İbnü'l Arabî isimli çalışmam.
Kozmosun derinliklerinde tasvir edilen Muhyiddin İbnü'l-Arabî, âlemleri keşfettikten sonra beşerî ve yazılı bilginin yetersizliğini derinden hisseder. Elindeki kitaptan koparak evrene saçılan sayfalar, bilinen her şeyin sonsuz hakikat karşısında ne kadar eksik ve sınırlı kaldığını simgeler.
Babür Şah'ın kendisinin icat ettiği ve örneklerini pek çok yere gönderdiği "Baburî Hattı". Meşhed Kütüphanesinde bu yazıyla yazılmış ve "Moshaf-ı Baburî" adıyla kayıtlı olan bir Kur'an'dan söz edilmektedir.
dilber tasvirindeki kudretleri de çok başkadır. mesela şeyhülislam yahya.. adeta bir gurmedir bizim için.
mürg-ı dili sayd eyledi bir gözleri şeh-bāz
aldı bizi ol gamzeleri mest-i mey-i nāz
bir serv olımaz kāmet-i mevzūnına hem-ser
insāf idicek böyle gerek dilber-i mümtāz
Özbek hamal kardeşlere karşı Yıldırım’ı savunamadım. “Tabii o da içip içip Timur’a sataştı” falan dedim şirinlik olsun diye. Türk Tarih Camiası’na bu acı hadiseyi arz ederim.