Adalet, er ya da geç mutlaka tecelli edecektir!
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde, hiçbir suçun ve hiçbir suçlunun cezasız kalmaması için adalet ve güvenlik teşkilatlarımız arasındaki güçlü koordinasyonu daha da ileri taşıyoruz. Bir evladın, bir annenin, bir babanın, bir kardeşin yıllardır beklediği adaleti sağlamak için durmadan çalışıyoruz.
Bu çerçevede 24 Nisan 2026 tarihinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile emniyet ve jandarma teşkilatlarımızın titiz ve kapsamlı çalışmaları sonucunda bugün 3 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı.
İstanbul’da 12 Eylül 2022 tarihinden bu yana kayıp olan Zeynep Yıldırım’ın kaybolmadan önce en son olarak Fethi Dağlı ile iletişim kurduğu belirlendi. Başka bir cinayet soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Dağlı’nın sorgulanmasının ardından 1 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen yer gösterme işleminde bir kadın cesedi bulundu. Cesedin kimliği Adli Tıp Kurumumuzca tespit edilirken, Fethi Dağlı yürütülen soruşturması kapsamında yeniden tutuklandı.
Mardin Nusaybin’de 2012 yılında İsmail Akın ile henüz 10 yaşındaki kızı Elif Akın’ın öldürülmesine ilişkin dosya 14 yıl sonra yeniden ele alındı. Beyanlardaki çelişkiler, HTS kayıtları, daraltılmış baz çalışmaları ve elde edilen yeni bulguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda cinayetlerin şüphelileri tespit edildi. Dört ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 15 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.
Manisa Akhisar’da 2016 yılında öldürülen Abdurrahman Aysu’nun cinayetine ilişkin yürütülen yeni çalışmalar sonucunda olayın failleri ve suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüpheliler tespit edildi. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Manisa, Bursa ve İstanbul’da gerçekleştirilen operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı.
Bugün aydınlatılan 3 faili meçhul cinayetle birlikte, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın kurulduğu 24 Nisan 2026 tarihinden bugüne kadar, Başkanlığımızın koordinasyonunda Cumhuriyet Başsavcılıklarımızla yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda 40 dosyada, 46 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olay aydınlatılmış oldu.
Bu önemli dosyaların aydınlatılmasında özveriyle görev yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Mardin ve Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığımıza; İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze, Mardin JASAT ve Nusaybin İlçe Jandarma Komutanlığımıza, Akhisar Jandarma Komutanlığımıza; Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımıza, Adli Tıp Kurumumuza ve emeği geçen tüm kamu görevlisi arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Teknolojinin sunduğu bütün imkânlardan yararlanarak, eski dosyalardaki her bir delili yeniden incelemeye, çelişkileri tek tek değerlendirmeye ve faili meçhul olayların üzerindeki karanlığı kaldırmaya devam edeceğiz. Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir dosyayı unutmayacak, hiçbir faili meçhulün peşini bırakmayacağız.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılma hedefimiz doğrultusunda adalet hizmetlerimizi vatandaşlarımız için daha hızlı, etkin ve erişilebilir hâle getirmeye devam ediyoruz.
Bu anlayışla, 1 Eylül itibarıyla pilot illerimizde Alo Adalet 135 hizmetini hayata geçiriyoruz.
İlk etapta Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde başlayacak Alo Adalet 135 ile uzun süren dava ve soruşturma dosyalarınıza ilişkin başvurularınızı hızlı ve güvenli bir şekilde iletebileceksiniz.
İlk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerindeki beş yılı aşan dava dosyaları ile üç yılı aşan soruşturma dosyalarınız hakkında, yapay zekâ destekli sesli asistanımız veya uzman temsilcilerimiz aracılığıyla başvurunuzu gerçekleştirebilirsiniz.
Başvurularınız Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarına ulaştırılacak; gerekli hâllerde ilgili mahkeme veya Cumhuriyet Başsavcılığınca değerlendirilerek sürece ilişkin bilgilendirmeler SMS yoluyla tarafınıza iletilecektir.
Adalet hizmetlerine erişimi kolaylaştıran ve yargı süreçlerinin etkinliğini artıran uygulamalarımızı kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdüreceğiz.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde, hiçbir suçun cezasız kalmaması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Adalet Bakanlığımız ile İçişleri Bakanlığımız arasındaki güçlü koordinasyon; Cumhuriyet Başsavcılıklarımız, emniyet ve jandarma teşkilatlarımızın etkin iş birliğiyle somut sonuçlara dönüşüyor.
Bu çerçevede, 24 Nisan 2026 tarihinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda Cumhuriyet Başsavcılıklarımız, emniyet ve jandarma teşkilatlarımızla yürüttüğümüz kapsamlı çalışmalar sonucunda bugüne kadar 36 dosyada, 41 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayları aydınlattık.
Bu çalışmalar kapsamında yıllardır faili belirlenemeyen iki önemli dosyada daha kritik sonuçlara ulaştık. Türkiye’nin yakın dönemindeki bir seri cinayet zincirinin faili tespit edilerek dosyalardaki bulgular aynı şüpheli üzerinde birleştirildi:
- Ankara’da 2015 yılında aynı yöntemle gerçekleştirilen 3 kasten öldürme ve 6 kasten öldürmeye teşebbüs olayı yeniden mercek altına alındı. Hasan Saygın, Muhsin Demirdirek ve Mustafa Çağmaoğlu’nun öldürüldüğü, 6 kişinin ise öldürülmeye teşebbüs edildiği olaylar arasındaki benzerlikler incelendi. Beyanlar, HTS ve baz kayıtları, şüphelinin olayların yaşandığı dönemdeki hareketleri ile Antalya’da işlenen benzer nitelikteki bir cinayet birlikte değerlendirildi.
M.Ö.’nün 2015 yılı sonunda Ankara’dan ayrılmasının ardından benzer saldırıların sona ermesi de dosyadaki önemli bulgulardan biri oldu. Hâlen başka bir cinayet suçundan cezaevinde bulunan M.Ö.’nün, Ankara’daki 3 cinayet ve 6 öldürmeye teşebbüs olayının şüphelisi olduğu tespit edildi. 7 Ağustos 2026 tarihinde ifadesi alınan M.Ö., 3 kez kasten öldürme ve 6 kez kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklandı.
- Osmaniye’de ise 13 Şubat 2019 tarihinde evlerinde öldürülen Mustafa ve Hüsna Ala çiftinin dosyası yeniden ele alındı. Olay yeri fotoğrafları, kayıp senet, tanık anlatımları, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile PTS verileri yeniden değerlendirildi. Şüpheli Y.K.’nın maktulle irtibatı, olay bölgesindeki baz kayıtları ve aracına ait giriş-çıkış kayıtları tespit edildi. 21 Ağustos’ta gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklandı.
Bu önemli çalışmaları titizlikle yürüten Ankara ve Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımıza, Ankara ve Osmaniye İl Emniyet Müdürlüklerimize, adliye, emniyet ve jandarma teşkilatlarımızın fedakâr mensuplarına ve sürece katkı sunan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.
Aradan kaç yıl geçerse geçsin suçun ve suçlunun peşini bırakmayacağız. Kamu vicdanında açık kalan hiçbir dosyayı sahipsiz kalmayacak, faili meçhul olayları birer birer aydınlatmaya devam edeceğiz.
Şehirlerimizin huzurunu bozan, vatandaşlarımızın ve ülkemizi ziyaret eden misafirlerimizin güvenliğini tehdit eden, şiddeti ve suçu kazanç kapısına dönüştüren organize yapılara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. İstanbul ve İzmir’de bugün gerçekleştirilen iki önemli operasyon, bu mücadeledeki kararlılığımızın somut göstergesidir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen soruşturmada; çoğunluğu yabancı uyruklu 32 şüphelinin turistik bölgelerindeki tramvay, durak ve yaya geçitlerinde gruplar halinde hareket ederek özellikle yabancı turistleri “sıkıştırma ve perdeleme” yöntemiyle hedef aldığı organize hırsızlık yapılanması çözülmüştür.
Örgütün 25 ayrı hırsızlık eylemi tespit edilmiş; günde yaklaşık 10 eylem gerçekleştirerek 400 bin TL civarında suç geliri elde ettiği tespit edilmiştir. Yapılanmanın faaliyetlerinin sonlandırılması amacıyla İstanbul’da 35 ayrı adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İzmir İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen diğer soruşturmada ise “Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir. 19 Eylül 2025’te Emircan Övüç’ün ateşli silahla öldürülmesinin ardından derinleştirilen soruşturmada, iki grup arasında yaklaşık 8 ay içerisinde 8 ayrı şiddet eylemi meydana geldiği tespit edilmiştir.
Toplam 59 örgüt mensubunun tespit edildiği soruşturmada, 27 kişinin cezaevinde bulunduğu belirlenmiş; 32 aktif şüpheliye yönelik İzmir merkezli 4 ilde 39 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 28 şüpheli yakalanmış ve örgüt yöneticileri gözaltına alınmıştır. Firari 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmektedir. Aramalarda silahlar, mühimmat, uyuşturucu hap ve çeşitli suç unsurları ele geçirilmiştir.
Kimse İstanbul’un turizm hareketliliğini hırsızlık için, taraftar kimliğini ve spor tribünlerini de silahlı hesaplaşmalar için güvenli alan olarak göremez. İçişleri Bakanlığımız ve güvenlik güçlerimizle güçlü koordinasyon içerisinde, suç örgütlerinin yöneticilerinin, üyelerinin, bağlantılarının ve suçtan elde ettikleri gelirlerin üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz.
Soruşturmaları titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımıza; İstanbul ve İzmir İl Emniyet Müdürlüklerimize ve operasyonlarda görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Şehirlerimizin huzuruna kasteden hiçbir suç örgütüne geçit vermeyeceğiz.
Başkentimizin huzurunu, güvenliğini ve toplumsal düzenini bozan; kadınların çaresizliğini istismar eden, insan ticareti ve fuhuş üzerinden haksız kazanç sağlayan yapılara göz yummayacağız. Ankara’da bu alanlarda oluşan her türlü yozlaşmaya karşı hukuk içerisinde kararlılıkla neşter vuracağız.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız ile Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüzün Asayiş ve Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele birimleriyle koordineli olarak önemli çalışmalar gerçekleştirilmiştir.
Etimesgut bölgesinde günübirlik evlerin fuhuş amacıyla kullanıldığına ilişkin yürütülen soruşturmada 50 ayrı eylem tespit edilmiş; 29 kadın mağdur, 47 bilgi sahibi ve 21 şüpheli belirlenmiştir. Gerçekleştirilen operasyonlarda 18 şüpheli yakalanmış; şüphelilerden 6’sı tutuklanmış, 4’ü hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Diğer şüpheliler hakkındaki işlemler devam etmektedir.
Çankaya bölgesinde faaliyet gösteren 5 eğlence mekanına yönelik soruşturmada ise insan ticareti, göçmen kaçakçılığı ve fuhşa teşvik, aracılık veya yer temin etme suçları kapsamında 28 şüpheli hakkında işlem başlatılmış; 26 şüpheli yakalanmış; 15 yabancı uyruklu kadın ile yasal kalış hakkı bulunmayan 3 kişi tespit edilmiştir. Şüpheliler hakkında gerekli işlemler ivedilikle yürütülmektedir.
Buradan açıkça ifade etmek isterim: İnsanların çaresizliğini kazanç kapısına çevirenlere, kadınları istismar edenlere, fuhuş ve insan ticaretinden para kazananlara gözbebeğimiz Başkentimiz Ankara’da rahat hareket edebilecekleri hiçbir alan bırakmayacağız. Bu çalışmalar, adli makamlarımız ile güvenlik birimlerimizin güçlü koordinasyonuyla kararlılıkla sürdürülecektir.
Bu vesileyle soruşturmaları titizlikle yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığımıza; sahadaki çalışmaları başarıyla gerçekleştiren Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğümüze, Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğümüze ve süreçte görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.
Vatandaşlarımız müsterih olsun: Devletin nefesi, bu kirli düzenlerden menfaat sağlayanların üzerindedir. Suçtan kazanç sağlayanların kurdukları düzenler birer birer ortaya çıkarılacak; elde edilen suç gelirlerinin üzerine gidilecek ve sorumlular hakkında kanunların öngördüğü işlemler kararlılıkla uygulanacaktır.
Hakim ve Savcılar Kurulumuz tarafından 4. Yargı Reformu Stratejimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarının görev ve işleyişinde uygulama birliğini sağlamak amacıyla hazırlanan "Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları Rehberi" yayımlandı.
Bu bürolarımızla;
• Uzun süren dava ve soruşturmaların nedenlerini erken aşamada tespit edecek,
• Hedef süre uygulamasını ve yargı süreçlerindeki gecikmeleri yakından takip edecek,
• İdari ve organizasyonel sorunlara mahallinde çözüm üretecek,
• Kurumlar arası koordinasyonu güçlendirecek,
• Alo Adalet 135 üzerinden vatandaşlarımızdan gelen başvuruları etkin şekilde değerlendireceğiz.
Tüm çalışmalarımızı mahkemelerin bağımsızlığına, hâkimlik teminatına ve yargısal süreçlere müdahale etmeme ilkesine titizlikle bağlı kalarak yürüteceğiz.
Teknolojinin imkânlarından da yararlanarak vatandaşlarımız ile yargı birimleri arasındaki bağı güçlendirecek; gecikmeyen, etkin ve erişilebilir adalet anlayışımızı daha da ileri taşıyacağız.
Rehberin yargı teşkilatımıza ve vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.
https://t.co/CGS1XOvMRJ
Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini tehdit eden, kişiler üzerinde baskı kuran ve suçtan haksız kazanç elde eden yapılara karşı mücadelemizi hukuk içinde kararlılıkla sürdürüyoruz.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından başlatılan ve Adana İl Emniyet Müdürlüğümüzle koordineli yürütülen soruşturmada, kamuoyunda “Kuytulcular” olarak bilinen yapılanmanın suç teşkil ettiği değerlendirilen faaliyetleri ve bu faaliyetlerden elde edildiği tespit edilen gelirler mercek altına alınmıştır.
Müşteki ve tanık beyanları, mali analizler, banka hareketleri, dijital materyaller ve diğer deliller doğrultusunda; suç örgütü kurma ve yönetme, örgüt üyeliği, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık, resmî belgede sahtecilik ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlarından 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır.
Adana merkezli 6 ilde 49 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş; 5 şirket hakkında yönetim kayyımı atanmış, soruşturma kapsamında örgüt lehine faaliyet yürüttüğü tespit edilen 349 sosyal medya hesabı hakkında erişimin engellenmesi kararı verilmiştir.
Özellikle vurgulamak isterim ki bu soruşturma herhangi bir dini grubu, inancı, düşünceyi veya hukuka uygun faaliyeti değil; dosyaya yansıyan somut suç eylemlerini, mağdur ve tanık beyanlarını, örgütsel baskı iddialarını ve mali delilleri konu almaktadır.
Soruşturmayı titizlikle yürüten Adana Cumhuriyet Başsavcılığımıza; Adana İl Emniyet Müdürlüğümüze, Siber Güvenlik Başkanlığımıza ve görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.
Suç örgütleri ve suçtan elde edilen gelirlerle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, suç örgütleri ve çetelerle mücadelesini, kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakmaksızın, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürmektedir.
Vatandaşlarımızın inançlarını ve dini duygularını istismar ederek suç işleyen ve bu yolla haksız kazanç elde eden yapılara karşı gerekli adımlar atılmaktadır. Alihan Kuriş Suç Örgütü de bu kapsamda yürütülen mücadelenin örneklerinden biridir.
Burada temel ölçüt, herhangi bir inanç, dini yapı veya topluluğun kimliği değil; suç teşkil eden fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalardır. İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez.
Devletimiz, hukukun açıkça suç saydığı eylemlerle mücadelede kararlı olduğu gibi, vatandaşlarımızın inanç ve ibadet özgürlüğünü koruma konusunda da aynı kararlılığını sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde, milletimizin güvenliğini ve huzurunu hedef alan organize suç örgütleriyle mücadelemizi yalnızca sahadaki unsurlarıyla değil, bu yapıları ayakta tutan finansal kaynaklarıyla birlikte kararlılıkla sürdürüyoruz.
22 Haziran 2026 tarihinde 81 ildeki 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiğimiz “Organize Suç Örgütleri ile Mücadele” konulu Genelge ile ortaya koyduğumuz topyekûn mücadele anlayışı doğrultusunda önemli bir adım daha atılmıştır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca; 4 ayrı yeni nesil suç örgütüne yönelik yürütülen mali soruşturmalar kapsamında 818 şüphelinin kiralık kasaları dahil tüm banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulmuştur.
Genelgemizde açıkça ortaya koyduğumuz üzere; örgütlerin suçtan elde ettikleri gelirleri kripto varlıklar, yasa dışı bahis, kumar ve benzeri yöntemlerle gizleme veya aklama girişimleri mali soruşturmalarla titizlikle takip edilmektedir.
Suç örgütlerinin yalnızca insan kaynağını değil, finansal damarlarını da keseceğiz. Sokaktaki tetikçiden örgüt yöneticisine, azmettiriciden finansörüne, banka hesabından kripto varlığına kadar suç örgütlerinin tüm yapısını hedef almaya devam edeceğiz.
Çocuklarımızı ve gençlerimizi suçun karanlık ağına çekmeye, esnafımızı ve vatandaşlarımızı tehdit etmeye, suçtan elde ettikleri gelirlerle güç devşirmeye çalışan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; vatandaşlarımızın sağlığını, devletimizin vergi gelirlerini ve ekonomik düzenimizi hedef alan her türlü yasa dışı faaliyetin üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz.
Adalet Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarımız arasındaki güçlü koordinasyon, çok boyutlu suçlarla mücadelede en önemli gücümüzdür.
Bu çerçevede Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığının denetimleri ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının incelemeleri sonucunda; nişasta bazlı şeker üretimi ve ticareti yapan bazı firmaların, Şeker Kanunu ile belirlenen kota ve iç piyasa satış sınırlamalarını ihlal ederek, iç piyasaya arz edilmemesi gereken nişasta bazlı şeker niteliğindeki ürünleri piyasaya sürdükleri tespit edilmiştir.
Yapılan incelemelerde ayrıca bazı ürünlerin gerçek mahiyetinin “maltodekstrin”, “glukoz”, “nişasta”, “fruktoz” ve benzeri adlarla faturalandırılarak gizlendiği; faturada gösterilen ürün ile fiilen teslim edilen ürün cinsi arasında farklılıklar bulunduğu anlaşılmıştır.
Halk sağlığını, tüketicinin güvenini ve piyasa düzenini doğrudan ilgilendiren bu tespitler üzerine; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile yürütülen “Şeker Soruşturması”nda bu sabah eş zamanlı adli işlemler başlatılmıştır.
İstanbul merkezli 8 ilde; İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Ankara, Konya, İzmir, Gaziantep ve Adana’da 26 adreste 25 şirkete yönelik arama ve evraka el koyma işlemleri gerçekleştirilmiş; soruşturma kapsamında şirket yöneticisi olarak belirlenen 47 şüpheli ise çağrı yoluyla ifadeye çağırılmıştır.
Soruşturma; Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti, Vergi Usul Kanunu kapsamında vergi kaçakçılığı ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma, özel belgede sahtecilik ve fiyatları etkileme suçları yönünden çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir.
Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, adli işlemleri başarıyla gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze, soruşturmaya önemli katkı sağlayan Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığımıza ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığımıza teşekkür ediyorum.
Halk sağlığını tehlikeye atan, vatandaşlarımızı yanıltan, devletimizi vergi kaybına uğratan ve hukuka aykırı kazanç elde etmeye çalışan kim olursa olsun, hukuk önünde hesabını verecektir.
“Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı”mızın ilgili Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk birimleriyle koordineli olarak yürüttüğü çalışmalar kapsamında, dört ay içerisinde 30 dosyada 35 faili meçhul cinayet aydınlatıldı.
Yıllardır aydınlatılmayı bekleyen iki ayrı cinayet dosyasında daha bu sabah önemli gelişmeler yaşandı:
Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen çalışmalarda; 2014 yılında Kırıkkale’de kaybolan ve 2025 yılında cansız bedeni bir ikametteki derin dondurucuda bulunan Hüseyin Okumuşoğlu’nun ölümüne ilişkin dosya yeniden ele alınarak soruşturma derinleştirildi.
98 kişinin ifadesine başvuruldu, 112 farklı kurum ve kuruluşla yazışma gerçekleştirildi. Teknik incelemeler, iletişim kayıtları ve elde edilen yeni bulgular doğrultusunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 17 şüpheli tespit edildi. Bu sabah gerçekleştirilen operasyonda 16 şüpheli gözaltına alındı.
Diğer önemli gelişme ise Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Kızılcahamam İlçe Jandarma Komutanlığı ile yürütülen çalışmalar kapsamında, 2018 yılında Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde öldürülen Emrah Daşdemir’e ilişkin soruşturmada yaşandı.
HTS kayıtları, baz hareketleri, sosyal medya yazışmaları ve şüpheli beyanları ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Şüpheli hakkında daha önce verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, elde edilen yeni bulgular üzerine kaldırıldı. Soruşturma kapsamında Halil Can Çelik bu sabah gözaltına alındı.
Bu dosyaların yeniden ele alınmasında büyük bir titizlikle çalışan Kırıkkale ve Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğümüze, Kızılcahamam İlçe Jandarma Komutanlığımıza ve süreçte emeği bulunan tüm kamu görevlilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum.
Aradan kaç yıl geçerse geçsin, ortaya çıkan her yeni delilin, ulaşılan her yeni izin peşinden gitmeye; faillerin tespit edilerek yargı önünde hesap vermesi için gereken bütün çalışmaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
📍 Dağların denizle, yeşilin gökyüzünün mavisiyle buluştuğu kadim şehrimiz Trabzon’dayız.
Trabzon Valiliğimizi ziyaret ederek Sayın Valimiz Tahir Şahin’den şehrimizde yürütülen çalışmalar ve devam eden yatırımlara ilişkin bilgi aldık.
Vatandaşlarımızın adalet hizmetlerinden en etkin ve hızlı şekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla, ilimizin adli altyapı ihtiyaçlarını ve mevcut kapasitenin daha da güçlendirilmesine yönelik atılacak adımları kapsamlı şekilde değerlendirdik.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde, huzur ve güvenliğimizi hedef alan başta organize suç örgütleri olmak üzere tüm suç yapılanmalarının üzerine kararlılıkla gidiyor; milletimizin huzuru için mücadelemizi tavizsiz sürdürüyoruz.
Tarih boyunca medeniyetlerin kesişme noktası olan Trabzon’un gelişimine ve marka değerine katkı sağlayacak projeleri hayata geçirmek için büyük bir gayretle çalışan Sayın Valimize ve şehrimize hizmet eden tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın liderliğinde, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü koordinasyonuyla suç ve suçlularla mücadelemizi sürdürüyoruz. Cumhuriyet başsavcılıklarımız, kolluk kuvvetlerimiz ve ilgili kamu kurumlarımız omuz omuza çalışıyor. Vatandaşlarımızın mağduriyetine yol açan, haksız kazanç sağlamayı amaçlayan ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde kullandığı değerlendirilen yapılara karşı tavizsiz mücadele ediyoruz.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca koordine edilen soruşturmada; İstanbul İl Jandarma Komutanlığımızca vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin, konsolosluklar ile yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerine “bot” olarak tabir edilen yazılımlar aracılığıyla erişerek randevuları toplu şekilde aldıkları ve vatandaşlarımızın doğrudan randevu almasını fiilen imkânsız hâle getirdikleri hususu araştırılmıştır.
Soruşturma kapsamında; belirli sürelerde vize veya randevu temin etme garantisi verilerek vatandaşlardan “yazılım”, “danışmanlık” ve “hizmet bedeli” adı altında yüksek tutarlarda para tahsil edildiği, taahhüt edilen hizmetlerin yerine getirilmediği hâllerde ücret iadelerinin yapılmadığı ve başvuru sahiplerine ait kişisel verilerin özel dijital sistemlere aktarıldığı yönünde önemli bulgular elde edilmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığımız Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca yapılan incelemelerde; Ocak 2024-Temmuz 2026 döneminde soruşturmaya konu şirket yapılanmalarına ait hesaplarda 2 milyar 841 milyon TL’yi aşan para hareketi bulunduğu ve 41 bini aşkın kişiden yaklaşık 918 milyon TL tahsil edildiği tespit edilmiştir. Tahsilatların önemli bir bölümünün şirket ortakları ve çalışanlarının hesaplarına yönlendirildiği; yoğun nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketleri bulunduğu belirlenmiştir.
Bu kapsamda bugün İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir’de 63 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş; 49 şüphelinin yakalanmasına yönelik adli işlemler gerçekleştirilmiştir. Aramalarda ele geçirilen dijital materyaller ve belgeler üzerindeki incelemeler devam etmektedir.
Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımıza; operasyonlarda ve soruşturmada görev alan Cumhuriyet savcılarımıza, jandarma mensuplarımıza, Hazine ve Maliye Bakanlığımızın ilgili birimlerine ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.
Vatandaşlarımızın yetkili kurumların sunduğu hizmetlere erişimini engelleyip bunu haksız kazanç kapısına dönüştürmeye çalışan yapılara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. İnsanlarımızın emeğini, parasını ve kişisel verilerini istismar eden hiçbir girişimin adaletten kaçmasına müsaade etmeyeceğiz.
Değerli taraftarlarımız; yeni sezon kombine ve formalarımıza göstermeye devam ettiğiniz büyük ilgi için teşekkürler.
Bu sezon, yeni yolculuğumuzdaki birlikteliğimizi simgelemesi adına bir süre önce duyurusunu yaptığımız "Seninle Her Yola" projemizde, fotoğraflarınızla yeni sezon otobüsümüzde yerinizi almanız için son katılım tarihini 16 Ağustos Pazar gününe kadar uzatıyoruz.
Güncellenen yeni sezon otobüs tasarımımızda siz de yerinizi almak için https://t.co/nbAGaaRVi6 adresini ziyaret edebilirsiniz.
Camiamızın gücünü ve birlikteliğini, takımımızın gittiği her yere birlikte taşıyalım.
Adaletin gecikmemesi kadar gerçeğin karanlıkta kalmaması da bizim için vazgeçilmezdir!
Bu anlayışla, Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü iş birliği, Cumhuriyet başsavcılıklarımız ve kahraman güvenlik güçlerimizin etkin koordinasyonuyla faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz.
Bu çerçevede, kamu vicdanını yaralayan iki olayda daha önemli gelişmeler kaydedildi. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile İl Jandarma Komutanlıklarımızın yürüttüğü ortak çalışmalarla, intihar ve kaza süsü verilen iki ölüm olayının ardındaki gerçekler aydınlatıldı.
Van’ın Başkale ilçesinde 10 Ocak 2024 tarihinde hayatını kaybeden 14 yaşındaki Damlanur Sarihan’ın ölümünün intihar olmadığına dair önemli bulgulara ulaşıldı. Gizli tanık beyanları, aile bireylerinin çelişkili ifadeleri, bir şüphelinin elinde atış artığı bulunması, olayda kullanılan silahın niteliği, silah üzerinde parmak izi olmaması ve olay sonrası iletişim kayıtları titizlikle değerlendirildi.
Elde edilen bulgular üzerine soruşturma, kasten öldürme şüphesiyle derinleştirildi ve 7 Ağustos 2026 tarihinde Tekirdağ, Hakkâri ve Van’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı.
Afyonkarahisar’da ise 24 Ocak 2026 tarihinde hayatını kaybeden 4 yaşındaki Yunus Emre Yakar’ın yüksekten düşmediği, darp edilerek öldürüldüğü ortaya çıkarıldı. Otopsi bulguları ile şüpheli ifadeleri arasındaki çelişkiler üzerine derinleştirilen soruşturmada; olayın “yüksekten düşme” gibi gösterilmeye çalışıldığı ve gerçeğin gizlenmesi için delillerin karartıldığı tespit edildi.
Bu soruşturma kapsamında üvey baba B.K. çocuğu kasten öldürme ve eziyet; üvey dede M.K. ise ihmal suretiyle kasten öldürme ve suç delillerini gizleme suçlarından tutuklandı. Anne Z.K. ve A.K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Her iki dosyada büyük bir dikkat ve özveriyle çalışan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımıza, Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Van ve Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlıklarımıza ve soruşturmalarda görev alan tüm yargı ve kolluk mensuplarımız ile kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bizlere verdiği kesin ve net talimat doğrultusunda, suçla mücadeledeki kararlılığımızı bir kez daha açıkça ortaya koyuyoruz.
Uyuşturucudan yasa dışı bahis ve kumara, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar toplumumuzun huzurunu ve güvenliğini tehdit eden tüm suç odaklarının üzerine kararlılıkla gidiyoruz.
Torbacısından baronuna, tetikçisinden azmettiricisine kadar suç zincirinin her bir halkasını takip ediyor; suçtan elde edilen gelirlerin kaynağını, bağlantılarını ve uzandığı yapıları titizlikle ortaya çıkarıyoruz.
Gençlerimizi zehirleyen, vatandaşlarımızın alın terine göz diken ve suç gelirlerini meşru ekonomiye sokmaya çalışan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan kazanç sağlayan, bu kazancı aklamaya veya sisteme dahil etmeye çalışan herkes hukuk önünde hesabını verecektir.
Hiç kimse kendisini devletin ve hukukun üzerinde göremez. Kim olursa olsun, hangi makam veya yapının arkasına sığınırsa sığınsın, hukuk düzenimizin karşısında eşittir.
Devletimizin önceliği; vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini korumak, kamu düzenini sağlamak ve toplumumuzun huzurunu güçlendirmektir. Bu anlayışla, suç örgütlerine ve suç ekonomisine karşı mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz.
Çocuk adalet sistemimizi daha güçlü, daha caydırıcı ve çocuğun üstün yararını esas alan bir yapıya kavuşturan Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Gazi Meclisimizde kabul edilerek yasalaştı.
Yeni düzenlemeyle; ağır suçlarda daha caydırıcı yaptırımların önü açıldı, çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasına karşı mücadele güçlendirildi ve 15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme zorunlu hale getirildi.
Göreve geldiğimiz ilk günlerden itibaren çocuklarımızı suçla özdeşleştiren kavram ve uygulamaları değiştireceğimizi ifade ettik. Bu kapsamda “suça sürüklenen çocuk” yerine “adli süreçteki çocuk” kavramını hukuk sistemimize kazandırılmış oldu.
Çocuklarımızı suç örgütlerinin, sokak çetelerinin, uyuşturucunun, şiddetin ve dijital dünyanın tehlikelerinden korurken; vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini tehdit eden ağır suçlar karşısında da adaletin gereğini kararlılıkla yerine getireceğiz.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, ailelerimizin huzurunun güçlendiği, daha güvenli ve daha adil bir Türkiye için adalet sistemimizi geliştirmeye devam edeceğiz.
Kanunun hazırlanması ve yasalaşmasında emeği geçen Gazi Meclisimize, Cumhur İttifakımızın çok kıymetli milletvekillerine, Adalet Komisyonumuza ve katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyor; düzenlemenin milletimize ve geleceğimizin teminatı çocuklarımıza hayırlı olmasını diliyorum.
Bazı rekorlar sadece rakamlardan ibaret değildir…
Bazı rekorlar; bir şehrin inancını, aidiyetini ve tek yürek olmuş bir camianın gücünü anlatır.
Bugün o rekorun adı: 18.000
2026-2027 sezonu kombine satışlarında 18.000 sayısına ulaşarak kulüp tarihimizin tüm zamanlardaki en yüksek kombine satış rekorunu kırdık.
Bu rekor; doğru planlamanın, ortak aklın, sabrın ve aynı hedefe inanan yüreklerin eseridir.
Çünkü Trabzonspor; hiçbir zaman ulaştığı zirveyle yetinen bir kulüp olmadı.
Bizim hikayemiz; her zaman kendi sınırlarını aşanların hikayesi oldu.
Bugün kırdığımız rekorun gururunu yaşarken, aynı anda yeni hedefimizi de ilan ediyoruz.
25.000 kombine!
Çünkü bu şehir; hiçbir zaman zirveyle yetinmedi.
Bu arma, her zaferin ertesi günü gözünü yeni bir zafere dikti.
Bu tarihi başarıya imza atan, bu büyük yürüyüşün bir parçası olan tüm taraftarlarımıza teşekkür ediyoruz.
Trabzonspor Kulübü