Bugün ülkenin adalet tarihinde en utanç verici günlerden birini yaşıyoruz.
Yer utandı, gök utandı, biz utandık olanlardan… Bir tek onlar utanmadı yaptıklarından!
Ekrem İmamoğlu ''susma hakkını'' kullanmadı.
Konuşmak istedi.
Savunmasını yapmak istedi.
Hakkındaki iddialara tek tek cevap vermek istedi.
Ama susturuldu.
Savunma hakkının engellendiği yerde adaletten söz edilemez.
#SavunmaHakkıEngellenemez
Yaş haddinden hapis cezası alamayacak bir insanı bile cezaevine gönderdiler, inanılmaz.
65 yaş üstü teröristler bile yaş haddinden serbest kaldı, yazıklar olsun.
Sabah 08.10’da, hapishanede, mahkeme heyetinin İBB duruşmasına katılmamı engelleyen keyfî kararı tarafıma bildirildi.
Benim ismimle kurulan iddianamenin görüşüldüğü mahkemeye katılmamın engellenmesi çok ağır bir hak ihlalidir, düşman hukukunun zirvesidir.
Mahkeme iddianamede en fazla suç isnat edilen kişilerin ve avukatlarının savunmalarını kısıtlamakta, yok saymaktadır.
Bu durum, “asrın hukuksuzluğu” İBB davasının tümüyle çökmüş, bir yargısız infaz yığınına döndüğünün ispatıdır.
Dava açıldıktan sonra doğal yargıç ilkesi hiçe sayılarak dizayn edilen, bu sebeple bağımsızlığı ve tarafsızlığından asla söz edilemeyecek mahkeme heyeti, bugün itibarıyla görünürde bile olsa yargılama faaliyetinden tümden vazgeçmiştir.
Bu hukuksuzluğu ifşa ediyorum. Milletimiz duysun.
ABD'nin kurtuluş gününü büyük coşkuyla kutlarken, kendi ülkemizin Kurtuluş Savaşı'ndan rahatsız olanlar bize millilik dersi vermesinler.
Göreve geldiğinden beri okullarla ilgilenmeyip ideolojik takıntılar ile Atatürk ve Cumhuriyet ile uğraşan Milli Eğitim Bakanı ulusal egemenliğin ve bağımsızlık ülküsünün olmadığı, alternatif bir tarih yazımına girişiyor.
Kurtuluş Savaşı'nın adı, Mustafa Kemal Atatürk tarafından bizzat 10. yıl Nutku'nda kalıcılaştırılmıştır.
Halkımız da bu haliyle benimsemiştir.
Mazlum milletlere ilham olan Kurtuluş Savaşımızla gurur duyuyoruz!
Atatürk'e hakaret ettikten sonra tutuklanıp sonrada verem sebebiyle cezaevinde kalamaz diye serbest bırakılan yobaz işine devam ediyor.
Bu şahıs veremse neden yemek sektöründe çalışıyor?
İspanyol, İngiliz, İrlandalı ve daha pek çok etnik grubun 250 yıl önce bir arada toplandığı memlekete "Tek ulus" diyorlar ama sömürge valisi kılıklı büyükelçileri 2000 yıllık devlet geleneği için "ulus devlet kötü" tanımı yapıyor.
Ağız açan tek kravatlı yok.
Komedyen Deniz Göktaş, gösterisinde yaptığı şakalar nedeniyle 1 gündür tutuklu.
- Peki o sırada kim tutuklu değil?
Fatmanur Çelik’e t*cavüz edip öz kızını *stismar eden Kuran’a Hizmet Vakfı Yöneticisi Ayhan Şengüler SERBEST!
Tutuklanma nedenlerimden biri de hakim-savcı mülakatını anlatıp bunu eleştirmemdi.
Yazılı sınavda yüksek puan alan hakim-savcı adayları mülakatta eleniyor. Bu da yargıda siyasi kadrolaşmanın önünü açıyor. Buyrun👇
Bana ve aileme etmediği hakaret, iftira, tehdit kalmayan biri hakkında İKİ YIL ÖNCE suç duyurusunda bulunduk. Tam BİR YIL sonraya duruşma günü vermişler❗️
Bu nasıl bir saçmalıktır? Tutuklamaya gelince ışık hızında olan yargı bu yargılamayı neden aynı hızda yapmıyor!
Sabahtan itibaren yağmur yağmış insanlar bir an önce evine gitmek istiyor ama medeniyetten nasibini almamış ilkel yaratık sürüsü gelenek adı altına insanlara işkence yapıyor.
Şavaş bahanesi ile %50 benzin zammı kalıcı oldu
Savaştan önce brent petrol 72 dolar
Motorin 42 tl
Şimdi brent petrol 72,34 dolar
Motorin 64 tl
Ah biz kerizler ah , susmaya devam
📍Komedyen Deniz Göktaş, Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevine gönderildi. Demesi kolay. Orası bir “kuyu tipi cezaevi” aslında. Dostum Avukat Mehmet Pehlivan da 1 yıldır orada. Kendisi şöyle nitelemişti orayı:
“— Kuyu tipi hapishane' deniyor ya hiç duydunuz mu kuyu tipi hapishaneyi Sayın Başkan?
— 5 metrekare avlusunu, 13 metre çevreleyen yükseklikte duvarlar var. Yani güneş en dik zamanda, temmuz ayında bile avluda zemine düşmüyor, sadece duvara yaslanıyor. Etrafındaki o uzun duvarlar nedeniyle kendinizi hep kuyunun dibinde hissediyorsunuz!
— Akşam olduğunda da o kuyunun kapağı kapatılmış gibi hissediyorsunuz. Yani güneşten yararlanma imkanınız, güneşin en çok ve en dik açıyla geldiği yerde bile yalnızca duvardan nasiplenerek günde sadece bir saat.
— O etki size kuyu hissiyatı verdiği için oraya da “kuyu tipi hapishane” deniyor. Ben orada kalıyorum. Bu salonda orada kalan, kuyu tipi hapishanede kalan dört tutukluyuz, ben, Murat Ongun, Elçin Karaloğlu ve Hüseyin Köksal. Ben öyle bir yerden geliyorum…”
Kuyu tipi cezaevleri hukuka ve Anayasa’ya aykırıdır. Suçsuz insanların kuyu tipi cezaevinde tutulması insan haklarına tamamen aykırıdır!
Deniz Göktaş serbest bırakılmalıdır!
Sevgili gençler,
kadını - erkeği ile 86 milyonun yoldaşlığı ile çok büyük bir Cumhuriyet, demokrasi zaferi ile sarsılmak; milli egemenlik ve milletin iktidarının TBMM’sini kurmak zamanıdır. Seçme ve seçilme hakkını korumak zamanıdır.
Az kaldı…
Gelecek sizindir, siz geleceksiniz!
Her şey çok güzel olacak!
https://t.co/Zs4UckzaiZ