Cumhurbaşkanımız @RTErdogan: 23 yıl önce eğitime ayrılan bütçe yalnızca 7 buçuk milyar liraydı. 2026 yılında bu rakam yükseköğretim dahil 3 trilyon lirayı buldu.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni’ne katılmak için gittiği Boğaziçi Üniversitesi’nde karanfillerle karşılandı.
Netanyahu hükümetinin Batı Şeria’ya dönük attığı son adım, soykırım siyasetinin yeni bir aşamasıdır.
İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’ya egemenlik dayatması “MEKANSAL SOYKIRIM”dır.
İsrail soykırım siyasetini işgal, yayılmacılık ve hukuksuz egemenlik dayatması ile genişletmektedir.
Ateşkes ve barış gündemi olan herkesin bu saldırganlığa karşı çıkması gerekir.
1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğe sahip, egemen ve bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulması yegane çözümdür.
İstanbul’a büyük bir aşkla hizmet eden, görev yaptığı süre boyunca çok önemli projelere imza atan Eski Büyükşehir Belediye Başkanımız, yol arkadaşımız Kadir Topbaş’ı vefatının 5’inci yılında rahmetle yâd ediyorum.
Bugün Boğaziçi Üniversitemizde resmî açılışını yaptığımız 210 kişilik erkek, 706 kişilik kız öğrenci yurtlarımızın gençlerimize ve Üniversitemize hayırlı olmasını diliyorum.
1 milyar 150 milyon liralık bu yatırımlar için Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfımızı yürekten tebrik ediyorum.
Öğrenci sosyal alanlarıyla, kapalı otoparkıyla ve diğer imkânlarıyla bu iki eserin yapımında emeği geçen her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum.
Yükseköğrenim süreçleri boyunca bu yurtlarda kalacak gençlerimize Rabb’imden üstün muvaffakiyetler diliyorum.
Üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi görenler, üniversitelerde keyiflerince işlettikleri bir derebeylik kuranlar doğrusunu söylemek gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyor.
Türkiye’nin normalleşmesi; bilim, kültür, sanat hayatımızın çeşitlenmesi; Türk üniversitelerinin formatlama yerine asli misyonlarına odaklanması maalesef bu kesimlerin işine gelmiyor.
Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil, ideolojilerin harp meydanında kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz.
Dünya hızla değişirken, Türkiye’de toplum, özel sektör, iş çevrelerimiz bu değişime ayak uydururken, tüm bunların üzerine küresel ölçekte yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği varken üniversitelerimiz de buna ayak uydurmalı, kendilerini yenilemeli ve güncellemelidir.
Değişimden, dönüşümden, tekâmülden asla korkmamalıyız.
Unutulmasın ki eğer bir yerde hareket varsa orada bereket ve başarı olur.
Biz tüm üniversitelerimize böyle bakıyoruz, üniversitelerin bu atmosfere kavuşması amacıyla var gücümüzle çalışıyoruz.
Hayatımın en anlamlı günlerini yaşadığım, her köşesinde mutluluğu, huzuru ve sevgiyi teneffüs ettiğim İzmir…
Üniversite yıllarımı geçirdiğim, çocuklarımın ilk adımlarını attığı, meslek hayatıma başladığım ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde temsil etme onurunu yaşadığım İzmir..
Esnafından çiftçisine, sanayicisinden balıkçısına, gencinden yaşlısına herkesin derdiyle dertlendiğim İzmir…
Güzeller güzeli İzmir'imizde yeni bir hikaye yazmak için BAŞLIYORUZ...
Filistinli çocuk Muhammed el-Beysûni'nin şehadet vaktinin yaklaştığını hissediyormuşçasına şehadetinden önce annesine söylediği sözleri dinleyin…
Şehit oldum anne, benimle vedalaş
Beni kokulandır ve dualarınla göm beni
Nezaketinle, benden razı ol
Eğer bir gün seni incitirsem beni affet
Gözyaşlarının cömert olduğunu biliyorum
Ama ey şefkatlı ağlama,
gözyaşların beni incitiyor
Şehit oldum anne, benimle vedalaş…
MUHAMMED EL-BEYSÛNÎ VE TÜM GAZZE ŞEHİTLERİNİN RUHUNA FATİHA…
Recep Tayyip Erdoğan; kazandı!
Millet; kazandı!
Türkiye; kazandı!
Şahlanış dönemi başladı.
Türkiye Yüzyılı başlıyor…
Teşekkürler Türkiye, teşekkürler yüreği büyük ve güçlü Türkiye ile atan Necip Millet 🇹🇷
📍Torbalı
Mardinliler Federasyonu
Torbalı Temsilciliği’ni ziyaret ederek İzmir’de yaşayan Mardinli hemşehrilerimizle bir araya geldik.
Misafirperverlikleri için kendilerine teşekkür ediyorum.
Medeniyet güneşimizin yeniden yükselişinin sembolü olan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin kubbelerinden ezanların, salavatların, hatmi şeriflerin sesleri kıyamete kadar eksik olmayacak…