Şanlıurfa Ceylanpınar Devlet Hastanesinde görevli olan ve kadrosu temizlik personeli olan ve yılardır masa başı görevlerde çalıştırılan tün personellerin asli görevlerine geçmeleri için tebliğ de bulunulmuş tarafına tebliğ yapılan tüm personeller asli görevleri olan temizlik görevine geçmiş son olarak da Halil Bulmen isimli personelin hastanenin temizlik ihtiyaçları dolayısıyla asli görevleri olan temizlik görevlerine geçmeleri gerektiğini kendilerine tebliğ etmemiz üzerine;
Ak Parti ilçe Başkan Yardımcısı olan Halil Bulmen isimli personel ben ak parti İlçe Başkan Yardımcısıyım, ben temizlik yapmıyorum, bana temizlik yaptıramazsınız dedi.
Aynı gün akşam saatlerinde Şanlıurfa il Sağlık Müdürü olan Erhan Berk tarafından aranarak bu adam Ak Parti llçe Başkan Yardımcisi sana emrediyorum görevine geri ver, sen bunun Ak Partili olduğunu bilmiyor musun, benim başımı ağrıtma şeklinde söylemlerde bulundu. Bunun üzerine il Sağlık Müdürü Erhan Berk' e yanlış birşey yapmadığımı, parti ve etnik köken farketmeksizin tüm personellere eşit davrandığımı söyledim.
Bu personeli görevine geri iade edemem, edersem hastaneyi yönetemeyeceğimi ve tün personelin kendilerine karşı adil davranılmadığı için baş kaldıracağını iletmem üzerine il Sağlık Müdürü Erhan Berk şahsıma karşı görevine iade etmiyorsan, istifanı ver vermezsen ben oraya gelip seni o koltuktan nasıl kaldırıyorum görürsün şeklinde söylemlerde bulunmuş, ben de şahsına karşı eğer bir temizlik görevlisini asli görevi ve işi olan temizlik kadrosuna iade ettiğim için istifam isteniyorsa ben bu istifamı vermiyorum şeklinde kendisine ilettim bunun üzerine şahsıma karşı yine mobbing ve tehdit içerikli söylemlerde bulunuldu.
Olayların mobbing ve tehdit şiddetinin artması dolayısıyla can güvenliğimden endişe ettiğim için ben de istifamı verip şu aşamada ilçeden ayrılmış bulunmaktayım ayrıca yaşanan olayın devlet büyüklerimize ve tüm siyasi camiaya çarpıtılarak aktarıldığı bilgisini almaktayım kamuoyuna duyurulur
Şanlıurfa Ceylanpınar Devlet Hastanesi Başhekimi
Uzm.Dr.Meriç ARTAN*
📌YAZIKLAR OLSUN SİZİN ADALET ANLAYIŞINIZA
Çakarlı araçla şov yapan Begüm Ece Pazarcı’nın babası Emin Pazarcı, çalıştığı gazeteden ayrıldı.
Yolda kişisel ihtiyaçları için kaç çakarlı aracın yanımızdan geçtiğini tahmin bile edemiyoruz.
Vatandaşın, durduğu yerde bile hakkı yeniyor. Çakar sahibi olan herkes baştan sona araştırılmalı.
Ülkeye hiçbir faydası olmayan kişiler çakarlı araçlarla geziyor.
Bir makam sahibi bile kişisel meselesi için bir yere gidiyorsa ÇAKAR AÇMAMALI. Bu da görgü ve eğitimden geçiyor maalesef bizdeki eksiklik bu.
Mehmet Şimşek işler ters gitttikçe EYT’den şikayet ediyor
Bir gün bunlardan da bahseder mi ?
❌Azerbaycan'a tek kalemde 250.000.000 ₺ hibe
❌Somali'ye 42.000.000.000 ₺ hibe
❌Arnavutluk'a hediye edilen 502 konut
❌Milletvekillerine her ay 240.000 lira maaş , 2 ayda 1 de ikramiye
❌Milletvekillerine ve 7 sülalesine bedava 12 implant hakkı
❌Milletvekillerine ve 7 sülalesine 5 yıldızlı bedava sağlık hizmeti
❌Milletvekillerine dana kavurmalı pilavı 52 liraya yedirmek için MTV'nin %100 zamlanması
❌Yabancıların sağlık hizmetlerinin millete ödettirilmesi
❌152 metre yata 50.000.000 dolar harcanması
❌Ahlat'ta bakanlar için yapılan 9 saraya 3.000.000.00 ₺ harcanması
❌"TOGG , TOGG" diye ortalığı ayağa kaldırıp her biri 8-10 milyon liraya lüks yabancı makam araçlarının alınması
❌Danışmanlara verilen 4’er 5’er maaş
❌Uçağın inmediği Balıkesir Havaalanına bakım yapılması
❌Döviz bazında yolcu, hasta ve araç geçiş garantili ihaleler
❌Halka her gün vergi gelirken büyük sermayenin vergi borçlarının affedilmesi
TÜRKİYE’DEN AYRILIYORUZ…
Dostlarım…
Gidiyoruz…
Türkiye’de kalmak için verdiğimiz mücadeleyi maalesef kaybettik…
Oturum iznimiz iptal edildi ve artık çok kısa bir süre içinde gitmeye mecburuz…
Belki kısa süreliğine… belki değil… Bilmiyoruz. Yakında geri döneriz diye umut ile yaşıyoruz.
Nereye gideceğimizi tam olarak bilmiyoruz. Biletler hâlâ alınmadı. Azerbaycan, Gürcistan ya da başka bir ülke… Her şeyi yeniden kurmak zorundayız. Sıfırdan.
Ben şu anda hem fiziksel hem de ruhsal olarak çok zor durumdayım. Ağır bir hastalıkla mücadele ediyorum… Vücudum adeta tükenmiş durumda. Bir yanda burada kalma mücadelesi, diğer yanda hastalık… Ve şimdi — her şeyi bırakıp gitmek zorunda olmak…
Türkiye benim için sadece bir ülke değildi… Benim ikinci vatanım oldu. Onu tüm kalbimle, tüm ruhumla sevdim.
Ve inanın… son ana kadar burada kalabilmek için mücadele ettim. Gerçekten sonuna kadar direndim.
Türkiye benim için bir umuttu… bir yuva, bir kardeşlik kapısıydı. Burada tanıdığım güzel insanlar, aldığım destek, gördüğüm iyilik — bunları asla unutmam.
Ama şimdi… bir valiz hazırlayıp, her şeyi geride bırakıp, yeniden başlamak zorundayız.
⸻
🙏 SİZDEN RİCAM VAR
Bu süreçte gerçekten desteğinize ihtiyacım var.
📌 1. Uçak bileti
Bakı ya da Tiflis için — kişi başı ortalama ~10.000 TL
📌 2. Ceza (idari para cezası)
Sınırda belli olacak ama birkaç bin TL’den başlayıp daha yüksek olabilir
📌 3. İlk günler için yaşam masrafları
(İlk günlerde hostel, yemek, temel ihtiyaçlar)
⸻
Son aylarda elimde ne varsa… burada kalabilmek ve tedavi için harcadım.
Şu an gerçekten sıfır noktasındayım. Bu yüzden bugün, belki hayatımda ilk defa, açıkça söylüyorum:
Desteğinize ihtiyacım var!
Bu bir “rahatlık” talebi değil. Bu — ayağa kalkabilmek için son adım.
⸻
Türkiye benim kalbimde kalacak. Türkiye’ye ve buradaki tüm güzel insanlara, dost-arkadaşlara minnettarım, yürekten çok çok teşekkür ederim! Türkiye Cumhuriyeti’ne ve tüm yetkililere de çok çok teşekkür ederim!
Büyük Türkiye benim kalbimde her zaman özel bir yere sahip olacak.
Allah hepinizden razı olsun.
⸻
Ben bir Tatar aktivistiyim… Tatar millî hareketinin liderlerinden ve içinde yıllardır mücadele eden insanlardan biriyim.
2020 yılının sonunda, üzerimdeki ağır baskılar, tehditler ve ciddi bir tutuklanma riski nedeniyle eşimle birlikte doğduğum toprakları — Tataristan’ı — terk etmek zorunda kaldım.
O gün sadece bir ülkeyi değil… evimi, yurdumu, çocukluğumu, hatıralarımı geride bıraktım. Sevdiklerimden, ailemden, dostlarımdan uzak düştüm.
Ve inanın… o gün kalbimin bir parçasını orada bıraktım.
Yıllardır gurbetteyim. Ama Türkiye bana kapılarını açtı… bana bir nefes oldu.
Türkiye benim ikinci Vatanım oldu.
Burada kızım dünyaya geldi.
Burada kendimi güvende hissettim.
Burada yeniden ayağa kalktım.
Ve burada…
inancıma, kimliğime ve halkıma olan bağlılığımla yüzlerce, binlerce etkinlik organize ettim.
Mücadeleme devam ettim.
Bugün ise… çok ağır bir duyguyla yazıyorum bunu…
Türkiye’den ayrılmak zorunda olmak… benim için sadece bir yolculuk değil.
Bu, kalbimden bir parçayı daha geride bırakmak gibi.
İnanın… çok zor.
Ve evet… yazarken gözlerim doluyor.
Ama umut ediyorum ki bu bir veda değil…
Sadece kısa bir ayrılık.
Bir gün yeniden dönmek, yeniden buluşmak ümidiyle…
Sn Hakan Ural üç gündür Seçil Erzan dosyasını irdeliyor…
İlk kez konuşanlar
Yeni bilgiler
Yeni belgeler
Yeni iddialar
İçinde çarşaf çarşaf haber var
Ama bakıyorum sanki konuya yayın yasağı gelmişçesine (!) hiç bir yerde tek satır yok…
Yuh olsun şu medyaya
Alkışlar Hakan Ural’a
Sayın Cumhurbaşkanım @RTErdogan
Galatasaray oyuncuları ahlaksızlıkta sınır tanımıyor Türkiye'de ki yaşayan çocuklara bunları empoze edip duruyor. Bu ahlak yoksunu karaktersizlerin acilen cezasının kesilmesini istiyoruz. Türk toplumu zehirlenmemelidir.
https://t.co/wQ1wsW5LHM
ALİ YERLİKAYA istifa etmiş...
- Adaletin sosyal medyadan sağlandığı
- Yüksek cezalara rağmen trafikte suç oranlarının hızla arttığı
- Herkese çakar dağıtıldığı bir dönemdi
Adalet bakanı YILMAZ TUNÇ istifa etmiş
- Sokağa sıçılmış çocukların cezasız kaldığı
- Binlerce hırtın hapishaneden serbest bırakıldığı
- En basit mahkemenin 5 yıl sürdüğü berbat bir dönemdi...
Yeni bakanlarımız Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi hayırlı olsun.. İnşallah kabine değişimi beraberinde köklü çözümler getirir
**
#SONDAKİKA
Yok artık. Şansal Büyüka, Erman Toroğlu'nun yalı konuşmasında Dursun Özbek'in federasyon başkanına "şampiyon olmazsak biteriz" dediği haberin doğru olduğunu söylüyor. Bu konuda acil açıklama @TFF_Org . Tuz kokmuş durumda artık
Polis Memuru Melih Okan Keskin’in dövülerek katledildiği TÜVTÜRK istasyonu önünde eylem düzenlendi:
“Cinayeti örtbas etmek için ‘kavga’ süsü vermeye çalışanlar bu cinayetin manevi ortaklarıdır… Bu cinayete zemin hazırlayan TÜVTÜRK derhal kamulaştırılmalıdır.
• Görüntüler ortaya çıkana kadar kavga diyenlere sesleniyoruz; Sanki karşılıklı bir arbede varmış gibi açıklama yapanlar, kamera kayıtları ortaya çıkana kadar suspus olmuşlardı.
• TÜVTÜRK yönetimine sesleniyoruz; Hizmet vermesi gereken bir istasyon ne zamandan beri infaz alanı haline gelmiştir? 'Artık personelimiz değil' diyerek bu kandan elinizi yıkayamazsınız. Olaya karışan her bir çalışanınızdan hesap sorulacaktır.
• Bu cinayete zemin hazırlayan bu TÜVTÜRK derhal kamulaştırılmalıdır.“
Otelde eski çalışan personel olarak Okan Buruk rezaletini anlatıyorum.
Okan Buruk’un ünlülere satış yapan torbacı ile fotoğraf çekiliyor.
Sonra Bebek Otel’de uyuşturucu kullanılan kısımda olduğu ifadesi patlıyor.
Bebek Otel’de gizli bir oda var. Fuhuş ve uyuşturucu dönüyor.
Bebek Otel sahibi hemen Ali Koç’u arayarak otele çağırıyor.
Ali Koç ise Okan’ı suçüstü yakalayarak Erden’i bitirdim sıra sende bücür diyor.
Derhal uyuşturucu test yaptırın, lisansını iptal edin!
🔴 Adı: Ferhat Gündoğdu
🔴 Mesleği: MHK Başkanı
🔴 Özgeçmişi: Hakemlik kariyeri yok. Ordudayken FETÖ üyesi olduğu için hapse atılan Metin İyidil'in yaveriydi.
🔴 Rezilliği: 2002’de fuhuş teklifiyle hakemleri ayartan bahis çetesinin dosyasında yer alması. (Hiçbir ceza almadı!)
🔴 Hâmili: FETÖ’cü komutanı Metin İyidil’in kayınbiraderi olan eski TFF Başkanı Nihat Özdemir tarafından MHK Başkanı yapıldı.
🔴 Alameti farikası: Güvenilir kaynaklar tarafından bahis sitesi Bilyoner’de hesabı olduğu iddia edilirken görevine devam ediyor olması… Hem de yasal bahis sitesinde hesapları olduğu gerekçesiyle 152 hakem PFDK’ya sevk edilmişken.. 🤷🏻♀️
Her zaman gittiğim berber saç+sakal kesimi için fiyatı 3 ay içinde 500 TL'den 700 TL'ye çıkarmış...
Sordum %40 zam yapmayı gerektirecek ne yaşadın diye ustaya?
Dedi ki: Her şeye zam geliyor, maliyetler artıyor. O yüzden zam yapmak durumunda kalıyoruz.
Ben de kendisine; tanıdığım biri olsa bile farketmez, rasyonel bir cevap aradığım için ne söyleyecek acaba diye tekrar şöyle soruyla karışık cevap verdim:
''Usta, 3 ayda dolar mı fırladı?
Hayır.
Asgari ücrete zam mı geldi?
Hayır.
Enerji fiyatları mı arttı?
Hayır.
Hadi başka bahane unsuru olarak kullanabileceğin bir argüman daha sunayım. Talep patlaması da olmadı, yani fırsatçılık yapıp fiyat artırma bahanesi de oluşmadı.
%40 artışı bana nasıl reel olarak açıklamaya çalışıyorsun hala'' dedim.
Bu sefer ki cevabı:
''Hocam, herkes o kadar zam yapmaya alıştı ve birçok yerde ürünlere zam görüyoruz ki, biz de %40 öyle zam yaptık. Ancak sen eski müşterimizsin aynı fiyattan ayarlarız size yine...''
Piyasadaki fiyatlama davranışlarının bozukluk seviyesindeki nirvana noktası hala kırılamamış belli!
Hizmet sektörü akıllanıp, doğru düzgün fiyatlar sunmaya başlayana kadar enflasyonun düzelmesi zor...