her şey için heyecanlanmaya önem verin. çünkü heyecan en yüksek frekanslardan biridir. korku durdurur, alışkanlık uyuşturur; heyecan ise harekete geçirir. insan ancak heyecan duyduğu yerde canlıdır, geri kalan her şey tekrardır
Sosyoloji 101 dersinde öğrenmiştik, Anthony Giddens diyordu ki modernliğin en önemli unsurlarından biri soyut sistemlere güvendir.
Ne demektir yani bu? Mesela bir kişiyi işe alacaksınız diyelim. Bu kişinin evde yatmak yerine şu ya da bu okulda dirsek çürüttüğünü bilmeniz için bizzat bu kişiyi tanımanıza, bu sürece şahit olmanıza gerek yoktur. Soyut sistemlere güven yeterlidir: Hiç tanımadığınız rektör unvanlı birisi diploma denen bir belgeyi imzalamıştır, siz aslında sadece kağıt parçasınından ibaret bir nesneye bakarak bu kişinin neleri başarmış olduğunu görebilirsiniz. Geleneksel toplumlarda bu tür soyut sistemler çok sınırlıdır, kişisel ilişkiler ön plandadır, tanımadığınız birinin sözüne ya da imzasına güvenmeniz için hiçbir sebep yoktur. Modern toplumlarda ise devlet bu soyut sistemin güvencesidir.
Bizde bir süredir yıkılmakta olan işte bu soyut sisteme güven. Sonucu da modern öncesi toplumlarda olduğu gibi birbirini tanıyan, sadece birbirine güvenen, kişisel ilişkilere dayalı içe kapalı küçük topluluklar. Yani modern toplumun tam tersi.