WoW-Civ-M&B-R6-SIMS-AC-BF-MGS-Dying Light-Last of Us-GoW-Zelda vs, vs, vs ve her türlü RTS sever kişi
Not: The Witcher'ı saymama gerek yoktur herhalde...
Kılıçdaroğlu'nun 2.5 saatlik batışını artık konuşmayayım diyordum, ama bunu görünce yazmak farz oldu.
Sorunun cevabını dinlemeden ikinci, üçüncü soru soruldu yazmış @drmadiguzel . Öyle değil.
Kılıçdaroğlu o kadar anlamsız cevaplar verdi ki gazeteciler soruların anlaşılıp anlaşılmadığından emin olamadıkları için tekrar tekrar sormak, soruları netleştirmek zorunda kaldılar.
Kılıçdaroğlu tüm ama tüm sorulara bir safsatayla, bir savuşturmayla karşılık verdi. Döngüsel mantık, yanlış ikilem, whataboutism gibi safsataları defalarca kullandı. "Parayı veren de söylüyor, almadım diyen de kanıtlıyor" derken itirafı da inkarı da kanıt saydı. Öyle bir durum ki tura gelse Kılıçdaroğlu kazanır, yazı gelse öteki kaybeder.
Bu kadar çok safsatanın, bilişsel çarpıtmanın, yön değiştirmenin kullanıldığı bir başka konuşma ancak bir absürd komedi filminde olabilirdi, zaman zaman kendimi Sacha Baron Cohen filmi izliyor gibi hissettim.
Ve Kılıçdaroğlu neredeyse gazeteciler kadar çok soru sormuş. Transkript çıkarıp baktım, cümlelerinde 316 kez soru kalıbı var. Bazıları direkt, bazıları retorik soru. Üç gazetecinin tamamında 199 soru var. "Siz niye şunu sormuyorsunuz, siz gazeteci değil misiniz" kalıbını tam 36 kez kullanmış. Birisi saldırdıysa saldıran Kılıçdaroğlu. Sesi de sürekli yüksek perdedendi zaten.
Kılıçdaroğlu tam 19 kez iddianameleri okumadığını, bilmediğini söyledi. Yüzlerce CHP'liyi tutuklatan, milyonlarca seçmenin iradesini gasbeden bu davaların iddianamelerini, bir CHP yöneticisi olarak okumadım dedi. Bir vatandaş ve seçmen olarak yazıyorum @drmadiguzel Utanın, ne diyeyim, utanın. O da utansın siz de utanın.
Ve el insaf. 260 kez yargı, hukuk, dava, mahkeme dedi. Sürekli bunların arkasına saklanıyor. Sürekli gidip aklansınlar diyor. Başında Akın Gürlek'in olduğu bir adalet sisteminde mi aklanacak bu insanlar? El insaf.
100 küsur kez arınma, temizlik, kirlilik, ahlak gibi kelimeleri obsesif bir şekilde tekrarladı. 90 kez "söyledim, defalarca söyledim" diyerek sürekli hesabı geçmişe iade etti. Bu kadar çok obsesif bir şekilde aynı kelimeleri tekrar etmenin anlamını ben artık söylemeyeyim ne biçim psikolog derler sonra. Konuyu okuyucuların vicdanına bırakıyorum.
Sonuç şu: İki buçuk saat boyunca tek bir mantıklı söz yok. Üstüne çıplak aramaya maruz kalmış bir kadının ifadesi, Demirtaş'ın hapse yollanması gibi konulardaki utanç verici cevapları var. Özetle 2.5 saat parti içi iktidarı kaybettiği için hırsından kendini kaybetmiş ve iktidarla işbirliğine girmiş bir adamın arınma temalı obsesyon operasını izledik.
İnsanlar aptal değil. Bu ülkede çocuk yetiştirmeye çalışan bir anne olarak sizi allaha havale ediyorum, ama havaleyle de kalmam nefesim yettiğince de yapabileceğim her yerde size karşı duracağım. Biliyorum yalnız değilim.
@erennocaak Valla "Beko'nun maçı var" diyeni ne gördüm ne duydum. Diyen varsa büyük ihtimal Fenerbahçeli değildir. Ha öyle bir durum varsa da ismin değişmesi iyi olmuş. Ne demek "Beko'nun maçı var?"
@EnisKirazoglu Formati değiştirsek de aynı şampiyonlar liginin yeni statüsü gibi tekmligde alınan puana göre eleme yapsak? Ya bir excel tablosuna bakar. Düşürsen ver bana oyunları yapsyım bir tablo
Son söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Özel'in Kılıçdaroğlu ile yan yana gelmesi Özel'e hiçbir fayda sağlamaz. Kılıçdaroğlu'na ise marjinal bir fayda sağlar.
Özel, Kılıçdaroğlu'na marjinal bir meşruiyet verir (istedikleri de bu). Kılıçdaroğlu ise Özel'e bütün mağlubiyetini ve insanların gözündeki "ihanet" i bulaştırır.
Üstelik yan yana gelmenin bu saatten sonra topluma da hiçbir faydası yok. Çünkü taraflar arasında fark yok değil. Çok ciddi ideolojik ve sosyolojik farklar var. Bunu görememek ya eski kafalılık ya da kötü niyet.
Kılıçdaroğlu hattı: Erdoğan ile işbirliği yapan, yaşlı, masa odaklı, elitist siyaset. Atalet. Statükoyu koruyan, değişim istemeyen, bunu da sabır ve müzakere diye maskeleyen bir çizgi.
Özel hattı: Tam tersi. Sokak, miting, mobilizasyon, doğrudan yüzleşme. Genç, enerjisi yüksek, değişim isteyen, umutlu kitlenin sesi.
Seçmen psikolojisi açısından Saraç olayı "Erdoğan'a duyulan öfkenin yanlış adrese, Kılıçdaroğlu'na gitmesi" diye okuyor. Bu da hatalı.
Birincisi, bu bir yer değiştirme değil, bir örüntü tanıma.
Seçmen Erdoğan'da hoşlanmadığı o "koltuğu bırakamama" kalıbını Kılıçdaroğlu'nda da görüyor. Halk koltuğa yapışanlardan bıktı.
Kılıçdaroğlu'nun bütün yenilgilerine rağmen eskiden az da olsa bir kredisi vardı. Ve bu krediyi tek bir şeye borçluydu: koltuk sevdalısı gözükmemesine. O imaj komple çöktü.
İşte bu çöküş de "hain" kelimesini getiriyor zaten.
İnsanlar bir yabancıya hain demez. Hain diye bir zamanlar tanıdık olan, umudunu yüklediğin nesneye söylersin. "Hain Kemal" sloganının şiddeti sıradan bir siyasi kızgınlık ya da çocuksuluk, saldırı değil. Hayal kırıklığına uğramış bir bağın öfkesi.
İnsanlar siyasilerle bir bağ ve sorumluluk ilişkisi kuruyor. Siyasetçiler ise insanların çektiği acıları görmüyor, umursamıyor.
Kılıçdaroğlu mutlak bir çöküş içinde. Burdan bir yere gitmeyecek. CHP'yi yok etme pahasına bağnaz siyasi anlayışına devam edecek.
Seçmen umudu Özel - İmamoğlu hattında gördü. Süresi dolmuş siyasetçiler ise tüm güçleriyle o umudun üstüne çökmeye çalışıyor.
@sinan_akkol 2.5 saat kadar süren ve boş bir haritada sadece uçtuğumuz, herhangi bir hikaye kırıntısı dahi olmayan bir oyunu 8.55 USD'den çıkarmak pek akıl kârı değil gibi.
@basyazar Spiker aslında snooker mücadelelerini anlatıyor da adam yokluğundan dünya kupası maçlarını anlatıyor olabilir mi? Zira olayla hiç alakası yok ondan dedim.
Zamanında Özel’i çekirdeksiz nar ve tropik meyve festivaline gittiği için eleştirmiştim.
Şimdi bütün bunlar bir geçse, bu adam bir dinlense, acaba yediği içtiğine iyi bakıyolar mı, takviye alıyo mu, aman kendisi de eşi de eczacı biliyolardır herhalde ne yapacaklarını, iyi uyuyor mu, sırtına havlu koysalar mı, gömleğinin içine okuyup üfleyen var mı, şu günler bir geçse de ben kendi elimle götürürüm onu çekirdeksiz nar festivaline moduna geldim.
Biliyorum bir ben “delirmedim”
📌Özel şu anda artık sadece bir politik figür değil, hepimizin içindeki “işler düzelebilir” umudunun bedenleşmiş hali. Hepimizin yaşadığı adaletsizlik ve haksızlık hissinin karşısında tutunacak dal, içimizdeki kırılgan iyi nesnenin dışarıdaki taşıyıcısı.
Bir insan olarak ona değil, onun üzerinden yaptığımız yatırıma, o umudun üzerine titriyoruz aslında.
Bu da ne yazık ki onu daha “saldırılabilir” kılıyor. Muktedir nasıl insanların sakinleşmesini, sinmesini, unutmasını bekliyor, yeri geliyor korkutuyor yeri geliyor yok sayıyor, umudu canlı tutan Özel ile uğraşmak, yıpratmak, itibarsızlaştırmak da ilk hedefi olacaktır.
İktidarlar hakim olabilmek için sadece enerjimizi, paramızı, zamanımızı değil, duygumuzu ve bağlarımızı da yönetmek ister.
Arada bahşiş veririm. Ancak bahşişin bir geçinme yöntemi olması müşterilerin değil devletin ve işletmenin sorunu.
Yani “sana bedava hizmet etmek benim işim değil” yazıyor ya, senin geçinmenden emin olmak da benim işim değil doğru merciileri sorumlu tutun. Ben zaten gelen hesabı ödüyorum hizmet aldığımda… Maaştan da işletme sorumlu.
Gamers in Poland and the MENA (Turkey) region are being punished for no reason.
Poland is getting slapped with an absurd ~$80 price tag.
MENA has absolutely NO regional pricing at all.
Meanwhile, the tools to localize prices are sitting right there on Steam's backend.
We need to stand together and demand fair prices. Gaming should be accessible to everyone!
Yo @Atlus_West, @Atlus_jp, we need to talk about regional pricing.
You already localize for Asia, but the MENA region & Poland are completely left in the dark. 🇹🇷🤝🇵🇱
Steam has built-in tools to fix this in just a few clicks. Please use them.
Don't make us send a calling card... 🎩🃏