"Laiklikten Kurtuluş Beklenmez!" Abdullah İmamoğlu
Abdullah İmamoğlu hocamızın, “Çöküşten Kurtuluşa İslam’ın Çağrısı” başlıklı konferansta gerçekleştirdiği konuşmadan bir kesit.
https://t.co/bv3fhB51Zm
16 yıl önce bugün...
Gazze’ye doğru yola çıkan Mavi Marmara gemisi ve içindeki Filistin sevdalıları, uluslararası sularda işgalci varlık tarafından saldırıya uğradı.
Şehadetleri mubarek olsun...
Peki bu süreçte biz ne gördük?
Filistin davasının ve sevdalarının bir vadide İslam beldeleri yöneticilerinin çok başka vadide olduklarını gördük.
Dün "yapılanlar açıkça devlet terörüdür, hesabını soracağız" diyerek yüksek perdeden kınayanların; bugün gasıp Yahudi varlığı ile "normalleşme" adımları atmaya hazır olduklarını gördük.
Ancak şu bilinmelidir ki;
Filistin davası siyasi kazanımlara, içi boş kınama mesajlarına ve konjonktürel çıkarlara kurban edilemeyecek kadar mukaddestir.
Zalimle normalleşmek, zulmü meşrulaştırmaktır!
Mukaddes topraklara sahip çıkmayı bir inanç meselesi olarak gören biz Müslümanlar; yöneticilerin normalleşme gayretlerinin bir parçası asla olmayacak, ne pahasına olursa olsun Filistin'e , Mescidi Aksa'ya sahip çıkmaya devam edeceğiz.
İslam'a göre normal;
Mukaddes toprakların bağrına saplanmış zehirli bir hançer gibi varlığını sürdüren işgalci varlığı bir an evvel ortadan kaldırmak için orduların harekete geçirilmesidir.
🗣️ Dışişleri Bakanı Hakan Fidan:
İsrail’in Gazze’deki savaşından önce aramızda 10 milyar dolar ticaret hacmi vardı.
İsrail, Filistinlileri öldürmeye ve Gazze halkının temel insani ihtiyaçlara erişimini engellemeye son verirse normal hayata geri dönebiliriz; hiçbir sorun yok.
Bugün günlerden Arafe...
Vakit Arafat'ta dua vakti. Dualarımızı milyonlarca huccacın dualarına ekliyor ve Rabbimize yalvarıyoruz:
Ey âlemlerin Rabbi! Bizleri bağışla, bizleri affeyle, bizleri razı olduğun kulların zümresine ilhâk eyle.
Allah’ım bizleri cennet ehlinden kılıp kendilerine “size selam olsun ne güzel bir hayat yaşadınız, ebedi olarak cennete girin” ayetine nail olanlardan eyle…
Allah’ım kardeşliğimize zarar vermeye çalışan her türlü fitneden bizleri muhafaza eyle.
Rabbimiz sana kul, Rasülü'ne ümmet İslam’a emin bir bekçi olmayı bizlere nasip eyle. Bizleri Kuran ve Sünnet etrafında birleştir. Mümince yaşamayı ve ölmeyi nasip eyle Allah’ım…
Ey Kahhar olan Allah'ımız!
Katil 'İsrail'e, 'İsrail'in yardımına koşan sömürgeci kafirlere İslam'ın düşmanlarına Müslümanların eliyle hiç unutamayacakları bir hezimet tattır Allah'ım. Sen onları Kahhar isminle kahru perişan eyle.
Müslümanların derdi ile hakkıyla dertlenmeyen yöneticileri sana havale ediyoruz sen onlara bildiğin gibi muamele eyle Allah'ım!
Dünya tüm genişliğine rağmen Müslümanlara dar gelmeye başladı. Ey Rabbimiz kapitalizmin zulmünden, adaletsizliğinden huzur ve güvenin garantörü İslam’ın tatbik edildiği Raşidi Hilafetli günlere bizleri kavuştur Allah’ım!
Katından kendisiyle sevineceğimiz bir zafer ve yakın bir fetih nasip eyle Allah'ım.
Ey dualara icabet eden Allah’ımız! Sana yakarmak için açılmış bu elleri boş çevirme. Umudunu yalnız sana bağlamış kullarını çaresiz bırakma Allah’ım!
Bu vesileyle siz değerli kardeşlerimin Kurban bayramını tebrik ediyor ve Rabbimden bizleri daha hayırlı, berektli ve izzetli günlerde bayrama kavuşturması için dua ediyorum…
#ArefeGünü
Zira bir taraftan Atatürk ilke ve inkılaplarını temsil eden altı oku partisinin logosu yapan ve on yıllarca bu devrim kanunları yapıp halka zulmeden CHP ile hesaplaşıp her seçim döneminde Müslümanlardan oy isteyeceksiniz, diğer taraftan da CHP'nin altı okuna aykırı yayın yapmayı yasaklayan kanun çıkarıp CHP devrimlerini koruyacaksınız. Bu samimiyetsizlik değil de nedir?
Günlerdir yeni torba yasadaki 195 sayılı kanunun 49. maddesi ile ilgi tartışma sürüyor.
Taslak metne konulan maddede; gazete, dergi ve internet sitelerinin bağlı kalacakları yayın ilkeleri belirlenmiş. Buna göre "Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayım yapılması kanun ile suç sayılacak."
Peki önceden değil miydi?
Basın İlam Kurumu'nun 1994'te Basın Ahlakı Esasları hakkında aldığı Genel Kurul Kararı ile, "Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı yayın yapılamaz" kararı var ama bu kararın yaptırım yetkisi yok, varsa da çok dar bir alanı kapsıyor.
Bugün 2026 torba yasa teklifi ile 195 sayılı Kanun’un 49. maddesi değiştirilerek bu ilke doğrudan "kanun metnine alınıyor" ve “gazete, dergi ve internet haber siteleri” açıkça kapsama dahil ediliyor. Yani eğer torba yasa geçerse kanun, bu tür haberler için hem yaptırım gerekçesi olacak hem de kapsamı geniş olacak.
Ak parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Vatandaşlarımızın, düşünürlerimizin, kanaat önderlerimizin sesini duyduk, görüşlerinin farkındayız." şeklinde açıklama yaparak tepkileri yumuşatmaya çalışıyor ve güya eleştirileri dikkate aldıklarını söylüyor. Herkes çok iyi biliyor ki bu torba yasa hazırlanırken kamuoyunun hassasiyeti hiç dikkate alınmadı ve bu yasa taslağı iktidar grubundan üç beş hukukçunun elinden de çıkmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu kanun maddesinden haberdar olmaması mümkün değil.
Ayrıca 24 yıllık iktidarı sürecinde Ak Parti'nin Basın İlam Kurulu kararı ile bile olsa uygulamada olan böyle bir maddeyi yürürlükten kaldırmamış olması zaten hem büyük bir fecaattir hem de samimiyetsizliktir.
Zira bir taraftan Atatürk ilke ve inkılaplarını temsil eden altı oku partisinin logosu yapan ve on yıllarca bu devrim kanunları yapıp halka zulmeden CHP ile hesaplaşıp her seçim döneminde Müslümanlardan oy isteyeceksiniz, diğer taraftan da CHP'nin altı okuna aykırı yayın yapmayı yasaklayan kanun çıkarıp CHP devrimlerini koruyacaksınız. Bu samimiyetsizlik değil de nedir?
Şanlıurfa'da açılışını yaptığımız yeni yer, hayırlı ve bereketli davet çalışmaların yapılmasına vesile olsun...
Emeği geçen ve katılım sağlayan herkesi Rabbim bol ecirle mükafatlandırsın.
Filistin Meselesi Vicdanın mı İslam'ın mı?
"Filistin konusunda son zamanlarda İslami yönden ziyade insani yön daha fazla ön plana çıkıyor. Biz Müslümanlar olarak bu konuya nasıl bakmalıyız?"
Abdullah İmamoğlu ile #Tefsir-ul Furkan
��Özel Ders: Zilhicce’nin Hatırlattıkları…
📅 21 Mayıs #Perşembe
🕐 20:30
📌Mithatpaşa, No: 47, Ankara
✅ Canlı yayın için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz...
Kudüslü bu gencin adı; Ragıb Macid el-Cebe
İşgalci makamları, Ragıb Macid el-Cebe hakkında 6 ay boyunca Mescidi Aksa'dan uzaklaştırma kararı aldı.
Ragıb, Mescid-i Aksa'nın avlusunun içinde yer alan Riyad el-Aksa Lisesi öğrencisidir. Okulu Aksa'nın sınırları içinde olduğu için bu uzaklaştırma kararı; Ragıb'ın eğitim hayatını doğrudan sekteye uğratmıştır.
Kudüslü bir gencin kaleminden, defterinden küçücük bedeniyle Aksa'daki varlığından endişe duyan işgalcilerin; devasa ordulara sahip bölge yöneticilerinden zerre endişe duymaması, korkmuyor olması yöneticiler açısından utanç vericidir.
Korkaklık ardır; bu ar da size yeter ey yöneticiler!
#deprem
Zilhicce ayı; sadece ferdî bir zikir ayı değil aynı zamanda coğrafyaları aşan bir vahdetin ve tarihin akışını değiştiren büyük bir değişimin adıdır...
"İbadetten Büyük Siyasi Değişime Uzanan Yolculuk; Zilhicce Ayı"
👉Okumak veya 🎧 dinlemek için
https://t.co/o7lJVBmzyd