Adını anmaya değmeyen edepsizin, espri kılıfıyla kadına ve Kürt kimliğine iğrenç saldırısını lanetliyorum.
Yaşanan bu çirkinlik, edebin, terbiyenin ve insanlığın parayla satın alınamayacak şeyler olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Mal zengini ama terbiye yoksulu densiz!
Haddini bil ve sus ki defoların ortaya saçılmasın, arzu edenler kalıbına bakıp seni adam sanmaya devam etsin.
Bir kadını aşağılamak zaten çirkindir; bunu özellikle “Kürt kadını” vurgusuyla yapmak ise çirkinliğin ötesinde bilinçli bir zihniyetin dışavurumudur.
Fıkra anlatanın dili sürçmedi; zihniyeti konuştu. Demek ki Anıtkabir çıkarması köhnemiş zihniyeti koruma refleksiydi.
Kürt’üyle, Türk’üyle, Arabıyla, Çerkeziyle bu ülkenin onurlu tüm kadınları saygıyı hak etmektedir.
Kadınların onurunu hedef alan, toplumun bir kesimini aşağılayan bu üslubu şiddetle kınıyorum.
🔴YAZIKLAR OLSUN..
İzmir’de Bir hastane açılışında sağlık ve hekimlik konuşulması gerekirken, Kürt kadınlarını daha doğrusu,
Dili dini ırkı ne olursa olsun bir kadını aşağılayan ve bedeni üzerinden iğrenç espriler yapan
Tutum kabul edilemez.
KONU KÜRT KADINI !!!
Koç anlatıyor.
“Doktor Kürt kadının derdini dinlemiş. “Hanımefendi perdenin arkasına giyinin, soyunun” deyince, kadın demiş ki "Doktor Bey, ilk sen soyun”.
Koç’un fıkrasından sonra eski başbakanımız protokoldeki jakoben “beyaz zihniyetlilerle” kahkahalar atıyorlar.
Acaba fıkrayı anladılar mı? yoksa Koç söylediyse zaten doğrudur diye mi güldüler, Çözemedim
Demek ki, para her şeyi
Satın alamıyor.
Bu iğrençlikten dolayı Sayn Binali Yıldırım ve Rahmi Koç Kürtlerden derhal özür dilemeli.
Aksi taktirde milyonlarca Kürt bunlara dava açar ben sıkı takipçisi olacam.
#RahmiKoçÖzürDile
Yarım asra yakın bir süredir devam eden terör ve şiddet parantezinin kapatılması için başlatılan süreç devam ediyor.
Zamanlamasıyla ilgili tartışmalar devam etse de bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğu konusunda tartışma yoktur.
Konuyla ilgili yasal düzenleme için ilk somut adım tarafımızdan atılmıştır.
Partili diğer milletvekili arkadaşlarımızla birlikte imzalamış olduğumuz kanun teklifimizi, 3 Haziran Çarşamba günü TBMM Başkanlığına sunduk.
Vermiş olduğumuz kanun teklifinin milletimiz ve memleketimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Uzun yıllara sâri, farklı boyutları olan kangren haline gelmiş sorunun çözülmesi amacıyla başlatılan sürecin başarısı için önemli bir adım olan bu kanun teklifinin, kardeşlik hukukunun yeniden tesisi için de bir başlangıç olmasını temenni ediyorum.
HÜDA PAR iktidar olursa en çok CHP’li kadınlar özgürlüğüne, haklarına ve hukuklarına kavuşacaklar.
Çünkü biz; bir kadının onuru için savaş başlatan bir peygamberin takipçisiyiz.
Yeryüzü ve üzerindeki bütün nimetler, Yüce Allah’ın insanlığa emanetidir. Bu emaneti korumak; inancımızın, vicdanımızın ve kulluk sorumluluğumuzun bir gereğidir.
İsrafın yaygınlaştığı, çevre kirliliğinin arttığı bir dönemde; temizliği, tasarrufu ve tabiatın korunmasını yeniden hayatımızın merkezine almak zorundayız. Temiz bir topluma yakışan da temiz bir çevredir.
5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle; temizliğin imandan olduğu bilincinin güçlenmesine, israfın önlenmesine ve tabiatın insanlığın hizmetine sunulan bir emanet olarak korunmasına yönelik her türlü hayırlı çalışmayı kıymetli buluyor, daha temiz ve yaşanabilir bir dünya için herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz.
#DünyaÇevreGünü
🔴 Kızının iddiaları sonrası 4 yıldır cezaevinde bulunan Yusuf Ziya Gümüşel’in bugün görülen duruşmasında mahkeme tutukluluğun devamına karar verdi.
- Gümüşel bu süreçte hastalıkları nedeniyle 50 kiloya kadar düştü.
Anayasa Mahkemesi'nin süresiz nafaka düzenlemesine yönelik verdiği iptal kararı doğrudur, isabetlidir.
Yıllardır dile getirdiğimiz üzere, boşanma sonrasında bir tarafın ömür boyu nafaka ödemek zorunda bırakılması ne adaletle ne de hakkaniyetle bağdaşmaktadır.
Adil ve dengeli bir düzenleme en kısa zamanda yapılmalıdır.
Adalet; hiç kimseyi mağdur etmeden her hak sahibine hakkını vermektir, haklar ve yükümlülüklerle ilgili dengeli olmaktır.
Adana’dan gelen bu haber, uyuşturucunun sadece bir bireyi değil; aileyi, huzuru ve toplumu da nasıl çökerttiğinin acı bir örneğidir.
Ortada kazanan yok; sadece uyuşturucunun açtığı büyük bir yıkım, büyük bir facia var.
Uyuşturucuya karşı mücadele, bir güvenlik meselesi olmanın ötesinde millî bir beka meselesidir.
Uyuşturucu; salt bir bağımlılık değil esaret, eğlence değil felaket, bireysel tercih değil toplumsal yıkımdır.
Bu haber, yarın başka bir şehirden gelmesin diye herkes üzerine düşeni yapmak zorundadır.
Adana'da uyuşturucu bağımlısı olduğu öne sürülen genç, para vermeyi reddeden emekli polis babasına bıçakla saldırdı.
— Emekli polis baba, tabancasıyla ateş ederek oğlunu öldürürken, olayın ardından polisi arayarak teslim oldu.
Mesele yalnızca bir sanatçı meselesi değildir; neyi meşrulaştırdığımızın, neyi normalleştirdiğimizin meselesidir. Cinsel saldırı, ahlaksızlık, fuhuş, insan kaçakçılığı gibi suçlamalarla gündeme gelen bir figürün bu kadar ilgi görmesi, milyonlarca dolar kazanması ve adeta kahraman gibi karşılanması, üzerinde durulması gereken ciddi bir toplumsal tablodur.
Bunca değerli insan, sanatçı, bilim insanı ve fikir insanı hak ettiği ilgiyi göremezken, ahlaksızlıklarla gündeme gelen isimlerin böylesine rağbet görmesi gerçekten sorgulanmalıdır.
Sorgulanması gereken bu yoğun ilgi, sadece bir konser tercihi olarak görülemez. Bu tablo, kültürel ve ahlaki savrulmanın da bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir.
İstanbul, medeniyetimizin gözbebeği; Başakşehir ise muhafazakâr kimliğiyle öne çıkan bir ilçemizdir. Böyle bir organizasyonun burada gerçekleştirilmiş olması ayrıca düşündürücüdür. Toplumumuza zarar veren figürlerin parlatıldığı değil, değer üreten insanların öne çıkarıldığı bir kültür iklimine ihtiyaç var.
Türkiye’ye yazık olmuştur. İstanbul’a yazık olmuştur. Başakşehir’e yazık olmuştur.
Dünyanın en sazan ülkesi olduğumuzu bir kez daha kanıtladık. Bu kadar boş biri nasıl bu kadar değer görebilir:
1.500 000 000 para kaldırdı bu sapık:
🔴Avrupa'nın kapılarını kapattığı, adı cinsel saldırı ve insan kaçakçılığı davalarına karışan Kanye West, dün akşam İstanbul’da 120 bin kişiye konser verdi.
Skandallarla dolu konser büyük tepki topladı. 👇
📌 Irkçı ve antisemitik söylemleri, Nazi sempatizanlığı nedeniyle İngiltere Kanye West'i ülkeye almadı. İtalya, Fransa ve Polonya ise ünlü rapçinin konserlerini resmi olarak yasakladı.
📌 West'in eski asistanı Lauren Pisciotta, ünlü rapçiye kendisine yönelik cinsel taciz, tecavüz ve insan kaçakçılığı suçlamalarıyla ağır bir dava açtı. Amerikan yargısı bu dosyayı konuşuyor.
📌 Kanye West, fuhuş ağı kurma ve cinsel istismar suçlarından hapiste olan ünlü yapımcı Sean "Diddy" Combs’a kameralar önünde açık destek vermeye devam ediyor.
Filistinliler hakkındaki düşüncelerinin sorulması üzerine West, Gazze'de yaşanan soykırım ile yaşadığı şehirdeki şiddet olaylarını aynı kefeye koydu. West "Beni o sohbete çekmeyin. Şehrimde her hafta 14 çocuk ölüyor. Benimle bu konu hakkında konuşun." demişti.
Alkol ve uyuşturucu etkisindeki suçların cezalarını artırmak amacıyla hazırlanan kanun teklifimiz; Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, Milletvekillerimiz Serkan Ramanlı, Şahzade Demir ve Faruk Dinç'in imzasıyla TBMM Başkanlığına sunuldu.
Kurban Bayramı vesilesiyle; AK Parti, Deva Partisi, Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi, Demokratik Sol Parti ve Gelecek Partisi heyetlerini Genel Merkezimizde misafir ettik.
İstanbul'dan karayoluyla Ankara'ya dönüyoruz.
Maşallah, bayram trafiği başlamış, yollar tıklım tıklım. Dinlenme tesisleri, bayramı aileleriyle geçirmek için yola revan olanlarla dolu.
Bayramın coşkusu, heyecanı ve sevinci herkesi sarmış durumda. Bu tatlı heyecan bile tek başına bu toprakların ruh kökünü yansıtıyor. Müslümanların bayramları dışında hangi vesile bu güzel memlekette insanları böylesine yola dökebilir ki?
Yollarda olan vatandaşlarımızdan istirhamım, trafikte dikkatli olmaları, yorgun ve uykusuz bir şekilde yola çıkmamaları, seyir halindeyken telefonla uğraşmamalarıdır.
Erişir menzil-i maksûduna aheste giden,
Tiz-reftâr olanın pâyine dâmen dolaşır.
Rabbim, herkesi hayırlısıyla menzil-i maksûduna eriştirsin inşallah.
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu ile birlikte Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’ne katılım sağladık.
Doğal kaynaklar ve enerji tedariki alanında yapılan her çabanın kıymeti büyüktür. Gayret gösterenlerden Allah razı olsun.