BUGÜN TAHLİYE GÜNÜ
TAKİP VE PAYLAŞIM KIYMETLİ
Bugün İBB Davası'nda tahliye günü!
Davanın 53. gününde Ramazan Gülten'in savunmasının ardından tutukluluk incelemesi yapılacak ve akşam saatlerinde tahliye kararları gelebilir.
4 aydır takip ettiğimiz davada Ekrem İmamoğlu'nun her seferinde "Siz olmasanız sesimiz duyulmaz" dediği ve davayı salondan izleyen gazetecileri takip edip paylaşın ki yaşananlar çok daha fazla kişiye ulaşsın.
Çünkü emin olun o salonda gazeteciler olmasa yaşananların hiçbiri de duyulmaz.
#İBBDavası
Savaş, sıkıyönetim, darbe...
CHP hepsini gördü. Kapatıldı, liderleri hapsedildi, yasaklandı. Ancak hiçbirinde genel merkezi panzerle, gazla, copla sınanmadı. Kurucu partiye bunu yapmak Erdoğan’ın sınır tanımaz rejimine nasip oldu.
İster yargıya bakıp “butlan” deyin ister polis ordusuna bakıp “darbe”. Perşembeden pazara yaşananların hem politik bir hedefi hem de politik bir sonucu var.
Eksiğiyle fazlasıyla şöyle özetleyeyim👇
https://t.co/9lC2L4zsDH
Bizler; 19 Mart 2025’te başlayan ve kamuoyunda İBB Davası olarak bilinen sürecin tutuklu kamu görevlileriyiz.
400 günü aşkın süredir çeşitli yazılı görsel medya organlarında türlü iftira, yalan, kara propaganda ve daha da önemlisi adil yargılanmayı etkileyecek açıklamalar ile karşı karşıya kaldık. Bizler, kamu görevlisi olmanın verdiği sorumlulukla; bize yöneltilen bu orantısız güce ve adeta düşmanlığa karşı bugüne kadar herhangi bir cevap vermedik.
Yargılamanın 40’ıncı gününde, yapılan her savunmada görülmektedir ki; hiçbir somut delile dayanmayan bu iddianame tek tek dökülmektedir.
Eğer gerçekten bu konuda merakı veya tereddütü olan varsa, kendilerini tarihe tanıklık etmek adına mahkeme salonuna davet ediyoruz.
Bizler devlet memurlarıyız. Bu dava ise siyasi saiklerle yürüyen bir davadır ve bu toplumun gönlünde çoktan mahkum edilmiştir.
Bu davayı olduğundan büyük, devasa boyutlarda göstermek için; liyakat, tecrübe ve emekleriyle Türkiye ve dünyaya model teşkil edecek, vizyoner ve halkın yararına projelerin altına imza atan bürokratların, seçilmiş belediye başkanımızın görevinin başında olmaması en basit ifadeyle halkımızın cezalandırılmasıdır.
Bu vesile ile bugüne kadar gerek tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımıza, bürokratlar olarak bizlere ve ailelerimize dayanışma duygularını göstererek bu haksız-hukuksuz yürütülen acımasız operasyonda yanımızda duran herkese, bize inanan ve güvenenlere, desteklerini korkmadan açıklayabilenlere, sahip çıkanlara sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Üstümüzde hiçbir koruma kalkanı yoktur. Her sorumlu kamu görevlisi gibi hukuk önünde hesap verebilir, yargılanabiliriz. Bizi yetiştiren ailelerimiz, üstümüzde emeği olan her bir insan ve Türkiye kamuoyu bilmelidir ki; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin şerefli ve onurlu bürokratları olarak; ne geçmişimizi temizlemeye ne de arınmaya ihtiyacımız vardır.
Ülkenin siyasetinden yegane beklentisi; daha fazla özgürlük, daha fazla adalet, daha fazla demokrasi olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi bürokratları olarak bugün tutsak da olsak, Türkiye’nin aydınlık, güzel günlerine olan inancımızla çalışmaya ve üretmeye devam ediyoruz.
Geleceğe dair umudumuzu asla kaybetmedik. Geçmişin karanlık hesaplarına da hapsolmayacağız.
Bugün Silivri’de tutsak İstanbul Büyükşehir Belediyesi bürokratları olarak biliyoruz ki yalnız değiliz. Bu yoksul ve onurlu ülkenin dört bir yanında bize tutunan vicdanlı yüreklere sözümüz, çocuklarımıza yeminimiz var.
Asla yılmayacağız, asla vazgeçmeyeceğiz!
TUTUKLU İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BÜROKRATLARI
Hukukçu arkadaşım mutlak butlanı şöyle özetlemiş:Şu anda Türkiye’de yaşanan hukuksuzluğu ancak şöyle anlatabilirim:
Üzerine üç çocuk yapılmış on yıllık evliliğinizi, dayınızın küçük torunu “ vallahi ben gelinin sevmeden evlendiğini düşünüyorum. Herkes böyle söylüyor “ diyip başvurduğu, normalde buzdolabı televizyon iadesi ile ilgilenenen Tüketici Hakları Mahkemesi iptal ediyor..
Yaşanan şu anda budur. #mutlakbutlan
YSK kararlarının mahkemelerce iptal edilmesi demek seçim sisteminin tümünün meşruiyet tartışmasına açılması demek. 2017 referandumu dahil. Bugünkü başkanlık sisteminin meşruiyeti de hukuken boşa düşer CHP kurultayına müdahale ile. İktidar gözü döndüğü için tüm sistemi bitiriyor.
Türkiye’nin mevcut düzeninde mahkeme kararına sadece muhalefet uymak zorundadır. Mahkemeler sadece muhalefeti bağlamaktadır.
AYM’nin Can Atalay kararına Meclis, Tayfun Kahraman kararına alt mahkeme uymadı.
AİHM’in Demirtaş ve Kavala kararlarına da anayasa hükmüne rağmen uyulmuyor.
Mevcut Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta Başbakanlık olarak yapılıyordu, Danıştay inşaatı durdurma kararı aldı, o karara da uyulmadı.
İçişleri Bakanı muhtarlara “sen gece yık, mahkeme kararı arkandan gelsin” dedi.
Memlekette kaçak olduğu için mahkemelerin durdurma kararı verdiği kaç inşaat var, belirsiz. Ama durduramadıkları sayısız.
Üstelik mahkemelere bağımsızdır diyen hukukçu da kalmadı.
Örnekler saymakla bitmez.
Esra'mız tam 1 aydır Şakran Cezaevinde haksız hukuksuz bir şekilde tutuluyor.
"Neden cezaevinde olduğumu merak eden herkes bilsin: MEMLEKET SEVDASINDAN!"
#EsraIşıkSerbestBırakılsın
Furkan Apartmanı davasından beraat kararı çıktı:
21 kolonu birden kesen mağaza sahipleri beraat etti.
51 kişiyi öldürenler beraat etti..!
"Adaleti parayla satın aldılar"
Unutmayın, unutturmayın
MADENCİ KAZANDI!
İlk günden beri yanımızda olan herkese teşekkür ederiz. Tüm Ankara halkını 19.00'da yapacağımız açıklamaya ve ardından madencileri uğurlamaya çağırıyoruz. Teşekkür ederiz.
#DorukMadencisiKazandı
Barış Terkoğlu: "Hem Maliye Bakanlığı'nda danışmanlık yapacak hem de işçileri döven şirketi yönetecek!
Mehmet Şimşek bunu açıklar mısınız? Devleti adeta arpalığa çevirmişler. Siz tercihinizi; maaşını istediğinde Ankara'nın ortasında işçiyi döven adamlardan yana yaptınız!"
“Mutlu İnsanlar Gibi” bu gece 00:00 itibariyle tüm dijital platformlarda yayında olacak! 🎉 Burada tadımlık duyduğunuz şarkı da albümün ikinci şarkısı “Yangın”, sevgili Elçin Elçi’yle beraber söylüyoruz:
“Ah bu yangın zaman nedir bilmez
Yanar ha yanar da dumanı tütmez..”
Toplumdan Tek Ricam
Lütfen Destek Olun
Adalet Bakanlığına Lütfen Çağrıda Bulunun.
#RabiaNazVatanSoruşturmasıBaşlasın Artık.
Cinayetin içinde dahli olan herkes yargılanarak HAK Ettikleri Cezalar
En Ağır Şekilde ALSINLAR Artık...
15 yaşındaki Yağmur Pehlivanlı, Kastamonu’da karşıdan hızla gelen aracın çarpması sonucu feci şekilde hayatını kaybetti.
Aracı kullanan kişi, eski dönem MHP’li Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu’nun kızıydı.
Yağmur, aracın çarpmasının ardından havada iki kez takla attı ve 35 metre sürüklendi. Boynunda, kalçasında, kırıklarla hastaneye kaldırılan Yağmur, hayatını kaybetti.
ANCAK
Yağmur Pehlivanlı, bilirkişi raporuna göre kazada %100 kusurlu bulundu.
Sürücü, gözaltına alınmadan ifadesi alınarak serbest bırakıldı.
Türkiye’de en zor şey, adalet aramak.
Siyasi bağlantılar kullanılarak konunun üstü kapatılmaya çalışılıyor.
Pehlivanlı ailesi ile iletişim halindeyiz. Raporları, üstü kapatılan delilleri paylaşacağız. Önümüzdeki günlerde konuyla ilgili birçok çalışmamız olacak. Ulaşabildiğimiz tüm gazetecilere ve haber sayfalarına ulaşacak, kamuoyu desteği oluşturacağız.
Tüm Türk milletini, Yağmur Pehlivanlı’nın ailesinin sesi olmaya davet ediyoruz.
#YağmurPehlivanlıİçinAdalet
Hakkari'de 11 yaşındaki bir kız çocuğu, köyündeki 3 kişinin TECAVÜZÜNE uğradı!
1- Esra’yı "sana acil bir şey söylememiz lazım, akşam ahıra gel" diyerek kandırıyorlar.
2- Esra akşam ahıra gittiğinde Esra’yı kaçırıp şiddet uygulayıp, tecavüz ediyorlar.
3- Tecavüzcüler, tecavüz ettikleri anları kayıt altına alıyor.
4- Esra’yı da birine söylerse kaydı yaymakla ve öldürmekle tehdit ediyorlar…
5- Tecavüzcüler, Esra’yı kayalıklardan aşağı atıyorlar. Oradan geçen arıcılar (biri kuzeni) Esra’yı bulup hastaneye götürüyor.
6- Esra olayı hastanede bir hemşireye anlatıyor, deliller toplanıyor. Bu 3 tecavüzcü tutuklanıyor.
Deliller:
- Esra’nın paramparça olmuş kıyafetleri
- Esra’yı sabah bulan arıcılar ve kuzeni
- Hastanede olayları anlattığı Ayşe hemşire
- HTS kayıtları (telefon sinyalleri)
- Baz istasyonu kayıtları (konum sinyalleri)
- Adli Tıp kontrolünde tecavüz ve meni bulgusu
- ESRA’NIN BEYANI
7- Tutuklanan 3 tecavüzcü 8 ay sonra adli tıp raporuyla “SERBEST” bırakılıyor.
Gerekçe:
- Adli Tıp Raporu’na göre tecavüz ve meni var fakat rapora “erkek DNA’sı kadın DNA’sına karıştığı için kimlik tespit edemiyoruz” yazılıyor ve serbest kalıyorlar.
8- Bunun üzerine zanlıların avukatının AKP il başkanı olduğu ortaya çıkıyor…
9- Esra artık aramızda değil, tecavüzcüler serbest bırakıldıktan 10 gün sonra intihar etti…
Tecavüzcülerin isimleri:
- Nihat Yılmaz
- Veysi Yılmaz
- Zahir Yılmaz
(Timur Soykan)