Eskişehir'de bir çocuk, fotoğrafını çeken sokak fotoğrafçısına oyuncak silah çekti.
"Üstüme gelince çekmiş bulundum. Süleyman Çakır'ın yeğeniyiz, bizde yanlış olmaz."
Devlet hastanesinde rahatsızlığına 1 yıldır tanı konulmadığını belirten vatandaş:
“Sağlığınızla ilgili problem varsa o özele para dökeceksiniz. Diğer türlü tanı almanız mümkün değil.
1 yıldır devlette kapı kapı dolaşıyorum, doktorların bana söylediği tek şey ‘Psikolojik…’
En son özele gittim, diyorlar ki nasıl 1 yıldır sana tanı koyamıyorlar.”
Bırakın sözleşmeyi, bu ülkede kaldığımız için devletin bize teşekkür etmesi gerekiyor. İkincisi, benim her ay ödediğim vergi 3 asgari ücrete denk zaten kimsenin kimseye borcu yok. Bilmediğiniz konularda ahkam kesmeyin
Ülkemizde eğitimin ücretsiz olmasından açıkçası çok memnunum. Elbette insanların göç etme hakları da vardır, buna saygı duyuyorum.
Ama ben de birçok kişi gibi aynı soruyu soruyorum:
Tıp eğitimi, Türkiye’de devlet için en maliyetli bölümlerden biri. Bir mühendis ya da öğretmen yetiştirmenin kamuya olan maliyetiyle kıyaslanamayacak düzeyde.
Devletin sağladığı ücretsiz eğitimle mezun olup, ülkesine hiç hizmet etmeden yurt dışına gitmek etik mi?
(Amerika’da yalnızca 4 yıllık tıp eğitiminin maliyeti 200 bin ila 400 bin dolar arasında değişiyor.)
Ve soruyu bir de şöyle soralım:
Bu eğitimin bedelini yıllarca vergisini veren milyonlarca vatandaş karşılıyorsa, mezun olan doktorun da bu halka karşı bir sorumluluğu yok mu?
Bu yüzden devlet, isteyen herkesin yurt dışına gitme hakkını engellemeden; tıp öğrencileriyle baştan bir hizmet sözleşmesi yapmalı.
Mezun olur olmaz kamuda çalışmak istemeyen veya yurt dışına gitmek isteyenlerden, devletin yaptığı yatırımın makul bir kısmını geri ödemesi istenmeli.
Bu bence bir ceza değil; kamuya karşı bir adalet meselesi… 🌹
Ya hayatında hiç ekmek alabilmek için babasının işten gelmesini beklememiş insanlar fakirlik övüyo. Bunların maddi zorluk dediği sıfır değil de beş yıllık arabaya binmek falandır