@grok@AliArifAkturk@AtillaYesilada1 Açıklama yapanlar çer çöp. Senin kendi database ine ya da başka ülkelerde geçmişte yaşanmış benzer senaryolarda sirayet ett mi?
Valinin Oğlu
Fransız Lisesinde okuyor,
Lüks tatiller yapıyor,
Gençlik merkezinde özel odası bulunuyor,
Uyuşturucu vs herşey var,
Silahlı geziyor,
Kızlara tecavüz ediyor,
Gülistanın kafasına sıkarak öldürüyor,
Gülistanın Kız arkadaşı barajda ölü bulunuyor.
Ve bu yaratıktan Devletin haberi olmuyor.
Haberi olmaması mümkün değil
Babası Hükumet tarafından atanmış bir Vali,
6 yıldır çözülemiyor,
Birden paket açılıveriliyor..
***
Ülkemiz gerçekten Yetim ve Kimsesiz halde,
Çok kötü Üvey Baba yada üvey Annenin eline düşmüş,
Artık hersey onun insafına kalmış durumda..
Ve tabii yine hiç bir İstifa yok,
O Katil Babayı o makama kim tayin etti,
Kim en yüksek,
Bürokratik Devlet Memuru görevine layık gördü.
Ah benim Cennet Vatanım,
Bir iki Kişinin elinde yok olup gidişin içimi parçalıyor..
Müslüman ve Milliyetçiler bu arada..
Ama Çocuklarını,
İmam Hatip Lisesine değil,
Türk Okul Liselerine değil..!
Ecnebi Fransız Amerikan İngiliz
Hristiyan Okullarına gönderirler..
Neden, Dindar nesil yetişsin diye.(!)
Yersen.. Yersin Yersin...
Bu kadar Gerizekalı bir Toplum tamda böyle idare edilir..
Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli'ye,
Sapkamı çıkarıyor önlerinde eğiliyorum..
Bir İngilizin yapamadığı yaptınız,
Bir Yunanın yapamadığını yaptınız.
Bunları yaparken de kendinizi,
Gerizekâlı topluma bir güzel alkışlattınız.
Bravo..
Tebrik ederim sizleri..
Fatih Yazar
İddialar doğru ise, Cumhuriyet tarihinin en büyük rezilliklerinden biri bu. Barajda boğulma hikâyesi uydurup barajdan 150-200 milyon metreküp su tahliye ettirmiş. 1 milyon nüfuslu şehre, 2 sene yetecek kadar su demek bu. Ne için? Oğlunun suçunu örtmek için. Dümdüz vatana ihanet.
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Macı kazanacak topu oynamadık .Takımın en iyisi kalecimiz Ersindi..Berabere bitse FB de lige havlu atacaktı. Ama Yasin Kol ve Var da cay içen arkadaş uydurma bir penaltıyla FB’yi lig yarışında tuttular.Gercekten utanc verici bir karar.
Ulan pozisyon içeride bile değil. Topa değmesini geçtim. Allah sizin belanızı versin. Resmen penaltı uydurdunuz.
Bu ligin sportif gerçekliği falan yok!
1- pozisyon dışarıda
2- topa temas var
İki kere penaltı değil buna penaltı veren hakeminde, VAR başındaki hakeminde kariyerleri noktalanacak… https://t.co/ffSkFYVeUl