Nasibi şöyle tarif edeyim. Bir sürü plan ve planlar üstüne plan yaptıktan sonra Allah’ın takdiri kılıç gibi iniyor ve yeniden plan yapıyorsunuz. Nasip Allah’ın gücünü her defasında ve ısrarla bize gösterme şekli aslında. Anlayalım ve gücün kime ait olduğunu unutmayalım diye.
Bir şeyi kovalamayın, kendinizi yormayın, takıntı yapmayın, stres etmeyin. Sadece biraz sakin olun ve zamana bırakın; sürecin nihayetinde en güzel şekilde olacağına inanıp Allah’a tevekkül edin.
Rabbim her şeyi gönlümüzü ferahlatacak şekilde nasip eyle.
Dua demişken, olsun diye bir kurban kesmediğim kalmıştı öyle bir arzum vardı. Yarabbii sonra o şey olmadığı için gece gündüz şükür secdesi ettim. Allah insanı kendi isteklerinin gazabından da korusun. Sonra hiçbir şeye ısrarım kalmadı. Bilmediğime iman getirdim. Allah bilir, biz bilemeyiz. O yüzden Allah’a bırakmak en güzeli. Tabii ki her yaşadığım nefsimin hoşuna gitmiyor ama kavgam kalmadı. Vardır bir hayır’a o kadar teslim oldu ki içim. Anlayıp göremesem de vardır bir hayır. Bir de büyük küçük nasibin seni ıskalamaz ve isabet edecek olan kederden de kaçamazsın. Yani, elleri yukarı ve elhamdülillahi alâ külli hâl. Bunlarla oyalanma, esas hayat için güzellikler biriktir. Yaşa, geç. Ne olacaksa zaten o oluyor ve iyi ki her istediğimiz olmuyor. Allah bizi bizden de koruyor, iyi ki.
Evlilikte iyi huylu, güzel ahlaklı olmak tek başına yetmiyor.
Sorumluluk sahibi olmak, eşler için en az geçimli olmak kadar önemli.
Görevlerini yerine getirmeyen bir adamın namaz kılıyor olması aile huzurunu sağlamıyor.
Ev işlerini yapmayan bir kadının tesettürlü olması aileyi ayakta tutmuyor.
İbadet başka aile mesuliyeti başkadır. Edep başka annelik başkadır.
Allah bizden kul olmayı isterken eşlere de haklar veriyor. Haklar yerine getirilmeyince aile kurumu zarar görüyor.
İlim öğrenmek için de olsa sohbet vermek için de olsa evin sorumluluğu ihmal edilmemeli.
Vakıf, derneklerde hizmet ederken aile ikinci sıraya düşmemeli; ev, otel gibi kullanılmamalı.
Eşlerinin ve çocuklarının hakkını ihmal etmesi kişi için büyük bir vebaldir.
Sıkıntın varsa istiğfar et. Rızık darlığı çekiyorsan, kalbîn daralıyorsa istiğfar et. Çünkü Resûlullah buyurdu ki; bir kimse istiğfarı dilinden düşürmezse, Allâh ona her darlıktan çıkış, her üzüntüden kurtuluş yolu gösterir ve onu beklemediği yerden rızıklandırır.
Kehf Suresi'nin bize ogrettigi en buyuk ders, bir red almak veya bir gecikmenin olmasi her zaman bir yoksunluk degildir. Aksine Allah'in sizi korumak, size daha iyisini vermek ve sizi odullendirmek icin gonderdigi ilahi bir yardimdir. O senin icin senden daha iyisini isteyendir.