İstiklal Kadınları Hareketi, 3 ay önce kurulduğu günden itibaren neler yaptı?
8 Mart’ta, bölücü propagandaya hizmet eden sözde kadın oluşumlarının devrinin bittiğini ve vatansever Türk kadınlarının, kadın haklarını kararlılıkla savunacağını ortaya koydu.
Nevruz Bayramı’nın bir Türk bayramı olduğunu hatırlatmak amacıyla İstanbul ve Ankara’da etkinlikler düzenledi.
İzmir Çiğli Kız KYK Yurdu’nda yaşanan olayda anında yerinde müdahale ederek kamuoyu oluşmasında ve sorumluların görevden uzaklaştırılmasında etkili oldu.
Akbelen’de yaşanan mülksüzleştirme çalışmalarına karşı Akbelen’e giderek kamuoyu oluşmasında rol oynadı.
Akbelen’e gelmeyen milletvekillerinin görüntülenebileceği bir web sitesi hazırlayarak vekillere karşı kamuoyu baskısı oluşturdu.
Dört ayrı televizyon programına katılarak derneğin kuruluş amacını anlattı ve güncel konuları kamuoyu ile paylaştı.
İTÜ Kız KYK Yurdu’nda yaşanan olayla ilgili İTÜ önünde basın açıklaması yaptı.
Giresun Tirebolu’da yaşanan hukuksuz maden çalışmalarına karşı sosyal medya üzerinden kamuoyu oluşturdu ve konuyu gündeme taşıdı.
Giresun Tirebolu’ya siyasi destek gelmesi için vekillere karşı kamuoyu baskısı oluşturdu ve başarılı oldu.
İzmir Buca Ayşe Hanım Kız KYK Yurdu’nda yaşanan olaya anında müdahale ederek kamuoyu desteği sağladı.
Öğretmenlere destek olmak amacıyla İzmir ve Ankara’da basın açıklamaları gerçekleştirdi.
Işıl Öykü Dinç davasına katılarak süreci takip etti.
Giresun’da düzenlenen “Madene Hayır” mitingine konuşmacı olarak katıldı.
Giresun Tirebolu’daki maden sahası bölgesi kapalı olmasına rağmen uzun bir uğraş vererek bölgeye ulaştı ve yaşanan durumu yerinde anlatarak basın açıklaması yaptı.
Giresun Düzköy sahilindeki çakıl taşlarının hukuksuzca alındığını tespit edip kamuoyu oluşturdu ve ertesi gün çalışmayı durdurttu.
23 Nisan’da 2.000 adet ata tohumunu çocuklara dağıttı.
Hayatını kaybeden Yağmur Pehlivanlı’yı gündeme taşıdı.
Ankara’da madencilerin yanına gitti; direnişlerini sürdürebilmeleri için gereken tulum, su ve bazı hayati ihtiyaçları karşıladı.
Ankara’da madencilere destek verirken bölücü gruplar tarafından saldırıya uğradı ancak geri adım atmadı.
Madencilerin haklarını kazandıkları gün, açlık grevlerini bitiren madencilerin tamamına pizza ısmarladı.
Balıkesir Kız KYK Yurdu’nda yaşanan olaya anında müdahale ederek yurdun önüne gitti ve kamuoyu oluşturdu.
1 Mayıs kutlamalarına katıldı.
3 Mayıs Türkçüler Günü’nde İstanbul ve İzmir’deki etkinliklere katıldı.
Ordu Perşembe Yaylası’ndaki maden çalışmalarına karşı Ordu’ya giderek yerinde inceleme yaptı ve yaşanan hukuksuzlukları aktardı.
ODTÜ’de Türk bayrağına karşı yapılan saldırı için kamuoyu oluşturdu; saldırganların kimlik tespitini yaparak tutuklanmalarını sağladı.
ODTÜ’de bayrağa karşı yapılan saldırıya tepki göstermek için ODTÜ önüne çağrı yaptı ve binlerce kişinin katılımıyla bölgede toplandı.
Ankara’da Yasemin Minguzzi ve mağdur ailelerin basın açıklamasına katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.
Bu 30 Ağustos’ta da Cumhurbaşkanlığı tarafından özel olarak getirilen otobüsler Anıtkabir’e girecek. Otobüstekiler inecek, özel bir bariyer içine alınacak, “RECEP TAYYİP ERDOĞAN” sloganı atacak ve görevleri bitince otobüslerine binip gidecekler.
14 Kasım 2024’ten bugüne bu ayıp bir daha yaşanmasın diye konunun takipçisi oldum.
🚩Anıtkabir Komutanı
(Makamında)
🚩Milli Savunma Bakanı
(Makamında)
🚩Dış İşleri Protokol Genel Müdürlüğü
(Telefonla)
🚩Savunma Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü
(Telefonla)
🚩Anıtkabir yetkilileri
(Anıtkabir’de)
🚩Cumhurbaşkanlığı ile görüştüm. (Telefonla)
Sabah, görüşmelerin tesir ettiğini görürsem mutlu olurum. Hayır, dediğimiz çıkar ve bu bindirilmiş isimler oraya gelirse yazıklar olsun. Yerinde, tepkimizi vereceğiz.
Tamamen siyasi eleştiri niteliği taşıyan bir konuşmayla ilgili, hakkımda Cumhurbaşkanına Hakaret suçlamasıyla oluşturulan İddianameye karşı yaptığım savunmayı dikkatinize sunarım. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamında oturanların bilmesi gerekenleri ve hakaret suçlamasının neden anlamsız olduğunu anlattığım savunmamın metnine https://t.co/8BcNXo4MRO linkinden ulaşabilirsiniz.
Sevgili Zafer Partisi Gençlik Kolları Mensupları,
Asil Türk Gençliği,
Sizleri Silivri zindanlarından sevgiyle selamlıyorum.
Ülkemiz tarihi bir yol kavşağında! Bölücüler, Türkiye Cumhuriyeti'nin 100 yıl önce yanlış kurulduğunu ileri sürerek, Türkiye Cumhuriyeti'nin milli, üniter, laik devlet yapısının yıkılmasını istiyorlar.
Zafer Partisi olarak Türk devleti ile Türk milletinin bölünmez bütünlüğünü bugüne değin nasıl kararlılıkla savunduysak, bundan sonra da kararlılık ile savunacağız!
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni PKK terör örgütünün yıkmasına, İstiklal Harbimize ve cumhuriyetimize hakaret etmesine izin vermeyeceğiz.
“Öcalan ve DEM konuşsun, Ümit Özdağ ve Zafer Partisi sussun” diyenler bizi susturamayacaksınız!
Türk milleti Ümit Özdağ'ın neden tutuklandığını biliyor.
Siz Zafer Partili genç kardeşlerim, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yasalara saygılı şekilde ancak güçlü ve dinamik bir duruş ile Türk milletinin hukukunu savunmaya devam edeceksiniz.
Tahriklere asla taviz vermeyin. Hukuk yolundan bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ayrılmayın.
Sizlerden iyi evlat, iyi öğrenci, iyi yurttaş olmanızı istiyorum. Ancak iyi evlat, iyi öğrenci ve iyi yurttaş olursanız Zaferi kazanacak Türk evlatları olursunuz…
Hepinizi gözlerinden öpüyor başarılar diliyorum.
Yaşasın Zafer Partisi!
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!
#VatanYahutSilivri
Bugün gerçekleşmesi durumunda yaşanacaklar:
NOT: Abartı içermez.
1-) O saniye 24 korumanın bu kişinin üstüne çullanıp derdest etmesi.
2-) A Haber tarafından bu kişinin FETÖ ve PKK bağlantılarının ortaya çıkarılması.
3-) Bu kişinin kuzeninin CHP'nin Tokat, Niksar İlçe başkanlığına üye olduğuna dair kayıtların Yeni Şafak gazetesinde manşetten verilmesi.
4-) Seçilmiş hükümeti görevini yapmaktan alıkoymakla suçlanarak hakkında 132 sayfalık iddianame yazılması 1234 yıl hapis cezası istenmesi.
5-) Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilk grup toplantısında "birilerinin eline yazar kasa verip Saray'ın önüne yolluyorlar. Biz o kasayı vereni de ağababalarını da iyi biliriz. Sen o kasayı kime fırlatıyorsun? Ne ima ediyorsun? Darbe günlerinden kalma bu alışkanlıkların kökünü kazıyacağız." şeklinde konuşması.
Konuşmanın Ak Parti grubunda 70 saniye boyunca ayakta alkışlanması. Bazı milletvekillerinin ağladığının görülmesi.
Birlik ve dayanışmanın gücüyle kararlılıkla yürüyoruz. Yanımızda duran, desteğini esirgemeyen tüm vatandaşlarımıza gönülden teşekkür ediyoruz.
Şimdi, sesimizi daha güçlü bir şekilde yükseltme zamanı! Mehmetçik katillerine af yok! Adaletin ve şehitlerimizin hatırasına sahip çıkmak için tüm halkımızı bu tarihi mitinge davet ediyoruz.
Siyasi hesaplarla özgürlüğü kısıtlanmaya çalışılan Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın haklı mücadelesine destek olmak için buradayız.
Gelin, birlikte haykıralım: Vatan bizim, zafer bizim!
#ÜmitÖzdağaÖzgürlük
Erdoğan’a hakaret iddiası ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılan konuşmamı Antalya’da Zafer Partisi 4. il Başkanları Çalıştayında yaptım.
Konuşma yeri Antalya. Antalya Başsavcılığı soruşturma açmıyor. Erdoğan ve ben Ankara’dayız. Ankara Başsavcılığı da soruşturma açmıyor. İstanbul Başsavcılığı açıyor.
Bu konuşmayı 1000 defa daha yapmaya hazırım. İster hapse atın, ister kurşuna dizin. Atatürk’ten ve kurduğu Cumhuriyet’ten taviz vermeyeceğiz. Atatürk’e ve Cumhuriyete saldırılara cevap vereceğiz. @zaferpartisi
Bahçeli, terörist başı Öcalan’ın TBMM’de DEM grubunda konuşmasını istedi.
Allah böyle siyaseti kahretsin.
Bir bebek katili terörist, İstiklal Harbi vermiş gazi TBMM’de DEM grubunda konuşacak.
İnanır gibi değil. @zaferpartisi
Astsubay mezunları için yemin törenini iptal etmişler bilgisi geldi. İnanmadım, sordum. Gerekçeleri tasarruf tedbirleri imiş. İstiklal Harbi devam ederken yemin töreni iptal edilmemişti. Adı üzerinde yemin töreni. Umarım bu karar değişir.
Tabii ettiği yeminlerin gereğini yerine getirmeyenler Mustafa Kemal’in askerlerinin yemin etmesinden çekinmiş anlaşılan.
Selam olsun Mustafa Kemal’e selam olsun Mustafa Kemal’in her rütbeden askerine. @zaferpartisi
Kur Korumalı Mevduat sahiplerine 1 trilyon 235 milyar TL faiz ödenmişti. Bu parayı kazananlardan hiç vergi alınmamıştı. Zafer Partisi bebeğine mama alırken vergi ödeyen vatandaşlarım hakkını savundu. Bu haksızlığı gündemde tuttu. Nihayet KKM faizler gelirlerinden vergi alınması kararımı Saray çıkarmak zorunda kaldı. 13 milyon sığınmacı ve kaçağın vatanlarına dönmesi için mücadele eden Zafer Partisi,
Çevreyi yok eden maden şirketleri ile mücadele eden Zafer Partisi,
Finans baronları ile mücadele eden Zafer Partisi. @zaferpartisi
Dışişleri Bakanlığı ve Fener Rum Kilisesi’nin 15-16 Haziran tarihlerinde İsviçre’de Bir Araya Gelmesi Hk. Basın Açıklaması
Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm kuruluş ilkelerine ve Türklüğe açılan savaş ne yazık ki sınır tanımadan devam ederken Türk hukukunun ve ulusal vicdanımızın yok sayıldığı garabet kararlara imzalar atılmaktadır.
Anayasa ve Lozan’ın defaatle çiğnenmesi, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuş olan Türk milletini derinden yaralamaktadır.
Cumhuriyetimizin kurulduğu günden beri hıyanet yuvası kimliğinden vazgeçmemiş olan Fener Rum Kilisesi’nin, diplomasimizin ve bürokrasimizin de destek vermesiyle, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, kanunlarına ve kurumlarına karşı gelmesi katlanarak devam etmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen İsviçre’de bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanında, hiçbir tüzel kişiliği olmaksızın yalnızca Fatih Kaymakamlığı’na bağlı bir azınlık kilisesi olan Fener Rum Kilisesi Başpapazı Bartholomeos’un Ekümenik Patrik sıfatıyla gözlemci olması ve Barış Konferansı’nda kabul edilen karara imza atması hukukumuzca suç teşkil etmektedir.
Rusya ve Ukrayna arasında çıkan savaşın müsebbiplerinden Fener Rum Kilisesi, kurumlarımız eliyle suç işlemeye devam ederek Batı’nın Türkiye Cumhuriyeti üzerinde kurduğu planları hayata geçirmesine de olanak sağlamaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerine ve devrimlerine açılmış bu topyekün savaş devam ederken bölünmez bütünlüğü, ulusal egemenliği, Atatürk ilke ve inkılaplarını koruması gereken kurumlarımız bu mücadelede bulundukları saf ile Türk ulusunun geleceğini büyük bir bilinmezliğe sürüklemektedir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 5603K sayılı ilamında Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, TCK’ya ve Lozan Görüşmeleri’ne yapılan atıflarla Fener Rum Kilisesi’nin işlediği suçlar belirtilmiş olup, Ekümenik sıfatını kullanamayacağına ve başka kurumlara müdahale edemeyeceğine hükmedilmiştir. Anayasının 10. maddesinde gösterilen eşitlik ilkesine aykırı davranan Fener Rum Kilisesi ve Başpapaz Bartholomeos, yurtiçinde veya yurtdışında bulunan hiçbir kuruma karışamaz ve üstünlük elde edemez.
Bütün bunlara rağmen, tüzel kişiliği ve hukuki tanınırlığı olmayan Fener Rum Kilisesi’nin, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden Dışişleri Bakanlığı yanında imza hakkına sahip olup dünyaya Ekümenik olarak tanıtılması aleni olarak işlenmiş bir suçtur.
İrdelenerek yapılan bu hataların bir an önce son bulması Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünün ve egemenliğinin daha geç olmadan korunması adına elzemdir.
Selçuk Erenerol
Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü
İçişleri Bakanı Yerlikaya, şehrinin dışına hiç çıkmamış adamlar 7 bin kilometre öteden nasıl ve neden Türkiye’ye geliyorlar sorusunu sormuş. Bizde sayın Yerlikaya’ya soralım.
1) Neden Ottowa Anlaşmasını imzalayarak sınırlarımızdan mayınları söktünüz? Dünya tarihinin en büyük geçiş noktası olan Anadolu’nun sınırlarından mayın sökmek doğru mu?
2)Anti personel mayınlar olsaydı sınırlar bu kadar kolay geçilebilir miydi? Mayınları sökerek bu gelişleri cesaretlendirdiğinizi düşünmüyor musunuz?
3)AB, Türkiye-Bulgaristan-Yunanistan sınırında Avrupa Kalesi’ni kurarken, neden Türkiye-İran ve Türkiye-Ermenistan sınırından mayınları sökmemiz için para veriyor?
4)Bulgarlar sınırdan geçmeye çalışan mültecileri vahşi köpeklere parçalatıyor mu? Bulgar sınırında sık sık kimliği belirsiz ceset bulunuyor mu?
5)Yunan sahil koruma Ege’de mülteci botlarını batırarak ölümlere yol açıyor mu?
6)Özetle AB sınırlarını korumak için her şeyi yapıyorken neden bizim sınırlarımızın kolay geçilmesini sağlıyor? 7)Geri kabul anlaşmasının karşılığı AB’nin vize uygulamasını kaldırmasıydı. AB vize uygulamasını değil kaldırmak daha da ağırlaştırdı. Neden Geri kabul Anlaşmasından çekilmiyorsunuz. 8)Polonya ordusuna sınırı izinsiz geçenleri vur yetkisi verildi. Türkiye ise vuran askerlerini yargılıyor. Bu konuda yasayı değiştirmeyi ve sınırların izinsiz geçilmesi durumunda vur yetkisi vermeyi düşünüyor musunuz? Ve son sorum.
9)Bir soruda Gaziantep ile ilgili sorayım. Son 3 yılda Gaziantep’te kaç iŞİD’li terörist yakalandı? Sayı 100 olabilir mi? Sizce de bu sayı çok yüksek değil mi? @zaferpartisi@AliYerlikaya@TC_icisleri
Hadi oradan, bana 1 tane Alman köyü basıp Almanları kadın, çocuk demeden katleden, kiliselere doldurarak yakan Yahudi çetesi göster. Gösteremezsin. Ben sana onbinlerce Ermeni çeteci gösteririm.
Bana gözaltına alınan bir Yahudiye hukuksuz davrandı diye hakkında soruşturma açılan Alman devlet memuru göster. Gösteremezsin.
Ben sana Ermenilere kötü davrandı diye hakkında Osmanlı devleti tarafından soruşturma açılan Türk devlet memurları gösteririm.
Bana savaş sonuna kadar Berlin’de veya Almanya’nın herhangi bir yerinde işine gücüne gitmeye devam eden bir Yahudi göster. Gösteremezsin.
Ben sana İstanbul’da ve batı illerimizde zorunlu göçe dahil edilmeyen binlerce Ermeni gösteririm.
Bütün bunlara yazan Öcalan denilen bebek katilinin siyasetteki uzantısı partinin üyesi. Hitler ile aynı kategorideki bir katilin partisine girip Türk Milletine küfredemezsin. @zaferpartisi
CHP’ye geçen Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden tarihi karar.
Yapılan ilk meclis toplantısında Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in önerisiyle “Yabancı dildeki tabelaların kaldırılması” kararı alındı.
1 Mayıs 2024 tarihinden itibaren Bursa’da yabancı dildeki tabelalar kaldırılacak.
Ülkemizde 13 milyonu aşan sayıda sığınmacı ve kaçak yaşıyor. 5 milyon kayıtlı, 2 milyon kayıtsız Suriyeli var. 2 milyon Afrikalı. 2 milyon Afgan. Ve 2 milyon İrak, İran, Pakistan, Rusya, Ukrayna vs. Ülkelerden insan Türkiye’de yaşıyor.
Her gün ülkemize kaçak giren insan sayısı 1000-1250 arasında. Yılda 400 bin ediyor.
7 milyon Suriyeli Türkiye’de kalırsa 5.3 Doğum oranı ile 16 sene sonra ülkemizde 21 milyon Suriyeli olacak. Üstelik Suriyelilerin kalışının ekonomik bedelini biz ödüyoruz.
Yılda 11 milyar dolar harcıyoruz Suriyeliler için. Gidin eczaneden 1 kutu aspirin almak isteyin. 10 lira eksik çıkarsa alamazsınız. Suriyeli bedava alıyor ve parasını 10 seneden beri siz ödüyorsunuz.
Türklerde ise doğum oranı 1.7’den 1’e doğru iniyor. Artış için en az 2.1 olmalı. Yani biz azalıyor ve yaşlanıyoruz.
1)Türkiye’nin GÖÇMENİSTAN olmasını istemiyorsanız,
2)Türkiye’nin ORTADOĞU olmasını istemiyorsanız,
3)Çocuklarınızın rızkını yabancılara yedirmek istemiyorsanız,
4) Türkiye’de iç savaş ve karışıklık istemiyorsanız, bunu ZAFER PARTİSİ’ne oy vererek ifade edin.
Aşağıda Göçmenistan olma yolunda olan İzmir Torbalı’dan AK Parti’yi destekleyen Suriyelileri görüyorsunuz. Bunlar daha sadece başlangıç. Devamı gelsin istemiyorsan şimdi Zafer Zamanı. @zaferpartisi
🔥 Bursaspor taraftar grubu Üni Timsah, Karabük Üniversitesi'nde yaşanan olaylarla ilgili açıklama yaptı:
“Türk gençlerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni iyi anlamaya ve bu istikamette yürümeye davet ediyoruz.”