@ismailozdemirrr İsmail bey saygı gösteren saygı görür.
Siz tercihinizi istediğiniz gibi yaparsınız, yaptınızda.
Bırakın birileri farklı tavır koysun.
Bu tavır bir gün size de lazım olacak
Güven Tesis Edilmeden Sonuç Alınamaz...
İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nu 45 yılı aşkın bir zamandır tanıyorum.
Biliyorum ki hiçbir şahsi siyasi kaygusunu memleketin ve milletin menfat ve ikbalinin önüne koymaz, koyamaz.
Geçende sayın #UğurPoyraz'ın oy kaygısı ve hesabı yapmadan Ülkenin Alî-menfaatları yönünde siyaset yaptıkları yönündeki açıklaması çok önemliydi.
Bu gün yaşananlarla ilgili İyi Parti üst yönetimini suçlamak yada eksik bulmak doğru değildir.
Ayrılan arkadaşların ayrılmaları kendi tercihleridir.
Ama Yerel Seçimler öncesinde İyi Partiye CHP cephesinden yapılan saldırıları yok sayarsak siyaseten eksik yapmış oluruz.
Buradan şunu belirtmekte fayda görüyorum.
CHP ve İyi Parti arasında yapılan en sağlıklı işbirliği 2018 Genel Seçimleri ittifakı idi.
Bu seçimde Millet İttifakının paydaşları CHP, İyi Parti kendi Cumhurbaşkanı adayları ile seçime girdi.
Yine burada belirtmekte fayda görüyorum.
CHP'si ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce Türkiye'nin sosyolojik durumunu ve 2 turlu seçim sistemini göz ardı ederek bir seçim kampanyası yürüttüler.
Toplum tedirgin oldu.
CHP Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyunu belli oranda yükseltti fakat ciddi oranda oyun Akp'ye kanalize olmasına sebebiyet verdi.
2019 Yerel Seçimler ittifakı İyi Partinin Yerel Seçimler için CHP'ye teslim olduğu ittifaktır.
CHP seçmeni hiçbir yerde hiçbir şekilde İyi Partiye desdek vermemiştir.
Ama İyi Parti ve seçmeni ittifak sözleşmesine sadık kalmıştır.
Malesef ama malesef bu seçim İyi Partiyi adete CHP'nin yancısı durumuna düşürmüştür.
2023 Seçimleri ve 6 masa kim ne derse desin bir komedyadan başka bir şey değildir.
Başta #BarışYarkadaş olmak üzere CHP'li holiganlar İyi Partiye saldırma yarışına girmişlerdir.
Bir ara %20'leri bulan ve Türkiye'de değişimi çok isteyen İyi Parti taraftarları küstürülmüştür.
2023 Genel Seçimlerinde #KemalKılıçtaroğlu aday olsun diye dayatanlar eger Akp yandaşı değilse demokrasiye ve Türk Milletine kötülük etmişlerdir.
Kısaca testiyi çatlatmışlardır.
2024 Yerel Seçimleri aklın ve vicdanın bir kenara itildiği bir seçim olmuştur.
İyi Partinin tek başın gireceğni açıklamasından sonra CHP tarafından asimetrik saldırı vuryası başlatılmıştır.
Seçimler büyük oranda kazanılmış fakat CHP'de kamu vicdanında yanlızlaştırılmıştır.
Şimdi siyaset farklı bir evreye geçmiş görünüyor.
CHP'sinde kendilerine reva görülen haksızlık üzerine Yeni Parti kuruldu.
Geçen yazımda yazdım.
Yine yazacağım Yeni Partinin tüzüğünde olan 'DİL' le ilgili kısım Üniter yapımıza Pkk talepleri kadar ters.
Şahsımın tüzüğüne bu maddeyi koyan Partiye sıcak bakması mümkün değil.
Bir an önce inşaallah Milletin tepki duyacağı yanlıştan dönerler.
Bütün bunlara dikkat eden Yeni Parti Ülke için daha doğru ve faydalı olur.
Rahmetli Cumhurbaşkanımız #SüleymanDemirel'in dediği Türk Milleti saldırı altında olursa çok güçlü bir #TürkMilliyetçiliği tezahür eder.
Bundanda kaçış olmaz.
İyi Partide siyasete başlayıp!
Önce CHP veya Akp'ye manevra yapan hızını alamayıp 3. partiye geçen siyasi manevra kabiliyeti yüksek arkadaşları takdir ve tebrik ediyorum.
Kendilerinden ricam şu.
Kıvırmadan adam gibi söyleyin.
Bizde anlayalım.
Akp'mi değişti yoksa sizde bir yapısal şahsiyet problemi mi var?
Eğer ikiside değilse neden baştan Akp'de siyasete girmediniz?
CHP ve Mıstık Çavuş
CHP deyince akla Mustafa Kemal Atatürk gelir demiyorum!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti deyince akla Mustafa Kemal Atatürk gelir.
Ama CHP deyince akla Kurtuluş Savaşının büyük komutanlarından İsmet İnönü gelir.
CHP deyince akla 1974 Kıbrıs çıkarması ve Bülent Ecevit gelir.
CHP deyince akla Turan Güneş gelir.
CHP deyince akla Mümtaz Soysal gelir.
CHP deyince akla Onur Öymen gelir.
CHP ile ilgili her şey hatırlanası mı?
Tabii ki değil.
İnsanların hafızalarından bir an önce silip unutmak istediği sahne ve kişilerde yok değil.
Kemal Kılıçtaroğlu kötüdür demek istemem.
Ama kendisine Gürsel Tekin tarafından reva görülen Mıstık Çavuş muamelesine rıza göstermesi kabul edilebilir bir durum değildir.
Bu sahneden sonra Kemal Kılıçtaroğlu'nun Genel Başkanlığı makul hiçbir vicdanda karşılık bulmaz.
Türk siyasetinin en eski partisine yapılan deynekçi muamelesi hoş olmamıştır.
CHP'si bir an önce kurultayını gerçekleştirmek durumundadır.
Emanetin iradeye teslimi şarttır.
#KemalKılıçtaroğlu'nun Türk siyasetine yapacağı en büyük hizmet bu olacaktır.
Yeni Parti...
Yeni Parti'nin tüzük taslağını okudum.
Bana göre çok da yeni bir şey yok.
Mustafa Kemal Atatürk ve 6 Oka sık sık atıfta bulunulması Partinin Devletin Kurucu Felsefesine ve Cumhuriyetin değerlerine bağlı olduklarını göstermiyor.
Yine Yeni Partini mensuplarının siyaset dili çağın ruhuna toplumun siyaset beklentisine cevap oluşturmuyor.
Üzülerek ifade ediyorum!
Uzun zamandır devam eden siyasi nezaketsizlik hastalığı Yeni Parti'de de vücut bulmuş görünüyor.
Şimdi Yeni Parti'de gördüğüm muğlak ve açıklanmaya muhtaç olan durumlardan birisini belirtmek istiyorum.
Parti tüzüğünde;
"tüm vatandaşların ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkının sağlanacağı belirtilmiştir."
Sorum basit!
Kaçak güreşmeye gerek yok.
Bu Kamuyu'da kapsıyor mu?
Bu hakların kullanımını devlet eliyle mi gerçekleştirecek siniz?
Daha açık bir soru sorayım!
Sizler birilerine bu konuda söz verdiniz mi?
Hani yazmışsınız ya!
Bu durumun tecelisini milliyetçilik maddesinim neresine konumlandıracaksınız?
Yoksa dedik oldu mu diyor sunuz?
Pazar pazar!
Resimde gördüğünüz şahsiyet şu anda Aile mensuplar ile Türk Siyasetinin en etkin kişisi.
Trnak işareti içinde yaptığı açıklama doğru ise!
Yandı gülüm keten helva.
Daha fazla söz sölemeye gerek yok.
Zaten sayın #DevletBahçeli konu ile ilgili makul ve mantıklı bir açıklama yapacaktır.
Düne bakmadan bu günü anlamak ve yorumlamak mümkün değil.
7 Temmuz 1992 tarihinde #muhsinyazıcıoğlu ve arkadaşları MHP'sinden ayrıldılar.
Muhsin Yazıcıoğlu siyasi uyuşmazlıktan bahsetti.
Bana göre kurduğu en önemli cümle 'sivil demokratik siyaset' vurgusu idi.
Şahsım olarak hep rahmetli Başbuğ'un görüş ve düşüncelerinin ekseninde oldum.
Rahmetli Başbuğ'un Cumhuriyetin Kurucu felsefesine ve Atatürk'e bağlılığından en ufak bir şüphem yok.
Buna rağmen şu iki cümleyi söylemeden edemeyeceğim.
1-Muhsin Yazıcıoğlu'nun sivil demokratik siyaset vurgusu sebepsiz değildi.
2-Muhsin Yazıcıoğlu MHP'den birilerine yer açmak için tasfiye edildiği çok daha iyi anlaşılıyor.
Başbuğ döneminde MHP Kurucu Felsefeye bağlı bir siyasi organizasyondu.
Şimdi temsili monajiyi benimsemiş resmi bir siyasi organizasyon.
Bu ifademin en büyük delili sayın Devlet Bahçeli'nin bizzat kendi ifadeleri.
Bahçeli'nin Alevi ve Kürt Cumhurbaşkanı yardımcısı talebi bunun en büyük göstergesi.
Modern Devlet ve Millet tarifinde bireyler etnik ve inanç temelinde tasnif edilip bölünemez.
Gelelim bu güne.
Belli ki CHP'si belli bir adres ve kişiye teslim edilmek üzere içi boşaltıldı.
CHP'si Kurucu Felsefe'den ve Atatürk gerçeğinden Kemal Kılıçtaroğlu ile birlikte kopmuştu.
Sadece üzerinde resmi ideolojinin sol temsilçisi sıfatını taşıyordu.
Şimdi demokratik siyasetinde tüm vasıflarını kaybetti.
Burdan ilan ediyorum.
CHP'yi Kemal-Gürsel ikisinin elinde bırakmazlar.
Yakında yeni memurlarına teslim edilir.
Tıpkı bir öncekinde olduğu gibi...
@OkanAytaas Soruyu bu şekilde soracağınıza Ülkeyi hangi niteliklerde insanların yönetmesini isterdiniz şeklinde sorsaydınız.
Ülkeyi bir kişi yöneriyorsa!
Demokrasiden bahsedemezsiniz.
Adını koyalım o monarşi olur.
Bu günkü gibi