Yaşamda öyle 'ân'lar vardır ki,
o 'ân'larda kişi kendini,
ne te'vîl edebilir
ne de tefsîr;
yalnızca teslîm eder ki,
teslîmiyet, samîmiyettir;
ihlâstır...
Kendine hürmettir;
kendi sınırlarını bilmektir.
▪️ Ailesi Naziler tarafından katledilen ve daha bebekken katliamdan kurtulan Yahudi asıllı Dr. Gabor Mate, İsrail destekçisi katılımcıya tarihi bir ders veriyor.
Umberto Eco:
"Sosyal medya, bir kadeh şaraptan sonra barda çene çalan ve topluma zararı olmayan aptallar ordusuna söz hakkı verdi. Önceden hemen susturulurlardı, şimdi ise bir Nobel ödülü sahibi ile aynı söz hakkına sahipler. Bu aptalların istilasıdır. Sosyal medya, uzmanlıkla cahillik arasındaki görünür hiyerarşiyi ortadan kaldırarak her sözü aynı kamusal düzleme taşımıştır."
Doğurganlığı 1,5’in altına inip bunu toparlayabilen ülke neredeyse yok.
Bu saatten sonra uygulanacak politikalarla en fazla yavaşlatabiliriz bu düşüşü.
Geçmiş olsun..
Taraf olmak, dürüst olmayı engellemez.
Bunun için kişileri aşan ilkeler, mefkûreler olmalıdır.
İlkesiz, taraf tutar; taraf olmaz.
Tarafsızlık masalına gelince,
bir çok tarafa mensup olma hayâli kuranların
ilkesizliğidir.
Bu nedenle tarafsızlık, en tehlikeli taraf tutma biçimidir.
Sahih bir başlangıç için
Ahlâksızlık Çağı'nın ürettiği sorunları çözmekle vakit kaybetmek değil
artık bizâtihi insanlık için bir 'sorun' hâlini alan
Ahlâksızlık Çağı'nı çözümlemekle işe koyulmak gerek.
Başka bir deyişle, sivrisineklerle değil
bizâtihi 'Bataklık'la uğraşmak...
Eğer hafızanızdan şikayet ettiyseniz, düzensizlikten, bir işe başlayıp bırakmaktan; tükenmişlik, umutsuzluk, tembellik varsa, bazı şeyleri bilinçli bir şekilde muhafaza etmeyi deneyerek yola devam edebilirsin. Hafife alma, geçiştirme, bir kontrol et sadece. Unutma, kendimizde kazanırsak dünya batsa da yine muzafferiz.
1. Mideni muhafaza et, kilo alma.
2. Gözlerini muhafaza et, harama bakma.
3 Kulağını muhafaza et, müzik dinleme.
4. Dilini muhafaza et, boş boş konuşma.
5. Ciğerlerini muhafaza et, sigara içme.
6. Vaktini muhafaza et, lüzumsuz şeylerle uğraşma.
7. Vücudunu muhafaza et, günlük spor yap.
8. Zekanı muhafaza et, ahmaklarla dostluk kurma.
9. Kalbini muhafaza et, günlük Kur’an oku ve Allah’ın zikriyle kalbini meşgul et.
10. Edebini muhafaza et, günlük hadislerle meşgul ol, sahabenin edebiyle edeplen.
11. Irzını muhafaza et, aileni bu dünyanın türlü kötülüklerinden korumak için mücadele et.
12. İstikametini muhafaza et, Allah’a öyle iman ederek yola çık ki, övenini övgüsü yerenin yergisi bir olsun.
13. Merakını muhafaza et, bilmediğin şeylere karşı fırsatçı ve aç bir avcı gibi ol.
14. Şüpheni muhafaza et, kafirlerden gelen her işe şüpheyle yaklaş.
15. Sevgini muhafaza et, Müslümanları sev onlara karşı merhametli ol.
16. Öfkeni muhafaza et, Kafirlere karşı katı ol, zalimlere acıma.
17. Vasatı muhafaza et, dostlukta-düşmanlıkta haddi aşma, kullukta ifrat ve tefrite kaçma.
Not1: Listeyi kendine göre artırabilirsin ama yazmak ve tefekkür etmek şart.
Not2: Dilediğini al, dilediğini terk et, dilediğine itiraz et. Ama bir şekilde mücadeleye devam et, ihmal etme.
Not3: Tümü elde edilemeyenin tümü terk edilmez.
شَكَوْتُ إلَى وَكِيعٍ سُوءَ حِفْظِي* فَأرْشَدَنِي إلَى تَرْكِ المعَاصي
وَأخْبَرَنِي بأَنَّ العِلْمَ نُورٌ * ونورُ الله لا يهدى لعاصي
Profesyonel felsefeci ile amatör felsefeci diye bir ayrım vardır.
Ben profesyonel felsefeciyim. Hayatımın yarısından fazlası farklı geleneklerden birincil metinler okuyarak geçti. Bunu övünmek için demiyorum dünyada binlerce meslektaşım bunu yapıyor. Bununla övünmek komik olur zaten.
Profesyonel felsefeci ama birincil metinleri okumakla yetinmez elbette. Önce bir eğitim kısmı vardır. O metinleri uzmanlarla okur. Sınava girer ve yetkinliğini gösterir. Ben lisans 4'te Kant'ı bir dönem boyunca birincil kaynaktan okumakla kalmadım, sınavına girdim.
Profesyonel felsefeci buna rağmen o düşünürü kuşattığını ya da uzmanı olduğunu sanmaz. Kant'ın kitaplarını birden fazla kere okudum. Ama uzmanı değilim. Kant ile ilgili yazacaksam elbette ki uzmanları, hayatını ona vakfedenleri okuyacağım. Bu ilmi tevazu ve kendini bilmektir.
Ancak profesyonel felsefeci burada durmaz. Ibn Arabi'yi ele alalım. Ibn Arabi'nin düşüncesi gökten inmez, beslendiği kaynaklar ve entelektüel bir arka planı vardır. Profesyonel felsefeci bunun için birkaç yıl boyunca felsefe tarihi okur. Ama önemlisi beslenilen kaynakları da. Ibn Arabi'yi iyi anlamak için İbn Sina ve Plotinus'u anlamak gerekir (mesela ben bir dönem Plotinus'u okudum). Plotinus anlamak için orta Platoncuları, Stoacıları, Aristoteles ve Platonu bilmek gerekir. Ve çoğunun birincil kaynaklarını elbette okuyoruz. Siz yatıp kalkıp mi biz felsefi pozisyon seçiyoruz sanıyorsunuz. Oyun mu bu.
Profesyonel felsefeci burada da durmaz. Yayınladıkları tezleri uzman eleştirisine tabi tutar. Mesela benim İbn Arabi ve Molla Sadra felsefesini yapay zeka bilinci problemine uyguladığım son makalemi ele alalım. 2 editör, 3 Sadra/Arabi uzmanı hakem okudu. Onların onay ve eleştirisinden geçince yayınlandı. Eleştiri almaktan korkmayız, ilim meydanındayız.
Ha makalede Ibn Arabi ve Sadra'dan birincil referanslar da verdim. Ama elbette İbn Arabi uzmanlarına (mesela Chittick) ve Sadra uzmanlarına (mesela İbrahim Kalın) referans da verdim.
Amatör felsefeciler mealciler gibidir. Aha bak ben Kuranı doğrudan okuyorum. Tefsire neden bakayım, alimlere ne hacet gibi konuşur. Sanır ki tefsire başvuran Kuran okumuyor...
Tabi önemli bir boyut daha var. Profesyonel felsefeci bir konuda yazarken şunlara hakimdir: sorunun tarihçesi, ana argümanlar ve itirazlar, teknik terimler, çıkarım standartları, ilgili literatür, bir iddiayı bir argümandan nasıl ayırt edeceği.
Eğitim almamış amatör bir felsefeci güçlü sezgilere sahip olabilir, ancak geçmişteki tartışmalar hakkında bilgi sahibi değilse sonuç sorunludur. Bu durum genellikle eski argümanların daha zayıf bir biçimde “yeniden keşfedilmesine” yol açar. Hatalarını göremez bile. O yüzden amatör felsefeciler iddialı konuşur ama uzmanlar heyecanlarını paylaşmaz... Hatta epey bir analizi sığ bulur.
Tabi akademik felsefe zordur arkadaşlar. Siz bir makale görürsünüz arkasında yılların koskoca emeği vardır. Kolay mi bir probleme çözüm önermek ve problemi kuşatmak...
Davet - Sinema ve Diplomasi Paneli
🎙 Moderatör: İlker Ölçek
Konuklar:
▪️ Dr. Barışkan Ünal
▪️ Oğuz Demiralp
▪️ Dr. Onur Erpul
📅 16 Mayıs 2026
🕑 14.00
📍 Next Level Loft Ofis (fonprime)
▪️ Dünyaca ünlü düşünür Abdurrahman el-Mesiri, New York’taki Metropolitan Müzesi’nde Osmanlı sanatına ayrılan devasa bölümü gördüğünde, zihnindeki "geri kalmış Osmanlı" imajının nasıl yıkıldığını anlattı. Mesiri, Batı ve Arap dünyasında kurgulanan olumsuz Osmanlı algısının tarihi gerçeklerle örtüşmediğini vurguladı.
▪️ Mesiri, Osmanlı’nın İslam dünyasını sömürgeci güçlerden koruyan devasa bir kalkan olduğunu belirtti. Avrupalı sömürgecilerin doğrudan İslam coğrafyasına girmek yerine Amerika kıtasına yönelmelerinin ve Afrika’nın etrafından dolaşmalarının tesadüf olmadığını, bunun Osmanlı ile sıcak çatışmadan kaçınma stratejisi olduğunu savundu. Mesiri’ye göre, Osmanlı "işgalci" değil, medeniyetin koruyucusuydu.
Görüntüler Oprah Winfrey’in 1989 yılındaki bir programından.
Şeytana tapan ailelerden gelen kadınlar çocukluklarında yaşadıklarını anlatıyor.
Epstein dosyasında geçen şeylerle birebir aynı.
Anlaşılan Epstein meselesi kesinlikle bir din ve yaptıkları sapkınca ritüelleri.
En az 100 milyon olması gereken nüfusu şehirlere, beton bloklara hapsedip kırsalı boşalttılar ve topraktan kopartıp dondurdular. İnsanların en az 15 yılını da banka/müteahhit karteline ipoteklediler. Kimse evlenemiyor, evlenen de şehir yerinde çoluk çocuğa karışamıyor.