Ormanları koruma ekibi keçiler…
İlk videoda net şekilde vahim durum anlatılmış…
İzleyin, yayınlayın, yayın…
Güzeller güzeli, her yönüyle faydalı besi hayvanlarını desteklemek, üretmek yerine ikinci videodaki sosyalleşmeleri dahi parçalamak olan, ocak kurutan köpekleri bakmak için hazırlık yapılıyor…
Hadi söyleyin; buna karşı çıkmayıp alkış mı tutalım…
Sağlık ocağında bir doktor muayene odasında sahipsiz kedileri besliyormuş!
Hastaların sağlığı kimsenin umrunda değil mi? Buna kim dur diyecek?
Yer: Bursa / Osmangazi, Hamitler Mahallesi 63 Nolu Nene Hatun Aile Sağlığı Merkezi
@BursaValiligi@bursaism@sagliklicozum
Yasak olmasına rağmen bazı müşterilerin Kuşadası'ndaki Migros mağazasındaki market sepetlerinde hayvanlarını taşıdığına dair fotoğraflar yayınlandı.
Bu durum insan sağlığını olumsuz etkilemekte olup, yasalara da aykırıdır.
@Migros_Turkiye
Geçen yıl Elazığ'da kaldırıma dökülen yemek artıklarından 4 köpek zehirlenerek telef olunca valilik adeta seferberlik ilan etti.
Geçen ay Van'da başıboş köpekler Hamza'yı parçalayarak öldürdü, Valilik açıklama yapmaya bile tenezz��l etmedi. Ölüm haberi TRT'den sildirildi. Bu ülkede çocukların köpek kadar değeri yok muydu? @mustafaciftcitr @RTErdogan
Okul açmıyorlar…
Çoçuklara kreş değil…
Öğrencilere yurt değil…
Gençler için değil bi öve öve bitiremedikleri yer…
Yaşlılar, yardıma ihtiyacı olanlar yahut besi hayvanı çiftliği değil, insana dair değil…
İnsan içir, vatandaş için değil bu izlediğimiz şey…
5 günde halledilecek mesele için milyarlar verip böyle de övüyorlar…
Karnı aç, geçim derdinde olan vatandaş da “helal olsun” diye alkış tutuyor sanırım…
Öyle ya açılış yapıyorlar, ethap açılışı…
Ülkemizin çocuklarımıza bakılmıyor köpeklere bakıldığı kadar…
Yazık…
Para babası Murat; bak şu tasmalı trollerini, salyalı köpeklerini üstümden çek.
Kendin geliyorsan gel,
Yoksa bunları sustur.
6 yılı geçti, 40'dan fazla dava kazandım, eline yüzüne bulaştırdın, para yedirmediğin adam kalmadı.
Artık bu pislik oyunlarından vazgeç.
@ulker
Yav arkadaş! Çiftçi feryat ediyor! "Koyunlarımız köpekler tarafından telef ediliyor" diye! Devlet tarafından hiçbir müdahale yokken; köylü kendi güvenliğini sağladığında tutuklanıyor! Bu nasıl bir adalet sistemi?
Kırşehir’in Kaman ilçesi İmancı köyünde ortalıkta başıboş dolaşan (muhtemelen çocuklara ve hayvanlara saldıran) iti vuran Ü.B. tutuklanmış.
Atılı suç: "Ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme"
Lan oğlum! Nadir tür savunmasız hayvanı vuranlar bile para cezası alıyorken, sivrisinekten değersiz saldırgan başıboş iti vuran neden hapse giriyor?
Sokak köpeği diye geçen haberde nasıl ev hayvanı oluyor bu? Akrep, yılan, örümcek de ev hayvanı statüsünde sayılabilir, bunları vuranlar da hapse giriyor mu?
@TC_icisleri@adalet_bakanlik bu savcı hakkında, itperest terör örgütüne üye olmaktan soruşturma başlatın lütfen.
Ülkeye düşman dadansa düşmana karşılık verdi diye yine milleti tutuklayacaklar!
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya. Başıboş bir it kadar değerin yok.
Sayın köylüler, sizi ihbar eden, o köylere gelen itperest besicilerdir. Size zahmet zaten hapse giriyorsunuz bari itperestleri vurarak hapse girin de o cezayı hak etmiş olun.
Kadıköy Yeni Sahra Optimum AVM’deki @ebebek mağazasında bebek ürünlerinin üzerinde her türlü mikrop ve bakterinin üzerinde barındığı sokak kedisi yatıyor. Bu durum sizce normal mi @ebebek ? Bu ürünleri müşteriye satacak mısınız? @kadikoybelediye@TC_istanbul@KediTehlikesi
Şimdi avukatlarına koşup "ürünlerimizi kötülüyor, bunu yayından kaldır" diye milyonlar ödeyecekler.
Fakat bu millete %1 peynir tozunu bile çok görecekler.
Bunlar işte böyle zengin oldular.
Karşılarına ise ilk kez bilinçlenen milyonlar çıktı.
Bu miletten özür dileyeceksiniz.
@Ulker
Çorum da kaçak yapı bahanesi ile 1956 dan beri işlettikleri ahırı içinde ki 300 baş koyunu ölüme terkederek mühürlediler. AKP; çıkardığı yasa dışı kaçak yapı, rezerv alan yasası, büyükşehir yasası, maden yasası, acele kamulaştırma yasasıyla Türk Milletinin malına mülküne çökmeye, Türk Milletini aç, sefil, yardıma muhtaç hale getirmeye devam ediyor...
AKP, Türk Milleti için bir milli güvenlik sorunudur...
Önümüzde iki seçenek vardır;
1: Susup şerefsizce yaşamak...
2: Susmayıp şerefimizle mücadele etmek...
Murat Can Pekeroğlu 25 yaşındaydı…
Üniversite mezunuydu. Hayalleri vardı. Kendi hayatını kurmaya çalışan genç bir insandı. Okuduğu bölümden iş bulamadığı için kuryelik yapıyordu.
23 Kasım akşamı sadece işini yapıyordu.
Bir siparişi teslim etmeye giderken, trafikte hayatını kaybetti.
Ona çarpan kişi bir doktordu…
Ama ne yazık ki, hayat kurtarması gereken biri, müdahale etmedi. Bir insanın hayatı göz göre göre söndü.
Ve buna KAZA denildi.
Bu bir kaza değil! Bir insanı metrelerce aracın altında sürüklemek, ardından dönüp bakmamak, müdahale etmemek kaza değildir.
Bu bir ihmaldir. Bu bir sorumluluktur.
Bu vicdansızlıktır.
Ve en acısı…
Tüm bunların ardından sadece 12 saat içinde serbest bırakılmasıdır.
Murat Can bir istatistik değil! Her sene binlerce insan kaza sonucu ölüyor deyip geçilemez!
Murat Can, yarım kalan bir ömürdür… yarım kalan hayallerdir.
Biz susmayacağız.
Bu dosyanın kapanmasına, cezasızlığa teslim edilmesine izin vermeyeceğiz.
Adalet isteyen herkesi Murat Can için ses olmaya, yanımızda durmaya çağırıyoruz.
📍 14 Nisan
⏰ 09.50
📌 Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesi
#MuratCanPekeroğluİçinAdalet
Bugün sizlere, uzun yıllardır Türkiye’de satışa sunulan ve özellikle geleneksel yemeklerimizin kullanıldığı reklamlarında “tadına tat katan”, “uçuran”, “lezzet katan” ifadeleriyle içeriğinde bulunan katkı maddelerine gönderme yapan Knorr bulyonların gerçek yüzünü, daha doğrusu firmanın iki yüzlülüğünü gözler önüne sereceğiz. Ürünün Türkiye’de satışa sunduğu et bulyon ürününden başlayalım. Reklamlarında çorbaları, pilavları lezzetiyle uçuran ürünün içeriğinde temel olarak tuz, palm yağı ve aroma arttırıcı katkı maddeleri bulunuyor. Üründe aroma arttırıcı monosodyum glutamatın yanı sıra, MSG’nin etkisini daha da arttıran kimyasallar disodyum inosinat ve disodyum guanilat yer alıyor. Ürün ayrıca sofra şekeri, nişasta, kıvam arttırıcılar ve içeriği beyan edilmeyen aroma vericiler içeriyor. Peki ya et nerede derseniz? Hesap makinelerini ve mikroskopları hazırlayın!
Ürün içeriğinde sadece %0,01 yani yüzde değil, binde değil, sadece onbinde 1 oranında kurutulmuş sığır eti bulunuyor. Bu da 10 gr’lık tek adet bulyonda 0,0001 gram et zerreciği bulunduğunu gösteriyor!
Diğer yandan aynı firma İsviçre’de üzerinde “%100 doğal içerikler” ifadeleri bulunan et bulyonunda %23 oranında sığır yağı ile %2,4 oranında yani Türkiye’deki aynı ürünün tam 240 katı sığır eti tozu yer alıyor. Üründe aroma arttırıcılar yer almazken, aroma verici veya katkı maddeleri bulunmadığı görülüyor.
İstanbul Ticaret Odası'na bağlı İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde yarın 09:30'da Türkiye'nin en zengin (!) işadamı Murat Ülker konuk olacak. Değerli üniversite öğrencileri elbette ne soracaklarını iyi bilirler fakat ben kendilerine benim adıma - aslında Türk milleti adına sormaları için birkaç soru aktaracağım.
Tabi gençlere engel olmazlarsa.
1- Türkiye'deki ürünlerinizde bindelik oranlarda peynir, çilek, muz gibi doğal içerikler bulunurken, neden İngiltere'deki ürünlerde 45-50 kat daha fazlasını kullanıyorsunuz?
2- Türkiye'de içeriğinde palm yağı bulunmayan herhangi bir ürününüz var mı?
3- Yıllık palm yağı ithalatınız kaç ton ve bunu hangi ülkelerden - hangi firmalar aracılığıyla ithal edip, kaç milyon dolar harcıyorsunuz?
4- Yıllık glikoz şurubu ithalatınız ve üretiminiz kaç ton ve bu glikoz şurubunu Cargill'den mi yoksa başka bir ABD'li firmadan mı satın alıyorsunuz?
5- Ürettiğiniz ürünlerde kullandığınız aroma vericileri Dubai'de ve İngiltere'de beyan ederken, Türkiye'deki etiketlerde neden beyan etmiyorsunuz?
6- Tüketici bilincini arttıran hesapları neden kapatmak istiyorsunuz? Bu hesapların ürünlerinizle ilgili olmayan bir şeyi yazdığını düşünüyorsanız, neden somut gerçekleri ortaya koymak yerine arka kapılardan savcılıklarda iftiralarla suç duyuruları yapıyorsunuz?
7- Ürünlerinizde sofra şekeri haricinde neden glikoz şurubu ve glikoz-fruktoz şurubu ile yapay tatlandırıcılar kullanıyorsunuz?
8- Bizim neslimizin birkaç nesil öncesinde de ürettiğiniz ürünlerde palm yağı, glikoz şurubu ve bugün birçok açıdan sağlığa zararları ispatlanmış katkı maddelerini veya renklendiricileri kullanıyordunuz?
9- Reklamlarınızda sürekli mutluluk vurgusu yapıyorsunuz fakat rünlerinizin sağlığa yararlı olduğunu düşünüyor musunuz?
10- Ürettiğiniz ürünlerin kaç adedi bugün Sağlık Bilim Kurulu raporları çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığı genelgesiyle okul kantinlerinde satılması yasaklı veya kısıtlanmış ürün kategorilerinde yer alıyor?
11- Türk halkı için sağlıklı ve içeriğinde palm yağı, glikoz şurubu, bol şeker veya aroma verici ile herhangi bir katkı maddesi bulunmayan ürünler üretmeyi düşünüyor musunuz?
12- Servetinizi borçlu olduğunuz Türk halkına ne zaman İngiltere'de ürettiğiniz kalitede ürünler üreteceksiniz?
13- Türk milletinden özür dilemeyi düşünüyor musunuz?
@istanbulticaret
https://t.co/88YMG6NMmh
Aile ve sosyal hizmetler bakanı,
Böyle giderse 5 yıl içinde ilkokul öğrenci sayısı 900.000 kişi azalacak dedi.
#AileYılında 570.055 kişinin başıboş hayvan saldırısıyla yaralanıp, kuduz aşılandığından haberi oldu mu?
Çocuklarımızı ısırtmamak için neler çektiğimizden ?