🔴 İki ateş arasında kalan topluluk: Alevi Kürtler!
➡️ Türk milliyetçiliği için fazla Kürt; Sünni anlatı için fazla Alevi
➡️ Adıyaman'da, Kürtçe dönen bir semah: Küçük bir görüntü ama üstünde koca bir tarih, koca bir inkâr ve inkârın canlı cevabı duruyor.
➡️ Çünkü bunlar hem Kürt hem Alevi ve nefeslerini Türkçe değil, kendi dillerinde söylüyorlar.
➡️ İşte arkasındaki, çoğu kişinin bilmediği dünya. Bu inancın kendine ait bir adı var: Rêya Heqî (Raa Haqi) — "Hakikat Yolu." Kürt Alevileri, özellikle Dersim–Zaza geleneği, inançlarını çoğu zaman böyle adlandırır. Yani bu, Türk Aleviliğinin bir kopyası değil; kendi adı, kendi dili, kendi kozmolojisi olan bir yol.
➡️ Öyle ki Cambridge History of the Kurds bile bu başlığa "Path of Truth" diye ayrı bir bölüm ayırır.
➡️ Bir doğa dinidir. Kutsal, bir yapının içinde değil; dağın, pınarın, ağacın, kayanın kendisindedir. Bunlara JIAR yani ziyaret denir — inşa edilmez, "kendini açan" mekânlardır. Dersim'de Munzur ırmağı, Kemerê Duzgı (Düzgün Baba) birer kişileşmiş kutsal varlıktır. Toprak burada dekor değil; nefes alan, dinleyen, cezalandıran ve bağışlayan bir öznedir.
➡️ Merkezinde Xızır vardır — yoksulun, yolcunun, suyun ve hayatın koruyucusu. Akademik çalışmalar (örn. Dersim Xızır'ı üzerine yapılan tezler) onun statüsünü doğrudan Zerdüştîlikteki Sraosha (Suruş) ile paralel okur.
➡️ Yani buradaki Xızır'ın kökünde İslam'dan çok daha eski bir İran katmanı yatar. Bu yüzden birçok Kürt Alevi araştırmacı (Dilşa Deniz, Erdal Gezik, A. K. Gültekin gibi) Rêya Heqî'yi İslam öncesi Arî/İranî geleneğin son halkası olarak tanımlar: kökleri Mithra, Zervan, Zerdüşt, Mazda inançlarına uzanan bir yol.
➡️ Nitekim cem, "Bismillah" ile değil "Bismişah" ile açılır; ilahi varlık Heq, Şa, Xwedê diye anılır — İbrahimî dillerin sözlüğünden özenle kaçınılır. Üç kardeş daldan biridir. Aynı kadim Kürt/Mezopotamya inanç ağacının güneyde Yâresan (Ehl-i Hak/Kakaî) ve Êzidî, kuzeyde ise Rêya Heqî kolları vardır.
➡️ Bu semah, izole bir gelenek değil; çok daha büyük ve çok daha eski bir dünyanın parçasıdır.
@osimhen11412 Tarihle konuş kardeş bak ne bedel ödemişler bi araştır, kimse kimseye “dışarıdan” ideoloji dayatmadı herkes kendi derdinden hareket etti.
@ittihatciruh bence de haklısın kardeşim, yoldan geçen alışveriş yapan size komşu olan kürt vb görürseniz ülkeden yollayın yada teklif edin gitmelerini
@sennedeben@KatyushaMLM Ezilen bi ulusun yükselmesi için onu desteklemen kürt proleteryasıyla birleşmen gerekiyor gidip iğrenç milliyetçi demişsin biraz fikir yürüt kardeş
@demi18070 Git o zaman "gerizekalı" halkımızı bilinçlendir yönlendir aşağılamak ne kadar doğru, bi eleştiri bile vermemişsin direkt islamcı solcu diye yapıştırmışsın milliyetçi olan kürtlerin hiç mi günahı yok kardeş?
@hailo_berto_9 Apoculuk alçaklık değildir brov, franksiyon ne bilmeyen köylü/işçi kürt ne kadar bilinçli olabilir ki pekalaa apocu olmak normaldir önemli olan apodan daha güçlü bi figür yaratılmaması olmaması, kürtler açısından böylesi halkın tam karşılığıdır
PKK daha yokken…
1938’de Dersim bombalanırken, kadınlar, çocuklar katledilip, bebekler anne karnında süngü ile öldürülürken PKK mı vardı? (Erdoğan'ın konuşması👇)
Kürtçe şarkılar yasaklanırken, kasetler toplatılırken PKK mı vardı?
Kürtçe konuştu diye insanlar karakollarda aşağılanırken PKK mı vardı?
“Bu ülkede Kürt yoktur” denilirken PKK mı vardı?
Evimize girip Annemle, Babamın en sevdiği Kürtçe kasetleri zorla alınıp götürülürken PKK mı vardı?
Çocuklara Kürtçe isim koymak engellenirken PKK mı vardı?
Köylerin isimleri zorla değiştirilirken PKK mı vardı?
“Kürtler, karda yürürken çıkan kart Kurt sesidir” kampanyaları yapılırken PKK mı vardı?
Kürt çocuklarına Köylerde, şehirlerde zorla, "Ne Mutlu Türküm diyene" sloganları okutulurken PKK mı vardı?
"Kürtleri yok sayan", 1925 de Şark Islahat Planı hazırlanırken PKK mı vardı?
Doğu’da yıllarca üniversite açılmayıp bir halk bilinçsiz bırakılırken PKK mı vardı?
Binlerce yıldır bu topraklarda yaşayan ve Osmanlı'da 400 yıl özerk yaşayan Kürt halkı tarih ve ders kitaplarından sadece zararlı cemiyet adı altında geçerken PKK mı vardı?
Osmanlı boyunca emirliklerle, medreselerle, kendi kimliğiyle yaşayan bir halk, Cumhuriyet döneminde bir anda “yok” ilan edilirken PKK mı vardı?
“Kürt” kelimesini söylemek bile suç gibi görülürken PKK mı vardı?
1950 de Ülkeye, Kürt tarihi ile alakalı her kitabın girişi yasaklanırken PKk mı vardı? (Belge aşağıda 👇)
1952 de Ülkeye Kürtçe mevlit eserinin dahi girişi yasaklanırken PKK mı vardı. (👇)
Bir Böreğin adı Kürt Böreği diye, börek ismini yasaklarken PKK mı vardı?
Cezaevlerinde insanlara işkence edilirken PKK mı vardı?
Diyarbakır Cezaevi’nde insanlık dışı işkenceler yaşanırken PKK mı vardı?
Kürtçe türkü söyledi diye sanatçılar sürgün edilirken PKK mı vardı?
Kürtçe kitap ve Gazete basımı yasakken PKK mı vardı?
On asır önce yazılmış Klasik İslam Tarihi kitaplarını tercüme ederken Kürt yazan yeri Türk diye çevirirken PKK mı vardı?
Kürt tarihi çalışan her akademisyeni fişleyip, ilerlemesine engel olurken PKK mı vardı? (Bir Türk olan Prof. Dr. Bekir Biçer bunu anlatıyor isteyen YouTube da baksın)
Bir halkın dili “bilinmeyen dil” diye mahkeme tutanaklarına geçirilirken PKK mı vardı?
Binlerce köy boşaltılırken PKK mı vardı?
Faili meçhullerle insanlar ortadan kaybolurken PKK mı vardı?
Kürt anneleri yıllarca mezarsız evlatlarının yasını tutarken PKK mı vardı?
Irak’ta Halepçe’de Saddam kimyasal silah kullanıp Kürtleri katlederken, Kürtlerin Irakta Özgür olmasına engel olan PKK mıydı?
Suriye’de yüzbinlerce Kürde kimlik bile verilmezken, siz buna alkış tutarken PKK mı vardı
Kürtler kendi ana dilinde eğitim isteyince “bölücülük” denilirken PKK mı vardı?
Bir halkın varlığını kabul etmek yerine sürekli inkâr siyaseti yürütülürken PKK mı vardı?
Kürtlerin Doğu da Kurtuluş için, İslam için, Vatanları için on binlerce Kürt Sarıkamışta donarak ölürken, Urfa'da, Bitlis'te, Van'da, Muş'ta şehit olurken, bunları yok sayıp, Sadece zararlı cemiyet altında zikrederken PKK mı vardı?
Bu maddeleri saysam daha bitmez ancak siz daha fazla okumazsınız diye burada bitirirken:
Sorun sadece bir örgüt olsaydı, neden inkâr politikaları ondan çok önce başladı?
Mesele asimilasyon ve inkar değilse neydi? Dil mi? Kimlik mi? Tarih mi? Var olmak istemek mi?
Bir halkın adını yok sayarsanız, dilini yasaklarsanız, hafızasını silerseniz, acılarını inkâr ederseniz…
Sonra dönüp sadece sonucu konuşamazsınız.
Önce yüzleşmek gerekir. Çünkü inkâr edilen her acı, büyüyerek geri döner.