@firatgunayer Valla adama nasıl mobbing uyguladılarsa elin Almanı bile göndermeli şarkı paylaşmış rahatladığı için. Sen de buna takılacağına enkazın diğer boyutlarını eleştir hocam. Eliniz diliniz titriyor bir şey yazacağız, diyeceğiz diye
@esattimben İlişkilerinin akıbetini s*keyim hocam, çocuğun psikolojisi ne olacak asıl? Bireyler ailesinin ya da ailedeki figürlerinin aşağı yukarı yansımasıdır ve uzun vadede bunların bozuk ilişkisinden etkilemiş bir birey katılacak bu topluma. Darmadağın bir çocuk yaratacaklar
@Federic0Guinti Sen Ole’ye GvB’ye rahat rahat sallayacaksın, kulübe çökmeye çalışanlara bir tane laf söylemeyeceksin, Beşiktaş’ın itibarını aklınca beş paralık edeceksin sonra da pislediğin kaptan tertemiz yemek isteyeceksin. Afedersin adamın ağzına vururlar hocam başka bir yerde
@Federic0Guinti Mağlubiyetler sonrası gevşek gevşek açıklamalar yapıp yorumcuyken Sergen’i “Sergen Yalçın” yapan Beşiktaş’ın hocasına yönetimine sallayıp itibarsızlaştıran adama tükürdüğünü yaladığı içi kimse müsamaha göstermez. Burası Beşiktaş herkes akıllı olacak, adam olacak.
@platcornweb ++ Starbucks zaten Anadolu şehirlerinde yoktu ama BK’ten menü alınca bile pişmanlık hissederdik evde yapsak ailemize daha az yük olurduk diye. Mezun olup da inşallah mühendislik yaparım diye hayallerimiz vardı bizim abi ne evi arabası ya? 😁
@platcornweb Mesut hocamla aynı dönemlerde aynı duyguları yaşamış olmamız acayip bir şey. Ben de bir tek çocuk olarak ve taşrada büyümüş bitiş olarak aynı duygulardaydım. Üniversiteye ilk gittiğimde “Kafama göre arkadaşlar bulabilecek miyim acaba?”dan öteye hayallerimiz yoktu. ++
@FmSOYSAL@milliyiyici Hayatta basit olanın da kaliteli olduktan sonra çok iyi olacağı gerçeği var. Altı üstü tostsa gidersin margarinli kofti ekmek yiyip ben doydum dersin dostum sen. Adam hijyenik değil en başta ki biz Susurluk’ta veya başka yerlerde önce hijyen ve kaliteli ürün arıyoruz.
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?