İt gibi çalışıyor, kazancımızın büyük bölümünü vergi olarak ödüyoruz. Elimizde kalandan da sokaktaki canlara karşı kendimizi sorumlu hissedip mama alıyor, tedavilerine yetişmeye çalışıyoruz.++
Görmediğimiz ölümler gördüklerimizden çok daha fazla. Bu fotoğraflar Tunceli’den. Bu yılan kartalı yakaladığı tarla faresiyle enerji hattında akıma kapılıp ölmüş. Göremediğimiz yerlerde kim bilir neler yaşanıyor..
Önce göçteki uğrak noktalardan başlayıp tüm ülkeye yayılmalı tedbirler
Kuduz 4 ay sonra ortaya çıkmaz... Bu haberler bir şeyin habercisi, aylardır anlatıyorum, Osmanlı'da da aynı gerçekleşti. Köpekle başlayan katliam, insanı canavarlaştırma süreci kedi, martı, serçe... ile devam etti. Çürüyen rejimler, kendilerine boyun eğecek, kendisine benzeyecek ahlakta birey ister. İsrail'in soykırımına petrol taşıyan, halkını sefalete sürükleyen bir rejime de ancak canavarlaşmış insan adapte olur!
Evinde ruhsatsız silahlar, çelik yelek, milyonlarca lira para bulunan adama ev hapsi.
Deniz Göktaş'a kuyu tipi cezaevi...
Çünkü düşünen, sorgulayan, güldüren insanlar mafyatik tiplerden daha tehlikeli
Böyle adalet olmaz olsun.
Maalesef bir başka haberde de sokaktaki bir psikopat, yavru kediyi öldürüyordu.
Faşist trollerin sokak köpeklerine karşı katliam kampanyası yasa kılığına girince böyle oldu.
Sokaktaki psikopat ile “devlet” kurumları arasındaki fark silindi.
Bu devran dönünce bu işin sorumlularının aynı bu barınaklarda ceza çekmeleri adaletin tecellisi olur.
Sahipli, kayıtlı köpeği barınağa atıp 4 günde öldürmüşler. Sokaklarda kötü şartlarda yaşıyorlar barınağa alınsın dediğiniz hayvanlar barınaklarda ya açlıktan ya salgın hastalıktan ya da dayak ve işkenceden ölüyor. Hayvanseverler de ister bu hayvanlar sokakta değil daha iyi şartlarda, güvenli ortamda yaşasın. Lakin sizin barınak dediğiniz yerler sadece toplu imha merkezi. Ve göreceksiniz, bu toplama operasyonu hiçbir işe yaramayacak. Sokaklarda hayvanlar tekrar çoğalacak. Çünkü kurumlar asli görevlerini yapmıyor. Kısırlaştırma yok. Takip yok. Hayvan satışını engelleme yok. Bu ülkede hangi iş düzgün yapıldı da bu 100 yıl önceki yöntemin çözüm olacağını sanıyorsunuz? Estirdiğiniz rüzgarların tek bir kalıcı etkisi olacak: Hayvana şiddetle kendini gösteren psikopatça davranışların önünü açtınız. Bu manyaklık dönüp dolaşıp çocukları, kadınları, yaşlıları vuracak. Öyle de oluyor zaten. Koyun gibi güdülüyorsunuz. Kurbanlık gibi muamele göreceksiniz.
İnsanlara rakı içerken fotoğraf paylaştı diye para cezası kesiliyor.
Başörtüsü ile dans videosu paylaşan genç kadınlar tutuklanıyor.
Vibratörü kolye olarak taktı diye bu kadın gözaltına alınıyor
Türkiye'de ahlak polisi filan mı kuruldu?
Bunlar ne acayip soruşturmalar...
*Birgün Gazetesi'nden İsmail Arı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı Selçuk Bayraktar'ın bir yatırımı için devletin vergi muafiyeti, 49 yıllık arsa tahsisi ve altyapı desteği verdiğini haberleştirdi.
Selçuk Bayraktar, bu haber nedeniyle Birgün ve İsmail Arı'ya 2 milyon TL'lik tazminat davası açtı.
Mahkeme, haberde yer alan bilgileri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sordu. Bakanlık, mahkemeye gönderdiği yazıda Selçuk Bayraktar'a ait tesise haberde belirtilen teşviklerin verildiğini doğruladı. (Birgün)
Üsküdar’ın önceki belediye başkanları AKP’li Mustafa Kara ile Hilmi Türkmen dönemlerine dair onlarca usulsüzlük, yolsuzluk haberler yaptık.
Kamu kaynaklarının bir avuç dernek-vakıf içim kullandırıldığını anlattık ama bırakın operasyonu haklarında soruşturma bile açılmadı
"Mahallede istemiyoruz" denilerek komşuları tarafından darbedilen otizmli Elmas Yağmur, yoğun bakıma kaldırıldı.
Acılı anne adalet istiyor: Cezasız kalmalarını istemiyorum