BİR ÂLİMİN ARDINDAN
İlber Hoca Hakka yürüdü. Biliyoruz ki her canlı ölümü tadacaktır. Fakat üzülmemek mümkün değil.
Pazartesi günü ikindi namazı sonrası Fatih Camiinde kılınacak cenaze namazı sonrası defnedilecek. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
Yıllarca bir dost, meslektaş olarak yurt dışında ve yurt içinde çeşitli etkinliklerde yer aldık. Gerçek bir vatansever, ama aynı zamanda objektif iyi bir tarihçimizdi ve yabancı bilim adamları onun olduğu toplantılarda hep çekingen davranır, ileri geri konuşamazdı. Yeri zor doldurulur.
Ancak vefatından sonra bazı kendini bilmez, üstelik Prof. titrini de taşıyan tarihçi sıfatlı boş kişiler, onu, yok siyonizmin adamı, yok namazla ilgisi olmayan, kötü bir tarihçi gibi ahlâksızca kötülemeye çalışıyor.
Altın altındır. Yere düşmekle değer kaybetmez. Ama eşeğe altın semer taksan da eşektir. Kedi uzanamadığı ete mundar dermiş. Bu gibiler, İlber Hoca’nın toplum nezdindeki sevgisine ve uluslararası camiadaki itibarına ulaşmaları bir yana, onun insanlığına ve inancına da ulaşmaları da mümkün değildir.
Buna bizzat şahit olmuş biri olarak söylüyorum. O inancını reklâm olsun diye yerine getiren bir kişi değildi. Ankara kalesindeki Selçuklu camileri imamları ve cemaatleri onu iyi tanırlar. O, birlikte kendisiyle namaza gidenlere Uludağ lokantasında yemek ısmarlardı.
Bugün maalesef ona iftira edenler, hem insanlık, hem de ilim adına bir utanç âbideleridir.
Yazık. Ölmeden yüzüne konuşamayanlar, ilmî acziyetin ne denli mensubu olduklarını gösteriyorlar.
İlber kardeşim. Senin ortaya koyduğun eserler, insanların doğru bilgileri öğrenmelerine vesile olarak amel defterinin kapanmamasını sağlayacak, iftira eden ve sırf ideolojilerine hizmet eden güruh için ise, huzur-ı mahşerde, insanlara gerçekleri anlatmadıkları için en ağır cezayı hak edeceklerdir.
Ruhun şâd, mekânın Cennet olsun. Nurlar içinde yat.
@denizakb33 Kaplıcaya gittik. Bir türlü akşam yemeği yiyemedik. Yamyamlar herşeyi silip süpürüyor birşey kalmıyordu. Mecbur yemek için dışarı çıkıyorduk. 😡
Pide kuyruğuna girdim. Yumurtalı az çıktığı için baya kuyruk oldu. En az 20 kişi var, fırıncı dedi ki; 8 tane çıkacak, ilk 8 harici beklemeyin. Öndekiler, ben 3 tane alıcam ben 5 tane alıcam diye başladı. 6.sırada falandım çektim gittim tabi. Yahu o kadar insan var, 8 tane yumurtalı var. 1 tane yumurtalı alın gerisini normal alın ama yok. Ne kadar alabiliyorsa alacaklar, herkese yetsin düşüncesi asla yok. Ne açgözlü bi toplum olduk ya.
💢Bu dans edenler genelde kim biliyor musunuz? Tanıştırayım. Çoğu İran ile Türkiye arasında Kapalıçarşı'da para trafiği aracıları veya sanal bahis işiyle uğraşan İranlılar. İstanbul'da evime çok yakın yaşadıklarındam biliyorum. Garip şekilde hemen hepsinin mali durumu mükemmelin ötesindedir.
Maslak, Levent ve Vadi İstanbul İstanbul'un etrafında yaşarlar çünkü başlıca finans merkezleri olduğu için yoğunlaştıkları bölge de orasıdır. Bunları nereden biliyorum? Gözlem yaparak yaşıyorum çünkü. Sizler de yapabilirsiniz. Soruyorsun işin ne? Finans diyor. Finans işiyle alâkalı temel kavramlar hakkında konuşacak tipler değil ama... Bunlar bu ülkedeki en kullanışlı Mossad aparatları olur genelde.
Türkiye'de bir sıkıntı, kriz veyahut iç çatışma ya da düşman saldırısı olduğunda(mazallah) bu gibiler eliyle dağıtılacak Mossad adına çalışanların maaşları. Çünkü çoğunun geliri olduğu gibi kayıt dışı. İşler de kripto para ile dönüyor zaten. Ayrıca uyduruk işler kurarak kara para aklamak üzere Nişantaşı'nda Şişli'de onca yatırımlar yapılmış. Misal bir güzellik salonu var bir lüks binanın dibinde ama ne vakit geçsem müşterisi yok iki kız bilgisayarda takılıyor. Veya bir sanat galerisi var tablolar uyduruk şeyler ama fiyatları otuz bin dolar falan. Senelerdir aynı yerde hiç müşteri yok mesela ama açık.. nasıl oluyor ve bu değirmenin suyu nereden geliyor? Türkiye'de umarım birileri bunları izliyordur. Devrik Şah Rıza'nın oğlunun adamları genelde olduğu gibi İsrail aparatıdır.
Onlara mesleklerini sorduğunuzda o mesleğe dair detaylı teknik sorulara geçin, kala kalıyorlar. İşte o vakit bu yazdıklarımı hatırlarsınız.
Saygılar...
İstinye’den Çubuklu’ya arabalı vapur seferi vardı. Ne güzel trafiği azaltıyor, hayatı kolaylaştırıyordu. Fakat bu şehirde güzel ve iyi olan, insana faydalı olan her şeyi hadım etmeye, bozmaya, biçmeye dair ilginç bir çaba var. Basit, işleyen bir kamu hizmeti ne diye iptal edilir?
İçi zehir dolu atığın döküleceği alan burası. İhanetten öte bir gayret. Derhal bu proje iptal edilmeli. Köylülerin sesi olun, insanlar çok kaygılı çünkü yaşam alanları, suyu, ağaçları, kültürü, kimliği, havası kısacası her şeyi yok edilecek. NE İÇİN? BİR PATRON İÇİN.
Erdoğan’ın ziyareti için yapılan göstermelik yolların çökmesinin ardından, günlerdir elektriğin olmadığı Hatay’da bugün de Asi Nehri üzerindeki yaya köprüsü çöktü.
Olayda yaralanan olmadı.
"Küçük ayakkabı vermişler. Oğlum telefonda bana ‘Anne ayaklarım yara ve şiş, ayakkabı değişikliği istedim, reddettiler, terlik istedim onu da reddettiler. Revir talebimi de reddettiler. Ayaklarım çok acıyor anne’ dedi. Bunları duyduğumda çok kahroluyordum. Fakat Devlet Kapısı olduğu için elim kolum bağlıydı."
@muhammt__sahin Buda yeni moda oldu. Kendi paramızla bize ikramda bulunuyorlar. Bende tefalarca bu muameleye maruz kaldım. Muhatap olmamak için istediği parayı verip geliyorum. Çok çirkefler çünkü.
@Erolentrk216999 Ne diyorsun sen be hadsiz. Başlarım senin amigoluğuna da futboluna da .Senin gibi Şerefsizler yüzünden zaten çocuklar hedefe konuyor.Seni de bulurum merak etme.
İstanbul Başsavcılığı’na ve İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Birimi’ne sesleniyorum:
Bir gazeteci olarak değil, bir baba olarak sizden yardım istiyorum.
Bu ve benzeri hesaplar hakkında suç duyurusunda bulundum.
Tespit edebildiğim kişi ve hesap bilgilerini savcılığa resmi başvurularla ilettim.
Ancak iki yıldır bana diş geçiremeyen; buna rağmen çocuklarıma tecavüz edeceğini söyleyecek kadar alçalan, kendisini “Galatasaraylı” olarak tanımlayan ve anonim hesaplar arkasına saklanan bu şerefsizlerin bulunmasını talep ediyorum.
Bu kişilerin WhatsApp grupları ve Telegram kanalları bulunmaktadır ve buradan organize şekilde yönlendirilmektedirler.Bu tehditler görmezden gelinemez.Bu durum açık ve ağır bir suçtur.
Okumadan, dinlemeden, bilmeden ve bilerek, izlenme uğruna yayınlarında beni hedef gösteren korkak yayıncılara sesleniyorum:
Ben bu şerefsizi elbet bulacağım.
Ancak sizin; sırf izlenme uğruna, reklam verenlerinize yalakalık yapmak adına gazetecileri hedef göstermeniz nedeniyle bu durumu defalarca yaşadım.
Hakkım size helal değildir. Artık kendinize gelin. Haddinizi bilin.Sizleri son kez uyarıyorum.
Şimdi çıkıp “kınıyoruz, mınıyoruz” gibi samimiyetsiz açıklamalar yapmayın.
Yaşananlar, bizzat sizin beni yalan ve yanlış bilgilerle hedef göstermenizin bir sonucudur.
Yasa dışı bahis baronlarının çocuklarını kırmızı halıyla seremonilere çıkarırken gösterdiğiniz hassasiyet,
konu rengine göre mi değişiyor?
Kızım ve oğlum; sizin aptal futbol tartışmalarınızın, egolarınızın ve içinizdeki çirkefliğin tarafı değildir.
Yetiyorsa gücünüz bana yetsin .Çocuklarımdan uzak durun.
@istanbulCBS@TC_icisleri@SiberayEGM
“Artık kuraklık ve su kesintileriyle anılan göller bölgesi Isparta’da kalan su da Coco-Cola’ya peşkeş çekildi. 500 bine yakın nüfusu olan Isparta’nın kullandığı toplam suyun yüzde 7,1’i sadece bir tesiste tüketilecek.”
@Gokaybascan ‘ın haberi
Hani geçen yıl Kartalkaya'da çoluk çocuk feci şekilde yanarak ölmüş, biz de "Unutursak kanımız kurusun" diye twitler atmıştık ya, biraz önce internetten 3 günlük yılbaşı rezervasyonu yaptırmaya çalıştım ( Gideceğimden değil, sırf bu haberi yapmak için) Kartalkaya otellerinin yüzde 90'ı dolu. Bir çocuk, iki yetişkin 100 bin liradan başlıyor. En fazla rezervasyon da Turizm Bakanı'na ait olduğu söylenen o şirketten yapılmış. Kanımız filan kurumaz, çünkü damarlarımızda kan yok.