Meğer cambaza bak, cambazaymış herşey.
Cambazı bırakıp kendine bakınca ahâli, dağıldı gücün büyüsü.
Gerisi kaçtığındır Türkiye,
kanmak çok insani de doyuyor insan.
Farkederek büyüyor insan da memlekette.
Farketmeli ki farkedeceğiz elbet!
“Ya hep beraber, ya hep beraber.”
İklim kanunu bir Truva atıdır, işgalin altyapısıdır, insanlık suçunun yasallaştırılmasıdır ve buna alet olanlara tarih lanet edecek. Adil bir ülkede bu ihanete kalkışanlar idam edilirdi. Ama şu an meclisten geçiyor. Allah sizi kahretsin!
#İklimTasmasınaHAYIR#yeşilsahtekarlık
🔴 Sezgin Tanrıkulu, gözaltında işkence iddialarını gündeme getirdi:
➡️ "O tabloyu görünce arkamı döndüm bir duvara uzaklaştım ve ağladım. Lanet olsun, işkence yapana da, izini verene de lanet olsun."
Ermeni sözcüğünü ırkçı amaçla kullanan CHP Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan an itibarı ile Halk Tv de ‘sözlerimden pişman değilim’ dedi. Hem ırkçı hem pişkin. Sana da bravo Halk Tv bu ırkçıya bu kadar sıkça söz hakkı vererek bu korkunç zihniyete alan açıyorsun #ırkçı#tanjuözcan
Bu ülkede kutuplaşmanın yaşanmadığı tek bir konu var, o da
Herkesin Ötekisi: Engelliler
Engelli vekillerin bile umurunda olmayan, senede 2 gün dile getirdikleri engelliler
Aileleri dışında kimseleri olmayan, çoğunlukla tek arkadaşı ebeveyni olan engelliler
Ufacık bir hak alsa göze batan, asansörü, otoparkı bile mahalle fark etmeksizin gasp edilen engelliler
Bizim sadece "eşit yurttaşlık" söylemi ve engelli bakanlığı kuracağız vaadi ile sırtımızın sıvazlanmasına kanacağımız, çalıştaylarla oyalanmaya razı olacağımız sanılmasın...
@Berhansimsek Merak etmeyin biz unutmayız bunu.
Unutmayacağız!
Biz kim miyiz? Halkız, halk!
Mahalle yanarken bu yaptıklarınızı da hafızalarımızdan silmeyeceğiz.
Şüpheniz olmasın!
Halkımız tanıyın bunları, tanıyın.
Yazıklar olsun! Tükürükler de boğulun.
Amin!
BASINA VE KAMUOYUNA
Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay sürecinin hem partililere hem de ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
Değişim iradesinin sandığa yansıdığı bu süreçte, birçok kesim gibi biz de umutlanmak istedik.
Ancak ne kendim ne de otizmli bir bireyin annesi olarak çocuğum adına bu umudu içtenlikle hissedebiliyorum.
Çünkü bir kez daha gördük ki;
Gençlik kotası uygulandı,
Kadın kotası uygulandı,
Ama engelli kotası yine uygulanmadı.
Yıllardır söylüyoruz: Bu ülkede engelliler herkesin ötekisi.
Toplumsal hayatta zaten görünmez kılınan, eğitime, sağlığa, istihdama erişimde sistematik olarak dışlanan milyonlarca engelli birey ve aileleri, ne yazık ki siyaset sahnesinde de hak ettikleri temsili göremiyor.
Oysa kapsayıcı ve eşitlikçi bir siyasetin en temel göstergesi, farklı toplumsal grupların karar alma mekanizmalarında yer alabilmesidir.
Engelli yurttaşlar sadece korunmaya muhtaç değil, hak sahibi bireylerdir. Siyasette temsilleri bir lütuf değil, bir zorunluluktur.
Yalnızca sözle “bağımsız yaşam hakkı” demekle, engelli bakanlığı kuracağız vaadiyle yetinmemiz mümkün değildir.
CHP’nin değişim iddiası, ancak bu temsiliyet alanlarını gerçekten açabildiği ölçüde anlamlı olacaktır.
Engelli kotasının uygulanmaması, milyonlarca yurttaşın sesinin yine duyulmadığını, yok sayıldığını göstermektedir.
Buradan açıkça çağrıda bulunuyorum:
Tüm siyasi partiler, özellikle de eşitlik ve sosyal adalet ilkelerini savunan partiler, engelli yurttaşların siyasette temsili için somut ve kalıcı adımlar atmalıdır. Engelli kotası kâğıt üstünde kalmamalı, hayat bulmalıdır.
Çünkü bu ülkenin engelli bireyleri ve aileleri artık sadece izlemek istemiyor.
Söz sahibi olmak, karar süreçlerine katılmak, siyasetin öznesi olmak istiyor.
Saygılarımla,
Sedef Erken- Avukat, Aktivist
Ünlülerin iki küfür yiyince incileri dökülmüş gibi tetiklenerek birden cinnet kıyısına gelmeleri ve BEN SANATÇIYIM YAA ZATEN KİMSEDEN DEĞİLİM HER ŞEYİN ÜSTÜNDE OLMALIYIM ruh haline bürünmeleri neresinden baksan zavallıca ve muhteşem bir olay.
Çomar dizilerinden arabalarını evlerini aldılar, ait oldukları tarafa geri geliyorlar. Bunlara antik çağlarda medeniyeti yağmaya giden barbarlar gibi saygı duymamız gerek. Bunlar biz yabanilerin akıncılarıdır. Aramıza hoş geldiniz sahtekarlar.
Farkındalık, sadece bir gün mavi giymek, birkaç slogan paylaşmak değildir. #Otizm365GünBizimle
Gerçek farkındalık; eşitlik talep etmektir.
Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, istihdamda ve sosyal yaşamda otizmli bireylerin var olma hakkını savunmaktır.
Bir çocuk, yalnızca otizmli olduğu için okula kabul edilmiyorsa…
Bir genç, destek sistemi olmadığı için evinden çıkamıyorsa…
Bir anne, yıllardır çocuğunun bakımını tek başına sürdürüyor ve hiçbir kamu desteği alamıyorsa…
Ve bizler sadece seyrediyorsak, bu “farkındalık” değildir.
Bu, haksızlığa, eşitsizliğe sessizce ortaklık etmektir.