Günaydınlar dostlar. Ramazan ramazan herkes oruç tutuyor ama şu olay benim vicdanımı sızlatıyor, herkes susuyor, size de bildirmek istedim. Bu fotoğrafta gördüğünüz “beşiz kardeşler.” Beşi bir yatıp kalkıyor. Fakat uyurken sürekli ağlıyorlar. Neden? Çünkü hem anneleri hem de babaları cezaevinde. En azından anneleri başlarında olsa hem çocuklar mutlu olur hem de sevap işlemiş olursunuz. Bankanın kurdelasını kesenler zevk içindeyken, bankanın önünden geçenlerin tutuklanması hukuken kabul edilemez. Yazık, günah.
Mahkemeler beraat kararı vermişse, takipsizlik verilmişse, suçsuzluk tescillenmişse,bu insanlar neden hala cezalandırılıyor?
Yargı akladıysa,
idare cezalandıramaz.
Uzun yıllar beş vakit namaz kılıp da şimdi Cuma’ya bile gitmeyen insanlar dinlerine olan güvensizliklerinden değil imamların bir AKP ilçe başkanı gibi hutbeler vermelerinden dolayı bu duruma geldiler. En başta bu vebale giren imamların yatacak yeri yok ötede.
Eşim EmreTuran afyon 2nolu T TİPİ KAPALI Cik 09.01.26 AFyon devlet has. Gastroenteroji DRgötürülüyor tahlil yapmadan 6ay sonra getirin diyip cezaevine gönderiliyor atak geçiriyor çok kanaması var ülseratif kolit(KANLIishal) Dr6ay dediği için hast sevk edilmiyor @saglikbakanligi
Son yirmi yılımızdan herkes bir şeyler öğrendi.
Ben öğrendiğimi yazayım:
Türkiye'de islâmcı düşüncenin bir entelijansiyası ve fikrî bir sermayesi yokmuş.
Görgüsüz bir açlığın ve rövanşın dışında bir hesabı da yokmuş.
Öldürülen bir adamın eşiyle ilişki yaşayan, gizli kayıt alıp şantaj yapan, bilgisayarında yüzlerce fotoğraf ve video bulunan Cumhuriyet Savcısı Danıştay kararı ile göreve iade edildi ve yoksun kaldığı parasal hakların faiziyle ödeneceğine dair haber;
https://t.co/jbCGS2kG5Y
Anayasa Mahkemesi’nin kararı, OHAL döneminde hukukun askıya alınmasının en açık kanıtlarından birini ortadan kaldırmıştır.
KHK’larla haksız biçimde görevlerinden ihraç edilen yurttaşlar, yıllardır süren bir adaletsizliğin mağdurudur.
Anayasa’nın 2. maddesi Türkiye Cumhuriyeti’ni hukuk devleti olarak tanımlar.
Hukuk devleti, keyfîliğin değil, adaletin geçerli olduğu düzendir.
Bir yurttaş, hiçbir yargı kararı olmaksızın mesleğinden, onurundan, emeğinden koparılamaz.
Anayasa Mahkemesi’nin 3 Haziran 2025 tarihli kararı, bu gerçeği bir kez daha tescillemiştir.
KHK ile görevden alınıp başka bir KHK ile iade edilenlerin tazminat haklarını yok sayan düzenleme iptal edilmiştir.
Bu karar, yalnızca bir maddeyi değil, bir dönemin adaletsizliğini de hükümsüz kılmıştır.
Artık yapılması gereken bellidir.
Tüm iade işlemleri hızla sonuçlandırılmalı, yıllarca haksızlığa uğrayan kamu emekçilerinin maddi ve manevi tazminatları ödenmelidir.
Adalet geciktikçe, hukuk devleti yara alır.
KHK hukuksuzluğu onuncu yılına girmiştir.
Bu ülkenin aydınlarını, öğretmenlerini, akademisyenlerini, doktorlarını, mühendislerini dışlayan bu karanlık sayfa kapanmalıdır.
Haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edilen KHK’liler, işlerine tüm özlük haklarıyla birlikte iade edilmelidir.
Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesi, herkes için geçerlidir.
Covid yasasıyla yaratılan adaletsizlikler, eşit yurttaşlık ilkesini zedelemiştir.
Devlet, kendi yurttaşına karşı sorumluluğunu erteleyemez.
Unutmayalım.
Geç gelen adalet, adalet değildir.
Geç gelen adalet, zulümdür.
Bu zulme ortak olmayın.