Yok, yok... Devlet kesinlikle başka bir evreye geçmiş.
Sanırım Bakan Bey, devrin Battal Gazi'si.
Devlet bağımsızlığını ilan etmiş gibi.
Karanlık dosyaları açması bunun en büyük göstergesi.
Akın Gürlek #adamdır.
PKK'lıların, DHKP-C'lilerin, DEAŞ'lıların, FETÖ'cülerin,
Hizbullahçıların, Siyonistlerin,
Masonların, Türk kılığına girmiş kriptoların,
Emperyalist Haçlı uşağı Jön Türklerin,
Dönme devşirmelerin korkulu rüyasıdır. 🇹🇷
Kadir Mısırlıoğlu'nun bir kerameti daha çıktı. Rahmetle yâd ediyorum....
"Hz Ömer tipli müslümanlar gelecek, onlar şimdi meyhanede staj yapıyor" demişti...
Benim ailemdede staj yapan var 😏
Sizlerde de staj yapan var mı ?
Abi bakın size söylüyorum anlamıyorsunuz;
Bu adamın bir anlık dikkati, Ülkeye milyarca dolarlık anlaşma veya 100 yıllık sorunların çözülmesine neden oluyor.
CB Erdoğan’ı ülke içerisindeki küçük gündemlerle oyalamayın. Bırakın açın önünü, uluslararası sorunları çözsün.
İsrailli kanaldan Erdoğan Belgesel:
“Gazze’ye girmemeli !! Türk ordusu bir yere girdiği anda geri vitesleri yoktur “
Geri vites yok EvelAllah 🇹🇷🇹🇷
#IsraelIsAGlobalPeaceThreat Hepimiz Erdoğan’ız #GSvKOC
Rivayet edilir ki; derisinin yüzülmesine fetva veren zamanın müftüsü, Nesimî'nin bedeni çarmıha gerili iken parmağını sallayarak: 'bunun kanı da necistir, uzva damlasa, o uzvun kesilip atılması gerekir' diyormuş..
Tam bu sırada Nesimî'nin yüzülen derisinden bir damla kan müftünün şahadet parmağına sıçramış. Meydanda bulunan ehl-i can; 'müftü efendi, fetvanıza göre parmağınızın kesilmesi lazım' demiş.
Müftü efendinin, 'gerekmez, biraz suyla temizlenir' dediğini duyan Nesimî kanlar içinde, şu beytini okur:
''zahidin bir parmağın kessen döner hak'tan kaçar, gör bu gerçek aşıkı, ser-pa (baştan ayağa) soyarlar ağrımaz.''
🔴 İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan:
"Türkiye'nin, İran'a yönelik acımasız saldırıları kınayan tutumu ve özellikle Türk milletinin İran'la etkileyici dayanışmasını takdir ediyoruz"
Muğla Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Nadir Ataman, yemek yediği restoranda garsona 'Ben belediye başkan yardımcısıyım' diye çıkışınca orada bulunanlar tarafından dövüldü.
Michigan'daki bir sinagoga kamyonuyla çarpan adamın,
bir hafta önce Lübnan'da İsrail tarafaından düzenlenen hava saldırısında iki erkek kardeşinin, yeğenleri ve torunlarıyla birlikte öldürüldükleri ortaya çıktı..
İntikam için Sinagoga saldırmış..
Bu durum ABD ve Avrupa’ya yayılacak göreceksiniz.
kemal sunal filmleri günde on kere kırk tekrar yayınlanırken şu belgeseli televizyonlarında bir kere bile yayınlanmayan tv yöneticilerinin kanından şüphe ederim
Bahar Kalkanı Harekâtı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin modern savaş konseptini sahada başarıyla uyguladığı en etkili operasyonlardan biri olmuştur.
Harekât süresince TSK, çok daha kalabalık ve ağır silahlı bir düşman kuvvetine karşı üstünlük sağlamıştır. Sahadaki karşı güçler; 40–67 bin kişilik rejim unsurları, 5 bine yakın İran destekli milis ve yaklaşık 13 bin ek kuvvetten oluşurken, Türk unsurları 1.000–20.000 personel aralığında görev yapmıştır.
Çatışmalar sonucunda TSK 5 şehit ve 3 insansız hava aracı kaybı yaşanmıştır. Buna karşılık Suriye rejimi ve müttefikleri ağır zayiat vermiştir.
Sahadaki bilanço şu şekilde gerçekleşmiştir:
• 3.138 ölü veya yaralı rejim unsuru, 1 general ve 30 yüksek rütbeli subay bulunmaktadır.
• 3 SU-24 ve 1 L-39 savaş uçağı düşürülmüştür.
• 3 rejim İHA’sı etkisiz hâle getirilmiştir.
•8 helikopter imha edilmiştir.
•135–151 tank, 26 ZPT ve 77–87 zırhlı araç vurulmuştur.
•86–99 top, obüs ve çok namlulu roketatar sistemi yok edilmiştir.
•8 hava savunma sistemi (Pantsir-S1, S-75 Dvina, ZSU-23-4 Şilka ve Buk dahil) etkisiz kılınmıştır.
•16 tanksavar sistemi ve 10 mühimmat deposu imha edilmiştir.
•Ayrıca sahada 1 Wagner mensubu öldürülmüştür.
İran destekli unsurlar 55 ölü, Hizbullah ise 14 ölü ve 50 yaralı vermiştir.
Bu sonuçlar, Bahar Kalkanı Harekâtı’nı yalnızca bir askerî operasyon değil; TSK’nın SİHA merkezli modern harp anlayışının sahadaki en net zaferlerinden biri hâline getirmiştir.
Yıl 2020, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriyeli muhalifleri ipten aldığı o gün.
Esed rejimi, muhalifleri İdlib kırsalında sıkıştırıyor. Rejim helikopteri muhaliflere saldırı düzenleyeceği sırada bir Türk askeri STINGER ile Rejim helikopterini vurarak düşürüyor. O anlar ise bir muhalif savaşçının kamerasına yakalanıyor.
NEREDEN NEREYE
Şara, Beyaz Saray’dan ayrılmıştı.
Tam yayın yerime dönüyordum ki... Beyaz Saray’ın karşısındaki Lafayette Park’tan çığlık sesleri duydum.
Son hız Batı Kanadı’nın önünden giriş kapısına doğru depar atmaya başladım.
Kapıya geldiğimde birçok siyah SUV tipi araç vardı. Birinin içinden bir adam çıktı. Sağ elini kaldırıp kalabalığı selamlarken korkunç bir ses yükseldi.
O adam Şara... O kalabalık ise belki birkaç yıl, belki de onlarca yıldır Esad rejimi zulmünden kaçmış, burada yaşayan Suriyelilerdi.
*
Şara’yı eylülde New York’ta, pazartesi ise Beyaz Saray’da yakından gördüm. Her iki seferde de gördüklerime ben zor inanıyorken Şara, bu gerçeklikle nasıl başa çıkıyor inanın bilmiyorum.
2017’de İdlib’e girmiştim bir haber için. HTŞ elemanları başından sonuna kadar yanımdan ayrılmamıştı.
O gün o şehrin başında olan “terörist Colani” bugün Beyaz Saray’da lider olarak karşımdaydı.
Hâlâ inanılmaz.
*
Gelelim karşılamaya...
Şara, Batı Kanadı girişinde karşılanmadı.
Merasim bölüğü yoktu. Trump kapıya çıkmadı. Ortak basın açıklaması olmadı.
Bugüne kadar her lider karşılanırken Şara, yan kapıdan gizli saklı alındı.
Ne yalan söyleyeyim... Amerikalılar “lider oldun ama henüz o kadar da değil” mesajını baştan verdi.
Bana sorarsanız hiçbir önemi de yok. Neden mi?
*
- Başına konulan ödül kaldırıldı.
- Suriye’ye ticaret lisansı çıkarıldı.
- Ağır “Sezar” yaptırımlarına muafiyet getirildi.
- HTŞ terör örgütü listesinden çıkarıldı.
- Şara’nın terörist tanımı kaldırıldı.
Bakın bunların hepsi 11 ayda gerçekleşti.
Geçen yıl bütün bunları anlatsanız Şara “hadi canım” çeker... İdlib’de oturur çayını yudumlamaya devam ederdi.
*
Şara buraya nasıl geldi?
Hatırlıyor musunuz 25 Eylül’de Oval Ofis’te Suriye’yi sorduğumda Trump ne demişti?
- “Suriye’de sorumlu Erdoğan’dır.”
- “Harika başarı elde etti.”
- “Erdoğan istediği için yaptırımları kaldırdım.”
- “Erdoğan istediği için Şara’ya bir şans verdim.”
*
2015’ten beri Suriye, masada biz olmadan, hatta mönüye konduğumuz şekillerde konuşulmuştu hep buralarda.
Bugün geldiğimiz noktada Oval Ofis’te Trump-Şara-Fidan var. Bunu küçümsememek lazım.
*
Suriye’nin artık resmen ABD’nin anti-DAEŞ partneri olması, SDG’ye “vakit doldu, entegrasyon zamanı” denmesi, Şara’nın meşru lider olarak Oval Ofis’te ağırlanması...
Bu ne demektir biliyor musunuz?
Fırat Kalkanı’nda, Zeytin Dalı’nda, Barış Pınarı’nda, Bahar Kalkanı’nda verilen şehitlerimizin de akan kanın da tüm fedakarlıkların da boşa gitmediğinin, gitmeyeceğinin ve Suriye konusunda Washington’da artık Türkiye’siz plan yapılmayacağının delilidir.
İnanmıyor musunuz?
O zaman çok yakından izlemeye devam edin.
https://t.co/dSJQrwCmVT