Çok komiksiniz ya sizin gibi millete bir bok yaramaz. Şu yaşanan haysiyetsiz davranışa şimdi de neden tutuklandı diye karşı çıkıyorsunuz. İyi o zaman ensest ilişkiler artık yasal olarak meydanda yaşansın. Yanlış konuları yanlış düşünce tarzı ile konuşan millete her durum müstehak
Özür dilerim ama gurbetçilerin çoğunluğu kıro ve gurbetten bir nebze nasibini alamamış, iki dili dahi tam konuşamayan, tabiri caizse genelde ülkenin doğusundan "beni ülkemde kabul etmiyorlar" iddiasıyla kaçmış cahil plus insanlardır.
Bu sitedeki teşhircilik, çıplak kadın vücudu görüntüleri midemi bulandırdı artık. Vücut pazarı adeta. Önceden yalnızca fikir belirtilirdi, ne güzel zamanlardı. Görmeyi beklemediğim meme ve kalça görüntüleriniz saygısızlık ve ilgi beklentisi yalnızca.
Sadist eylemleri, bir ırk katliamı olarak göstermek sosyopat insanların paravanıdır. Ermeni soykırımı, Yahudi katliamı (Holokost), Alevi soykırımı (Maraş katliamı) ve nicesi, seri katillerin diğer insanlara karşı neden sunma cabasıdır. Din, dil, ırk ile bir ilgisi yoktur.
TECÂVÜZ ADASI
"Akşam oldu mu bizim içimize Ermeniler gelirdi. 150 tane kadar kadın içinden 10-11 tanesini seçip götürürlerdi. Sabaha kadar bu kadınlara tecavüz ederlerdi. Bu kadınlar öyle olurdu ki kan revan içinde kalır, bırakıldıklarında bacaklarını gere gere yatar, oturamayacak durumda kalırlardı" diye anlatan Seher'i...
Defalarca tecavüze uğrayan 7 yaşındaki Fatma ve 9 yaşındaki Güfaz'ı...
Zorla götürülürken kendilerini köprüden Mermit Çayı'na atan iki taze gelin; Zahide ve Fatma'yı...
Derviş Efendi'nin, gözleri önünde tecavüze uğrayan kızları Hayriye ve Şadiye'yi...
Ağzına balta sapı büyüklüğünde bir kazık çakılan, dili koparılıp bu kazığın üstüne çivilenen 70 yaşındaki Gevaş müftüsünü...(tanık ifadelerinden)
AKDAMAR KİLİSESİ YANİ TECAVÜZ ADASI!
Birinci Dünya Savaşı sırasında Van’ın Zeve Köyü’nün bütün halkı, kadın, çocuk ve yaşlı demeden, Ermeniler tarafından öldürülmüştü. Bununla yetinmeyen Ermeniler kentte, kadınlara toplu halde ahlaksızca tecavüzde bulunmuş, mallarına ve ziynet eşyalarına el koymuştu. Rusya, savaştan çekilirken, elindeki bütün silah ve cephaneyi Ermenilere bırakmıştı. Silahlanan Ermeni çeteler, Doğu Anadolu’yu adeta kan gölüne çevirmişti. İşte bu katliamlardan Van da nasibini almıştı.
GÖL KIRMIZIYA BOYANDI!
Kente giren Ermeniler, karşılarına çıkan herkesi kurşuna dizmişti. Can derdine düşen silahsız köylüler, Van Gölü’ne doğru kaçmaya başlamıştı. İşte o anda Van ile Akdamar adası arasında taşımacılık yapan vapurlar imdatlarına yetişmişti. Çaresiz halk, Ermeni zenginlere ait bu vapurlara doluşmuştu. Asıl katliam da burada yaşanmıştı. Vapur, gölün tam ortasına gelince Ermeniler, Türk erkeklerini vahşice katledip cesetlerini suya atmıştı. Kadınlar ise Akdamar’a götürülmüş, ömürlerinin sonuna kadar Ermenilerin tecavüzüne uğramıştı.
İşte bu sebeple Akdamar Adasının adı tarihe tecavüz adası olarak geçmiştir ...
Ermeni Soykırımı yoktur aksine Ermenilerin yaptığı katliamlar ve tecavüzler vardır.
Atatürkün kapattığı bu kiliseyi akp tamir edip ayine açtı
" en yakın arkadaşımın cenazesine kötü hissedeceksem gitmek zorunda degilim " dedi ve bu cok garip influencerlar koca dünyada onların mutlulugundan önemli hicbir sey yokmus gibi davranıyor, ölen kişinin ailesinin acılarına dahi saygıları kalmadı
Hümanizm kanserdir. Bir insan, sırf insan olduğu için sevilmeye ve saygı duyulmaya layık değildir, sevgi ve saygı hak edilen şeylerdir. Cehaletin kaynağı olan halka yaranma çabası olan popülizm ise düpedüz ölümdür.
Friedrich W. Nietzsche | Böyle Buyurdu Zerdüşt
Türkiye'de avukatlık yapan bir şahsın paylaşımları:
• Kasten adam öldürme '3 Serbest'
• Öldürmeye teşebbüs 'Tahliye'
• Silah Ticareti 'Tahliye'
• Hayati tehlike geçirecek şekilde yaralama 'Tahliye'
insanlarla irtibat kurarak çalıştığım işten öğrendiğim şeylerden biri de kendine değer vermekle birlikte kendini bir bok sanmamanın arasındaki ince oranı tutturmak gerektiği.
'Irk' söylemi kullanılarak eleştirilen davranış ile aynı davranış sergilenir diye düşünüyorum. Laz gibi, yörük gibi demekte bir problem yoksa kürt gibi demekte de herhangi bir problem yoktur şahsen.
Bu filmin vermiş olduğu korku ve vahşet tüm dabbe ve siccin filmlerini sollar. Gaspar Noe ve Fransa film konusunda tüylerimi diken diken yapmıştır her daim.