Ülkemizde 1 tane bile ücretli sınıf öğretmeni olmaması gerekirken maalesef sadece İstanbul'da bile 5.000'den fazla sınıf öğretmeni vardır. Doğum artış hızının düşmesi hiç çocuk doğmuyor anlamına gelmiyor. Bugün İstanbul'a gittiğinizde sınıf mevcutlarının 50'ye dayandığını görürsünüz. Avrupa'nın kıskandığı İstanbul'a bakın! Bir sınıfta 40'ın üzerinde öğrenci varsa o sınıfta sınıf öğretmeninin verimli olması beklenemez. 5 bin sınıf öğretmeni atasanız bu sayı sadece İstanbul'a yetmez. Öğretmen atama sayısının en yüksek düzeyde yapılmasını ve sınıf öğretmenliğine de en az 5.000 alımın olmasını bu ülke için geleceğe yatırım olarak görüyoruz. Aksi hâlde İstanbul'da bir nesil verimsiz eğitimle körelecek.
SINAV OLAN OKULLARIN TAMAMINDA SOĞUTMA SİSTEMİNİN OLMASI ÖSYM'NİN SORUMLULUĞUNDADIR.
@BayramAliErsoy bu yıl AGS+ÖABT başvurularından 650 Milyon TL'ye yakın gelir elde ettiniz. Toplam 40 bin öğretmeni başkan ve gözetmen olacak şekilde ikişer oturumdan görevlendirerek sınavlarda düzeni sağlayabiliyorsunuz. Diğer yetkilileri de eklesek olsun olsun 50.000 kişi görevlendiriliyor. 4.000 TL ücret alsalar bile 200 Milyon TL yapıyor.
32 sayfalık bir kitapçığın minimum 10 binli baskılı maliyetini düşünürsek 800.000 kitapçıkta maksimum 20 Milyon TL baskı maliyeti var. Nakliyeleriyle ve komisyon giderleriyle olsun olsun 50 Milyon TL olsun.
Maliyetinin 2 katından fazla sınav ücreti istiyorsunuz. Temmuz'un sıcağında insanlar 50 derecelik yerlerde sınava giriyor ama soğutma sistemi ayarlayamıyorsunuz. Bu yıllardan beri büyük problem. Bu problemleri ��özmeniz gerekiyor. 2 seneden AGS'den yaptığınız kâr ile 10.000 sınıfa klima koyabilirsiniz. Diğer sınavlardan da elde ettiğiniz kârı düşünürsek bunu yapmak çok zor olmasa gerek.
Öğretmenlere akademi sürecinde “32 bin TL ile idare et” diyerek barınma, yemek ve ulaşım yükünü sırtına yıkmak; üstüne bir de atama sayısını her yıl düşürüp 2026 takvimini bile açıklamamak @afarici
Eğitimin şu hâlini dış güçler görse bizlere gerek kalmamış derler ve giderler.
@EkremDemirx Yoluma bakıyorum bakacağım tabi ki ama art arda birkaç tweetine denk geldim. Söylemeden geçemedim. Biz atanmaya çalışan öğretmenleri lütfen yanlış yerde boğmayın zaten gelen açıklamalar yeterince yıpratıyor. Tam birleştik destekler artıyor derken yapmayın bunu
@EkremDemirx Bravo baya birleştiricisin.Hepimizin ortak davası bu.Hangi hoca hangi platform hangi insan destek verse sesimizi daha çok duyursak diye uğraşıyoruz.Senin gibi daha büyük kitlelere ulaşan biri laf dalaşına girip çamur atıyor millete
@EkremDemirx Nelerle uğraşmamız gerekiyor nerede boğuluyoruz? Yok reklam yapılmış da yok siz varken cesaret edememiş de.. Hocam siz amaçtan sapmayın bence
@EkremDemirx Diyorum ki böyle tepkiler göstererek yalnızca destekçilerimizi kaybederiz. Büyük kitleye ulaşan birisin. Sen böyle yaparsan bizim halimiz ne olacak. Ben de onur hocanın platformunun üyesiyim. Bize de ücretsiz gönderdiği bir kitap bu kitap ve öğretmenlerin zorlu yolcuğunu anlatıyo
Eğitim fakülteleri kapatılsın. Tabi bu arada niteliksiz bölümlerden öğretmen de alınmasın. Yol geçen hanı gibi ne bölüm okursan oku öğretmen olabiliyorsun!
@OnurluOgretmen Hocam biz her şeyin farkındayız.Her seferinde amacından saptırmaya çalışıyorlarSiz bizim yanımızda olun ya da olmayın biz her zaman çabanızı gördük size minnettarız.Üç beş kişi ortalığa bir sansasyon yaydı diye size bir sey olmaz biz de size karsi saygı ve sevgimizi yitirmeyiz
Atanan öğretmen de mağdur, atanacak öğretmen de mağdur, atanmayan öğretmen de mağdur.
2022 atamasından sonraki 3 dönem sadece 45 bin öğretmen atandı. Oysa açık 100 binin de üzerinde.
2026 AGS'ye girecek kişiler yine 10 bin mi verilecek diye tedirgin
2025 AGS'ye giren kişiler 10 bin atama çok az diye kızgın
2024 KPSS'ye giren ve derece yapan kişiler ataması yapılmadığı için kırgın
2023 Mülakat Mağdurları ellerinden hakları alındığı için bitik
Atanmış öğretmenler plansızlıklar sonucu yapılan RESEN atamalardan dolayı tükenmiş
Tüm mağduriyetleri eklesek karakter (X'te) yetmiyor, bir mağduriyeti atlasak karakter (bizdeki) el vermiyor.
En kısa sürede tüm mağduriyetlerin giderilmesi gerekmektedir. Karnelerin arkasındaki Atatürk'ün çıkarılması geçen senenin konusuydu. Bu seneki gündemimiz MAAŞLAR ve ATAMA MAĞDURİYETİ
Akademi için çoğunlukla Ankara ve İstanbul belirlenmiş. Burada da konaklama yok. Öğretmene 30 bin TL maaş verip hem yemesini hem de barınmasını bu fiyata sağlayacağını düşünmek akıl tutulmasıdır. Zamanında sistemde dalga geçiyorduk, bir tek hayatta kalma mücadelesine sokmadığınız kalmıştı diye. Sağ olun ondan da eksik kalmadınız. Akademi'de hayatta kalan atansın!
2025 yılında 10 bin öğretmen ataması yaparken, okullara 70 bin personel alımı yapılacağı duyuruluyor. Elbette okulların güvenliği ve temizliği önemlidir buna itirazımız yok. Ancak sınıflarda öğretmen yokken, dersler boş geçerken, eğitim ücretli öğretmenlerle yürütülmeye çalışılırken bu tablo vicdanlar�� yaralıyor. Eğitimin asli unsuru öğretmendir.
Öğretmen yok sayılarak eğitim güçlendirilemez. Bir okulun temiz olması kıymetlidir ama öğretmensiz bir sınıf neyi temizler, neyi korur? Yıllardır emek verip sınavlardan geçen, mülakatlarda elenen, kontenjan yetersizliğiyle bekletilen on binlerce öğretmen varken bu öncelik sıralaması kabul edilemez.
70 bin personel için kaynak bulunabiliyorsa, çocuklarımızın geleceğini emanet ettiğimiz öğretmenler için de bulunmalıdır. Eğitim tasarruf kalemi değildir. Öğretmeni yok sayan her karar, geleceğimizi eksiltir. Biz ayrıcalık istemiyoruz emeğimizin, diplomamızın ve hakkımızın teslim edilmesini istiyoruz.
@Yusuf__Tekin @RTErdogan @dbdevletbahceli
Sevgili @TalatAtilla ;
Öğretmen atamalarındaki hassasiyetiniz için teşekkür ederiz. 2024 KPSS atama mağdurlarının yanına mülakat mağdurlarını da eklemişsiniz ama eksik var. Sayın Bahçeli'nin son konuşmasında 2025 AGS için de kontenjan artırım talebi vardı. Bu da iletilmelidir.
Deniz Zeyrek
Türkiye Milli Eğitimi daha kötü bir dönemden geçmemişti. Bilinçli bir şekilde atamıyoruz diyor. Çok fazla üniversite varmış çok fazla mezun veriliyormuş. Böyle bir plansızlık olur mu? Beceremiyorlar
Kaynak @Deniz_Zeyrek#BahçelininSesiÖğretmeneNefes
Röportajı değerlendirmek için dinlemeye başladım. Açılışta Zafer Şahin'in "hocam" demesi üzerine bakanın "Hocam dediğiniz için teşekkür ediyorum. Asli işimiz bu ��ğretmenlik. Dolayısıyla bu şekilde hitap edilmesi beni çok mutlu ediyor." dedi. Bu ülkede her türlü mesleğe ücretli öğretmenlik adı altında öğretmenlik hakkı tanındığı için kendisini öğretmen olarak görmesi çok doğal. Konuşmanın ilerisindeki Neşet Ertaş örneğini çok merak ediyordum. Gerçekten de böyle bir değerimize 140 TL'lik ders ücreti mi değer biçilecekti? Bir yerde de sanırım eğitim fakültelerinin bilim insanı yetiştirdiğini söylemiş. Sayın bakanım sizlerden rica ediyorum:
Eğitim Fakülteleri bakanlığınız döneminde toplam kaç mezun vermiş ve bunlardan kaçı öğretmen olarak atanmış, kaçı bilim insanı olmuş? Lütfen bu veriyi bizimle paylaşır mısınız? Mezun olanların %10'unun bile ataması yapılmıyor. Geri kalan %90'lık kısım tamamen işsiz. Bu ülkede yüksek lisans yapmanın sebebi bile atanamamak. Polis olmanın sebebi bile atanamamak. Öğretmenler o kadar çaresiz bırakıldı ki marketlerdeki kasiyerlerin eğitim seviyesi atama bekleyen öğretmenler dolayısıyla lisansa yükseldi. İnşaatlarda birçok atama bekleyen öğretmene rastlayabilirsiniz. 30-40-50 bin atamalardan 10 bin atamalara düşmeyi kendi bakanlığınıza yakıştırıp bunu da nüfus artış hızındaki düşüşü bahane ederek hemen öğretmen ihtiyacını kapayım da sonra hiç mi öğretmen almayayım diyorsanız sizlere daha ne diyebiliriz ki? Bu ülkede 10 yılda 400 bin öğretmen atanmasına rağmen 10 yıldan beri öğretmen açığı 100 binlerde. 10 bin 10 bin atayarak öğretmen açığı bitmeyi geçtim artırırsınız. Ayrıca nüfus artış hızı öğretmen fazlalığı oluşturmayacak. İlkokullarda 40 olan sınıf mevcudunu 30'lara düşürecek. Bu da seneler sonra olacak. Sınıf mevcutlarındaki kalabalıklığın ortadan kaldırmayı siz başaramadınız, sağ olsun gelecekteki velilerimiz sağladı. 400 binden fazla atama bekleyen öğretmen varken 10 bin öğretmen ataması yapmak bir tasarruf politikası değil ayıbın ta kendisidir.
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu'nun mağdur edilen TÜM ÖĞRETMENLER için düzenleyeceği 19 Ocak'taki etkinlikte;
Ben, bana bağlı platformlardaki tüm yöneticiler, koordinatörler, eğitmenler, personeller ve üyeler olarak yer almaya çalışacağız. Ayrıca etkinliğin tanıtımı için afişler hazırlayıp sosyal medyadan paylaşım yapacağız.
Özellikle bakan geldikten sonra hiçbir şey yolunda gitmemektedir. Doğru olan tek bir şey yokken onlarca hatta yüzlerce hata sayabiliriz.
Mücadelede birlik kararı alındıktan sonra bu mücadelenin başında düşmanım bile olsa mücadeleye destek veririm. Sen, ben yok. Sadece biz varız. Öğretmenin öğretmenden başka bir dostu yok. Hepimiz aynı gemideyiz.
Şimdiye kadar etkinlik yönetmiş tüm yöneticileri tecrübelerini aktarmaları için birlikte hareket etmeye davet ediyorum. Küslükler, ayrılıklar sadece bizi bu duruma düşürenlere yarar.
Ayrı ayrı edilen mücadelelerde ses getirsek de atamaya ulaşamadık. Şimdi en güçlü şekilde TEK BİR AĞIZDAN HAYKIRIYORUZ:
MAĞDUR EDİLEN ÖĞRETMENLER 19 OCAK'TA MEB ÖNÜNDE!
Tüm sendika temsilcilerini, tüm parti temsilcilerini, tüm mağdur grupların temsilcilerini, tüm basın mensuplarını ve öğretmenlerin değerini hak ettiği noktalara çıkartmak isteyen tüm duyarlı vatandaşlarımızı bekleriz.
Bahçeli 40 yılın başı bir şey istedi onu da yapmadılar. Adamlar Bahçeli sayesinde iktidarda ama adamın eğitim bütçesini %1 bile etkilemeyecek isteğini yerine getirmiyor. En kısa zamanda öğretmenler olarak atama haberini bekliyoruz.
#BahçeliÖğretmenlerBekliyor
Ek alım için bir kez daha masaya oturulsun.
Devletimiz 5–10 bin öğretmen alımı yapabilecek güçtedir.
Maarif yolunda bu fedakârlık yapılmalıdır.
#BahçeliÖğretmenlerBekliyor