Bediüzzaman Said Nursi hazretlerine, (haşa) hain diyenlerin kendileri haindir!
Onların bu vatana ve millete faidesi nedir?
Kim bu vatana ve millete #SaidNursi hazretleri kadar hizmet etmiş?
O alçakça iftirayı atanlara muhatap olmak, hakka karşı hürmetsizlik olacağı için, onları muhatap almam.
Belki bilmeyenler için, Said Nursi hazretlerinin hayatını ve bu vatana yaptığı hizmetleri çok kısa bir kaç tanesini bahsedeceğim ki; ona haşa hain diyenlerin, kendileri gerçek hain olduğunu herkes görsün!
Birinci dünya savaşında vatan müdafaasında talebeleriyle beraber doğu cephesinde gönüllü alay kumandanı olarak harbe katılmış, talebelerinin çoğu hatta öz yeğeni dahi şehit düşmüştür. Kendisi Ruslara esir olmuş, iki buçuk sene esaret hayatı yaşamıştır. Avdetinde, Padişahın emriyle erkanı harp reisi Enver paşa tarafından kendisine harp madalyası verilmiştir.
İngilizlerin İstanbul’u işgalinde hutuvatı sitte eserini neşr ile, halkı irşad ederek İngilizlere karşı direnişe teşvik etmiş ve İstanbul’un kurtuluşunun en büyük amillerden birisi olmuştur.
Keza milli mücadele hareketini desteklemiş ve Anadolunun
işgalden kurtulmasında yine çok ehemmiyetli hizmetleri olmuştur. Bütün yaptığı bu kahramanlıklardan dolayı da Ankara’ya davet edilmiş ve birinci millet meclisinde törenle karşılanmış, meclis kürsüsünden mebusana hitabede bulunmuştur.
Din ve mukaddesatın ve dini şeairin tahrip edildiği bir dönemde, Risale-i Nur eserlerlerini telif ederek, bu milletin imanının muhafazasına ve ebedi saadetine hizmet etmiştir. Bu sebeple yirmi sekiz sene sürgünler, hapisler, zehirlemeler ve türlü türlü işkencelerle bir esaret hayatına maruz bırakılmıştır. İftiralarla hakkında açılan bütün mahkemeler hep beraatle neticelenmiştir.
Kendisine yapılan bütün bu bed muamelelere karşı da asla isyan etmemiş, menfi harekette bulunmamış, bulunmak isteyenlere de mani olmaya çalışmıştır.
“ Benim yüz rûhum olsa âsâyişe fedâ ediyorum. ” buyurmakla emniyet ve asayişe verdiği ehemmiyeti göstermiştir.
Bu vatana yaptığı bunca hizmeti hazmedemeyenler, vefatından sonra da mezarına tahammül edemeyerek tahrip ettiler ve mübarek naaşını meçhul bir yere naklettiler. Bugün Said Nursi hazretlerinin bir mezarı bile yok. Onu bile çok gördüler. Fakat Allah birini aziz etti mi kimse zelil edemez. Ona eza ve cefa edenler şimdi unutulmuş ölümün idamı ebedisine mahkum olmuş azabıyla meşguldürler.
Fakat Bediüzzaman Said Nursi hazretleri ise, bugün milyonların gönlünde taht kurmuş, hürmet ve muhabbetle hala yaşıyor. Eserleri dünyanın yetmiş diline tercüme edilmiş ve milyonlarca insanlar onları okuyarak imanlarını kurtarmışlardır.
Bölece bu vatana ebedi bir medârı iftihar olmuştur. Yarasanın güneşten rahatsız olduğu gibi, yarasa tabiatlı bazı kimseler de, bu iman ve Kur’an güneşinden elbette rahatsız olacaklardır.
@drnevzattarhan Bu görüşlere kesinlikle katılıyorum. Üniversiteler her türlü fikrin geliştiği, özgürlüğün başkasına zarar vermediği fakat yasa dışı fikirlerin eyleme geçmediği yerlerdir. Yasadışı olmayan bir mesaj verilmesi özgür bir ortamı neden bu kadar rahatsız etti ki?
@trthaber Bana göre geminin kurtulması değil yalının kurtulması söz konusu.
Her ne kadar kimsenin malının bekçisi değilsek de tarihi bir değerin yok olması canımızı öteden beri yakıyor. 2017'de Vital Spirit isminde bir gemi Hekimbaşı yalısına büyük zarar vermişti hala daha tamir görmedi.