Sanatçı Deniz Göktaş’ın tutuklanmasını adliyede “Kılıçdaroğlu - Butlan” tartışması açarak gölgede bırakanlar, AK PARTİ’nin ekmeğine yağ sürdüler yine…
Türkiye, bu akıl dışı tutuklama yerine, toplamda 10 provokatörün adliyede Kılıçdaroğlu’na yönelik sözde protestosunu konuştu.
AK PARTİ’ye böyle bir günde ancak böyle can suyu verebilirdiniz.
Başardınız!
İstanbul Havaalanı’nda tam bir kaos hakim. Yeni bir “sistem” getirmişler ama o sistem kargaşa yaratmaktan. yolcuların sinirlerini bozmaktan başka işe yaramadığı gibi sık sık kavga, tartışma çıkarıyor.
1-On line check in yaptırmadığınızda kontuara gider görevlinin size verdiği koltuk numarasına razı olurdunuz önceden. Şimdi yüzde 10 fazla satış uydurdukları için yedek yolcuya alınıyorsunuz. Eğer bir yolcu gelmezse alınıyor yoksa bir sonraki uçuşa aktarılıyorsunuz. Artık hangi saatteyse.
2-On line check in yaptırdınız ise önce makineden TCK girerek biletinizi alıyorsunuz. Bagajınızı karekod okutarak siz teslim etmek zorundasınız. Görevli filan yok. İnsanlar dakikalarca uğraşıyor, sistem atıza veriyor kuyruklar uzadıkça uzuyor.
3-Diyelim ki biletinizi çok önceden ve indirimli aldınız. On line check in de yaptırdınız. Bu durumda makine size TCK yazdığınız halde bilet vermiyor. Ekranda karşınıza “indiriminiz var onaylatın” yazısı çıkıyor. “Bu nedir?” Diye görevliye soruyorsunuz, o da sizi “Şuradaki bulutlu kontuarlara gidin” diye yönlendiriyor. Oraya gidiyorsunuz ama aşırı kalabalık uçağınıza yetişemeyeceksiniz. “O zaman 41-42’ye gidin” deniyor. Oraya gidiyorsunuz ve bekliyorsunuz.
4-Ama bu arada görevli memur, çalışma saati bittiği için tüm yolcuları bırakıp salına salına gidiyor. Onun hemen ardından işe başlayacak görevli ise ortada yok. 5 ya da 10 dakika sonra geliyor. Oturuyor. Cihazı açıyor, bakıyor, bekliyor. Birilerine telefon ediyor, dakikalarca konuşuyor. Sizin içiniz içinizi yiyor ve sessizce bekliyorsunuz ama bazen öyle olmuyor. Vatandaşlar bu sabah olduğu gibi büyük bir kavga çıkarıyor.
FETÖ'nun KİM olduğunu Türkiye'de nasıl faaliyete başladığını çoğu insan bilmez.
Fetullah Gülen'i parlatan ve meşru konuma sokan kişiler..
Fuat Doğu,Kasım Gülek,Turgut Sunalp ve Graham Fuller'dir..
Şimdi tek tek basamakları çıkmaya çalışalım..
1971 yılında Ankara'da VEHBİ KOÇ'un evinde bir toplantı olur..
Bu toplantıya kimler katılır,biliyor muyuz?
MİT Müsteşari FUAT DOĞU,
CHP Balıkesir Milletvekili AYDIN BOLAK,
Aydın Bolak son derece karanlık bir kişi olup
Bağlantı kurmadığı insan ve siyasetçi yoktur..
12 Eylül'de tüm milletvekilleri sorgulanırken
Vehbi Koç'a çok yakın olan bu kişi sorgulanmıyordu...
Diyanet İşleri Başkan Vekili YAŞAR TUNAGÖR..
Yaşar Tunagör sıradan bir kişi olan FETÖ'yü
İzmir'de merkez vaizi yapan kişidir..
Demirel'in üzerinde tir tir titrediği kişidir Yaşar Tunagör....
Bu kadar enteresan kişileri bir araya getiren strateji nedir?
Çok ilginç değil mi?
Sıradan bir kişi gibi görülen FETÖ kimlerle toplantı yapıyor ?
1970 yıllarında CIA yardımcılığı ve Türkiye Masa Şefi olan
Graham Fuller ile FETÖ'yü tanıştıran kişi
CHP milletvekili KASIM GÜLEK'tir..
Kasım Gülek aynı zamanda FETÖ'yü
NATO'yla ve PAPA'yla tanıştıran kişidir...
Kasım Gülek'in cenaze namazını da kıldıran FETÖ'dür..
Şimdi gelelim soracağımız birkaç soruya veya açıklamalara..
Türkiye'de FETÖ'nün hoşlanmadığı tek kişi: NECMEDDİN ERBAKAN'dı...
Erbakan:"FETÖ siyonizme ve Amerika'ya çocuk yetiştiren bir örgüttür" derdi..
Nedense Kemalist-sol milli olan Erbakan'a darbe üzerine darbe vurdu..
Milli Nizam,Milli Selamet,Refah ve Fazilet partilerini kapatmıştı..
Hiç unutmam bir gün Şevket Kazan'ın sohbetinde bize:
"12 Eylül öncesinde bu sefer Milli Selamet'i destekleyin dediğimde,
masanın üstündeki ÜLKER bisküvisini eliyle parçalayıp,
SİZE ŞU KIRINTILAR GİBİ BİR TANE OY VERMEM" dediğini hatırlarım...
................
Son olarak da bir şeyi vurgulayayım..
Erdoğan-FETÖ iletişimini hatırlatanlar olabilir..
Onlara verilecek en okkalı cevap şudur..
Siz kemalist-sol,NATO Gladyosu ve Beyaz Türkler !
Sayın Erdoğan'ın yer aldığı tüm partileri kapattınız..
Bülent Ecevit"Refah Partisini kapatma yetmez,
bunların kökünü kazımalıyız" dediğini hatırlayalım..
Erdoğan'a zevk için yasal bir şiir için 312.maddeden yasak getirdiniz..
28 Şubat prosesinde bürokraside bir tane müslüman bırakmadınız..
Böylesine bir koşulların sonucunda
Amerika ile,FETÖ ile,MİT-TÜSİAD ve TSK ile
Mecburen bir platonik aşk kurdu ve seçime girerek iktidar oldu..
2008'deki kapatma davasında bunların yardımıyla kurtuldu..
Sonra ne yaptı?
Arkasında yerli güçler olmakla birlikte,
CIA,MOSSAD,BND,MI-6 ve VATİKAN olan
FETÖ'ya en okkalı darbeyi vuruyordu..
Bunu Türkiye'de yapabilecek tek DELİ(!)
RECEP TAYYİP ERDOĞAN'dır.. Tayyip Erdoğan Türkiyeyi işte bunların elinden aldı.
Bu böyle bilin😉
Uğur Taşçı
Bana tuhaf gelen, yıllarca Yılmaz Güney’i “efsane, kral, büyük sanatçı” diye anlatan insanların Ozan Güven’in bir kafede oturup kahve içmesine bile tahammül edememesi.
Aynı şey yıllarca İbrahim Tatlıses için de oldu. Hakkındaki bütün tartışmalara rağmen albümleri milyonlar sattı, konserler verdi, televizyonlarda baş köşede ağırlandı. İnsanlar CD’lerini almaya, şarkılarını dinlemeye devam etti. Hiç kimsenin onu tamamen toplum dışına ittiğini görmedik.
O yüzden ben diyorum ki ya sanatçıyı özel hayatından ayıracağız ve bunu herkese uygulayacağız, ya da ayırmayacağız ve yine herkese aynı ölçüyü koyacağız. Birine gelince “sanatı ayrı”, diğerine gelince “bir kahve bile içmesin” mantığı bana samimi gelmiyor.
İnsanların yıllarca alkışladığı isimlere gösterdiği hoşgörüyü başka birine göstermemesi bence çifte standart. Katılırsın katılmazsın ama benim rahatsız olduğum nokta tam olarak bu.
Tamar Tanrıyar,
Veli Ağbaba'yı çıldırtmış
"Bir tane kadın her gün video çekip yayınlıyor..
Ya bunlara müdahale edecek kimse yok mu?"
Niye müdahale etsinler..
Yalan söylüyorsa ver mahkemeye, doğru ise ver hesabını?
@yenisafak Milli Yas mı ilan edildi?
Konserler devam etti.
Sinemalar gösterimdeydi.
Sergiler açıktı.
Esnaf işini yaptı.
Tiyatrocuların sahne alması mı suç?
Acı içeride yaşanır.
Göstermelik değil.
Tiyatro İnsanların Yüzünü Güldürebilme Sanatıdır.
150 yıldır size petrol hakkında yalan söylüyorlar. 🛢️
Petrol nadir değildir. Ölü dinozorlardan oluşmaz. Sudan sonra Dünya’daki en yaygın ikinci sıvıdır ve kelimenin tam anlamıyla dünyanın can damarıdır.
“Fosil yakıt” denilen şeyin tamamı, 1800’lerin sonlarında Rockefeller ailesi ve Smithsonian tarafından yapay bir kıtlık oluşturmak ve fiyatları uçurmak için uydurulmuş bir aldatmacadır. Petrolün yakında tükenecek sınırlı bir “dinozorlardan oluşma” olduğuna inanmanız için size bu biyolojik yalanı anlattılar. Tamamen uydurma.
Petrol abiyotiktir. Yani Dünya’nın derin mantosunda, aşırı basınç ve yüksek sıcaklık altında oluşan sıvı bir mineraldir. Tektonik plakaların doğal yağlayıcısıdır ve gezegenin dev mekanizmasının sorunsuz çalışmasını sağlayan bir tür “yağ”dır.
Bu yüzden 1970’lerde kuruyan kuyular bugün yeniden dolmaktadır. Dünya, aşağıdan sürekli yeni petrol üretmekte ve kendini yenilemektedir. Petrol tükenmez. Biz aslında gezegenin motorundaki yağı çekiyoruz ve bu yüzden sistem sarsılmaya başlıyor.
Daha fazla deprem. Gıcırdayan fay hatları. Sürtünen levhalar. Tesadüf mü? Hayır. Yerkabuğunun düzgün kaymasını sağlayan petrolü çekiyoruz ve sistem adeta kilitleniyor.
Sözde “fosil teorisi”, insanlık tarihinin en büyük ekonomik kandırmacasıdır. Gerçek ham petrolde neredeyse hiç biyolojik iz yoktur. Azot yok, fosfor yok; yani ölü organizmalardan gelseydi hiçbir şey bulunamazdı. Saf polimerik hidrokarbonlardan oluşur; Dünya’nın oluşumundan kalan bir maddedir.
Thomas Gold dünyayı uyarmaya çalıştı. Metan ve petrol gibi hidrokarbonların eski bataklıklardan değil, derin mantodan yükseldiğini kanıtladı. Ancak gerçek ortaya çıkarsa kurdukları düzen çökeceği için itibarı yok edildi.
İnsanlar petrolün aslında gezegen için musluk suyu gibi, alttan sürekli üretilen bir kaynak olduğunu bilseydi; savaşlar, yaptırımlar ve fiyat manipülasyonları üzerine kurulu tüm sömürü düzeni bir gecede çökerdi.
Onlar, Dünya’nın kendi petrolünü ürettiğini bilmenizi istemiyor.
Sizi korkmuş, bağımlı ve fahiş fiyatlar ödeyen insanlar olarak tutmak istiyorlar.
Uyanın. Dinozorların bununla hiçbir ilgisi yok. Bu, bize satılan en büyük yalanlardan biri!
Stern Drew
Madem seçim derdiniz yoktu niye CHP nin oylarına musallat olup niye meclise geldiniz..secilmek için kırk takla atanların bu sözleri de tarihe not düşsün..