🎬 YIL 2009
2009 yerel seçimlerinde DSP'den Üsküdar Belediye Başkan adayı olan Levent Kırca ile Esenler Belediye Başkan adayı olan Prof. Dr. Zekeriya Beyaz'ın seçimleri konuşurken yaşadığı eğlenceli anlar, yıllar sonra yeniden izleyenleri güldürüyor.
Takasbank, 'İşsizlik Sigortası Fonu üyemiz değil. Aracı kurumlar üzerinden işlem yapıyor' diyor.
Soru soruyu doğuruyor.
İşsizlik Sigortası Fonu, Takasbank'taki işlemlerini hangi aracı kurum üzerinden yapıyor?
İşsiz kalanlardan esirgenen kamu kaynakları ile kimler kör alanlarda işlem yapıyor?
Fon vurgununu araştırmak için TBMM’ye önerge veriyoruz, AKP’liler “DDK zaten inceliyor.” diyor.
DDK Başkanı kim?
Borsa İstanbul yönetim kurulu eski üyesi. Kendi dönemini denetleyebilir mi?
Kurumlar bu kadar işin içindeyken, DDK’nın denetimi mümkün değildir.
Fon Kurulu da bağımsız değildir. Kurulda AKP’li isimler var.
Dolayısıyla, teknik kısım için bağımsız bir kurul oluşturulmalıdır. Ayrıca TBMM’de bir Araştırma Komisyonu kurulmalı ve milleti ilgilendiren bu husus milletin temsil edildiği yerde görüşülmelidir.
İstanbul bir gün kusacak fazlalıkları
Arnavutköy TOKİ Konutları
Sular altında kalan 2644 konutluk RAMS projesi .
Şimdi hayal edin konut sayısı kadar araç da sular altında kalacak.
Yer kalmadı yer.
Su havzaları dere yatakları.
#Yağmur yağmasın #deprem olmasın
OLUR EMRİN OLUR
Kanal İstanbul güzergahında yükselen TOKİ inşaat bölgesi de şiddetli yağıştan nasibini aldı.
Yüzyıllardır su havzası olarak kalmış olan bu alanı imara açmak ne kadar doğru?
İstanbul’a ihanet devam ediyor!
#selfelaketi
🗣️ Murat Muratoğlu: 1 ay geçmiş... Bana verin, 2 günde parayı alanların çocukluk aşkının bakkalındaki veresiye defterinde yazan borçluların tuttukları takımı bile bulurum.
Propaganda böyle başlamıştı evet. Adım adım nasıl algı oluşturmaya çalıştıklarını herkese hatırlatmak lazım. Millet inanmadı ayrı, ellerine yüzlerine bulaştırdılar bu işi de.
Evinde ve kiraladığı evde milyonlarca dolar ve euro çıkan Yusuf Ulutaş, AKP İstanbul teşkilatında önemli görevlerde bulundu. Baba M. A. Ulutaş da bir dönem İstanbul Vali Yardımcısıydı. Ortaya çıkan para görüntülerinin AKP’deki etkisi Fatma Betül Sayan’ın yarattığından az değil.
Alçaklığa bakın!
“Murat Ağırel ve Sarıgül arasında gizli ses kaydı ortaya çıktı” diyorlar ama sözde haberin içeriğinde böyle bir kayıt da, kaydın iması da yok.
Halkı yanıltıcı bilgi mi arıyorsunuz, buyurun!
Kirada oturan "HALK" kendi ev kirasını zar zor ödüyor..
Bu "Akgezenler" ,rüşvet paralarını saklamak için ev kiraliyor..
Buda dedi mi acaba, nefsime yenik düştüm, Erdoğan affetsin falan..
Bu ülke bugün sayısız adaletsizliğin ağırlığı altında. Seçilmiş belediye başkanları
tutuklanıyor.
Ana muhalefet partisi ısmarlama davalarla dizayn edilmek isteniyor.
Gazeteciler haber yaptığı için tutuklanıyor.
Hakkını arayan işçi, toprağını savunan köylü, "Ben bu düzeni kabul etmiyorum" diyen genç gazla, copla ve tutuklamayla karşılaşıyor.
Bu arada enflasyon düşmüyor, kira yükseliyor, mutfak küçülüyor.
Yirmi beş yılın sonunda varılan yerin bir adı var: Vurgun düzeni!
SİZE NİÇİN G-Ü-V-E-N-M-İ-Y-O-R-U-Z
İstiyoruz ki milletimiz adına hepimiz olan biteni görelim.
85 tutuklu varken Fatma Betül Sayan ve eşinin elini kolunu sallayarak terk eden bir yargı sistemine güvenmiyoruz.
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Biz niye Mecliste bir komisyon istiyoruz? Yargıya ve AK Parti bürokrasisine güvenmediğimiz için. AK Parti bürokrasisine niye güvenmiyoruz? İsmini koyalım.
Onlarca kağıdı değerinin 3 katı fiyatla piyasaya arzına izin veren Sermaye Piyasası Kurulu'nun oturduğu masaya güvenmiyoruz.
Katılım Evime ve Tera'ya banka kurma izni veren BDDK'nın oturduğu masaya güvenmiyoruz.
Başka şirketlerin devir işlemlerini aylarca bekletirken Tera Holding'in işlemlerine kısa sürede onay veren Rekabet Kurumu'nun oturduğu masaya güvenmiyoruz.
BİST İstanbul yönetim kurulu üyesiyken sorumlu olması, şüpheli olması gerekirken Devlet Denetleme Kurulu Başkanı olarak soruşturma makamında oturan birisinin oturduğu masaya güvenmiyoruz.
85 tutuklu varken Fatma Betül Sayan ve eşinin elini kolunu sallayarak terk eden bir yargı sistemine güvenmiyoruz.
İçinde belli kelimeler geçti diye yüzlerce hesaba yasak koyan bir yargı sistemine güvenmiyoruz.
SPK'ya yazı yazdığı halde 2025 yılında bunun takibini yapmayan bir başsavcılığa güvenmiyoruz.
İstiyoruz ki milletimiz adına hepimiz olan biteni görelim. Bunu bizden esirgemeyin.
Eğer siz de bürokrasinize tam güveniyorsanız, yargınıza tam güveniyorsanız eş zamanlı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin de milletimiz adına aynı bilgilere, aynı seviyede, aynı şekilde hakim olmasının önünü açın.
“Bu ülkede yarın hukuk geri geldiğinde bu dosyayı kuranlar da hakim karşısına çıkacak” diyen Ekremi İmamoğlu, “Şafak vakti kapıları kırılmadan çıkacak insanlar, avukatlarıyla adil bir savunma yapacak” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, şunları söyledi:
Biz kamuya hizmet ettik, kamuya iş ürettik ve insanların gönlünü, hayatını mutlu ettik, huzurlu kıldık.
Buradan çok açık söylüyorum, ben ayrıcalık istemiyorum. Bana başka, rakibime başka hukuk istemiyorum. Bugün bize yapılanın yarın başkalarına yapılmasını hiç ama hiç istemiyorum. Çünkü bizim mücadelemiz intikam mücadelesi değil. Bizim mücadelemiz adalet, demokrasi ve cumhuriyet mücadelesidir. Bu ülkede yarın hukuk geri geldiğinde bu dosyayı kuranlar da hakim karşısına çıkacak. Adım gibi eminim! Ekrem İmamoğlu'nun kelimesi kadar, harfi kadar gelecekten eminim. Yaradan bunu bana yaşatacak, 87 milyona bunu yaşatacak.
Ama şafak vakti kapıları kırılmadan çıkacak insanlar, avukatlarıyla adil bir savunma yapacak insanlar, biz böyle bir Türkiye istiyoruz. Kapısı açılıp geceliğiyle kadını çekmek için gayret eden insanlar, onu görüntüleyen, oradan bir ses "Abi kapatın kapıyı, içeri dal, içeri dal" diyen bir sabah operasyonunu, gece operasyonunu, iffete, namusa saldıran bir anlayışı bu ülkeye yaşattırmamak için mücadele edeceğiz biz.