Starbucks ülkemize çok uygun bir konsept getirdi. Gençlerin oturup zaman geçirebileceği, alkol almak zorunda olmadıkları bir mekân, üstelik 'havalı' da...
En az birisi içki içmeyen iki gencin yemek yemeden uzun uzun oturup takılacağı mekân yoktu. Pub olmaz, meyhane olmaz; amca kahvesine ya da aile çay bahçesine gitmek de istemeyecekler, onlar genç, mekânın estetiği, havalı olması da önemli onlar için.
Işte bu boşluğu mükemmel şekilde dolduruyor yeni model kahveciler. Bu konsepti Türkiye'ye getiren de Starbucks oldu, o yüzden hâlâ popüler ama dünya kadar kahveci açıldı ve hepsi de tıka basa dolu oluyor. Mesele kahvenin kendisi ya da Starbucks değil, konseptin bir boşluğu iyi şekilde doldurması yani.