@kiyas_haber çözüm ezmek mi adi herif acı içinde bıraktın hayvanı. şu görüntüden içi yanmayan insan nasıl bir insandır. yorumlar pislik kaynıyor insanlar bitmiş
@AlKavadlo A set of dumbbells will be enough. I swim in the sea. Run and walk outdoors. Occasionally cycle. Quit alcohol, cigarettes and caffeine. Best shape of my life physically at 32. Never have been happier. Once you get used to outdoors you will never think of gym again.
Dün sabah güne başlarken televizyonu açınca, yıllardır boykot edip izlemediğim başta TRT olmak üzere bir kısım TV kanallarına denk geldim. Kanallar arası geçiş yaparken tesadüfen TRT-Türk kanalında bir iftiracının ifadesinin kelime kelime okunduğunu görünce durdum ve takip ettim.
Dakikalarca bu ifade tane tane okundu, sanırsınız TRT değil, başsavcılık haber ajansı!
Ardından başına CHP etiketini yapıştırarak, İBB ile ABB aleyhine içi iftira ve yanıltma dolu iki haber sundular.
Sabah on dakika civarında bu gayriahlaki tutumu izlerken, 86 milyon insanın vergileri ile ayakta duran devletimizin kanalının bir avuç insanın iktidar hırsının esiri olduklarını hatırladım. Yayınların nasıl bir sefil ve rezil bir düzeyde yapıldığını düşünüp bu kadim kurumunun haline bir kez daha üzüldüm.
Milletimizin bilhassa TRT’yi ayrıca cezalandırmasını ve izlemeyerek boykot etmesini diliyorum.
TBMM çatısı altında bulunan muhalif tüm milletvekillerimizin, her ortam ve konuşmalarında TRT’yi kınamalarını ve bu yanlı tutumu deşifre etmelerini öneriyorum.
Emeklinin, işçinin, memurun, çiftçinin, işsizin vergilerinden aktarılan milyarlaca dolar kaynağı, bir avuç insanın hırsına, ihtirasına, koltuk sevdasına harcayanlar açıkça kul hakkı yiyorlar.
Anadolu Ajansı da 2019’dan itibaren aynı kirliliğin bir parçasıdır. TRT ve Anadolu Ajansı’nın emekçi kadrolarına kalpten sevgilerimi iletirken, siyasetin atadığı tüm yönetici kadroları kınıyorum.
Bütün bunlara rağmen diyorum ki:
HODRİ MEYDAN. İlk kez hayırlı bir iş yapın. Bir avuç insanın milletimize bedel ödettikleri bu siyasi operasyonu çok hızlı bir şekilde TRT’de canlı yayında yargılayın!
Milletimizin huzurunda millete hesap verelim!
Milletimiz büyüktür diyerek sizi selamlıyorum.
Ramazan ayının merhameti, bereketi, adalet, birliktelik ruhu, insanın insanı hissetme anlayışı üzerinizde olsun.
Sosyal devlet olmak adına, adalet adına üzerimizdeki kötülüklerin bittiği, iyi günlerin geleceğini müjdeleyerek; ülkemize, milletimize, emeklisine, gençlerine, emekçisine, iş dünyasına zulüm ve zor günler yaşatan her kim varsa; içten dualarımla bir an önce bu kötü, bir avuç insanı milletçe göndereceğimiz günleri, sandığı, seçimi iple çektiğimi bilmenizi istiyorum.
Akşam İstanbul Saraçhane’de milletimizin, yüzbinlerin sesinden “Yiğidim Aslanım” şarkısını dinledim. Çok teşekkürler…
Halk TV’de 00.30’da benimle ilgili hazırlanan belgeseli izledim. Teşekkürler Halk TV.
Buradan bir uyarıda bulunmak isterim. Bir süre, dün akşam ilk kez hepimizin vergileri ile yayın yapan TRT başta olmak üzere, iktidar yalakası kanallara ilk kez hayatımda bu kadar bakma fırsatı buldum. Tam bir rezalet, yalan, iftira; namusa, haysiyete dil uzatma. Koca insanlar utanmadan, nasıl bu denli kötü olabilir? Hepsinin, tüm bu yalancıların, yalakaların, Ramazan ayında kul hakkı yiyenlerin burnundan fitil fitil getireceğim ve ömrüm var oldukça hukuki haklarımı arayacağım. And olsun!
Bütün bu sorunları çözeceğiz. Bu atmosferi yaratan, bize yaşatan tek kişi var. Ankara’da kapalı kapılar ardından Türkiye’yi yönetmek değil koltuğunu korumak için Ramazan’da kul hakkı yemek dahil her yolu mübah gören tek kişiyi milletçe göndereceğiz, sandıkta göndereceğiz.
Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Başaracağız. Akşam herkesi Saraçhane iftar sofrasında Sn. Genel Başkanım Özgür Özel ile oruç açmaya davet ediyorum. Ben de sizi izlerken iftar sofrasında olacağım, dua edeceğim.
Ekrem İmamoğlu
25 MART 2025 SALI, SİLİVRİ
Silivri Cezaevi’nden beni çok mutlu eden bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Cumhuriyet Halk Partimizin Cumhurbaşkanlığı önseçiminde rekor düzeyde bir katılım gerçekleşti.
15 milyon vatandaşımız oy kullandı. İktidarın zulmünden, tarumar edilen ekonomiden, liyakatsizlikten, hukuksuzluktan canı yanan bu ülkenin on milyonları sandıklara koştu.
Erdoğan’a “artık yeter” dedi.
Bu gece Saraçhane’de ve ülkemin dört bir yanındaki meydanlarda haykıran milyonlara selamlarımı gönderiyorum.
O sandık gelecek, millet bu iktidara unutamayacağı bir tokat atacak.
Sevgili vatandaşlarım,
Türkiye bugün büyük bir ihanete uyandı.
Yürütülen yargı süreci bir adli işlem değildir. Tam bir yargısız infazdır.
Milletimizi sorumluluk duygusu içinde hak mücadelesine davet ediyorum. Bu hak mücadelesi milletimizin ve evlatlarımızın geleceği meselesidir.
Türkiye’nin geleceği için bugün mutlaka oyunuzu kullanın. Sonra da İstanbul Saraçhane’de ve diğer illerimizde demokrasi meydanlarında buluşarak sesinizi yükseltin.
Milletin iradesini çalanlara karşı sorumluluk alma, hak mücadelesine katılma günüdür.
Hiç kimseyi arkada bırakmadan hep birlikte.
Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
We stand with you, Ekrem! Erdogan fears losing power—so he jailed Istanbul’s mayor, @ekrem_imamoglu. This is a strong attack on democracy. İmamoğlu’s victory in 2019 was an inspiration, and his fight is our fight. Stay strong, Ekrem, stay strong, Istanbul! Democracy will prevail.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, yol arkadaşım Sn. Ekrem İmamoğlu’nun hukuka ve tüm mevzuata uygun diplomasının iptal edilmesine ilişkin karar sonrası Türkiye demokrasisi maalesef bir başka evreye geçmiştir.
Hatırlatmak gerekir ki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu, partimizin cumhurbaşkanı adayını belirleme yetkisine anayasal olarak sahip TBMM Grubumuzun büyük çoğunluğunun verdiği imzalarla; Parti Meclisimizin Cumhurbaşkanı adayımızı belirlemek için yöntem olarak öngördüğü ön seçime katılma hakkı elde etmiştir.
Demokrasiye uygun olmayan bir biçimde rakipleri devreden çıkarmak öncelikli olarak Türkiye’ye ve on yıllarca yıl kurumsallaştırmaya çalıştığı demokrasisine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali; Hukuki istikrar, hukuk devleti ilkelerine aykırıdır. Buna izin vermek bu ülkeye ve demokrasisine yapılan en büyük ihanettir.
İstanbul Üniversitesi’nin bugün verdiği karara karşı tüm hukuki sürecin işletileceğini ve Genel Merkezimiz öncülüğünde Anayasa’yı yok sayan, hukuku ayaklar altına alan bu karara karşı gereken adımların atılacağını herkesin bilmesini isteriz.
İmamoğlu’nun hukuk ve demokrasi dışı bir zorlama ile adaylık hakkının elinden alınmasına sessiz kalacağımızı ya da bundan hoşlanacağımızı kimse düşünmesin.
Ben Ekrem Başkanımıza yapılan bu haksızlığı kabul etmiyorum.
Tüm bu hukuki ve siyasi sürecin her dakikasında Ekrem Başkanımızın yanında olacağımı, böylesine hukuksuz bir süreçte daha önce üçlü masada ifade ettiğim “Cumhurbaşkanlığı adaylığımı günü gelince değerlendireceğim” kararımı, bu hukuksuzluk ortadan kalkana kadar ASKIYA alacağımı da kamuoyuna ilan ediyorum.
Ayrıca, yaşanan tüm adaletsizliklere ve demokrasi dışı müdahalelere karşı sessiz kalmayacağız. En güçlü mücadeleyi de Cumhuriyet Halk Partisi olarak, milletvekili grubumuzla, il başkanlarımızla, örgütümüzle, belediye başkanlarımızla, tüm üyelerimizle ve demokrasiye inanan tüm yurttaşlarımızla vereceğimizden kimsenin de şüphesi olmasın.
CHP içindeki dayanışma duygumuzu ise kimse küçümsemesin ve bizlerin, en büyük makamlar karşısında bile bu birlikteliği kaybetmeyeceğimizi unutmasın. Hele, ‘selden kütük kapmaya’ çalışanlarla bizleri aynı tutmaya kalkmasınlar.
Türkiye’de hukukun üstünlüğüne gölge düşüren her adımın karşısında olmaya, adalet ve demokrasi mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz. Ekrem başkanım; haklı mücadelenizin sonuna kadar yanınızdayız. @ekrem_imamoglu