Bütün bu dünya hikayesi bittiğinde herkes için de bir mahkeme kurulur. Öyle bir mahkeme ki terazisi hardal tanesi kadar şaşmaz, nüfuz sahiplerinin adı bile anılmaz, sesi çok çıkanların sesi duyulmaz. O gün insanın keyfine göre savrulup duran adalet yerini bulur.#yusufziyagümüşel
TAKÎ OSMÂNÎ HOCA GİBİ ALİMLERİN YÜZÜYLE DALGA GEÇEN GAFİLLER!
Tüm nimetlerin tek kaynağının Cenâb-ı Hakk olduğunu idrak eden mümin, kendisinde bulunan güzelliklerle övünmek yerine bütün bunlar sebebiyle Rabbine şükreder. Hatta nimetlerin şükrünü hakkıyla edâ edemediğini düşünerek istiğfar eder, Rabbine iltica eder. Gafil ise, başkasının kusurlarını araştırmaktan kendindeki yanlışları g��remez. İnsanı en güzel surette yaratan Allah Teâlâ, kendi katındaki kıymet ölçüsünün yüz güzelliği, nesep, zenginlik değil; takva olduğunu beyan eder.
Abdullah b. Mesud (r.a) kısa boylu, son derece zayıf bir sahabî idi. Bazıları onun özellikle incecik görünen bacaklarıyla dalga geçince Allah Rasûlü (sav) kişinin Allah katındaki değerinin ölçüsünün fiziksel özellikleri değil; ilmi, ameli, takvası olduğunu beyan için şu ifadeyi kullanır: “Allah’a (cc) yemin olsun ki, Abdullah’ın bu bacakları kıyamet günü mizanda Uhud dağından daha ağırdır.” (Bkz. Müsned, https://t.co/7LC8H9MD3P: 920). Hz. Ömer de bedeninin küçük ilminin büyük oluşuna dikkat çekerek onun hakkında: “İlim dolu bir küfecik.” der. (Bkz. Muvattâ (İmam Muhammed rivayeti), H. No: 606).
Abdullah b. Abbâs’ın (r.a) kendisini hakkında: “Ey Mekke Ehli, sizin aranızda Atâ gibi biri varken ilim almak için benim yanıma mı geliyorsunuz!” dediği Atâ b. Ebî Rabâh; teni siyah, gözleri şaşı, eli çolak, burnu basık ve ayağı topal bir zâttı. (Bkz. Siyeru a’lâmi’n-nübelâ, 5/80). Ancak müminler onunla dalga geçmek yerine bir okyanus mesabesinde olan ilminden istifade etmek için adeta yarışıyorlardı.
İslam tarihi, bedeninde birçok kusur barındırmakla birlikte İslam’a büyük hizmetlerde bulunan alimlerle doludur. Bugün insanların kaşı, gözü vb. fiziksel özellikleri üzerinden propaganda yapanlar aynı zamanda dervişlik iddiasında bulunmaktalar. Her fırsatta kendilerini öven, başkalarını fiziksel özellikleriyle yeren, iki sözünden biri “ben” olan kişiler; aslı nefsi köreltmek, insanların kusurları yerine kendi kusurlarıyla meşgul olmak, insanları tahkirden kaçınmak olan dervişliğin hakikatinden ne kadar da uzaklar!
Son olarak; Müslümanlar Allah Rasûlü’ne (sav), güzelliğinden dolayı bakmaya kıyamazdı. Abdullah b. Selâm gibi ehli kitap olup hakkı arayanlar onu görünce: “Bu yüz bir yalancıya ait olamaz.” diyerek iman ederdi. (Bkz. Tirmizî, H. No: 2485). Hak ve hakikat düşmanları ise O’na (sav) baktıkça nefreti artardı. Bir insan, karşısındakinden nasibine ve niyetine göre istifade eder. Elhamdülillah, ben Takî Osmânî hocaya baktıkça gönle huzur veren bir nur görüyorum. Nuru kir olarak görmek isteyen ise, esasında onu değil kendini görüyor…
Mustafa Kemal tarihte yaşayan ve bu milletin tarihini derinden etkileyen bir isimse tarihçilerin onu bütün yönleriyle araştırmasına kanunla engel olmak tarih ilmine zincir vurmaktır. Kim hangi torba yasayı hazırlarsa hazırlasın elbet birgün algılar olgulara yenilecektir.
UYARI / YORUM
Kuzey Kore’yi geçeceğiz böyle giderse…
Yeni torba yasasıyla birlikte 163. madde hortlatılacak!
Yanlış okumadınız!
Buna göre, Atatürk ilke ve inkilaplarına aykırı yayın yapılamayacak!
Laikliği eleştirmek suç sayılacak!
İnsanın inanası gelmiyor!
Siz insanı çıldırtmak mı istiyorsunuz?
Bu çağda bu zamanda nasıl ilkel bir kafa yapısıdır bu?
Milleti aptallaştırdığınız yetmiyormuş gibi, şimdi de milletin yarısını hapishanelere mi dolduracaksınız?
Özgürlüklerin önünü açmanız gerekirken, milleti inim inim inleten 5816 sayılı yasanın kaldırılmasını beklerken, yapılan işe, getirilmeye çalışılan yasaya bakar mısınız!
Bunun bir şaka olduğunu söylesin biri!
Eğer bu yasa geçerse, Ak Parti intihar eder, bu milletin tarihî yolculuğunu da mezara gömer!
İFAM merkez ve şubelerde okuyan yaklaşık 2000 öğrencinin yıllık et ihtiyacı kurbanlarla karşılanmaktadır.
Bir Hisse Kurban da İlim Talebelerine
Online Bağış İçin;
https://t.co/pY235asR8o
Teşekkür ederim sayın Bakanım. Çok mazlum insanlar bunlar. Allah razı olsun. Bakan’ın nasıl Hakka ve halka hizmet eden bir insan olduğunu çok güzel gösteriyorsunuz. Varolun. Allah yolunuzu açık etsin değerli @mustafaciftcitr Bakanım.
@Uyghur_Report
Muazzez İslam genci, yazın gelişiyle birlikte sokakların günah arenasına döndüğü bir zamanda, erkekler için "gözlere tesettür hareketi"ni başlatalım. Bismillah... Gel, bu çağın Yusuf'u ol; şehvet ateşinde yanmamak ne demekmiş göster bütün dünyaya!
İFAM merkez ve şubelerde okuyan yaklaşık 2000 öğrencinin yıllık et ihtiyacı kurbanlarla karşılanmaktadır.
Bir Hisse Kurban da İlim Talebelerine
Online Bağış İçin;
https://t.co/hKIgUFp5fb
Dinin helaliyle haramıyla oyun hamuru ile oynar gibi oynarsanız ortada din diye bir şey kalmaz ve zamanla hevanız dininiz olmaya başlar. Bunun en müşahhas misali olarak Kur’an-ı Kerim Müslümana İsrailoğullarını gösterir. Bu sefil karakteri göstererek bize “böyle olmayın” der
Kars'ta; Seyda Molla Burhaneddin Üstadımızın mücazı,Türkiyenin Sibeveyh'i Seyda Molla Muhammed Emin Bulut(Seyda Şeyho) ve Seyda Molla İsmail Şan hocalarımın medreselerinde seydalar ve talebe-i ulum ile hasbihal ettik.Rabbim hocalarımın ömürlerine ve hizmetlerine bereket versin.
Erzurum'da medreseyi keşf-i kadim misyonuyla yeniden inşa eden,İslam'ı eşya ve hadiseye tatbik edecek donanımda ilim erleri yetiştiren Şevket Gökşan hocamızın Nizamiye Medreselerinde hocalarımızla ve talebe kardeşlerimle farklı celselerde halimize ve çaremize dair konuştuk.
Gazze’de aralıksız devam eden faaliyetlerimizle kardeşlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz.
-Temiz Su
-Gıda Paketi
-Et Dağıtım��
-Sıcak Yemek
-Bayramlık Kıyafet gibi muhtelif kalemlerden oluşan çalışmalarımızda 2000’den fazla aile ve yüzlerce çocuğa emanetleri ulaştırdık.
Dr. Enes Gür hocamız AGD’nin düzenlemiş olduğu Çay Buluşmaları kapsamında “İlim Talebesinin Temsiliyyeti” adlı söyleşi yapacaktır. Tüm halkımız davetlidir.
📅 14 Mayıs Perşembe
⏰15.00-15.30
📍Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kitap Kahve
Merhamet mahlukatta en kamil haliyle kendisini annede bulur.
Anne, Allah’ın kendisinde lütfettiği o merhamet ile yavrusunu herkesten çok sever, kimsenin katlanamayacağı zahmetine de yine o merhametle katlanır.
Bu zulüm çağında anneyi ve anneliği savunmak merhameti savunmaktır.
Fasumer Tech'teki kardeşlerimin daveti üzerine; Millet-i İslam'a bu sevinci yaşatan -gördüğüm, vakit darlığından ve fuarın büyüklüğünden dolayı göremediğim- bütün kardeşlerimi tebrik etmek için Saha 2026'ya gittim. Yarınlara dair Müslümanlara umut veren haberler dinledim, icatlar gördüm. Elhamdulillah artık Anadolu'da teheccüdün nuru yüzlerinde parlayan nice mühendis var ve büyük bir şuurla çalışıyorlar. Rabbim sayılarını ziyade, menzillerini mübarek eylesin. Onlara bu imkanları veren, önlerini açanlardan Allah Teala razı olsun.
Kabirde Kur’an okuduğunuzda mezardakine Kur’an’ın emirlerini helalini, haramını hatırlatmak için değil sevabını umduğunuz bir ibadet olarak okuyorsunuz. O yüzden siz bunu değil de alacaksanız “babamın kabrinde gazel mi okuyacağım, tabiki Kuran okuyacağım” sözünü alın.
Trafik kazasında ölene trafik kurallarını hatırlatan adama “deli heralde”; babasının kabri başında Kur’an-ı Kerim okuyup onun için mağfiret niyaz eden adama ise “âmin Allah kabul etsin” diyorlarsa ikisi aynı şey değildir. Bu mantıkla cenaze namazını da açıklayamazsınız.
Şu manzaraların memlekette halâ daha yaşanıyor olması inanılmaz! Bu vebali almaktan da hiç korkmuyorlar! Çocukların sokaklarında köpek saldırısına uğradığı yerde o şehrin mülki amirinin, belediye başkanının sokağa çıkamaması insanların yüzüne bakamaması lazım.