Daha önce de ifade ettik.
Doğum oranlarının dramatik düşüşü geleneksel kadın ve erkek rollerinin bozulması ile ilgilidir.
Ekonomiyle falan alakası yoktur. Öyle olsa idi, zengin Avrupa ülkelerinde doğum oranları bu kadar düşük olmazdı. Fakir Afrika ve Asya ülkelerinde ise yüksek olmazdı. Ekonomi bahanesi CHP zihniyetinin yalanıdır.
Zaten biz de 30 sene önce daha fakir ama daha çok doğuran bir topluma sahiptik. Demek ki olay ekonomiyle ilgili değilmiş.
Gelelim asıl nedeni tavzih etmeye.
Mevcut sistem okullardan televizyon programlarına kadar kariyerist kadın modelini örnek göstermektedir.
Yirmili yaşlarda kapitalist sisteme angaje olmayı değil de ev hanımı olup çocuk doğurmayı seçen bir kızımız direkt aşağılanır. Enayilikle suçlanır.
Çünkü mevcut sistem kadınların asgari 30 yaşına kadar evlilikten kaçması gerektiğini dikta etmektedir. Doğum için de 35 ve sonrası uygun görülmektedir. Çünkü kadın çalışmalı ve başarılı bir kariyer inşa etmelidir. Cv'si dolu olmalıdır. Kesinlikle kocaya değil patrona hizmet etmelidir. Kocaya hizmet enayilik patrona hizmet erdemdir.
Anne olmak kimilerine göre fantastik bir hedef, kimilerine göre bir lüks, kimilerine göre ise yüktür.
Artık devletin yapması gereken hızlı şekilde anneliği teşvik etmektir. Kadın istihdamını arttırmak değil olabildiğince azaltmak hedeflenmelidir.
Kadının en ulvi işinin ve görevinin annelik olduğu hatırlatılarak öğretilmelidir.
Ayrıca bazı işler kadınlar için değildir. Tır şoförü, benzinlikte pompacı, çevik kuvvet polis memuru ya da itfaiye görevlisi kadın olmaz. Gerek yoktur. Mesela anaokulunda da erkeğe ihtiyaç yoktur.
Kısacası annelik aşağılandığı ve çalışan kadın yüceltildiği için bu felaketle yüzleştik. "Haydi kızlar okula" derken bunun sonuçlarını öngöremediğimiz için bu durumdayız.
22 yaşına kadar okuduktan sonra bir de işe girip iyi kötü kariyer yapmak isteyen kızımız 30 yaşında anca kendine gelebilmektedir. O yaştan sonra niye, kimle ve nasıl evlensin? Evlenirse niye çocuk yapsın? Yaparsa da niye birden fazla olsun?
Erkeğin böyle bir kadınla evlilikten neden kaçtığına girmiyorum bile.
Bazı büyük aydınlarımız hala kavanozu dışından parmaklamaya çalışmakta ve asıl mevzuya hiç temas etmemektedir.
Asıl mesele geleneksel kadının öldürülmesidir. Kanunlar, diziler, okullar ve üniversiteler eliyle yepyeni bir yarı erkek kadın türü üretilmiş ve bundan da doğurması talep edilmiştir.
Artık saçmalamayı bırakalım. Çünkü konu beka meselesidir. Bir milletin ve devletin varlığı söz konusudur.
Aynı yanlışı yaparak aradığınız doğruya ulaşamazsınız. Bu bilimsel değildir. Sünnetullaha aykırıdır.
Ayette geçtiği üzere "şüphesiz bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe, Allah onların halini değiştirmez."
Önce biz kendi halimizi değiştirelim. Bu topyekün bir mücadele demektir. Baştan aşağı yenilenme gerekmektedir.
Eşya bir bütündür. Hukuk sistemi, eğitim sistemi ve kültürel iktidarın bütün aparatları gözden geçirilmeli ve geleneksel kadın modeli hakkettiği yere getirilmelidir. Tek bir unsuru düzeltmeye çalışarak sonuca ulaşamazsınız.
@ihsanhocaresmi@AltayCemMeric Altay abinin başından sonuna tuttuğu yola nazar eden kimse(husûsen gençler) çok ibretler alır, çok ders çıkarır.
Rabbim(cc), ayağını Sırat-ı Müstekim'de sabit kadem eylesin. 🤲
@muratozer_ist Bir kova suyu bir damla sidik necis yapar efendi.. bize ehl-i sünnet ulemâmızın mîrâsı yeterde artar bile .
Siz meselenin ciddiyetinin farkında değilsiniz.
Akîde bu tür zaafiyetleri kaldırmaz. Kaldıki daha düne kadar aydın geçinen kesim bile Şeriati'nin ne mal olduğunu bilmiyordu
Uyanın beyler.
Türkiye’de İran fonuyla Ali Şeriati külliyatları basıp, İslam tarihi yazılan dönemler bitti.
İran’da bile İrancılığın geleceği yok. Her batıl yok olucudur.
İsraille birbirlerini hırpalasınlar. İkisi de gök kubbede hoş bir sadâ bırakmadan yok olacaklar.
Akıbet müslümanlarındır. Bunlar ise doğum sancıları. Taş üstüne taş koyamayan nasipsizliğine ağlasın.