40’lı yaşlara yaklaşınca artık “seni seviyorum, çok aşığım” sözlerini değil, ‘senin için bugün bunu yaptım’ ların kıymetli olduğunu biliyorsun. Sözleri herkesin verebileceğini ama o vaatler için aksiyon alanın gerçekte değer verdiğini görüyorsun. Birinin ‘Senin için dünyaları yakmasını’ değil; huzurlu bir dünya yaratmasını bekliyorsun. Ses yükseltmelerin aşkın heyecanından değil, öfke kontrol probleminden olduğunu fark ediyorsun. Artık kimsenin büyümemiş çocuğunu büyütmeyi seçmiyorsun. Hoşgeldin gerçek mutluluğa. Artık manipule edilemiyorsun. Gerçek değerini bildiğinde kimse sana o değerin aşağısında davranamaz. Çünkü elenir.