@aphrodisiaa_ aslında bakarsanız hanımefendi, eğitim fakülteliler hariç hiçkimse öğretmen değildir. mesela matematik. eğitim fakülteliler matematik EĞİTİMİ dersleri alır. matematik+matematik nasıl öğretilir dersleri alır.
fen edebiyattakiler matematik alır.
formasyonda ise pedagojik bilgiler.
Melis İşiten, varlıklı bir aileden geldiğini arkadaşlarından sakladığını anlattı:
🔹 “Ben çok şanslı bir ailede dünyaya geldim.”
🔹 “Tam tersi arkadaşlarıma bunu çaktırmayıp bunun yalanını söyledim.”
🔹 “Ben hiçbir zaman takı, marka bir çanta takamadım.”
🔹 “Okula beni şoför götürürdü.”
🔹 “Ben okulun önünde inmezdim arabadan.”
🔹 “İki sokak ötede iner yürüyerek giderdim.”
🔹 “Çünkü o ‘paralı kız’ algısından hep kaçtım.”
🔹 “Kabul etmekten kaçtığım bir şey oldu.”
🔹 “Gençliğimde hep ‘Bunu böyle yaşamak istemiyorum’ dedim.”
🔹 “Bir marka takmak falan bana hiç çekici gelmedi.”
Kendini sürekli korumak zorunda kalmak. Tehlike gibi değil de bir arkadasinin kötü niyetinden bile sürekli gözünün açık olmak zorunda kalması, hic kimseye güvenememek
özel ders görüsmesinde veli haftada 9 saat isteyince fiyatı siz belirleyin dedim arayip verdiği fiyatı yarıya düsürmeye calisiyo oldu ya ben gelip hayrina vereyim fiyatı veren sensin amk
hayatımda kurtulamadığım tek his istenmediğim hissi. rahatsız etme korkusu. sanki kimsenin hayatında nazım geçmeyecek gibi hissediyorum. iki elim kanda olsa gideceğim herkes parmağı ufacık kesilse beni ikinci plana atacak gibi hissediyorum.