Sevdamız Kayserimiz için bir hayalim, bir düşüncem var…
Kayseri’mizin; sadece maç günleri değil, yılın 365 günü yaşayan, kafeleri, restoranları, mağazaları ve sosyal alanlarıyla Avrupa’daki örnekleri gibi 5-10 bin kişilik butik ve çok amaçlı bir stadyuma ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
📍 Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi
🏟️ ERCİYES PARK
Erciyes’in eşsiz silüetiyle bütünleşecek, futbolun yanı sıra farklı etkinliklere de ev sahipliği yapacak böyle bir proje Kayseri’mize çok yakışır.
İnşallah ilgili Bakanlıklarımız ve Büyükşehir Belediyemizle gerekli görüşmeleri yaparak, “365 gün yaşayan stadyum” anlayışıyla düşündüğümüz bu projeyi şehrimize kazandırabiliriz.
Hayal etmekle başlar, çalışmakla gerçeğe dönüşür…
Sevdamız Kayseri. 🇹🇷
HAYDİ KAYSERİ’M! 🇹🇷
Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri İl Başkanlığımızın 15. Olağan İl Kongresi’ni, MHP Genel Başkan Yardımcımız ve Kayseri Milletvekilimiz Sayın İsmail Özdemir, Kayseri Milletvekilimiz Sayın Baki Ersoy beyefendilerin katılımlarıyla gerçekleştireceğiz.
HAYDİ KAYSERİ’M! 🇹🇷
Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri İl Başkanlığımızın 15. Olağan İl Kongresi’ni, MHP Genel Başkan Yardımcımız ve Kayseri Milletvekilimiz Sayın İsmail Özdemir, Kayseri Milletvekilimiz Sayın Baki Ersoy beyefendilerin katılımlarıyla gerçekleştireceğiz.
Bu büyük buluşmada siz hemşehrilerimizi aramızda görmekten mutluluk duyarız.
📅 6 Eylül Pazar
🕛 12.00
📍 Kadir Has Kongre Merkezi
@ismailozdemirrr@bakiersoymhp@enesertugrulk
HAYDİ KAYSERİ’M!
Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri İl Başkanlığımızın 15. Olağan İl Kongresi’ni, MHP Genel Başkan Yardımcımız ve Kayseri Milletvekilimiz Sayın İsmail Özdemir ile Kayseri Milletvekilimiz Sayın Baki Ersoy’un katılımlarıyla gerçekleştireceğiz.
Birlik ve beraberliğimizin güçleneceği bu büyük buluşmada sizleri de aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız.
İl kongremizin coşkusuna ortak olmak ve ülkü dolu bu anlamlı buluşmada yerinizi almak isteyen tüm hemşehrilerimizi bekliyoruz.
📅 6 Eylül Pazar
🕛 Saat 12.00
📍 Kadir Has Kongre Merkezi
@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli@ismailozdemirrr@bakiersoymhp@enesertugrulk
“Karabağ Türk’ün öz yurdudur ve mutlaka ait olduğu yere dönecektir” dedi, 33 yıl sonra Azerbaycan, Karabağ’ı geri aldı.
“Türk’üz, Türkçüyüz, Turan’ın sevda ve hedefindeyiz” dedi, bütün Türk devletleri, 2021 yılında birleşerek Türk Devletleri Teşkilatı’nı kurdu.
“O bayraklar bir gün Kerkük’te de dalgalanacaktır” dedi, 102 yıl sonra Kerkük’ü Türkmen bir vali yönetmeye başladı.
“Türkiye, Cumhuriyetin 100. yılında bölgesinde Lider ülke olacaktır” dedi, bugün dost yada düşman her çevre Türkiye’nin liderliğini tasdik eder hale geldi.
“PKK kendisini feshedecek, terör tamamen hayatımızdan çıkacak” dedi, örgüt ve bileşenlerinin tamamı kendisini feshetti, milli birlik ve kardeşliğimiz daha da pekiştirildi.
Şimdi de “Türkiye, küresel bir süper güç olacak” irade ve hedefini ortaya koydu.
Eminiz ki bu hedefi de millet olarak hep birlikte, el ele ve omuz omuza vererek başaracağız.
21. Yüzyılı Türk ve Türkiye Yüzyılı yapacağız.
Çünkü O ne dediyse hep haklı çıktı, Cenabı Allah her zaman onunla oldu.
DEVLET AKLI, MİLLET VİCDANI…
Kayseri’nin Türkleşmesinde ve İslamlaşmasında çok büyük katkıları olan, ömrü savaş meydanlarında milletimizin varoluş mücadelesinde hep ön saflarda geçmiş Melik Emir Gazi’nin Pınarbaşı Pazarören’deki türbesinin restorasyon çalışmaları Valiliğimiz tarafından başlatıldı.
Restorasyonun tamamlanmasının hemen ardından, Kayseri Büyükşehir Belediyemizle birlikte, içerisinde türbenin de yer aldığı tarihi alanın peyzaj çalışmalarına başlanacak.
Bu bölge; Melik Emir Gazi ile birlikte önemli Türk komutanlarının türbelerinin ve tarihi bir caminin bulunduğu, büyük tarihi öneme sahip bir alandır.
Valiliğimiz ve Büyükşehir Belediyemiz tarafından başlatılan çalışmalar tamamlandığında, muhteşem bir tarihi alan yeniden hayat bulmuş olacak.
KESİNLİKLE BİR AF YOK
Kanun mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir.
Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını koruyacak, suçun vasfına, mahkûmiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik olmayacaktır.
Bu yönüyle Kanun, hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır.
EN BEĞENİLEN MİLLETVEKİLLERİ
"İÇ ANADOLU BÖLGESİ"
Soru: Bugüne kadarki çalışmalarını düşündüğünüzde, ilinizi temsil eden milletvekillerinden en beğendiğiniz isim hangisidir?
▫️İli temsil etme başarısı
▫️Sorun çözme performansı
▫️Vatandaşla iletişim
▫️Güven ve memnuniyet
Zincidere 100. Yıl Mesire Alanımızda görev yapan güvenlik personelimiz, devriye esnasında içerisinde 700 bin tl değerinde ziynet eşyası bulunan unutulmuş bir çanta tespit etti.
Ekiplerimizin titiz çalışması ve hızlı takibi sayesinde çanta sahibine ulaşılarak eksiksiz ve güvenli bir şekilde ailemize teslim ettik. Dürüstlükleri ve görev bilinçleriyle hepimizi gururlandıran mesai arkadaşlarımı hem 15 yevmiye hem de takdir belgesiyle ödüllendiriyor, gözlerinden öpüyorum.
YAŞATTILAR, ALASINI YAŞIYORLAR
⚫️"Ne ekersen, onu biçersin."
⚫️"Başkasına çukur kazan, kendi düşer."
⚫️"Yaptığın yanına kalmaz."
⚫️"Allah yarına bırakır, ama kimsenin yaptığını yanına bırakmaz."
⚫️"Rüzgâr eken, fırtına biçer."
⚫️"Ettin, buldun."
⚫️"Yaptığının karşılığını gör."
⚫️"Herkesin yaşattığı, bir gün kendi sınavı olacak."
⚫️"Yaşattığını yaşamadan ölmezmiş insan."
Türk toplumu içinde sık sık kullanılan bu sözlerin ortak teması, yapılan davranışların er ya da geç karşılığının görüleceği düşüncesidir. Peki, bu sözleri neden hatırlattım?
Son dönemde, büyük ölçüde kalitesiz bulduğum Türk siyasetinde yaşanan bazı gelişmeler nedeniyle...
Bu satırları yazarken aklımda iki siyasi parti vardı: CHP ve İYİ Parti.
CHP, 1 Kasım seçimlerinden sonra MHP’yi ele geçirmek amacıyla yürütülen girişimlere birçok yönden stratejik destek veren partiydi. İYİ Parti ise, “milletvekili olamamanın” yarattığı kişisel hırsla MHP’yi ele geçirmeye çalışan isimlerin kurduğu bir parti olarak ortaya çıktı. Çünkü bu süreci ateşleyen Meral Akşener, “MHP’den tekrar milletvekili adayı gösterilse idi böyle bir girişimde bulunmayacağını” daha sonra ifade etmişti.
CHP ve İYİ Parti, MHP’ye ne yaşattı ve yaşatmaya çalıştıysa bugün bunun katbekat fazlasını kendi içinde yaşıyor.
Yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlık batağına saplanmış CHP, kendi içinde ikiye bölünmüş durumda. Parti içindeki taraflar birbirlerine en ağır hakaretleri ediyor, birbirleri hakkında son derece ağır ithamlarda bulunuyor. Yazarları, yorumcuları, sosyal medya hesapları, medya kuruluşları, sanatçıları, iş insanları, spor camiasından isimler ve sivil toplum kuruluşları da bu ayrışmanın farklı taraflarında yer alıyor. CHP, tarihinin en çalkantılı ve en zor dönemlerinden birini yaşıyor.
CHP’yi hatırlayın. O günlerde “MHP’yi bölsünler, parçalasınlar ve ele geçirsinler” diye adeta seferberlik başlatmıştı. Her ne kadar FETÖ, MHP konusunda içeriden harekete geçenlere sonsuz destek verse de CHP, İYİ Parti’nin kuruluş aşamasına giden tüm süreçlerde taşıyıcı annelik yapmıştı.
Bakın, şimdi kendi içlerinde ne Kemal Dedeyi ne de mizah dergilerindeki hain evlat Ökkeş’e benzetilen Özgür Özel’i tanıyan var. Adeta birbirlerinin gölgesine kurşun atıyorlar.
Seferberlik halinde MHP’ye yaptıklarınızı hatırladınız mı CHP’liler?
Nasıl şimdi yaşadıklarınız?
Ve tüm bunların üzerine, CHP’de yaşanan “Mutlak Butlan” sürecinde MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’den siyasi ahlak ve adamlık dersi aldınız. Utandınız mı?
Günden güne kalitesiz hale gelen Türk siyasetinde siyasi ahlak adımları ve adamlık duruşları ne kadar azaldı değil mi?
İYİ Parti'de ise milletvekilleri, il ve ilçe başkanları düzenli aralıklarla istifa ediyor.
İYİ Parti'dekiler, dün MHP’den istifa edenleri namus ve şeref timsali olarak gösterirken, bugün kendi partilerinden istifa edenlerin ise namusunu ve şerefini sorgular hâle geldiler.
İYİ Parti’de “namus tansiyonu” bu günlerde yine yükseldi.
İYİ Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban’ın partisinden istifa ederek AK Parti’ye geçeceği uzun zamandır konuşuluyor. Bu iddia, İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu’ya sorulduğunda, Kavuncu, “Kimsenin namusuna kefil olamayız.” diyerek cevap vermişti.
Buğra Kavuncu’nun bu sözlerine, iddiaların odağındaki Mehmet Mustafa Gürban’dan çok sert bir cevap gelmiş:
“‘Kimsenin namusuna kefil olamayız.’ cevabı benim için kabul edilemez. İYİ Parti’deki milletvekillerinin namusuna, şerefine ve onuruna kefil olamıyorsan sen neyin sözcüsüsün? Namussuzluğun mu?
Sen nasıl Grup Başkanvekilliği yaptın ki benim, üç kadın milletvekilinin ve diğer milletvekili arkadaşlarımın namusunu ağzına alıyorsun?
Biz namusumuzu sokakta mı bulduk? Yoksa senin bunu siyasi malzeme yapmana müsaade mi ettik?
Buradan tüm İYİ Parti milletvekillerine soruyorum: Namusunuza kefil olmadığını söyleyen bu kişiyi parti sözcüsü olarak kabul ediyor musunuz?
Bu yaklaşım kabul edilemez.
Bu anlayıştan hareketle bir başka soruyu da sormak istiyorum. Merkez sağ düsturuyla yola çıkan partimiz, bugün MHP’den veya AK Parti’den istifa ederek aramıza katılan üyeleri teşkilatlarımız aracılığıyla gururla tanıtıyor ve kendilerine rozet takıyor.”
***
Başka bir partiye geçmek, namusa kefil olmakla değerlendiriliyorsa, büyük ölçüde MHP’den ayrılan isimler tarafından kurulmuş İYİ Parti’nin namusuna kim kefil olacak?
Buğra Kavuncu, sen BBP ve ANAP’ta (Anavatan Partisi) siyaset yapmış Orhan Kavuncu’nun oğlu değil misin? Demek ki sen de İYİ Parti’ye başka bir siyasi gelenekten geldin… Kaldı ki, İYİ Parti içinde bile FETÖ’cü olmakla itham edilmiş birisin…
Buğra Kavuncu’yu “Prens” diye İYİ Parti’ye monte eden Meral Akşener bile, geçtiğimiz günlerde Buğra Kavuncu’nun nankörlüğünü tattı. Buğra Kavuncu, katıldığı bir programda Meral Akşener’in 2024 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı görüşme hakkında şu değerlendirmede bulundu:
“Bizim için kolay olmadı. Bizi cevap vermek zorunda bırakan bir görüşmeydi. Sayın Akşener de zor durumda kaldığımızın farkında olmuştur.”
MHP’nin Cumhur İttifakı içinde yer almasına neler söylediler, neler… Şimdi ise kendileri, kurucu genel başkanları Meral Akşener’in Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmenin kendilerini zor durumda bıraktığını söylüyorlar.
Neydi o söz?
“Yaşattığını yaşamadan ölmezmiş insan.”
Burada örnek veremediğimiz daha nice örnek var.
Emin olun, bundan sonra da yaşanacak çok şey var…
Dualı bir hareket olan MHP’nin ahını aldılar.
Bunların iflah olması mümkün değildir.
En değerli ve en önemli kavramlar bile bunların dilinde büyük bir işkence çekmektedir.
Türk siyasetinde kalitenin artması dileğiyle…
https://t.co/ISVI0doIPG
FETÖ ZEHİRLİ ÖRÜMCEK GİBİ SARDI
15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti.
15 Temmuz, Türk devletinin kurumlarına FETÖ’nün bu denli sızılabilmiş olmasının ortaya çıkardığı ağır tablo nedeniyle, köklü bir devlet geleneğine sahip Türkiye adına maalesef büyük bir utanç günüydü. Ancak aynı zamanda, bedel ödemiş olsak da devletin içine yerleşen FETÖ mikrobunun tasfiye edilmesi ve kurumların millî bir anlayışla yeniden yapılandırılması bakımından tarihî bir dönüm noktası ve önemli bir fırsat olmuştur.
Çünkü 15 Temmuz 2016’ya kadar başta Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Teşkilatı ve yargı olmak üzere devletin pek çok kurumuna hücresel yerleşen FETÖ, bu yapılanmasını daha da güçlendirerek darbe girişiminde başarıya ulaşabilseydi, Türkiye’nin ödeyeceği bedel bugün hayal dahi edilemeyecek kadar ağır olabilirdi.
FETÖ’nün devletin kurumlarına nasıl bu denli nüfuz edebildiği elbette çok derin sorgulanmalıdır. Aynı hataların tekrar edilmemesi için bu acı tecrübeden gerekli dersler çıkarılmalı; yürütülen mücadele sonucunda örgütün devlet içindeki yapılanmasının büyük ölçüde tasfiye edilmiş olması da önemli bir kazanım olarak değerlendirilmelidir. Ancak hâlâ topyekûn bir temizliğin gerçekleşmediği, çeşitli aralıklarla yapılan FETÖ operasyonlarından anlaşılmaktadır.
15 Temmuz’da Türk ordusunun tankını, topunu, uçağını, helikopterini ve silahını Türk milletine doğrultan; devletin verdiği üniformayı taşırken bu ülkenin askerini, polisini ve vatandaşını şehit eden bu alçakların hiçbir yönüyle bu toprakların evladı olarak görülmesi mümkün değildir.
Teröristbaşı Fethullah Gülen Türkiye’deyken sinsi sinsi yapılanmasını yıllar içinde genişletmiş, Amerika’ya yerleştikten sonra da açıktan emperyalizmin Truva atı ve yabancı istihbaratların misyoneri hâline gelmiştir.
Türkiye’de kurdukları kumpaslar, tezgâhlar ve yaptıkları kara propagandalar bunun en açık delilidir.
İslam maskesi takarak Pensilvanya’dan gelen talimatlarla hareket eden, ruhunu şeytana teslim etmiş, sapkın bir anlayışın etkisiyle aklını ve vicdanını esir almış bu terör örgütü; yıllar boyunca kimi zaman ikiyüzlülükle, kimi zaman kurnazlıkla, kimi zaman şantajla, kimi zaman paranın gücüyle, kimi zaman da “hizmet” maskesi altında devletin ve toplumun en kritik noktalarına zehirli örümcek ağı gibi yayılmıştı.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin yolunu, izini takip ederek Ülkücü Hareket içinde FETÖ’ye karşı mücadeleye erken başlamış bir yazar olarak, yıllar önce bu manzarayı her boyutuyla yazmaya başlamıştım. Tüm bu yazılarımı da tarih tarih “İhaneti, Kumpası, Operasyonu, Çeteyi” vurgusunda bulunarak “BİZ BİLİYORDUK” isimli kitapta yayınlamıştım.
Mesela 9 Aralık 2004 tarihinde Ortadoğu Gazetesi’nde yayımlanan “FETHULLAH GÜLEN, GÖZÜMÜZ YOLLARDA” başlıklı yazımda FETÖ’nün gayrımilli politikalara, emperyalist projelere nasıl destek verdiğini vurgularak “İslami alanda durup, ”Dinler arası diyalog” gibi bir tuhaflık içinde “papaza, rahibe, hahama” yakınlıkları artık ucube bir hâl almaya başlamıştır. Renk cümbüşü yaşamaktadırlar âdeta…” cümlesiyle de içine düştükleri garabeti yazmıştım.
O yazıyı da şu satırlarla bitirmiştim:
“Ey Türk milleti; sizce bu cemaat ve muhteşem kadrosu(!) kime çalışıyor? Fethullah Gülen ve cemaatine soracak, söyleyecek o kadar konu var ki, yerimizin darlığını bahane ederek erteliyoruz. Ama buradan çağrıda bulunuyoruz. Fethullah Gülen, ABD’den gel… Şu düğümü çöz… Yoksa kördüğüm olacaksınız!”
22 yıl önce FETÖ’nün Türkiye’yi kördüğüm etmeye çalıştığını ifade etmiştim.
15 Temmuz’da da son bir hamle daha yapmışlar, fakat Türk milletinin çelikten iradesi karşısında kendileri kördüğüm olmuşlardır.
Türk milleti yeni 15 Temmuzlar yaşamaması için FETÖ’yü büyüten tüm etken ve süreçlerden ders çıkarmalıdır. FETÖvari her yapılanmaya karşı da dikkatli olmalıyız. Türkiye üzerinde oyunlar bitmez. Dün FETÖ’yü kullandılar, yarın başka zehirli örümcekleri kullanabilirler.
İsim değişir, maske değişir, düşmanlık ruhu değişmez.
15 Temmuz akşamı şehit verdiğimiz vatan evlatlarını rahmet ve minnetle anıyorum.
https://t.co/WJM9vV2Qh5
Siyasi tecrübe ve nezaket bahsinde ölçüyü kaçırmamak lazım. Hele hele gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklemek, muhataplarını yolun başında rotasız bıraktırır.
Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, evvelemirde CHP’nin bölünmemesi gerektiği iradesini beyan etmiştir.
FETÖ, MHP’ye yönelik bölücü girişimlerde bulunduğunda, 15 milletvekilinizi hangi gerekçelerle, nereye göndermiştiniz?
Mesele “etik” olduğunda MHP’den öğrenecek, ders çıkaracak ve ibret alacak çok konuyla muhatap olursunuz ama altından kalkamazsınız.