Namlunuz bol olsun, hakikat yine hakikattir. Algı yalanı büyütür, gerçeği değiştiremez. Bedeli darağacı da olsa hakikatten korkan, sinen, başını eğen namerttir.
Biz inanan insanlarız; biliriz ki hakikatin sahibi Allah’tır, sahibi O olan başka şeyden korkmaz.
Ya Rab, silahımız yok, sadece Sana açılmış ellerimiz var. Kurdukları tuzağı başlarına çevir, yalanlarını boğazlarında düğümle, çarpıttıkları her kareyi yüzlerine ayna eyle.
Bize sabır, onlara hesap ver.
İntikam istemiyoruz Ya Kahhâr, havale ettik. Hesabı Sana bıraktık.
Âmin.
Süleymanlı cemaati algı oyunları, yargısız infazlar ve isnatlar karşısında tek kelam etmeyip sosyal medya denen lağıma inmiyorsa, bu sessizlik zaaf değil, izzettir.
Bağıran kalabalık değil, susan vakar tarihte kalır.
Biz mazlumun yanındayız; zamana değil, hakikate tanığız.
Gece 02.00, müştemilat, gizli bölme, takım elbise…
Yalanın bu kadar süslenmesi gerekiyorsa, gerçeğe rakip olamadığındandır. İtibar algıyla yıkılmaz; çünkü onu kuran sizsiniz, ellerindeki ise sadece çarpıtılmış gölgeniz.
Gölge asla aslından büyük değildir.
Her ne olursa olsun metanet ve sükunetle adaletin tecelli etmesini bekleyeceğiz.
Bunlar alışılagelmiş senaryolar. Algılar olguların önüne geçmemeli.
Elbette hukuk herkes için vardır
Ve herkese lazımdır.
Allah büyüktür.
Belki de 13 milyon yabancıyı göndereceğiz demek iyi bir politika değildi. Belki bunun tersini söyleyip işbaşına geçince göndermek lazımdı.
Evden eve nakliyat yapan şeref amca haftalığına 1500 verdiği Afganların gitmesini ister miydi?
Evinin her odasını dörder Afgan bekara 5'er bin liradan verip bir evden 20 bin kazanan ve kira piyasasını belirleyen Süleyman abiler ister mi hiç?
Kocası idlib'de savaşan Suriyeli kadına çökmek isteyen Halil dayı Suriyelilerin gitmesini ister miydi?
80'inde 25'lik Suriyeli genç kız almak isteyen Abdülkadir Mele sen ister misin Suriyelilerin gitmesini?
Antepli baklava ustasına haftada beş bin vereceğime Halepli ustaya 3.500 verir sigorta da yapmam diyen baklavacı Ali amca hiç ister mi gitmelerini?
Doğudan kamyon kasalarına doldurduğu Pakistanlıları İstanbul Güngören'de, Kartal'ın, Samandıra'nın ara sokaklarına boşaltan şöför Serkan hiç ister mi tek seferde 50 bin kazanma fırsatının yanmasını?
Ege kıyılarında zodiac ve can yeleği satan av malzemecisi Hüseyin abi ister mi?
Üzerinde Bulgar'ı durdurduğumuz Çatalca sırtlarını Katarlı müşterileri için çeviren arsa simsarı Ayhan abi ister mi?
O sırtları, yeşillikleri, imara açan büyüklerimiz ister mi hiç?
Camlı binalarda, plaza ve kulelerde körfezli araplara DAM pazarlayan dam satıcısı, emlak satıcısı abiler hiç ister mi?
Onların yaptığı işin esas ekmeğini yiyen Ankara'daki yağlı abiler hiç ister mi?
Bayrampaşa kuru gıda halinde, organize sanayi bölgelerinde üç kuruş az verip sigorta ödememek için Mehmet'imin yerine tercih edilen Nawazuddin bu topraklar için hiç ölür mü?
Dağları emanet ettiğiniz Afgan çoban, Trabzonlu Eren gibi tehlikeyi görüp hiç ölüme yürür mü?
Erenler ölecek, Mehmetler ölecek yine. Ekmeğini yemediği, emeğinin karşılığını alamadığı ülkesi için o ölecek.
Giremediği kıyıları korumak için ölecek, manzarasını bile bilmediği ada manzaralı rezidans mahalleleri düşmesin diye o ölecek.
Binemediği arabalara binilsin diye o ölecek.
Giremediği otellere girilsin diye, otel katları kulağı kulaklıklı korumalarla dolsun, içlerinde keyif yapılsın diye o ölecek.
Mehmet ölecek ki başkalarının dölü yürüsün.
Fakir ölecek ki zenginin namı duyulsun.
Milletin düzeni yerine milleti düzenler yaşasın.
Askere de, Suriye'ye de Mehmet gidecek, soyu kuruyacak, nesli tükenecek ki Ali abi, şöför Serkan, Ayhan abi, Halil dayı rahat etsin.
Yurtdışında PKK'lısı fetösü, mağduru oynasın mazlum gibi kanallarda, salonlarda, konferanslarda ağlasın. Ülkenin gerçek mazlumlarının adı duyulmasın istenir tabi.
Bu her tarafı, her paydaşı kârlı bir oyundur. Kaybedeni de cennetle müjdelenir, bir ömür öyle avunur.
Mehmet'in anası damı akan briket bir gecekonduda oğlunun kokusu yerine yaktığı tezekle bekler ölümü, dışarı asılmış bayrakla avunur.
Tabii ki Kâbilli Nawazuddin değil, Rakkalı faddal değil Mehmetler gidecek ki şehitler ölmez vatan bölünmez korosu devam etsin.
Sonuçta yan gelip yatmayacak, yüzü kıbleye bakacak şehit düşünce...
Mehmet'in kaderidir düşmek.
Medine'de düştü, Kumanovo'da düştü, Plevne'de, Şipka'da düştü, Ahıska'da, Kırım'da, Kut'ta, Filistin'de, Gelibolu'da, Sakarya'da bile düşmüş... yine düşer nasılsa...
O düşsün ki bayrak yüksekte olsun.
Bayrağa bak desin birisi, Mehmet'ten bahsetsin, bu devran böyle yürüsün...
Mehmet sen bu ülkenin en öksüzüsün.
Anan vatan, baban millet.
Yoksa millet, sen tabii ki öksüzsün...
"İyi ki varsın Mehmet, iyi ki varsın Eren..." derken,
iyi ki varsın kelimesine hep bu düşüncelerle baktım. Bugün de o düşüncelerimi döktüm bu satırlara...
İyi ki varsınız Mehmetler, Erenler...
Siz var olun, ölmeyin daha... Başkaları şehit düşsün. Tüm saydıklarım da biraz sizin yerinize düşsün.
Düşsün de memleket az da olsa gün görsün... Güzel günleri görsün...
Selam ve saygılarımla.
Bir Kasımpaşa
Bir Sadabad’a.
Sonra da o hüznüyle içinizi yakıp geçip giden O zâta ve onun emanetine, içten, ruhtan, yürekten bir sesle fısıldayarak “seninleyiz” diyeceğiz.
Los Angeles Kurs Mesulü İskender Büyüksoylu Hocamız ani rahatsızlık geçirmiş ve bu sabaha karşı hastanede vefat etmiştir.Allah Rahmet eyleye,Mekanı Cennet ve Cemali İlâhiye ola, Efendimize ve Dostlarına Mevla komşu eyleye.Ailei efradının ve sevenlerinin başı sağolsun..
İngiliz kanali BBC'nın 1965 yılında yaptığı 6 dakikalik muhteşem (!) bir belgesel.
Bunu Müslümanım diyen herkesin, Tekrar tekrar izlemesi gerekir diye düşünüyorum...
https://t.co/0siFXmQHOM
Tarih sizi ve sizin gibi çok kıymetli bir çok gerçek bilim İNSAN'ını altın harflerle yazacak inanın.
Bu zafer sizindir!
Bizi bu yolda aydınlatan, güç veren rehberlik eden, bu tabloda olan olmayan herkesi en kalbî duygularla selamyıyor, yüreğinizden öpüyorum.
İyiki varsınız.🤗
Muhtasar ilmihal kitabı yazarı ve islam alimi Hasan Arıkan hoca,
Vefat etti. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah.
Allah şefaatine nail eylesin inşallah.
Muhtasar ilmihal kitabı, en çok satan ve en sahih bilgiler veren ilmihal kitabı.