Ramazan Gülten'in eşi de hamileydi, bebeğini görüş kabininde gördü ilk kez. Ekrem İmamoğlu'nun da pırıl pırıl 3 evladı var, bir kez olsun haklarını savundun mu? Murat Ongun'un evladının küpelerine kadar göz diktiler, ses oldun mu? Fatih Keleş'in evladı Mustafa tutuklu, hiç sesini çıkardın mı? Evlatlarıyla tehdit edildi insanlar, aileleriyle tehdit edildi. Ne zaman hangisini konuştun?
Bu aileler 1 yıldır ızdırap çekiyor, şimdi kendi aile kurumun mu aklına geldi? Sürüm sürüm sürün inşallah.
Sn. @omerrcelik, Genel Başkanımız Özgür Özel’in bugün kamuoyuyla paylaştığı belgeler üzerine "Belgesi varsa yargıya gitsin" şeklinde bir açıklama yapmışsınız. Partimizin nicedir hukukçu kurmayıyım; size eksik bırakılan bir bilgiyi ilk elden vereyim istedim. Biz bu konular için belgelerimizle defalarca yargıya ve HSK'ya gittik.
Bir haber daha vereyim, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in bugün açıkladığı belgeleri de yargıya taşıdık.
📌 07.11.2025 tarihinde, Akın Gürlek'in Lüksemburg merkezli ETIMINE SA şirketindeki kanuna aykırı yönetim kurulu üyeliği belgeleriyle HSK'ya,
📌 17.12.2025 tarihinde, Tema İstanbul 2 ve Senfoni Etiler'deki hayatın olağan akışına aykırı astronomik gayrimenkul trafiğini (Haksız Mal Edinme) delilleriyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına,
📌 26.01.2026 tarihinde ise reddedilen dosyamız için (Karar No: 2025/23972) yeniden inceleme talebiyle tekrar HSK'ya başvurduk.
Ancak belgeleriyle yargıya yaptığımız her başvuru bir biçimde ya hukuka aykırı şekilde kapatıldı ya da HSK'da beklemeye alındı. İşin en trajikomik yanı ise, şikayetlerimizi değerlendirecek olan HSK'nın başında şimdi Adalet Bakanı sıfatıyla bizzat şikayet edilen kişi, yani Akın Gürlek oturuyor.
Baktık ki yargıya giderek, yargıyı kilitleyenlerden bu gerçeğin hesabını sormak fiilen imkansızlaştırdı; Genel Başkanımız da bu durumu halka götürdü ki kararı milletimiz versin.
Belgeler savcılık ve HSK raflarında duruyor, dileyen bakabilir.
Takdir yüce milletimizindir.
Sözcü gazetesine FETÖ’ye yardımdan ceza veren mahkemenin başkanı Akın Gürlek, S.Ö. adlı 15 yaşındaki kıza 84 kişi tarafından tecavüz edilmesine dair dosyanın Fethullahçılar tarafından nasıl kapatıldığını anlatan haberleri yasaklatan hakimdir. Söyleyeceklerim bu kadar.
Epstein deyince aklıma şu fotoğraf geldi.
Ensar Vakfı'nda çocuklara tecavüzün araştırılmasına dair önergeyi reddeden AKP'li vekiller "Bir kereden bir şey olmaz" diyen bakanı tebrik etmek için gülerek sıraya girmişti.
#SONDAKİKA
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ekrem İmamoğlu'nun dün görülen diploma davasında çekilip sosyal medyada paylaşılan fotoğraf ve videolar hakkında soruşturma başlattı.
İstanbul’da polis ablukası yetmedi, interneti de daralttılar!
Milli iradeyi gasp etmeleri yetmedi, kamuoyunun burada yaşananları bilmesini de engellemeye çalışıyorlar.
Ne hukuk bıraktılar, ne toplanma ve seyahat özgürlüğü, ne haber alma özgürlüğü bıraktılar!
Bant daraltsanız da, sosyal medyaya ket vurmaya çalışsanız da, vazgeçmeyeceğiz.
Cumhuriyetimizi savunmaya devam edeceğiz!
Yol arkadaşımız ve parti üyemiz, şehir plancı ve akademisyen Dr. Tayfun Kahraman’ın bugün Silivri Cezaevi’nden MS hastalığı nedeniyle İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Hastanesi Nöroloji Polikliniği’ne sevk edildiğini öğrendik.
Tayfun 38 aydır hukuksuzca cezaevinde tutuluyor. Hakkında tek bir somut delil olmadan 18 yıl hapse mahkum edildi. Herkes biliyor ki; Tayfun su kadar temizdir.
Adil yargılanmadığı, sunduğu kanıtların, tanıkların dava dosyasına alınmadığı, suçsuzluğunu ortaya koyan hiç bir belgenin değerlendirilmediği, hukukun tüm evrensel ilkelerinin gözardı edildiği bir yargı süreci sonucunda 38 aydır evladı Vera'dan mahrum, ailesinden ırak.
Tayfun’u ailesine sağlıkla, geri dönüşü olmayan sonuçlara sebep vermeden kavuşturmak bu ülkenin yargı sisteminin boynunun borcudur. Adaleti geciktirmenin bedeli ağır olmadan bu mesele çözülmelidir.
Ben Eren Üner, 23 yaşındayım. İstanbul Tarih Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Saraçhane protestocularına yapılan işkenceleri, herkese açık kendi sosyal medya hesaplarından paylaşan Çevik Kuvvet Polisleri'ni kişisel sosyal medya hesabımdan haber yaptığım için; 24 Mart Pazartesi saat 23:00'ten 25 Mart Salı 05:00'e kadar Vatan Emniyet'te işkence gördüm. İki hafta, 25 Mart - 9 Nisan tarihleri arasında cezaevinde yattım.
Yakın zamanda üst üste kalp ameliyatları geçirdi! Biliyorsunuz!
Dosyasında tek bir delil yok! Biliyorsunuz!
Bile bile suçsuz bir insanın sadece özgürlüğüyle değil, HAYATIYLA oynuyorsunuz!
Mahir Polat’ı derhal serbest bırakın!
#MahirPolatıSerbestBırakın