@gazetory Arabanda bu kadar sistem olması kaliteli müzik dinlediğin anlamına gelmiyor. Sadece volüm artıyor. Ve biz senin dinlediğin müziği dinlemek zorunda değiliz. Tek dinlediğiniz bas ve tiz. Allahın kekoları. Hayatınızda hiç kaliteli bir stüdyo hoparlöründe müzik dinlediniz mi.
Sevdiğin her şey seni sevmez. Suyunu ve ışığını eksik etmediğin her çiçek, memnuniyetle açmaz. Bazen büyük pişmanlık yaşayacağın hâlde yürürsün bazı yolları. Olgunlaşma merhalesinde bir adımdan ibarettir hepsi ve her adım kalbini biraz daha eğitmen içindir.
Yas ne garip bir hâl, tam geçti dersin, unutur gibi olursun ama ona dair hatıralar ansızın dev bir dalga gibi gelip kalbinin kıyılarına vurmaya başlar. Yitirdiğimiz ve çok sevdiğimiz bir insanın yası ve yokluğunun acısı asla geçmez. Unutur gibi oluruz, o kadar...
İnsan acısını da sevincini de hissettiğine yakındır. Yakınlık yan yana olmaktan da ileri bir şey, birinin zaman ve mekân fark etmeksizin akla düşmesi, merak edilmesi, kalbin onun için heyecanlanması ya da sızlamasıdır. Yakın olan en içtedir ve kalbin hâlini en çok etkileyendir.
“O vakit, sadece gözlerim ağlamıştı.Bu gece gönlüm ağlıyor” diye yazmıştı Reşat Nuri, Çalıkuşu’nda. İnsan gözyaşını silecek bir ayna/bir mendil/bir yoldaş bulabilir ama gönlünü yıkanı affedemez, onu en yüce makama şikâyet eder. Bazı hesaplar, bu dünyada görülemeyecek kadar çetin.
Zihin, öğrendiği bir bilgiyi unutabilir ama kalp tattığı bir hissi hep hatırlar. Vefâ bu yüzden kalbin bir hâlidir, kalpsiz ve hissiyatsız birinden vefâyı değil, unutuşu bekle. Unutuşun yakıştığı birinden vefâ beklemek, bir yerde kendi kalbine ihanet etmek gibi bir şeydir.