3/
Bu dosyada verilecek karar; HSK tarafından meslekten çıkarılan hâkim ve savcılar başta olmak üzere, benzer hukuki durumda bulunan birçok kişi açısından emsal niteliğinde sonuçlar doğurabilir.
2/
Başvuruda, kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti kararı bulunmaksızın meslekten çıkarma işlemi tesis edilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği ileri sürülüyor.
🧵 AYM'den Önemli Bir Karar Bekleniyor.
📌 Anayasa Mahkemesi, yargı mensuplarının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına ilişkin önemli bir bireysel başvuruyu 02.07.2026 günü görüşülmek üzere gündemine aldı. (Başvuru No: 2024/58346)
23 Haziran 2026 tarihli AİHM KARARI UYARI YENİDEN YARGILAMA ve İNFAZ DURDURMA KARARI
Aihm'in 23/06/2026 tarihli Kılıçarslan vd. Türkiye kararı uyarınca yaptığımız yeniden yargılama başvurusu sonucu yargılamanın yenilenmesine ve infazın durdurulmasına karar verildi.
AİHM kararında ismi olanların vakit kaybetmeden yargılandıkları ilk derece mahkemelerine yeniden yargılama başvurusu yapmaları gerekiyor.
Özellikle halen infazı devam edenlerin infaz erteleme talebinde de bulunmaları halinde büyük ihtimalle tahliye edileceklerdir.
The State, through the @NPSOfficial_KE , has noted allegations of enforced disappearances and torture and has committed to accountability, transparency, and thorough investigations.
However, constitutional obligations go beyond statements. What does Enforced Disappearance look like?
#EndEnforcedDisappearance
Muhatap ilgisiz kalsa da, yetkililerden birinin dikkatini çeker düşüncesiyle AİHM’in verdiği ihlâl kararını daha anlaşılır şekilde ifade edeyim: Somut deliller olmadan hiç kimse, hiç kimseyi “ocu, bucu, şucu” diye yaftalayamaz, ötekileştiremez; işini, aşını, eşini, aşiyanını, özgürlüğünü ve yaşamını elinden alamaz.
#AİHM
Muhataplar nazlanınca iş başa düştü. Sessiz kal, mücadele edeni yalnız bırak, sonra da "Bu hukuksuzluk ne zaman bitecek?" diye sor. Benim nazarımda sessiz kalanla haksızlık yapan arasında hiçbir fark yoktur.
"Dünya kötülük yapanlar yüzünden değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir."
Albert Einstein
AHİM'nin önceki gün açıkladığı 893 ihlâl kararı, adil yargılanma ilkeleri açısından üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken ciddi bir tabloyu ortaya koyuyor.
AİHM, Türkiye’den yapılan 893 başvuruda ihlâl kararı verdi. Bunların 264’ü Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi, "herkesin adil yargılanma hakkını güvence altına alır." ile İlgilidir.
34 dosyada 7. madde, "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi bakımından ihlâl tespit edilmiştir. 595 başvuruda ise hem 6. hem de 7. maddelerin ihlâl edildiğine hükmedilmiştir.
Peki bu ne anlama geliyor?
6. madde, bir kişinin adil şekilde yargılanmasını; delillere erişebilmesini, savunma hakkını kullanabilmesini ve mahkemelerin yeterli gerekçe ortaya koymasını güvence altına alır.
7. madde ise temel hukuk ilkesini korur: Bir kişi, işlendiği tarihte suç sayılmayan bir fiilden dolayı cezalandırılamaz. Hukuk öngörülebilir olmalı, suçun sınırları sonradan genişletilmemelidir.
AİHM’in verdiği kararlar, hukuk devleti, adil yargılanma ve kânûnîlik ilkeleri açısından ortaya çıkan problemlerin artık uluslararası yargı mercilerince de dikkatle incelendiğini göstermektedir.
Adalet; toplumun devlete, hukuka duyduğu güvendir. Adalet talep etmeyen toplumlar; umudu ve geleceğe olan inancını kaybeder.
Özeti:
"Müddeî iddîasını ispatla mükelleftir.
İddîasını ispat edemeyen müfterîdir."
Mecelle
İddîa sahibi iddîasını ispatla yükümlüdür. İddîasını ispat edemiyorsa iftira atıyordur.
AİHM’in verdiği ihlâl kararını daha anlaşılır ifade edeyim: Somut deliller olmadan hiç kimse, hiç kimseyi "ocu, bucu, şucu" diye yaftalayamaz; ötekileştiremez; işini, aşını, eşini, aşiyanını, özgürlüğünü ve yaşamını elinden alamaz, diyor.
#AİHM
Norveç'te Türklere selam veren gurbetçi kadının aldığı cevap ağlattı:
“ 'Lanet olsun biz Türkler her yerdeyiz' cevabı o kadar çok zoruma gitti ki.
Olduğum yerde hiç Türk arkadaşım yok. Bu kadar zor mu 'merhaba kardeşim' demek.”
NATO Ankara Zirvesi yaklaşırken perde arkasında neler oluyor?
Bir yanda ABD'nin İncirlik, İzmir ve Çorlu üsleri için talep ettiği "koşulsuz erişim" ve NATO 3.0 dayatması... Diğer yanda ise içeride "eylem ihtimali" gerekçesiyle sivil topluma yönelik yapılan yüzü aşkın gözaltı ve bağımsız basına uygulanan akreditasyon engelleri.
Hukukta "ihtimale dayalı suç" tanımı yokken, zirve öncesi bu hamleler neye işaret ediyor? NATO sonrası nasıl bir Türkiye bizi bekliyor?
Halk TV yayınında anlattım, tamamını izlemek için:
https://t.co/6MeDXYIe6k
@siring Fet* sakızı çiğnemeden ne muhalefet edebiliyorsunuz ne espri yapabiliyorsunuz, ne de konuşabiliyorsunuz! Enteresan bir ülke #türkiye yada yeni adıyla #tayyipland!
Bir dönem FETÖ/PDY içerisinde bulunduğunu kabul edip daha sonra ayrılanlar açısından Yargıtay'ın önemli kararı
Yargıtay;Bir dönem yapılanma içerisinde bulunup daha sonra ankesörlü telefondan yapılan aramalara cevap vermeyen, kendisiyle görüşmek isteyenin tehditleri sonucu 2015 Eylül'de askerlik mesleğinden istifa ederek başka kurumda çalışmaya başlayan kişinin mahkûmiyetini gerektirir delillerin kararda açıklanmaması, hangi delillerin diğerlerine üstün tutulduğunun belirtilmemesi hukuka aykırı olup mahkumiyet hükmünün bu nedenle bozulması gerekir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi.