenci gruplarını, şaibeli davranış sergileyen kılık kıyafeti ++
Yıllarca anlat anlat, yaz yaz! Angut cephesinde yeni bir şey yok…
Cehalet diz boyu olup umut azalınca , çene düşer, dil uzar…
Savaş onu tanımayan bir takım aptal
politikacıların, bu işin kolay olacağını zannetmesiyle başlar ve gençlerinin sayısının azalmasıyla beraber ekonominin çökmesi, sonunda da maddi ve manevi tükenmeyle son bulur.
Şu nobran, halkı hakir gören, aşağılayan tavrı bir kenara bırakalım;
Mesele üç otuz kuruşa yediğiniz, yedirdiğiniz yemek değil.
Mesele PARTİ GÖZETMEKSİZİN bizzat siz vekillersiniz.
Yaptığınız işin olması gereken karşılığı HUZUR HAKKI iken, 08:30 - 17:30 düzenli mesai yaparmış gibi aldığınız 200.000 TL maaştır.
Kavgadan başka HİÇBİR ŞEY YAPMADAN, yılda 1 Milyar 450 Milyon TL alan, bu fakir halkın sırtındaki kambursunuz.
Sokaktaki gariban emekli olup 20.000 TL maaş alabilmek için 40 sene çalışırken, 4 yılda 4 defa oturuma katılmadan 123.000 TL emekli maaşını kursağınızdan geçirebilecek kadar yüzsüzsünüz!
Bir de üstüne üstlük vatandaşı azarlıyorsunuz öyle mi?
Dünya malı da, makamı da gelir geçer sayın vekil.
Aslolan geride bırakacağınız isimdir.
Bunları yazan söyleyenleri mahkum da ettirebilirsiniz.
Allah korkusu olan birine şu soru sorulduğunda kahrından ölür;
"Peki Amel Defterini yazan melekleri ne yapacaksınız?"
Sahte e-imza skandalı aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin siber dünyasına yani bilgi-işlem sistemlerine yapılmış derin bir saldırı.
Bunu sadece sahte diploma skandalı diye görmek büyük bir yanlış olur. Yaşanan Türkiye Cumhuriyeti’nin kılcal damarlarına sızarak her türlü bilgi, belge, evrak, görev sistemine nüfuz etmektir.
Böylece bir torbacı narkotik komiseri olarak atanmış, bir lise mezunu inşaat mühendisi olarak baraj inşa etme yetkisi alabilmiştir.
Henüz skandalın devlet içindeki derinliği ortaya çıkmış değildir. Ve ne yazık ki, AK Parti kanadından gelen mesajlar konunun milli güvenlik meselesi olarak görülmediğini ve üstünün kapatılmak istendiğini göstermektedir.
Peki, bu noktaya nasıl geldik? Aşağıdaki videoyu izleyin cevabı bulacaksınız. @zaferpartisi
Bugün 90 yaşında olan annem Gönül Özdağ, benim Silivri Cezaevi'nde rehin tutuluyor olmamdan dolayı üzgün, kırgın ve oldukça öfkeli... Bu sebeple Sayın Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ın ziyareti öncesi söyleyeceklerini kardeşim Hilal Özdağ Sevgili'ye yazdırmış... Kendisinin duygu ve görüşlerini de kardeşim kıymetli belediye başkanlarına iletmiş...
@istanbulbld@ekrem_imamoglu@ankarabbld@mansuryavas06@drerkol@herkesicinchp@zaferpartisi@AliSehirlioglu
İnsan aynı zamanda hem suretleri hem de o suretleri meydana çıkaran “nefs”i birden kavrayamaz. Ya nefsten ibaret kalır yada suretten ibaret kalır.
————Farabi————-