Yıllar önce bir mala denk gelmiştim sözde selefi ibni teymiyye falanca konuda böyle ama biz yine tekfir etmiyoruz demişti. Dedim ki şeyh böyle bir şey demez onun tarzı bile değil. Ahmak aynı böyle kırpıp şeyhe iftira atmıştı bakın selefi idi ha. Tarikatçı olsa neyse
İbn Teymiyye "cennet ve cehennemin ebediliğini inkar edenlere reddiye" kitabında Cehm b. Safvan'ın cehennemin fani olduğuna dair getirdiği delilleri anlattıktan sonra ehli sünnetin görüşüne geçiyor ve burada cehennemin ebedi olduğuyla ilgili delilleri aktarıyor.
Kitap üç bölümden oluşuyor, Cehm b. Safvan'ın delillerini anlattığı yeri atıp İbn Teymiyye cehennemin ebediliğini inkar ediyor da diyebilirsin benim gibi cehennemin ebedi olduğuyla ilgili bölümden delilleri atıp İbn Teymiyye'nin bu kitapta cehennemin ebediliğini savunduğunu da söyleyebilirsin (nasıl işine gelirse) gerçi kitabın ismi zaten cehennemin ebediliğini inkar edenlere reddiye, o zaman İbn Teymiyye şizofren mi kitabın ismini ebediliğini inkar edenlere reddiye yapıp tam tersini mi savundu ?
Bence kimse kitabı anlamak istemiyor, bu kitap bir kere tamamlanmamış, el yazmaları bölük pörçük, risalede İbn Teymiyye her görüşün delillerini vermiş. Adamın bir şey savunduğu da yok, her görüşün delillerini kendince tahlil etmiş, mesela Nebe suresi 23. ayetteki "orada sonsuz devirler boyunca kalacaklar" ayetiyle ilgili seleften gelen cehennem azabının biteceği ile ilgili iki farklı görüşe de yer vermiş, Kuranı kerim’de cehennemle ilgili kullanılan “fiha ebeda/sonsuza kadar” ile “fiha ahgaba/sonsuz devirler boyunca” ifadesi arasında farkın olduğunu, Nebe 23. de geçen fiha ahgaba ibaresinin sonlu bir ibare olduğunu söyleyip bu konuda seleften nakiller yapıyor. Bunu nakletmesi onun cehennemin ebediliğini inkar ettiğini göstermez.
Severek takip ettiğim bir hesap güzel bir açıklama ile yurt dışı alışverişine dair konuşmuş. @ticaret Allah'a hesap vereceksiniz unutmayın
https://t.co/rit6HJjHxj
Ankarada gece bir mahalleye gittim öyle bir köpek havlaması var ki rahat 200 köpek insan yürümeye korkar arabaya binip gittik. Türkiye gelenlerin kulakları duymasın diye köpekleri toplatmış halk bu Kulaklar kadar değerli değil
Şahsi gözlemimdir, kanaat veya yorum değildir. Devleti yiyorlar, devletin el koyduğu şirketleri yiyorlar, vatandaşın veya yabancı yatırımcıların para yatırdığı projeleri yiyorlar. Bir daha yiyemeyecekmiş gibi yiyorlar. Doyma hisleri yok gibi yiyorlar. Bu yaşıma kadar böyle bir yeme şekli görmedim. Hem iktidarla yiyorlar, hem muhalefetle yiyorlar. Yerken adam ayırmıyorlar. Eski yiyicilerden iki farkları var; eskiler sabit meblağ yerdi, bunlar oranla yiyorlar. Eskiler abdestsiz yerdi, bunlar abdestli yiyorlar.
KALİBAF:
ABD ile hiçbir şekilde görüşmüyoruz.
JD VANCE:
İranlılarla ilgili hem çok acayip hem de sinir bozucu bulduğum şeylerden biri şu: "Hayır, hayır, devam eden müzakere yok" diyorlar ama Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında barış anlaşmasına ilişkin teknik görüşmeler yapılıyor.
Bu, benim anlamadığım bir Fars müzakere taktiği ve Fars hitabet yöntemi.
Trafikte uyardığı üç kişi tarafından boğazından bıçaklanarak katledilen Samet Özgül’ün kız kardeşi:
“Samet’i öldüren 3 sanıktan 2 kişi serbest bırakıldı. Bu insanların 20 ayrı suç kaydı vardı.
Adalet bakanına her gün mail attım. Bu muydu adalet?”
Bu isyanı unutmayın!
NATO zirvesi nedeniyle Ankara taksicilerine yeni zorunluluklar getirildi:
-Gri pantolon ve beyaz gömlek giyilecek.
-Türk lokumu ikram edilecek.
-Kolonya ve su ikramı yapılacak.
Kahveci de sirkülasyon yoksa dediğini yapabilir ama o çaydan asla kaynamaz ikincisi ise suyu kaynatıp 3 dk bekleyip demler iseniz böyle fantazi şovlara kurban olmazsınız. Teknik anlamda 90 derecenin altına düşmeden demleyin
Bizim gibi dört saatte bir, bir demlik çay tüketen ve sabırsız olanlar için çayın yanmayacağı bir yöntem de benden. Su kaynadıktan sonra 1-3 dakika arası bekletin sonra dem ekleyin. Çayın kalitesine göre 5-10 dakika arası demlenir. Sonra yarım bardak çay doldurup tekrar üstüne dökün veya bir kaşıkla az biraz karıştırın.
“İsmailağa Vehhâbîleşiyor-Selefîleşiyor” Sözümün En Büyük İsbâtı Meydana Çıktı!
Bayancuk’un arkadaşı Selefî R.I. fotoğrafta gördüğünüz gibi İsmailağa’nın Yavuz Selim Câmii’ndeki hadîs dersine katılmış. Bunun üzerine Selefîler ona tepki gösterince cevâben yayınladığı: “Dünyanın her tarafından Selefîler oradaydı, o âlimleri tanıyan kimse bizim katılmamızı garipsemez. Orada tarikat ehli yoktu, Türkiye’nin ulemâsı yoktu. Türkiye’nin talebeleri de yoktu. Orada biz tanışma ortamı buluyoruz.” şeklindeki video, benim “İsmailağa Vehhâbîleşiyor-Selefîleşiyor” sözümün doğruluğunun katılımcının kendi dilinden en büyük itirâfıdır.
Nitekim kendisi oraya katılan hocaların Selefîler indinde çok muteber olduğunu açıkça beyan ediyor.
Ayrıca Türkiye Selefîlerinin başı Halis Bayancuk da bu konuşmayı retweet ediyor. Demek ki bu kadar Selefînin toplanlandığı yerde türklerden sadece Fikri Doğan, Hasan Efendi’nin oğlu Abdullah Kılıç, damadı Ahmet Ustaosmanoğlu, Nedim Payalan, Recep Eryiğit, Salih Topçu gibi Selefîlere hayran bir azınlık bulunmuş.
Benim söylediklerim çıkar ama bu kadar erken çıkacağını tahmîn etmezdim. Zaten genel sekreterliğine Abdullah Kılıç’ı seçen bir cemâatin felâh bulmayacağı belliydi, bu da üstüne tüy dikmek oldu.
Ey Mahmûd Efendi Hazretleri’mizin tecdîdi ile hidâyet bulmuş kardeşlerim! Sizin verdiğiniz paralarla ve yardımlarla İsmailağa’nın 10 gün boyunca dünyanın bütün Vehhâbîlerini ağırladığı böylece kesinleşmiş ve artık ilâve delîle ihtiyaç kalmamıştır. Siz “Allah gökte” diyen ve Efendi Hazretleri dâhil bütün silsile büyüklerimize kâfir diyen bu adamları ağırlamak için mi İsmailağa’ya destek veriyorsunuz?!
ARTIK BUNU SORGULAMANIZIN VAKTİ GELMEDİ Mİ!
Selefilerin dinine göre haklı bunun için milleti tekfir edenler birşey demeyip buna zalim demek olur mu? Ateş değince idrak etmek daha kötü birşey. Allah çocuğun babasına sabır versin inşallah çarpan kişi ceza alır hükumet buna sırt vermez inşallah