#İBBDavası'nda 59. Gün
🔺️"Gizli tanık Doğan'ın adı T., soyadı Ö."
🔺️"Gizli tanık Çınar da, İlke de...
Kendilerini gizli zannetmesinler.
Parmak izlerine kadar kontrol ettim."
Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı #MuratOngun:
"Bu yalanlarla dört aydır yargılanıyoruz Sayın Başkanım.
Gizli tanık Doğan diyor ki:
"Bu firma o'nundur, bu bununla ortaktır..."
Ardından da, "Bu kadar beyan tesadüf olamaz, bunlar suçludur." diye sonuca varılıyor.
"Araştırıldığında tespit edilebilir."
Değil mi?
Gizli tanık Doğan'ın bildiği bir şey daha varmış. Diyor ki:
"Emrah Bağdatlı ile Murat Ongun sınıf arkadaşıdır. Birçok etkinlik bu firmanın üzerinden yapılmıştır."
🔴 Emrah benden yedi yaş küçük.
Sınıf arkadaşım değil.
O Rize'de ve İstanbul'da okumuş.
Ben Giresun'da ve Ankara'da okudum.
🔺️Kentlerimiz bile farklı.
Yaşlarımız farklı.
Kaç tane yalan beyan! sayamıyorum artık!
🔺️Yani dört yanlış beyan, bir doğru beyan mı getirecek?
Sınavda mıyız?
Tanık güvenilirliği, tanık beyanlarındaki çelişkiler... Bunların hepsini bir kenara mı bırakacağız?
🔺️Bu ekranda Cem Çelik ile Murat Biçer'in ifadelerini gösterdiler.
🔺️İkisi de kelime kelime aynı.
Deseniz ki iddianamede bu bir iki kez tekrarlanmış, sehven olmuştur; insani bir hata diyebilirim.
Ama on yedi ayrı eylemde aynı ifadeleri koymuşlar.
Sonra da diyorlar ki:
"Bu beyanlar tesadüf olamaz."
🔺️Yargıtay diyor ki: Kanaate değil, ispata dayanmalıdır.
Tanık beyanı çelişkiliyse güvenilir değildir.
Biz ise çelişkiyi de geçtik.
Komple yalan beyanlarla karşı karşıyayız.
🔴 Şimdi bu gizli tanık meselesini sorgulayalım Sayın Başkan.
🔺️Önce gizli tanık Doğan.
Ben gizli tanık Doğan'ı ifşa etmedim.
Savcılık ifşa etti.
Gizli tanık Doğan'ın bütün beyanları iddianamenin içerisinde yer alıyor.
Kendi ifadesinde eşinin üzerine kayıtlı şirketten bahsediyor.
Bu da tutanağa geçmiş.
Ben okuyunca zaten kim olduğunu tahmin ettim.
🔺️Dedim ki, "Bu şirketler kim?"
Araştırdık.
Kim olduğu ortaya çıktı.
Yani gizli tanık Doğan'ın adı T., soyadı Ö.
Kendi beyanında diyor ki:
"Ben Murat Onur'u sekiz yıldır tanıyorum."
🔺️Ben de diyorum ki...
İddianamede tek bir telefon irtibatı var.
Beni sekiz yıldır tanıyan kişiyle aramızda tek bir telefon görüşmesi yok.
Beni tanımıyor.
Hayatımda bir kere gördüm.
Bir arkadaşıyla birlikte yanıma gelmişti.
30 Ağustos Zafer Bayramı'nda yapılacak drone gösterisiyle ilgiliydi.
"Bu işi benden iyi yapan yok." dedi.
"En iyi biz yaparız." dedi.
"Kardeşim, yapabiliyorsan yap." dedik.
Drone'ları çıkardı.
Hayatında ilk kez yaptığı iş olduğu belli oldu.
İşi eline yüzüne bulaştırdı.
O günden sonra da bir daha çalışmadık.
🔺️İBB'de yapılan ve benim de gurur duyduğum onlarca etkinlik içerisinde, başarısız olan tek iş oydu.
🔴 Şimdi bu T. Ö.'nün ifadesini okuyorum Sayın Başkan.
🔺️Diyor ki:
"Sedat Kapıdağ benim yakın arkadaşımdır."
🔺️Sedat Kapıdağ da diyor ki:
"Ben bunları tutuklatan adamım."
🔺️Süreç benim dilekçemle başladı.
Biz şimdi sırtımızı nereye dayayacağız Sayın Başkan?
Nereye dayanacağız?
🔴 Değerli Başkanım, şunu da söyleyeyim.
Gizli tanık Çınar da, İlke de...
Kendilerini gizli zannetmesinler.
Parmak izlerine kadar kontrol ettim.
19 Mart'ta tutuklanıp albüme fotoğrafı konulmayan kişilerde bile ayrıntılar var.
Gizli tanıkların parmak izi alınırken kullanılan yöntemlerden bile kadın mı erkek mi olduğu anlaşılabiliyor.
Ben hangisinin kadın, hangisinin erkek olduğunu anlayabilecek kadar ayrıntıya baktım.
Parmak izinden kadın olduğunu anladım.
"Gizli tanık Meşe" adı altında ifade veren tek bir kişi yok.
Mülakat adı altında toplanan birçok farklı beyan, "Meşe" kod adı altında birleştirilmiş.
Zaten daha sonra Meşe de dosyadan kayboldu.
🔺️O yüzden bu gizli tanık meselesini artık hayatımızdan çıkarmamız gerekiyor.
Güvenilir bir delil niteliği taşımıyor."
İstanbul Sarıyer'de rezerv alan ilan edilen bölgedeki tapular iptal edildi.
Hak sahipleri: Bir sabah kalktığımızda tapularımızın özel bir firmaya satıldığını öğrendik. Boğaz manzaralı 3+1 ev için 1,2 milyon TL gibi ödeme yapılıyor ve tapunuz alınıyor.
Geçtiğimiz cumartesi Efes Harabeleri’nde, rehber olduğunu düşündüğüm bir kişinin liseli öğrencilere “Sokrates savunmasını burada yaptıdediğini duyunca şok oldum. Yanlış bilgi bir yana, çocuklara toplanmadıkları için kızması da ayrıca üzücüydü. Rehberlik, doğru bilgi aktarmaktır.
KAMUOYUNA DUYURU
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Kamuoyuna…
2009 yılında Chp grup başkanı iken tvlerde yapmış olduğunuz, belgeye dayalı ve Akp’li rakiplerinizi adeta terlettiğiniz,istifaya zorladığınız ve iktidarın yolsuzluklarını yüzlerine vuran, sakin, kendinden emin, dürüst tavrınızla,muhalif kitlelere umut olduğunuz duruşunuzla sevmiştik sizi…
Hayatı boyunca halkının sorunlarına yakın duyarlı,ihtiyaç duyulan her emek, barış, demokrasi ve özgürlük eksenli eylemlilik ve platformlarda bulunmuş, bu çizgide şarkılar da bestelemiş, sol değerlere sahip bir sanatçı olarak ,beni de heyecanlandırdınız ve harekete geçirdiniz…
Duyduğum duyarlı sanatçı sorumluluğu sabaha karşı 4 de bana Kılıçdaroğlu marşını besteletti…Siyasi partilerde seçim şarkısı algısını değiştiren ve kaliteyi artıran sıfır (yeni) beste geleneğini başlatan bu şarkıyı o günkü şartlarda yapmış olmaktan pişman değilim…Elimi duyduğum aydın sorumluluğuyla, ülkem, partim ve halkım için taşın altına koymam gerekirse,her zaman koydum, yine koyarım..
Fakat gelinen şu noktada 13 seçim yenilgisi, yapılan siyasi hatalar, artık nedense yapılmayan düellolar, ortaya çıkmayan belgeler, başarısızlıklarınız nedeniyle milyonlarca sol, sosyal demokrat, laik, Atatürk’çü ve cumhuriyetçi kitleleri tekrardan umutsuzluğa ve karamsarlığa sürüklediniz…Bu da haklı olarak yapılan seçimli kurultayda genç, çalışkan ve tekrardan umut vadeden, genel başkan adayı sn.Özgür Özel ve cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na karşı parti içi iktidarı demokratik yollarla kaybetmenize sebep oldu ve parti adeta tarihi olarak şahlandı ve ilk seçimde 1. Parti oldu…
Benim sizden beklediğim ,eski bir genel başkan olarak partinizin başarısı için, bu genç ve başarılı kadroyu tebrik etmek,ellerini sıkmak ve kutlamaktı…Gerektiğinde diğer eski genel başkanlar gibi yanlarında durarak desteklemenizdi…Fakat sizin geldiğiniz nokta adına maalesef üzüntü duyuyorum…Türkiye https://t.co/NRxxvtOEQL olmuş iktidara yürüyen partiye iktidarın ve üst akılların kurduğu onlarca tuzağın üstüne, en büyük çelmeyi taktınız butlan kararına uyarak…Pir Sultan’ın dediği gibi, ille dostun bir tek gülü yareler beni…Olmadı sayın Kılıçdaroğlu, yakışmadı…Sizi alkışlayanlar emin olun tarihi bir yanılgının içindeler ve bu yaptığınız unutulmayacak…Bu saiklerle partiye yaptığım bir çok şarkımın içinde ,adınızın geçtiği şarkılarımın sizin ve meşru bulmadığım yönetiminiz tarafından kullanılmamasını ve dijital platformlarınızdan da kaldırılmasını istiyorum…
Yeter bu ülkeye kıymayın efendiler!…
Şarkılarımın kullanımına devam edilmesi halinde yasal yollara başvuracağımı da tarafınıza bildiririm…
Saygılarımla…
ONUR AKIN… @eczozgurozel #chp @ekrem_imamoglu@dk_imamoglu@ailedayanismagi@CHP_istanbulil@CBAdayOfisi@ozgurcelikchp@gunaydingokhan@alimahir@gokanzeybekCHP@veliagbaba@muratemirchp@mansuryavas06@VahapSecer@arasahmetmugla@filizceritoglu@avfilizgencan@besimecz
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Saye, Farsçada “gölge” demektir. Sayende ise “senin gölgende” anlamına gelir.
Sayende özgürüz,
sayende karanlıkta kalmıyoruz.
Sayende okuyoruz,
sayende söz hakkımız var.
Her şey senin sayende🇹🇷
Hatay'da hayvan otlattığı esnada gölün içerisindeki çöpleri toplayan 11 yaşındaki çoban, çevreyi kirletenlere tepki gösterdi:
“Hayvanlar kirletmiyor, siz kirletiyorsunuz.”
ALKIŞLAMIYORUM SENİ ALİ UÇAR
ÖNÜNDE SAYGI İLE EĞİLİYORUM..✍️✍️🙏🙏👏👏
2015 yılında, fabrikadaki işinden dönerken toplu taşımada kitap okuyan Ali Uçar, bir kadın tarafından gizlice fotoğraflanmış; fotoğrafı “Entel olacağım, kız tavlayacağım diye kendini yırtan İZBAN kekosu, terliklerine bayıldım” sözleri ile sosyal medyada paylaşılmıştı.
Olaydan sonra Uçar, paylaşıma, "Arkadaşlar fotoğraftaki şahıs benim ve hiç utanmıyorum. Karşımda oturmuş olan kıza veya çevremde hiç kimsenin namusuna bakmadığım için. Evet ben cebi çok zengin bir insan değilim. Hatta 6. sınıftan terkim. Annem babam ayrı.
Toplumun huzurunu kaçıran soytarı olmadım. Çalmıyorum. Çalışarak kazanıyor, param yettiğince kitap almaya, kütüphaneye gitmeye çalışıyorum. Çok utanç duyuyorum böyle bir insan olduğum için. Elbisem kirli, terliğim bindiğim metroya uygun değil. İşte zihnimi kirletemiyorum.
Utanıyorum. Ama her ne olursa olsun bana kitaplar böyle olmayı öğretti. İnsan olmayı. Hayvanlaşıp çevremi kirletmiyorum. Üzgünüm, utanıyorum" şeklinde yanıt vermişti.
Terlikli izban kekosu diye küçümsenen Ali Uçar ilk kitabını çıkarmış.
Tebrikler.
Tek bir insan hücresinin 3D görüntüsü bu iken… endoplazmik retikulumlar, mitokondriler, ribozomlar/proteinler/enzimler vs. Yani hepimiz gerçek bir mucize bir varlıkken… nasil oluyorda kendimizi değersiz hissettiriyorlar? Unutmayın..süpersiniz ♥️
Gülistan'ı ararlarken barajı boşaltıyorlar ve bir kadın cesedi bulunuyor, bir dereyi arıyorlar başka bir kadın cesedi bulunuyor. Haber kanalları da bunu "Ama Gülistan değilmiş" diyip geçiyor. Dalga mı geçiyorsunuz lan? Bu normal mi? Kim bu kadınlar? Hangi aileler ağlıyor şu an?
Merhaba.
Yaşadığımız şu sıkıntılı günlerde içine girip biraz soluklanmak için kitaptan sığınaklar yapmaya hazır mısınız?
Eğer "evet" diyorsanız 2 güzel kitabım var.
Haydi buyurun...
İzlemek için: https://t.co/JSayNulDu2
Dinlemek için: https://t.co/PkbWkMyaQG
@SimonettaVspc@saziyekarlikli
Kulaklarıma inanamadım. "Yünleri yakıyoruz" dedi. Biz de geri dönüştürülmüş plastik jean giyelim. Tarım ve hayvancılık politikaları bu kadar kötü yönetmeyi istesen başaramazsın.