Sosyal medyadan ressam ve şair olan kişiye sürekli hakaret eden Tokat Erbağalı delikanlıya o kadar güzel nasihat veriyor ki
"Seni MHP'li olmak dinci olmak AKP'li olmak kurtarmaz güzel kardeşim"
Diye devam eden süper konuşma
Dinlemenizi öneririm
#GündemSefaletUnutma
74 oy farkla Tokat Çevrecik Belediyesini CHP kazandı.
Kazanmak kaybetmek önemli değil.
Esas olan seçime katılan CHP adaylarını ve halkımızı yalnız bırakmamak.
Teşekkürler ÖZGÜR ÖZEL.
Sibirya'daki Altay Dağları'nın permafrostunda keşfedilen bu dikkat çekici şekilde korunmuş mumya MÖ 5. yüzyıla dayanıyor,
İskit göçebelerinin Pazyryk kültürüne ait, buz katmanlarının altındaki ahşap bir odaya gömülmüş ve vücudunu doğal olarak mumyalamıştı. Kollarındaki ve omuzlarındaki dövmeler - mitik canavarların, geyiklerin ve geometrik motiflerin karmaşık tasvirleri- erken göçebe toplumlarda dövme sanatına ve dövme sembolizminin gücünü anlatıyor. Hala kalın keçe elbiseleriyle sarılı eğik duruşu, sonsuz bir uykuda gibi bir his veriyor, acının, güzellik ve inancın doğrudan cilde kazındığı 2.400 yıl önce yaşanmış bir hayata olan canlı bağlantıdan korkmadan edemiyor insan.
Kaynak : Mystery History
Osman Altay Güçsav
Deniz Zeyrek: “Suudi Arabistan ile Türkiye arasında imzalanan bir anlaşma metni onay için TBMM’ye sunuldu.
Suudilerle imzalanan bu anlaşma “yatırım teşviki” değil, düpedüz kapitülasyon gibi “ayrıcalıklı yatırım” içeriyor.
Anlaşma gereğince Suudiler Sivas’ta ve Karaman’dan güneş enerjisi santrali kuracak. Türkiye de bu yatırım karşılığında Suudilere şu avantajları sunacak:
• Vergi muafiyeti: Yatırımın tüm maliyet kalemleri vergiden arındırılmış. Yani herhangi bir teşvik belgesi dahi almadan çok geniş bir vergi muafiyeti sağlanacak.
Kurumlar, Gümrük Vergisi, KDV, ÖTV tamamen muaf olacak. Yurt içi alımlarda dahi KDV muafiyetinden yararlanacak. KDV indirimi için 10 yıl süre sınırı yok. Yatırımcı damga vergisi de ödemeyecek.
• İhracat/İthalat serbestisi: Her türlü ekipman ve malzeme için ithalat, ihracat, yeniden ihracat hakkı tanınmış. Gümrük rejimi açısından neredeyse serbest bölgeye yakın bir esneklik verilmiş.
• Bütün işlemleri devlet yerine getirecek: Yatırımcı kamulaştırma, imar, izin süreçleriyle uğraşmayacak. Bizim devlet araziyi hazırlayacak, mevzuatın gerektirdiği bütün işlemleri tamamlayacak, araziyi yatırımcıya inşaata hazır halde teslim edecek.
• Alım garantisi: Türkiye, 30 yıl boyunca o santrallarda üretilecek enerjiyi alma garantisi verecek. İki santraldan da ilk beş yıl boyunca 47,5 euro/MWh, beş yıldan sonra ise 23,415 euro/MWh -KDV hariç- fiyatla alım yapılacak. Suudi şirketlere ödemeler euro olarak yapılacak. Yatırımcının kur riski olmayacak, piyasa riski olmayacak, talep riski olmayacak. Yatırım adeta “risksiz getiri modeli” olacak.
• Yabancı istihdamı: Suudiler bu santrallarda yabancı personel çalıştıracak.
• Uluslararası tahkim avantajı: Yatırım, Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıklarının Çözüm Merkezi (ICSID) Sözleşmesi kapsamında hayata geçirilecek. Yani Türkiye’yle Suudi şirketler arasında bir anlaşmazlık yaşanırsa sorun uyuşmazlıkların tarafsız bir tahkim yerinde uluslararası tahkim yoluyla çözümü sağlanacak.
Şimdi gelin kritik bir soru soralım; Türk yatırımcı aynı avantajlara sahip mi?
Maalesef değil.
Suudilere sunulan avantajlar, Türkiye’deki üreticilerin rekabet gücünü de bitiriyor. Yerli yatırımcı dezavantajlı hale geliyor.
Türk yatırımcılar ticari riskleri yüklenirken Suudi yatırımcı devlet garantili getiri sahibi oluyor.”
#SONDAKIKA
İstanbul Erkek Lisesi mezuniyetinde Laiklik karşıtı okul müdürü Hikmet Konar’ın, kendisini protesto eden öğrenciler'in velilerine hakaret ettiği video ortaya çıktı.
Müdür :
" terbiyesiz herifler, paspam"
📍Ülkedeki yoğun gündemden, Koç Holding’e yönelik haberlerden dolayı bu rezalet gündem olmadı. Dikkatle okuyun:
Mersin Erdemli Narkotik Bürosu'nda görevli polislerin, yakaladıkları uyuşturucuyu torbacılara satarak uyuşturucu ticareti yaptığı ve suç örgütleri ile ortak çalıştıkları ortaya çıkıyor!
Bunun üzerine teknik ve fiziki takip yapılıyor. Olay doğrulanıyor. 1’i komiser, 2 polis tutuklanıyor. 7 polis de açığa alınıyor. Narkotik şube tamamen dağıtılıyor. (Yeniçağ)
Yani uyuşturucuyla mücadele etmesi gereken polis, torbacılarla ortak çalışıyor. Böyle rezalet gördünüz mü?
YAHUDİ TARİH PROFESÖRÜNDEN EZBER BOZAN AÇIKLAMALAR
Montreal Üniversitesi tarih profesörlerinden Yahudi Yakov Rabkin, bütün bildiklerimizi tersyüz edecek tarihî açıklamalar…
"Yahudilerin İsrail'e gitmeleri için, siyonistler Müslüman kılığına girip Yahudi kadınlara saldırdı, Irak, Mısır, Fas’taki sinagoglarda Yahudilere karşı terör saldırıları düzenledi... onları korkutmak ve İsrail’e sığınmaya zorlamak için".
“İsrail apartheid rejimini yaratmak için siyonistlerin bile Yahudilere karşı terör saldırıları düzenlemesini ve Müslümanları suçlayarak böylece ülkelerinden ayrılmalarını sağladı.”
Profesörün Hitler ile Yahudiler arasındaki ilginç ilişkiler e dair söyledikleri çok konuşulacak:
“Yeter ki bu Yahudiler Filistin’e sürülsün diye Nazi soykırımı sırasında siyonistler de Hitler’le anlaşmalar yaparak Yahudilerin Almanya’dan kovulmasını teşvik etti.”
🔴🇦🇱 Finansal ve Stratejik Çöküş: Milyarlık Projenin Sonu‼️
Arnavutluk hükümetinin Sazan Adası’ndaki yabancı müteahhitleri ve özel güvenlik personelini devlet gücüyle adadan çıkarması, sıradan bir tahliye operasyonu değildir. Bu adım; eski bir askeri üs ve koruma altındaki ulusal deniz rezervi olan adayı, küresel elitlerin lüks oyun alanına dönüştürmeyi hedefleyen 1,4 milyar avroluk devasa bir gayrimenkul anlaşmasının resmen ve tamamen çöktüğünü ilan etmektedir.
🇦🇱"Arnavutluk Satılık Değildir"
Sürecin geri dönülmez bir noktaya evrilmesindeki en büyük etken, başkent Tiran'ı dört hafta boyunca tamamen felç eden kitlesel halk hareketidir.
Tarihi Direniş: Üst üste dört hafta boyunca 100 bini aşkın vatandaş sokağa inmiştir.
Net Talep: Halk, yerli kıyı şeridinin ve ekolojik açıdan son derece hassas olan sulak alanların yabancı yatırımcılara özelleştirilmesine karşı tek bir vizyon etrafında birleşmiştir.
Toplumsal öfkenin bu denli organize ve kararlı olması, hükümetin geri adım atmasını kaçınılmaz kılmıştır.
🇦🇱SPAK Faktörü
Hükümetin yön değiştirmesindeki tek neden sokaktaki öfke değildir; arka planda işleyen çok ciddi bir hukuki abluka söz konusudur. Yolsuzlukla Mücadele Özel Savcılığı'nın (SPAK) derinleştirdiği geniş çaplı soruşturma, siyasi elitleri köşeye sıkıştırmıştır. Artan iç baskı, yaklaşan tarihi siyasi kriz ve hukuki deşifre riskleri, hükümeti projenin arkasında duramaz hale getirmiş ve Sazan Adası'nı devlet eliyle geri almaya zorlamıştır.
🇦🇱Küresel Sermayeye Çevre ve Egemenlik Mesajı
Bu gelişme, çevre koruma yasalarını ve ulusal mevzuatları finansal güçleriyle esnetebileceğini düşünen uluslararası milyarderlere ve küresel müteahhitlere verilmiş en net mesajdır. Vatandaş öncülüğündeki bu aktivizm; kapalı kapılar ardında yapılan kurumsal pazarlıkların, bir ulusun kolektif iradesi ve egemenlik hakları karşısında geçerliliğini yitebileceğini kanıtlamıştır.
“Türkiye’de yaşayan vatandaş yüksek vergi ödeyecek…
Maaşlı çalışanın vergisi daha cebine girmeden kesilecek…
Esnaf, sanayici, üretici her kalemde vergi yükü altında ezilecek…
Ama parayı yurt dışına taşıyıp sonra ‘yurt dışı geliri’yle gelenlere 20 yıl vergi avantajı verilecek.
Milletin sorması gereken soru şu:
Yıllardır bu ülkede kalıp vergi ödeyen mi cezalandırılıyor,
yoksa sermayesini dışarı taşıyan mı ödüllendiriliyor?
Bir de aynı dönemde Türkiye dünyanın en yüksek faizine sahip ülkelerinden biri…
Bu nasıl ekonomi modeli?”
ABD'nin Ankara Büyükelçisi emlakçı Tom Barrack bilmelidir ki Türkiye emlak değil, Türk milletinin vatanıdır.
Mülkiyetini elde ettiğiniz emlaklar üzerinde alım satım yapabilirsiniz.
Ama Türk milletinin vatanı üzerinde biz size hat çizdirmeyiz.
Biz hattı Türk süngüsüyle zamanında çizdik zaten.
@zaferpartisi
🪧📢 Madencilere destek için gelen Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş'ın Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'a bakışları tarihe geçti.
📢🪧 O esnada CHP lideri Özgür Özel, Özdağ'a önde yer açmaya çalışıyor.
OLMADI TÜİK BAŞKANI, OLMADI SAYIN MEHMET ARABACI
Sayın Başkan 2026 Mayıs ayı enflasyon oranını 1.71 olarak açıklamışsınız. Bu oran eski başkan dönemindeki oranlara göre çok az da olsa biraz insaflı olmakla birlikte gerçeği gene yansıtmıyor.
TVlerde Enflasyon hesaplamasında gıda fiyatlarının geçen aya göre 0.48 oranında düşük olarak gösterilmiş. Gerçekten düşük gösterilmiş ise asla doğru değil.
Nüfusun yarısı belki daha fazlası ancak gıda ihtiyacını karşılayabilecek kadar gelire sahip ve zorunlu olarak gıdaya harcama yapmaktadır. Bu durum karşısında yaptığınız hesaplamanın dar gelirliyi mağdur ettiği açıktır.
Türkiye’de uzun yıllardan bu yana gıda fiyatları düşmez, hep artar. Nasıl oldu da siz Mayıs ayındaki gıda fiyatlarini Nisan ayına göre daha düşük çıkarabildiniz.
Bu fiyatları hangi marketlerden alıyorsunuz?
Söyleyin de vatandaş gidip oralardan alışveriş yapsın. @tuikbilgi