Lisans hayatım boyunca derslerimin en çıkmaza girdiği zamanlarda hep dedemi arardım. O bana her defasında ilk defa söylüyormuşcasına heyecanla aynı cümleyi tekrarlardı. "(العلم اوله مر من البصل وآخره احلى من العسل) İlmin başı soğandan acı, sonu ise baldan daha tatlıdır. "
Lisans hayatım boyunca derslerimin en çıkmaza girdiği zamanlarda hep dedemi arardım. O bana her defasında ilk defa söylüyormuşcasına heyecanla aynı cümleyi tekrarlardı. "(العلم اوله مر من البصل وآخره احلى من العسل) İlmin başı soğandan acı, sonu ise baldan daha tatlıdır. "
Fakültemiz bünyesinde gerçekleşen Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Akademik Destek Programı’na (SADEP) öğrenci alınacaktır.
Ayrıntılı bilgi için bkz: https://t.co/s2o0Vkg8Qy
Doktora programlarında ALARM
Bu yıl da bir çok üniversitenin lisansüstü programına müracaatlar oldukça düşük kaldı. Özellikle doktora programlarına ilgi kalmadı. Vakıf üniversiteleri burslarla bu programları cazip göstermeye çalışıp öğrenci çekmeye gayret ederken devlet üniversiteleri elleri kolları bağlı bekliyor.
Oysa bir ülkenin eğitim seviyesini ölçmede en önemli kriter doktora eğitimidir. Üniversitelerin ve ülkelerin başarısını doğrudan etkileyen etkenlerin başında doktora programları gelir. Sayı ne kadar yüksekse başarısı da o oranda yüksek sayılır.
Türkiye’nin doktora alanında varlığı oldukça düşükken pandemiden sonra iyice dibe vurdu. Ardından ekonomik krizler sürecin tuzu biberi oldu.
Ne var ki daha önceden de dile getirdiğim, Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK nezdinde kabul gören önerim karşısında çözüm için harekete geçilmedi. Burada bir defa daha hatırlatmak istiyorum. Doktora seviyesine gelebilmek için bir öğrenci ilk, orta, lise, üniversite ve yüksek lisans okumaktadır. Üniversite ve yüksek lisansta bulabilirse burs kullanan öğrenci temelde bu programları baba ve anne harçlığı ile okur. Doktora yıllarında ailesinden harçlık isteyemez hâle gelir. Ailesine yardımcı olması gerektiği bir dönemde onlara yük olduğunu düşünür. Bu sebeple istediği hâlde doktoraya mesafeli durur.
Doktorayı teşvik etmek için alınacak tedbirler vardır. BUNLARDAN BİRİ DE ÖĞRENCİLERİN KENDİ ALANLARINDA ORTA ÖĞRETİMDE ÖĞRETMEN OLARAK İSTİHDAM EDİLMELERİDİR. BU İSTİHDAM SINAVSIZ OLMALI VE DOKTORA YAPTIKLARI ÜNİVERSİTENİN YAKININDA BİR OKULDA OLMALIDIR. Doktora yapan öğrencilerin elbette öncelikli arzuları yüksek öğretimde akademisyen olmak ve alanında araştırmalar yapmaktır. Ancak ne var ki doktora yapan her elemanın yüksek öğretimde istihdam edilmeleri mümkün değildir. O kadar açık yoktur.
Teklif ettiğimiz bu uygulamanın başka getirileri de olacaktır. Her şeyden önce ilk ve orta öğretimde öğretmenler odasında okuyan, araştıran ve tez yazan bir öğretmen olacaktır. Bu görüntü diğer öğretmenleri de motive edecektir. Okuyan ve araştıran öğretmen sayısı artacaktır. Kim bilir ileride doktoralı, doçent ve profesör öğretmenler olacaktır. Fillandiya ve gelişmiş ülkelerin çoğunda öğretmenlerin çok önemli bir kısmı doktoralıdır.
Böyle bir uygulama ilk ve orta öğretimin seviyesini yükseltecek,
Böyle bir uygulama ülke puanını yükseltecek,
Nihayet böyle bir uygulama doktora öğrencilerinin sayısını artıracaktır.
DOKTORA YAPAN GENÇLERİMİZ BUNU HAK EDİYOR.
@Sakaryabld 15 dkda geliyor dediğiniz metrobüs için şu koca yol tüm gün bu şekilde kapalı durumda.Metrobüs dakika aralığı ise yarım saat. Tam bir akıl tutulması! Bir şehirde trafik nasıl felç edilirin örneği olmuş oldu
Bu fotoğrafı yaklaşık bir ay öncesinde şikayette bulunmak üzere çekmiştim.15 dkda geliyor dediğiniz metrobüs için şu koca yol tüm gün bu şekilde kapalı durumda.Metrobüs dakika aralığı ise yarım saat. Tam bir akıl tutulması! Bir şehirde trafik nasıl felç edilirin örneği olmuş oldu
siz film çekiyorsunuz, yaşamıyorsunuz. literally çekiyorsunuz zaten film, ama sembolik olarak da film çekiyorsunuz. kafanızdaki filmin başkahramanısınız ve elbette eşiniz, arkadaşınız, dostunuz, düşmanınız olabilir ama bu insanlar sizin yarattığınız kimliğin tamiri, bakımı ve korunması dışında bir fonksiyona sahip değiller.
@sakaryasaski Beşköprü mahallesinde yaşayan biri olarak ayda birden daha sık aralıklarla su kesintisi yaşıyoruz. Kısıtlama yapılırken bu kesintiler düşülür mü acaba ??
Çocukluğunun birlikte geçtiği kuzenin evleniyordur, bir aksilikle yanında olamazsın. Ailende olup biten mutlu hüzünlü gelişmelere hiçbir zaman bütünüyle katılamazsın. Bu küçük yürek bunları bilerek mi konuşmuştur yoksa abesen duyduğu bir sözü mü taklit etmiştir?bunu da bilemezsin
Bilmem kaç bininci kez tren garına yolcu uğurlamaya giderken beş yaşındaki veledimin kaygısızca “yolcu yolunda gerek” demesine, bu sözü bir şekilde öğrenmiş olmasına gülsem mi ağlasam mı? Gurbet derdi bazı insanların hayatına, dimağına yapışıp kalmıştır, ondan kurtulamazsın.
Gittiği her düğünde keşke bu düğünde irmik helvası olsaydı diye sızlanan eleman nerelisin diye sorulunca Zonguldaklıyım diyor bu da böyle bir ironidir djdj