@dryesim@frodokahloo “… bi daha randevu almaya uğraşma 🫠💕”
Biz her zaman birbirimize bu şekilde yardımcı olmaya çalışacağız; gerisini başkası düşünsün. Canım doktorum benim; iyi ki varsın sen. 👁️ 💕
@dryesim@frodokahloo … sabah erken saatlerde muayene olmaya gittim; çünkü lenslerimi çıkarmış olmam gerekiyordu ama gözlüğüm kırıktı. Kendi hastalarıma kırık gözlük sapım ile baktım. İlk boşlukta muayeneye gittim. Canım canım canım benim canım doktorum doktor hanım bana dedi ki “Numaramı kaydet…”
Sabah 8’de başlayan idari nöbete 7.54’te giriş yaptım. Dünkü nöbetçi henüz odadan çıkmamıştı bile. Personel odasında sandviç yiyip çay içerken Akasya Durağı izledim. Bu ışıltılı hayatı ben kendim seçtim. ✨ 🙂↔️
Bu yorum bir hastane acilinde tek başına 24 saat nöbet tutan bir hekime yapılmıştır.
Böyle binlerce apık sapık yorumları her alanda görüyoruz. Matematik zayıf doğaldır. 24 saatlik çalışma , sadece gündüzleri çalışan bir memurun 3 iş gününe denk gelir. (Gece çalışma gündüze eş olmamalı o bizim toptan adaletsizliğimiz) Böyle bozuk bir sistemde işler bir şekilde ilerliyorsa bu sağlık çalışanlarının sayesindedir.
Eşimle masumiyet müzesini seyrediyoruz, öfff o nevresim de ne zamandır değişmedi leş gibi olmuştur diyo. Yaa sen bir diziden bile kendine kaygılanacak bir şeyler bulup neden anksiyete yaşıyorsun, bi sal artık. Kadın olmak gerçekten bu kadar zor mu !
𝗔𝗰𝗶𝗹 𝘂𝘇𝗺𝗮𝗻ı 𝗯𝗶𝗿 𝗵𝗲𝗸𝗶𝗺 𝗮𝗿𝗸𝗮𝗱𝗮𝘀̧ı𝗺 𝗮𝗻𝗹𝗮𝘁𝗺ı𝘀̧𝘁ı...
Çocuk müşahadede yatan hastalar var. Kanları alınıyor, serumlar takılyor. Kimisi bağırıyor, kimisi ağlıyor; bir kaç kişi bir olup sakinleştirmeye çalışıyorlar. Yataklardan birinde 7 yaşlarında bir erkek çocuk var. Kanı alındı, serumu takıldı...Ama hiç ses yok. Ne ağlama, ne bağırma. Sadece olup biteni sessizce izliyor.
Baş ucundaki sandalyede elli yaşlarında bir kadın oturuyor; çocuğun büyüklerinden biri gibi. Hemşirelerden birine sordum; çocuğu ve durumunu. Yüksek ateşle gelmiş, bizim hekim arkadaşlar değerlendirmişler. Pnömoni tanısı almış. Meğer küçük, çocuk esirgeme kurumundanmış. Yanındaki hanımefendi de nöbetçi görevliymiş.
Bir balon aldım, yanına gittim. Kendimi tanıtarak,
"Merhaba" dedim. Bolonu uzattım, "İster misin?" diye sordum.
Başını sağa sola salladı, "Hayır" dedi.
"Canın çok mu acıdı? Ama hiç ağlamadın!" dedim.
Yüzüme baktı. Cevap vermedi.
"İstediğin bişey var mı?" diye sordum.
"𝗘𝗹𝗶𝗺𝗶 𝗯𝗶𝗿𝗮𝘇 𝘁𝘂𝘁𝗮𝗿 𝗺ı𝘀ı𝗻?" 𝗱𝗲𝗱𝗶...
kuzenim (5) oruc tutuyorum dedikten 3 dakika sonra su icti ee hani nereye gitti oruc dedim su an tutmuyorum ki birazdan yine tutarım su icerken bırakıyorum dedi… uzun zamandır gördügüm en iyi konsept diyebilirim