📍Gazeteci Serdar Akinan, belgelerine ulaştığı flaş 15 Temmuz bilgisini paylaştı:
💬 Tuzağa çekilen MAK timinden önce bölgeye 3 helikopter dolusu IŞİD militanı indirilmiş. Bunun kayıtları var.
💬Tutanak tutan polis ise iki gün sonra öldürüldü.
Vandaag hebben we onze dierbare broeder Hakan Şahinli onder grote belangstelling begraven op de islamitische begraafplaats in Zaandam.Zijn vriend Cees Buys getuigde: “Hij was een goed mens.” Moge Allah hem genadig zijn. Veel sterkte voor zijn vrouw, kinderen, familie en vrienden
Oysa CHP ne çok uğraşmıştı, şimdi AKP'de siyaset yapan Teğmen Mehmet Ali Çelebi, Nedim Şener, Doğu Perinçek gibi Ergenekon sanıklarını kurtarmak için. Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine samimi bağlı CHP'liler acaba sorguluyor mu niye böyle karanlık yapılara payanda yapıldıklarını?
Kelepçeden utanıyor, tecavüzcü katil oğlu kızımızı öldürürken, bizi ve devletin bütün kurumlarını köprüye götürürken, verdiği yetkiyi onun emanetinde genç bir kadının kemiklerini dahil ailesinden çok görürken, utanmayan kelepçeden utanıyor. VATAN HAİNİ olarak yargılanacaksınız.
YANGINLAR KARŞISINDA MÜMİNİN VAZİFESİ
Son günlerde başta İspanya, Fransa ve İtalya olmak üzere birçok ülkede büyük orman yangınları yaşanıyor. Binlerce hektarlık ormanlar kül oluyor, sayısız hayvan telef oluyor, insanlar evlerini terk etmek zorunda kalıyor. Yeryüzü, Allah'ın bütün insanlığa emanet ettiği ortak yuvamızdır.
Bu sebeple nerede olursa olsun meydana gelen her yangın, deprem, sel veya başka bir afet, vicdan sahibi her insan gibi her mümini de derinden üzmelidir.
Elbette böyle zamanlarda yapılacak ilk iş, sebeplere sarılmaktır. Yangını söndürmek, insanları kurtarmak, yardım ulaştırmak, çevreyi korumak ve imkân ölçüsünde maddî-manevî destek olmak dinimizin emrettiği fiilî sorumluluklardır. Ancak mümin bununla yetinmez. Sebeplerin de Allah'ın iradesiyle sonuç verdiğini bilir ve kalbini O'na yöneltir. Çünkü dua, sebepleri terk etmek değil, sebeplere güç veren Rabbimize sığınmaktır.
Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), korku, sıkıntı ve musibet anlarında ümmetine dua etmeyi öğretmiş, kendisi de Rabbine niyazda bulunmuştur. Bunlardan bazıları şunlardır:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَدْمِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ التَّرَدِّي، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْغَرَقِ، وَالْحَرَقِ...
"Allah'ım! Yıkıntı altında kalmaktan, yüksekten düşmekten, boğulmaktan ve yanarak helâk olmaktan Sana sığınırım." (Ebû Dâvûd, Edeb 155; Nesâî, İstiâze 39).
Bu dua, özellikle yangın gibi afetlerde okunabilecek en açık Nebevî dualardan biridir.
Yine sıkıntı ve musibet anlarında Allah Resûlü (s.a.s.) şöyle dua ederdi:
اللَّهُمَّ رَحْمَتَكَ أَرْجُو، فَلَا تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ، وَأَصْلِحْ لِي شَأْنِي كُلَّهُ، لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ
"Allah'ım! Rahmetini umuyorum. Göz açıp kapayıncaya kadar bile beni nefsimle baş başa bırakma. Bütün işlerimi benim için düzelt. Senden başka ilâh yoktur."
(Ebû Dâvûd, Edeb 101)
Sıkıntılı zamanlarda yaptığı dualardan biri de şuydu:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْعَظِيمُ الْحَلِيمُ، لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَرَبُّ الْأَرْضِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ
"Azîm ve Halîm olan Allah'tan başka ilâh yoktur. Büyük Arş'ın Rabbi olan Allah'tan başka ilâh yoktur. Göklerin, yerin ve Kerîm Arş'ın Rabbi olan Allah'tan başka ilâh yoktur." (Buhârî, Daavât 27; Müslim, Zikir 83)
Bugün yapılacak en güzel dualardan biri de şudur:
"Allah'ım! Yangınlardan zarar gören bütün kullarına yardım eyle. Ateşi söndürmeyi kolaylaştır. İtfaiyecileri ve gönüllüleri muhafaza eyle. İnsanları, hayvanları ve ormanları koru. Bizlere de yeryüzünü emanet bilen, tabiatı koruyan ve bütün mahlûkata merhamet eden kullarından olmayı nasip eyle."
Çünkü mümin, sadece kendi mahallesindeki değil, yeryüzünün herhangi bir köşesinde meydana gelen acılar karşısında da duyarsız kalamaz. Zira Allah Resûlü (s.a.s.) müminleri aynı bedenin organları gibi tarif etmiş; bir uzuv acı çektiğinde diğer uzuvların da onun acısını hissettiğini haber vermiştir. (Buhârî, Edeb 27; Müslim, Birr 66).
Bu anlayış yalnız insanlarla sınırlı değildir. Rahmet Peygamberi, hayvanlara merhameti, ağaçları ve tabiatı korumayı da dinî bir sorumluluk olarak öğretmiştir. Bu sebeple nerede olursa olsun yanan her orman, yok olan her canlı ve zarar gören her insan için üzülmek, imkân nispetinde yardım etmek ve hiç değilse samimiyetle dua etmek, mümin olmanın tabiî bir gereğidir.
Bir güzel insan daha ebedî âleme göç etti… Samanyolu Televizyonu Eski Yayın Yönetmeni, gazeteci meslektaşımız Hakan Şahinli kardeşimize Allah’tan rahmet diliyorum. Güler yüzü, vefası ve samimiyetiyle gönüllerde iz bıraktı. Rabbim makamını âli, mekânını cennet eylesin. 🙏
Haluk Levent'le ilgili yolsuzluk iddiası yaklaşık 390 milyon TL (10 milyon dolar). Bunun Ahbap Derneği bağışlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve suç teşkil edip etmediği yargı süreci sonunda netleşecek.
Oysa, Berat Albayrak'ın yönettiği Powertrans isimli şirketin yasadışı şekilde Irak'tan yaptığı petrol ticaretinden dolayı Uluslararası Tahkim Mahkemesi kararıyla Türkiye'ye kesilen cezanın miktarı 1 milyar 471 milyon dolar.
Yani Haluk Levent ve Ahbap Derneği'yle ilgili henüz netleşmemiş yolsuzluk miktarının 147 katı.
Ama hangisi daha çok gündemde? Hangisi daha çok konuşuluyor?! Haluk Levent apar topar hapse atıldı ve Ahbap Derneği'yle ilgili isimler soruşturuluyor. Peki Berat Albayrak ve Powertrans'la ilgili en küçük bir soruşturma açıldı mı?
Bu videoda eşi tarafından şiddete uğradığını gördüğünüz kişinin ismi “Derin Deniz”. Kendisi 2,5 yıldır eşi tarafından düzenli olarak dövülüyor. Hamileliği boyunca dahi bu şiddet devam ediyor. Küçücük kız çocuğu, babası annesini döverken kanlı ellerine ve yüzlerine şahit oluyor…Ankara'da yaşayan Derin'in tek isteği sesini duyurabilmek..El birliğiyle, Derin hayattayken hep birlikte sesi olalım, kardeşimizi yalnız bırakmayalım.
Said Sefa dün gece bomba patlattı!!! 💥
Sadece 17 saat oldu, o yayını izleyin izleyin de olayları görün 👇
Muhsin Yazıcıoğlu dosyası 17 yıl sonra niye raftan indirildi sanıyorsunuz? Adalet mi geldi? Vicdan mı devreye girdi? Hayır!
Said Sefa'nın anlattığına göre mesele çok daha basit ve çok daha kirli: bu dosya Binali Yıldırım'a verilen bir gözdağı.
Peki nasıl geldi bu noktaya?
Said Sefa'nın iddiasına göre 15 Temmuz gecesi üç ayrı grup vardı. Bir kısmı "terör saldırısı" diye çağrıldı. Bir kısmı "tatbikat" dendi diye çıktı. Ve bir grup da gerçekten emir komuta zinciri içinde darbe olduğuna inandırıldı.
İnandıran kim? İşte yayının merkezindeki isim: Sadık Üstün.
Said Sefa anlatıyor: askerden tasfiye edilmiş, M��T'le irtibatlı çalışan, TSK-MİT hattını yıllardır taşıyan bir isim. İddiaya göre o gece kuvvet komutanlarını arayan, medyayı organize eden, "bu emir komuta zinciri içinde bir darbe değil" mesajını daha ortada hiçbir şey yokken dolaştıran kişi.
Asıl skandal burada başlıyor.
Said Sefa'nın kaynaklarına dayandırarak söylediği şu: o gece başbakan Binali Yıldırım'ın da öldürülmesi planlanmış. Tuzla'dan çıkan konvoy bilinçli olarak Ilgaz'a yönlendirilmiş. Yönlendiren telefon? İddiaya göre yine Sadık Üstün. "Sizi takip ediyorlar, başbakanı koruyun" denip düpedüz pusuya gönderilmiş.
Ve tünel çıkışında jandarma kılığındaki kişiler ateş açmış.
Peki soruyorum size: bir başbakana suikast girişimi var, ortada tek bir dava dosyası neden yok?! Bölge jandarma komutanlığı "o saatte böyle bir çatışma yaşanmadı" diyor. E o araçlar kimin? O üniformalar kimin?
Peki Binali Yıldırım'ın "bin pişmanlığı" ne?
Said Sefa'nın anlatımı şu: o sabah Hulusi Akar başbakanlığa gelip suikast emrini Akın Öztürk'ün verdiğini söylüyor. Öfkeli Binali Yıldırım, Akın Öztürk'ün helikopterinin vurulması emrini veriyor ve adamın gelip anlatmasına engel oluyor.
Yıllar sonra öğreniyor ki tezgah bambaşkaymış.
İşte "1000 pişman" dedikleri hâl bu. Said Sefa bunu 2 ay önce de söylemişti, dört-beş farklı kaynaktan teyit ettiğini belirtiyor.
Peki neden şimdi Muhsin Yazıcıoğlu dosyası?
Çünkü Binali Yıldırım cinayet döneminde Ulaştırma Bakanı. Sivil havacılık ona bağlı, arama kurtarma ona bağlı, kriz yönetimi onun yetkisinde. Yani iş dönüp dolaşıp ona bağlanabilir bir yapıda.
Akın Gürlek "ucu nereye dokunursa dokunsun" derken kastettiği uç — Said Sefa'ya göre — bizzat Binali Yıldırım.
Bu mu adalet arayışı?! Bu mu!
Helikopteri kim ayarladı, iki helikopterden neden kötü olanına yönlendirildi, kaza yerine gidilmesini kimler engelledi — bunların hiçbirinin üstüne gidilmiyor. Çünkü mesele gerçek değil. Mesele susturmak.
Konuşmaya başlayan bir adamı, elleri kelepçeli evinden alma tehdidiyle hizaya sokmak.
Sevgili dostlar, yayını mutlaka izleyin. Ben burada özetledim ama detayları, isimleri, tarihleri kendi ağzından dinleyin 🚀
video linki yorumlarda !
Bu kadar basit bir yalanı nasıl bu kadar kolay söyleyebiliyorsun Tuncay Özkan ? Gerçi seni Kanaltürk’ten tanırız ! Kanal satışı için ekran da teşekkür edip devran dönünce paramı alamadım vs diyen bir yalancısın !
Almanya’da ismini verdiği bir sol parti yok. Bu bir.
Böyle bir parti olmadığı için parlamentoya böyle bir soru önergesi de verilemez. Bu iki.
Üçüncüsü: Eğer söz konusu önerge aşırı sol olarak nitelendirilen Die Linke partisinden verilmiş olsaydı, onu incelerdim. Hele ki Alman hükümetinin Türkiye ile ilgili soru önergelerine verdiği resmî yanıtlarda böyle bir ifade yer alsaydı, elimde bu açıklamaların tamamı bulunduğu için sadece okumakla kalmaz, paylaşırdım da.
450.000: Kibariye’nin Donald Trump’ın öz kayınvalidesi olma ihtimali, bu iddianın doğru olma ihtimalinden çok daha yüksektir.
Barbaros Şansal’dan muazzam bir tespit:
“‘Bazı şeyler kapıya gelmeden tedbir alınmıyor. Mesela Türkiye su fakiri haline gelmeye başladı. Yüzlerce gölümüz kurudu.
Ben Anadolu üzerinde sürekli uçuyorum Kıbrıs’tan gelip giderken. En son Eğirdir Gölü’nün haline acıdım. İkiye bölünmüş göl, yok. O madenler, dağ tepe kalmamış.”
“‘Siz bir Çanakkale Kirazlı beldesine, barajın arka tarafına Amanos’a bir çıksanıza, görsenize oraları. Yağmalanan bir coğrafyayla karşı karşıyayız.””
Bir annenin 3 aylık bebeğine vedası…
“Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi Zarif&Sümeyye Tercanlıoğlu çifti için de görmezden gelindi. Çift, hukuksuzca tutuklandı.
Anne Sümeyye Hanım’ın bebeğini kız kardeşine teslim ettiği anlar, yürekleri burktu.
Yettiniz be!
10 yılda 2 milyona insana terör soruşturması açıldı Cemaat’in okulunun önünden geçenler dahil.
Yüz binden fazla insan tutuklandı.
10 binden fazlası hala cezaevinde.
Daha geçen hafta 968 insanı aldılar.
Bu ne kin kardeşim böyle!
Ne zaman soğuyacak yüreğiniz!
Fethullah Gülen’in ölümünün ardından yaptığı “Allah’tan rahmet diliyorum” paylaşımı gerekçe gösterilerek tutuklanan Kazım Güleçyüz hakkında AYM, kişi hürriyeti ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti. Güleçyüz’e 325 bin lira manevi tazminat ödenecek.
Detaylar @velevpress'te...
Vandaag had ik in de Tweede Kamer een constructief gesprek met D66-fractievoorzitter Jan Paternotte.We spraken over mensenrechtenschendingen in Turkije, grensoverschrijdende intimidatie en de rechtsstaat. Onze rapporten zijn overhandigd; hij neemt dit mee in de Kamer. 🇳🇱🤝#Lahey
Türk��esi: "Deprem mağdurları için beraber yardım topladığımız Ahbab Derneği başkanı Haluk Levent'i anında satar; görevlerini yapmadığı için onbinlerce insanın enkaz altında, feryatlar içinde can vermesine neden olan resmi kurumların önünde eğilirim."
Ne çok çakma muhalif varmış!