Çok üzgünüm... Elbette şaşırtıcı değil, İslam dünyasının klasik hali.
Tunus'da bir mahkeme Raşid Gannuşi'ye müebbet hapis cezası vermiş. 83 yaşındaki Gannuşi, “terör örgütü oluşturmak” ve terör suçlarıyla bağlantılı faaliyetlerde bulunmak suçlamalarıyla müebbet hapis ve ek olarak 30 yıl hapis cezasına çarptırılmış.
Gannuşi'yi 1990'larda Londra'da tanıdım. Adalet ile özgürlüğü fikri derinlikle birleştiren, imanın gereği olarak savunan, sayıları son derece az Müslüman önderlerden biri. "İslam, insanı özgürleştirmek için geldi. Diktatörlük İslam'ın en büyük düşmanıdır" diyordu. İslam dünyasına bakınca, maalesef tersi geçerli.
Gannuşi'nin yaşadığı, İslam dünyasının çok bilinen, çok tekrarlanan hikayesidir. Güç sahibi, kendisine tabi olmayanı ezmek için hukuku araç olarak kullanır, her türlü kötülüğü meşru sayar, ulema denilen kesim de sessiz kalır. "Terör örgütü" suçlaması bu araçların en çok kullanılanıdır. Sayısız ülke aklıma geliyor.
Avrupa da bu konuda iddia ettiği değerleri inkar eder durumda. Herhalde Tunus'u Akdeniz'in bekçi devleti olarak kullandığı sürece bu zulme ortak olmaya devam edecek.
Türkiye'de Kavala davası aklıma geldi kaçınılmaz olarak. Coğrafya farklı, kılıklar farklı ama yargıyı sopa olarak kullanan zihniyetin grameri aynı.
Ne kadar üzücü, ne kadar utanç verici...
https://t.co/B3sf6sdSLz
@KararHaber kodumun memleketin de
kici kirik bir kaymakam bile, baskasinin hayatini mahvedebiliyor.
tesekkuler reis. sayende.
@RTErdogan
allah belani versin.