"Hedefimiz; yıl sonuna kadar sahipsiz hayvanların tamamının uygun bakım evlerine ve doğal yaşam alanlarına alınmasını sağlayarak vatandaşlarımızın güvenliğini ve hayvanların yaşam hakkını birlikte koruyan kalıcı bir sistemi hayata geçirmektir."
Köpeklere niçin bakılması gerekiyor?
Biz millet olarak aptallaştık mı bunu kabul edelim?
Gerizekalımıyız?
Neyiz?
Seren Serengil in annesi için Sağlık Bakanlığının milletin cebinden gönderdiği ambulans uçağın tek seferlik masrafı ile,
Amcanın 5 yıllık ilaçları karşılanırdı...
Uçağın ücretini, Sağlık Bakanı kendi cebinden mi ödedi ?
Yoksa Milletçe biz mi ödedik ?
#SağlıkYüzyılı #BaşıboşVarsaKuduzAşısıVar
@hasandogan@tcbestepe@saglikbakanligi
@KadirTeke98929 BayramMüjdesi
Uzayan ehliyet cezaları insanların umutlarını tüketiyor. Bayramı huzur içinde geçirmek isteyen aileler güzel haber bekliyor.
#TamKapsamlıEhliyetAffı
@KadirTeke98929 İnsanlar mağdur işinden gücünden olanlar evine ekmek götüremeyenler ölümlü kazaya karışmamışlar için ya af çıksın yada süre cezaları paraya çevrilsin ktk48 düzenlenmeli süreler ve südge resmen devlete insanları düşman ediyor
#EhliyetAffı@RTErdogan@TC_icisleri@mustafaciftcitr
KTK 48 Trafik Kanununun Yarattığı Mağduriyetler
Yeni çıkan KTK 48 trafik düzenlemeleri kapsamında uygulanan ağır yaptırımlar ve uzun süreli ehliyete el koyma cezaları, sadece sürücüleri değil; ailelerini, çocuklarını ve toplumun ekonomik düzenini de derinden etkilemektedir.
Bugün binlerce şoför; bir hata, bir pişmanlık ya da geçmişte yaşanan bir olay nedeniyle yıllarca direksiyon başına geçememekte, ekmeğinden ve çalışma hakkından mahrum bırakılmaktadır.
Bu süreçte yaşanan mağduriyetler artık bireysel değil, toplumsal bir sorun haline gelmiştir.
KTK 48’in Yol Açtığı Başlıca Mağduriyetler
1. Çalışma Hakkının Elinden Alınması
Şoförlük mesleğiyle geçinen insanlar işsiz kalmaktadır.
Nakliyeci, taksici, servisçi ve kamyon şoförleri gelir kaynaklarını tamamen kaybetmektedir.
Yıllarca direksiyon başında emek veren insanlar mesleklerini yapamaz hale gelmektedir.
Anayasal güvence altında olan çalışma hakkı fiilen ortadan kalkmaktadır.
2. Aile Düzeninin Bozulması
Eve ekmek götüren babalar işsiz kaldığı için aile içi huzursuzluk artmaktadır.
Çocukların eğitim giderleri karşılanamaz hale gelmektedir.
Kiralar, faturalar ve temel ihtiyaçlar ödenememektedir.
Eşler arasında ekonomik baskı nedeniyle ciddi sorunlar yaşanmaktadır.
Bir kişinin aldığı ceza tüm aileyi cezalandırmaktadır.
3. Psikolojik Yıkım ve Sosyal Çöküş
Uzun süreli ehliyete el koyma cezaları insanları psikolojik olarak çökertmektedir.
Toplumdan dışlanmış hisseden birçok sürücü ağır stres altında yaşamaktadır.
İşsizlik nedeniyle depresyon, kaygı ve umutsuzluk artmaktadır.
İnsanlar geleceğe dair umutlarını kaybetmektedir.
“Hayata yeniden başlayamam” düşüncesi birçok mağdurun psikolojisini olumsuz etkilemektedir.
4. Ekonomik Çaresizlik
Şoförlük dışında mesleği olmayan insanlar büyük bir çıkmaza sürüklenmektedir.
Banka borçları ve krediler ödenememektedir.
Araçlar haciz riskiyle karşı karşıya kalmaktadır.
Ticari faaliyetler durma noktasına gelmektedir.
Birçok aile sosyal yardıma muhtaç hale düşmektedir.
5. Cezaların Orantısız Hale Gelmesi
Yapılan hatanın karşılığı yıllarca süren geçim cezasına dönüşmektedir.
Ehliyetin uzun süre alınması sadece sürücüyü değil ekonomik hayatı da cezalandırmaktadır.
İnsanlar ikinci bir şans verilmesini beklemektedir.
Süresiz ya da aşırı uzun cezalar, toplumsal vicdanda adalet tartışmalarına neden olmaktadır.
6. Toplumsal Etkiler
İşsiz kalan şoför sayısının artması ekonomik sistemi de etkilemektedir.
Taşımacılık sektöründe ciddi mağduriyetler oluşmaktadır.
Aile bütünlüğü zarar görmekte, sosyal sorunlar büyümektedir.
Toplumda “ceza değil geçim yasağı uygulanıyor” düşüncesi yayılmaktadır.
Taleplerimiz Nelerdir?
Uzun süreli ehliyete el koyma cezalarının yeniden düzenlenmesi,
Süre cezalarında makul indirim yapılması,
Kalan cezaların para cezasına çevrilebilmesi,
Pişmanlık gösteren sürücülere ikinci bir şans verilmesi,
Çalışma hayatını tamamen bitiren uygulamaların gözden geçirilmesi,
Toplumsal mağduriyet oluşturan maddelerin yeniden değerlendirilmesi.
Unutulmamalıdır ki:
Ehliyet sadece bir belge değildir. Bir baba için eve götürülen ekmektir. Bir anne için çocuklarının geleceğidir. Bir şoför için ise hayatını kazandığı direksiyondur.
Ceza; insanları tamamen hayattan koparmamalı, adalet ile merhamet arasında makul bir denge kurulmalıdır.
@mustafaciftcitr@RTErdogan@TC_icisleri@iletisim
Bizler af değil; ölçülü, vicdanlı ve sürdürülebilir bir düzenleme istiyoruz.
Çünkü: Süre cezaları artık bir trafik yaptırımı olmaktan çıkmış, geçim cezasına dönüşmüştür.
Devletimizin adaletine, milletvekillerimizin vicdanına, ve toplumun ortak sağduyusuna güveniyoruz.
#EhliyetAffı @Akparti@RTErdogan
Hayvan sevgisi adı altında ekolojik dengeyi bozdular...
Kedi ve köpekler için dökülen mamaları fareler yemeye başladı, fareleri yakalayan kediler ise farelerden korkar hale geldi.
Bu ülkede "ba��ıboş köpek" sorunu yoktu.
2004 yılında Hükümet "Hayvan Hakları Kanunu" diye tuhaf bir kanunla, köpekleri bu milletin başına bela etti.
Köpekler, sokak hayvanı değildir, kurt cinsinden vahşi hayvanlardı.
Bir araya geldiklerinde çete olurlar. Parçalayacak bir av bulamadılarsa içlerinde en zayıf olanı parçalarlar.
Bunlar gibi başka bir köpeği parçalayıp eğleniyorlar.
Şehrin ortasında tam bir rezalet!
Bu kanun öncesi nerede saldıran, zarar veren, fazla çoğalan köpek varsa itlaf ediliyordu. Hükümet bunu yasakladığı gibi "yerinde yaşat" sloganı ile saldırgan köpeklerin rehabilite edilip yaşadıkları yere bırakılmaları şartı getirdi.
Ölen insan sayısı artınca 2024 yılında yükü belediyelerin üstüne yıkıp 2029'a kadar milyonlarca köpeği belediyeler toplayıp, modern barınaklarda, iyi şartlarda yaşatacak dedi.
Tabii ki belediyeler bu imkansızı sağlayamayacaklar, olan bu ülkenin insanlarına olacak.
#BaşıboşKöpekTehlikesi
Sevan Nişanyan:
"Milyonlarca inek, koyun, keçi ve tavuk kesilirken ses çıkarmayanların
'sokak köpekleri öldürülecek' diye yaygara koparması sahtekarlıktır.
Hayvan hakları kavramına şiddetle karşıyım."
@MHRS_182@saglikbakanligi@sagliklicozum Eski sistem ne güzel çalışıyordu. Ben sadece kendim için randevu almıyorum.
Yaşlı yakınlarım var; Annem, Babam, Kayınvalidem, Halam, hatta komşum bunların MHRS randevularını da kendi telefonumdan alıyordum. Tuşlu telefon kullanıyorlar
Bu kadar basit bir işi neden zorlaştırdınız⁉️
.@saglikbakanligi Yaptığınız yanlıştan dönün ve eski #MHRS uygulamsını tekrar hayata geçirin. Kimse memnun degil. Yaşlılar hiç bir şekilde kullanamıyor. Ben zorlanırken, köydeki Ayşe Teyze, Ali Amca ne yapacak ya? @sagliklicozum Allah rızasi için herkes paylaşsın bu twitimi...