Cumhuriyet ateşini yakanların, teslim olmayanların, boyun eğmeyenlerin memleketi güzel İzmir…
Yine omuz omuza, yine meydan meydanayız.
Partimizi, irademizi, milletin meydanında savunuyor; yarın Cumhuriyet Meydanı’nda buluşuyoruz.
İzmir Cumhuriyet Meydanı | 26 Mayıs Salı |12.00
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi, Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla yeniden açıldı. 😀
Bir üniversitenin kısa süre içinde kapatılıp yeniden açılması bile, devlet yönetimindeki plansızlığın ve kurumsal savrulmanın açık göstergesidir.
🔴 CHP Genel Merkezi'nin önüne gelen 'Kılıçdaroğlu destekçisi' AKP'li deşifre oldu.
Saatler önce 'Erdoğan' paylaşımı yapmış!
Ayrıntılar... 👇
https://t.co/Xr1bpVj3hH
Mutlak butlan ve KK'nın CHP'ye atanması hukuk dışı çünkü👇🏼
1.Siyasi partilerin kurultay,
il,ilçe kongrelerinde seçim yapılması durumunda, seçimle ilgili uyuşmazlıklar bakımından Siyasi Partiler Kanunu (SPK),m.21’in uygulanması ve uyuşmazlık hakkında karar verme yetkisinin ilgili seçim kuruluna ait olduğu,YSK’nın 5 Eylül 2025’te İstanbul ilçe kongrelerinin durdurulmasına ilişkin kararının da bunu teyit ettiği,
2.Kurultayda gerçekleşen, genel başkan ve diğer organların seçimi ile bu seçimlere yönelik SPK’da özel düzenleme bulunduğundan bu seçimlerin iptali ile ilgili Dernekler Kanunu yahut Medeni Kanun’daki genel düzenlemelerin uygulanmasının mümkün olmadığı,
3.İtiraz şekli SPK’da düzenlenmeyen kurultay kararları ile ilgili olarak Dernekler kanunu yahut Medeni Kanun’daki genel kurul kararlarının iptaline ilişkin düzenlemelerin uygulama alanı bulabileceği,
4.SPK,m.21’in uygulama alanı bulmadığı,merkez organları seçimleri dışındaki uyuşmazlık konusu kurultay kararları bakımından ortada mutlak butlan veya yokluk sebebi bulunmadığından Medeni Kanun,m. 83/3’ün mütalaa konusu uyuşmazlık bakımından uygulanma kabiliyeti bulunmadığı,
5.SPK,m.21’de belirtilen süre geçse dahi Yüksek Seçim Kurulunun tam kanunsuzluk içtihadı ile seçimleri iptal edebildiği ancak mütalaa konusu uyuşmazlık bakımından seçilme yeterliliğine ilişkin yahut tam kanunsuzluk içtihadının uygulanmasını gerektirecek bir itiraz yahut bulgunun söz konusu olmadığı,zira olağanüstü kurultayın iptali talebiyle yapılan başvurunun YSK tarafından ilçe seçim kurulu kararının kesin olması ve ortada “tam kanunsuzluk halinin”de bulunmamasına dayanılarak reddedildiği, Kasım 2023’te gerçekleştirilen kurultay bakımından ise Yüksek Seçim Kuruluna bu yönde bir başvuru da yapılmadığı,
6.Ceza mahkemesindeki davada delegelere menfaat sağlamak yönündeki iddialar doğru olsa dahi delegelerin kamu görevlisi olmaması nedeniyle menfaat temininin rüşvet suçu olarak nitelendirilemeyeceği,
7.Birkaç delegeye yönelik örneğin tehdit veya hürriyetten yoksun bırakma gibi suçlar işlenmiş olsa bile seçim sonucunu değiştirmeyecek bu tür fiiller nedeniyle sadece suç işleyen kişilerin ceza sorumluluğunun gündeme geleceği,böyle münferit hallerin kurultay seçimlerini etkilemeyeceği,
8.Yine bir varsayım olarak örneğin görev sürelerinin dolması dışında gelinen aşama itibariyle merkez organlarına seçilmiş olan kişilerin kazandıkları sıfatları kaybetmelerinin ancak merkez organlarında yer alma yeterliliklerini kaybetmeleri halinde söz konusu olabileceği; bu bakımdan söz konusu yeterliliklerin kaybının kısıtlanma,ceza mahkumiyeti alma gibi durumlarda gündeme gelebileceği, bu durumun dahi, kurultayda kesinleşmiş seçimlerin geçmişe yönelik olarak iptali sonucuna yol açmayacağı,
9.Tüm bu değerlendirmeler ışığında, CHP merkez organlarının seçimleri bakımından hukuk mahkemeleri görevsiz olduğu gibi kurultay iptalinin gerekçeleri olarak sunulan iddialarla ilgili ceza soruşturması ve kovuşturması sürecinin de merkez organlarının seçimleri üzerinde herhangi bir etkiye yol açmayacağı, kurultayda seçilmiş bir kişiyle ilgili kesinleşmiş bir yargı kararı ile bir hak yoksunluğu hükmü söz konusu olması varsayımında ise bu kesinleşmiş hükmün sadece ilgili kişiler için sonuç doğuracağı ve bu gibi hallerin de kurultayda yapılan seçimlerin geçersizliğine yol açmasının hukuken mümkün olmadığı,
10.Asliye Hukuk Mahkemelerinin Siyasi Partiler Kanunu’ndaki açık hükümlere rağmen kendilerini görevli sayıp siyasi partilerin kurultaylardaki seçimlerle ilgili kendilerini görevli sayıp davalara bakmalarının Anayasa ve siyasi partiler mevzuatında öngörülen seçim yargısını ortadan kaldıracak nitelikte bir sonuç doğuracağı,bu nedenle görevsizlik kararının verilmesi gerektiği, buna rağmen somut uyuşmazlıkta hukuk mahkemesi kendini görevli saysa dahi mutlak butlan veya yokluk kararının verilmesinin hiçbir dayanağının söz konusu olmadığı,mevcut dava veya ilgili kovuşturmalarda verilecek kayyım,tedbir v.b kararların hukuka aykırı olacağı,
Bkz 👇🏼
Özgür Özel, mutlak butlan kararı sonrası Alman basınından DW’ye konuştu:
Soru: "Yedekte bir parti olduğu iddiaları doğru mu?"
Özgür Özel: "Yedekte bir parti olduğu doğru. Mutlak butlan öncesinde de vardı, kapatılma tehlikesine karşı hazırlamıştık."
Soru: “Hep şöyle yorumlar yapıldı; mutlak butlan kararı gelirse ardından baskın seçim gelir. Sizce gelir mi baskın seçim ve ne olur?”
Özel: “Yapsınlar baskın seçimi, bekliyoruz, yapsınlar bekliyoruz.”
Soru: “Peki Kılıçdaroğlu kayyum olarak gelince aday nasıl gösterilecek?”
Özel: “Partinin adayı belli. İmamoğlu'nu aday gösterebileceğimiz güne kadar adayımız odur. Yoksa bu parti seçimi kazanacak adayı gösterir. O kadar net. Onun dışında Cumhurbaşkanı adayı olmak için ayrıca yüz bin imza seçeneği de var. Biz 15,5 milyon imzayla İmamoğlu’nu aday göstermişiz. 25,5 milyon imzayla arkasında durmuşuz. Yüz bin imzanın iki yüz elli katını toplamışız. Bir aday gösterir, bu seçimi kazanırız.”
OKAN BURUK
Ben Okan Hocayı eleştiriyorum.
Özellikle de bu sene özelinde daha çok eleştiriyorum ancak yeterli görülmüyor sanırım.
Hocalar konusunda maalesef dengeli bir eleştiri kültürümüz yok.
Bu konu benim hassasiyetle yaklaştığım bir konu; Tedesco konusunda bile tüm önyargımı (Schalke ve Leipzig dönemi kaynaklı) yıkmaya çalışıyorum.
Çünkü şu an tüm dünyada bir hoca krizi var. Premier Ligde bile!
Amorim (Manu)
Maresca (Chelsea)
Nuno Esperito Santos (N. Forest)
Graham Potter (West Ham)
Vitor Pereira (Wolves)
İlk devre bitimini bile göremediler.
Okan Hocanın hataları var mı? Var.
Özellikle bu sezon özelinde bir hayli fazla. Saha içinde ve tabii ki kadro mühendisliği konusunda.
Bana yapılan en büyük eleştirilerden biri de bu. Okan Hocayı niye hafif eleştiriyorsun? Haklılık payı da var bu eleştirinin. Anlayabiliyorum.
Peki bir de buradan bak derim:
Galatasaray'ın ezeli rakiplerinden Fenerbahçe'nin:
Jesus'u getirdiği gün neler yaşandı bu ülkede; futbolun profesörü tanımından tutun da şu an burada bile yazamayacağım olumlamalar yapıldı.
Peki Mourinho için:
Herhalde buraya sığmaz, kitap yazılır! Hepsi aklımızda.
Şu anda da aynı övgüler Tedesco için yapılmakta.
Dönelim Beşiktaş'a:
Beşiktaş'a gelen hocalar için de üç aşağı beş yukarı benzer ifadeler kullanıldı.
Görünenle gerçeği karıştırmamak gerekir. Bugün sadece ismi büyük olduğu için Premier Ligde iş bulan teknik adamlar var. Çok değil; 1-2 aya onlar da gönderilir. Dolayısıyla defosu çok olan bir dünya teknik adam Majör Liglderde görev alabiliyor. Oradan ayrıldıkları anda ise bizim gibi ülkelerde futbol profesörü olarak adlandırıldıkları için rahatlıkla muhteşem sözleşmelere imza atabiliyorlar.
Ülkemizde bırakın diğer majör ligleri; hakkıyla Premier Lig bile izlediğini düşünmüyorum. Eğer öyle olsaydı Mourinho bu ülkeye geldiği gün tüm defoları tek tek anlatılırdı. Special One sloganlarıyla karşılanmazdı!
Seçim senin Galatasaraylı...
Senin hocan tüm dünyadaki hocalar gibi hata yapıyor ve yapacak da.
Ancak inanın ki Okan Hoca; adını ezbere bildiğimiz hocalardan daha fazla hata yapmıyor. En azından bir felsefesi var senin hocanın. Cesur bir felsefesi! Evet bazen olmuyor ama Fatih Terim Chelsea'den 5 yediği gün;
Mustafa Denizli ise İngiltere'den 8 yediği gün o zehrin panzehrini buldu.
Eğer kapında yatan adamın adı Klopp değilse elindekinin değerini bilmek lazım.
Özellikle son dönemde her mağlubiyet sonrası gündeme geldiği için yazma ihtiyacı hissettim. Şu cümle:
"Okan Hoca gitsin!" Okan Hocayı gönderdiğin zaman sana yeni bir Mourinho getirirlerse ne yapacaksın peki?
Bu senaryoda; Haziran ve Eylül aylarında "muhteşem bir hocamız var" diye ortalıkta gezip; Mayıs ayı geldiğinde "hani Mayıslar bizimdi" diye dizini dövmek kuvvetle muhtemel bir senaryodur.
Kimisi ambalajı hayatına; kimisi de zihnine sarıyor. Bizlerin de o ambalajlı hayatına inanmamızı bekliyor.
Okan Hocanın ne ambalajı var ne de bagajı.
Bazen biri çıkıp gelir; girer hayatına ve sen o hayatına giren kişinin tüm hayatını değiştireceğini zannedersin.
Ta ki çekip gidene kadar.
En iyisini bulmak adına belki de senin için en iyisinden vazgeçmektir bu çağın en büyük sancısı!
Eldekinin değerini bilmek ya da torbanın içindeki 100 adet taştan; "ben çok şanslıyım bak görürsün; en iyisini seçeceğim."
"Haydi uzatın torbayı 100 taş içinden en iyisini seçeceğim" diyor. Zatı muhterem!
Yaşadıkların kendi ollarındır. İşte o ollar da mevcut olasılıklarını belirler.
Seçim senin!
Şükretmek ve elindekinin kıymetini bilmek özellikle bu devirde hayat kurtarır.
Ben mi? Bugünlerde bunu söylemek zordur ama ben hala Okan Hoca diyorum. 😊